Lütfen bekleyin..


ZER, ARAYIŞI SÜREN BİR YÖNETMENİN FİLMİ

04 Mayıs 2017, 20:39 - Okunma: 2605

1973 Dersim (Tunceli) doğumlu Kazım Öz, Kürt Sinema Yönetmeni ve Senaryo Yazarı olarak tanınıyor.

Yıldız Teknik Üniversitesi'nde İnşaat Mühendisliği eğitimi gördükten sonra, Marmara Üniversitesi'nde Sinema Yüksek Lisans Eğitimi aldı. 1992 yılında Teatra Jiyana Nu’da yönetmen olarak çalıştı. Yapım 13&Mezopotamya Sinemanın kurucularından biri oldu. Yönetmenliğinin yanı sıra senaristlik ve yapımcılık da yapan Kazım Öz’ü Batman Sonsöz Gazetesinin sayfalarında kaleme aldık.
***
“Kazım Öz” dendiğinde aklıma ilkin “Bahoz” gelir. Fırtına demektir “Bahoz”
Kim olduklarını sorgulayıp, benliklerinin peşinden giden bir grup gencin, içinde bulundukları toplum ile içinde yer almak istedikleri siyasi yapı arasındaki çalkanışlarını izlemiştim Bahoz’da. 
***
Daha sonra Şawaklar… Hiçbirimizin yabancısı olmadığı, İç Anadolu’da Göçer, Doğu ve Güneydoğu’da Koçer olarak anılan, mevsim koşullarına göre yayla ve dağlarda kurdukları çadırlarda yaşayıp geçimini hayvancılık yaparak sağlayan insanların yaşamının belgeseliydi Şawaklar… Daha öncesi ve sonrası da var tabi… Bir Varmış Bir Yokmuş, Toprak, ve Dur (Uzak)… Kazım Öz, iç dünyasını beyaz perdeye bu filmlerle taşıdı… Şimdi de, yönetmenliğini yaptığı Zer adlı filmin gösterimi için Batman’daydı. Bu kez iç dünyasını beyaz perdede sadece izlemekle yetinmedik, tokalaştık, uzun uzadıya filmlerini konuştuk. sinemada bitmeyen bir heyecanla dolu Kazım Öz. Onu Kazım Öz yapan derin dünyayı izleyiciye anlatıncaya dek arayışı sürecek belli ki… İçindeki o heyecanı, Zer’i ve öncekileri bakın nasıl döküyor cümlelere…
***


“BAHOZ’UN EN ÇOK İZLENDİĞİ İLLERDİR BİRİDİR BATMAN”
-Zer’le Batman’a gelmenizin özel bir nedeni var mı? Sorusunu yöneltiyorum yönetmenimize. Bahoz’dan açıyor konuyu. “Batman benim özel bir yer. Çünkü Yılmaz Güney Sinema Salonunun açılışında bulunmuştum. Hem onun programını yapan ekibin içindeydim. Bir diğer özelliği ise Bahoz Filmimin en çok izlendiği yerlerden biriydi Batman. Seyircinin aktif olduğu bir kent. Burada bir süre çalıştım. Batman Halkının,yaptığım işlere ilgisi, burada olmamı gerekli kılıyor” diyerek bu kentle arasındaki görünmez bağı Bahoz’la bütünleştiriyor.

“ZER’İ YILMAZ GÜNEY’DE DE İZLETMEK İSTERDİM”

Zer’i Batman Park AVM ile birlikte Yılmaz Güney Sinema Salonu’nda da izletmeyi arzulamış yönetmenimiz. Ama gel gör ki Yılmaz Güney Sineması, yanık ve yıkık duvarları ile yerle bir şimdi. Üzüntüsünü “Zer’in gösterimi için Batman Park AVM’deyim. Ama Zer’i Yılmaz Güney Sinema Salonunda da izletmeyi arzunuz ederdim. Yılmaz Güney Sinema Salonu’nun olmayışı çok büyük bir boşluk. Batman’a her geldiğimde kendimi Batman Yılmaz Güney Sinemasında bulurdum. Bu sefer öyle bir şey olmadığı için bir boşluk hissediyorum. Umarım yine görkemli şekilde açılışını  yapacağız  ve Zer’i orada göstereceğiz” ifadeleriyle dile getiriyor Sayın Öz.

“ZER, 10 YILLIK BİR HİKAYE”
-36. Uluslararası İstanbul Film Festivali ile gösterime giren Zer’in hikayesini anlatır mısınız? Ne mesaj vermek istediniz izleyiciye?
“Zer’in benim açımdan hikayesi oldukça eski. Ama seyirci için biraz yeni. Aslında 10  yıllık bir hikaye. Zer bir şarkının adı. Bir karakterin aradığı bir şarkının adı ama bunu ararken, bu yolu giderken de bir çok şeyi keşfediyor. Başta kendi geçmişini keşfetmeye çalışıyor. Aslında ona gösterilmeyen geçmişinin arayışı peşinde aynı zaman da kültürel coğrafi düşünsel bir anlamda yolculuk…”


“FİLMLERİME OTO SANSÜR UYGULAMIYORUM”
Bahoz’da etkileyici bir sahne vardı. Kimlik arayışındaki gençler… Kendileri gibi olmayanlar tarafından bir dışlanmışlık hissederken, içinde yer almak istedikleri kesimin ise tokadını yiyordu. Film sonrası tepki aldınız mı ya da aldığınız eleştiriler filmlerinizi törpülüyor mu?
“Yok ben Bahoz’da da yanlış yapmadığımı düşündüğüm için kendi adıma herhangi bir ota sansür uygulamadım doğrusu. Sinemada genel olarak hangi kesimden gelirse gelsin sansürün ya da ota sansürün doğru olmadığını düşünüyorum. Seyirci karar vermeli, Filmi izledikten sonra sevebilir, protesto edebilir, eleştirebilir. Bizim sinemacıların, istediğimiz konuyu çekme özgürlüğümüz var. İstediğimiz tarzı çekme özgürlüğümüz var. Bu açıdan Bahoz’daki tepkilere bakarak sonraki filmlerimde şekillendirdiğim hiçbir şey yok”
***

“KÜRT DEMEK İÇİN BİNLERCE KÜRT’ÜN ÖLMESİ LAZIMMIŞ(!)”

Konu siyasi arenaya çekilmişken, Kürt kimliği konusunda neler düşündüğünü soruyorum Sayın Öz’e. Sinemacı yönü ile Kürt kimliği tartışmalarını “Kürt kimliği ya da Kürt gerçeği, var oluş tartışması maalesef çok geri bir tartışma. Aslında yıllarca Türkiye’de Kürtler var mı, hak olarak var mı, yok mu tartışması yapıldı. Kürtçe bir dilin tartışması yapıldı  bu ülkede. Çok büyük bedeller karşılığında aa Kürtler varmış denildi. Sineması var mı yok mu tartışması yapıldı. Edebiyatı var mı yok mu tartışması yapıldı. Yani maalesef geri tartışma bu” cümleleri ile açıklıyor Sayın Öz ve “Kürt demek için binlerce Kürt insanının ölmesi lazımmış bu gerçek için” sözleri ile manidar bir ifadeye parmak basıyor.

“KÜRT SİNEMASI, KÜRT SORUNUNDAN BAĞIMSIZ DEĞİL”

Kürt Kimliği ile birlikte Kürt Sinemasını da yorumluyor Yönetmenimiz “Tabi Kürt Sinemasının hikayesini ve gelişimini Kürt Halkının gelişiminden ve sorunlarından bağımsız tutmak imkansız. Aslında halkımızın durumu neyse sinemamızın da durumu o. Şu an halkımız parçalanmış, bu nedenle sinemamız da param parça. Seyirciye ulaşmak zor. Kürt sineması yeni doğan çocuk gibi aslında. Hikaye anlamında çok zengin olmasına rağmen neden bu kadar geri kaldı? Şawaklar, sadece göçebe hayatı anlatan bir belgeseldi. Ama o bile  politik görüldü. Siyasi yanı yok tabi ama bir şekilde Kürtçe bir şey geçtiğinde politik görülmüş oluyor, bir handikap bu Türkiye’de”

“ARAYIŞIM SÜRECEK”
Kazım Öz, içindeki derinliği izleyiciye tam olarak aktarıncaya dek sinemadaki arayışının süreceğini belirtiyor ve diyor ki “Bir sinemacının kafasında projeler bitmez. Ben sabit bir hayat yaşamıyorum. çok insanın, çok topluluğun, çok coğrafyanın içine girip çıkan biriyim. O açıdan fazla karakter tanıyorum. Sadece Kürtlerle değil diğer halklarla ilişkilerim var. Ben kendimi tam olarak gerçekleştirdiğimi ve anlatabildiğimi düşünmüyorum. Tam olarak gerçekleştiğime ve içimdeki derinliği izleyiciye anlatabildiğime inanıncaya dek bu alanda bir final yapmayacağım. Yepyeni filmler, yepyeni konu ve karakterlerle  sinema hayatının içinde yer almaya devam edeceğim”


“KORSAN GELMEYECEK, BEKLEMEYİN”
Batman’da da gösterime giren Zer, sizi bambaşka bir dünyaya çekmekte çok kararlı. “Filmi izlemeyi sakın ihmal etmeyin” diyor Yönetmen Kazım Öz ve ekliyor “Halkımıza çağrımız filmi sinemada izlemeleri. Korsanını beklemeyin. Çünkü korsan ya geç gelecek ya da hiç gelmeyecek  Film şuan gelmişken izleyin. Sonra böyle bir hikaye görmedim, duymadım, bilmiyorum, izlemedim demeyin”

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
RÖPORTAJ Kategorisindeki Diğer Haberler
Tuğba Özay, gözleriyle gülen bir kadın.
7 Ekim BATSO seçimlerine kırmızı pusula ile hazırlanıyor Değişim Grubu...
Batman’da gözler, 7 Ekim’de yapılacak olan Batman Ticaret ve Sanayi Odası (..
İLLÜZYONİST OLABİLMENİN 3 ŞİFRESİ: SABIR, AŞK VE MÜCADELE RUHU
Orhan Alpaslan “Tokadımı yiyen, makam mevki sahibi oldu”
Dolu dolu bir kadın. Şen şakrak. Sevmeyi ve sevilmeyi seviyor. Sımsıcak sar..
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=