Lütfen bekleyin..


BATMAN'DA KADIN OLMAK

20 Haziran 2019, 14:33 - Okunma: 2123

BATMAN'DA KADIN OLMAK

Üniversiteden bir arkadaşım yanıma gelip, yazdığım bir makale 3 sene önce İzmir Barolar Birliği dergisinde yayınlanmıştı okumak ister misin, demişti.

"Batman'da Kadın Olmak" başlığı altında bir makaleydi. (Ben de aynı başlık altında yazdım ilk başta neler düşündünüz doğrusu çok merak ettim.) 

Makaleyi yazan arkadaş Batmanlı bu arada.

Makaleye dönersek okuduğumda birçok konuda eleştirim olmuştu ve okurken çok kızmıştım ki kendisine, o da farkındaydı sanırım ben bir şey demeden o da itiraf etti yanlış olduğu konuları.

Toplumda yaşanılan birçok olayı Batman ile sınırlandırmıştı.

Batman'a mal etmişti. Belki de ben Batman'a memleketime yakıştıramadığım için de kızdığım noktalardan biri de bu oldu.

Bu da benim özeleştirim olsun kendime.

Son günlerde makalenin üstüne düşünmeme iten sebepler aslında Batman'da kadın cinayetlerinin artması.

Çok uzak değil geçtiğimiz günlerde bir kadın üç çocuğunun gözü önünde kocası tarafından bıçaklanıyor katlediliyorsa ve daha yaşadığımız şehirde yaşanılana tepki veremiyorsak, Türkiye'nin yada dünyanın bir ucunda olan kadın cinayetine, tacize, şiddete  ses çıkarsak ne değişir!

Hala anlamadınız mı Batman'da kadın olmak değil mesele.

Dünyada kadın olmaktır asıl ilgilenmemiz gereken konu.

2018 yılında kadın intiharların ciddi bir sağlık sorunu olduğunu düşünerek bir araştırma yapılmış Batman Bölge Devlet Hastanesinde.

Sonuç olarak 15-24 yaş arası evli kadınlarda intihar ve intihar girişimi yüksek bulunmuş. Sebep olarak kadınların genç yaşta yaşlı insanla evliliğe zorlanması, eğitim düzeyinin düşük olması, aile içi şiddet, kadınlara yapılan baskıcı tutum diye gidiyor...

Sizce de bu araştırma üstünü örttüğümüz görmek istemediğimiz bazı şeyleri gün yüzüne çıkarmıyor mu?

Ya peki hiç bu açıdan baktınız mı?

Doğmadan çok önce yapılan renk seçimi, bu çok basit ama ağır izler bırakan eylemler renk seçimi. Toplumun daha doğmadan gelen nesili ayırırken bir yandan da birini diğerinden üstün tutma çabası neden?

Ufak ufak değer diye anlamlandırdığımız ya da bir kılıf uydurduğumuz şeyler toplumun ruh sağlığında kronik izler nasıl bırakıyor fark etmiyor musunuz?

Sokakta bir başına hem de saat gece yarısını bulunca bir kadın korkmalı.

Bunu kim öğretti ona.

Kadınların üstünde büyük güvensizlik oluşmasının suçlusu kim? Kılıfçılar mı?

Kılıfçıların kendi elleriyle beslediği ruh hastaları mı?

Kadınların varoluş mücadelesini yok sayarak bir insan olduğunu unuttunuz mu? Unutturmaya mı çalıştınız?

Bir de bunun üstünü örtmek için cümlelerinizi öyle güzel kullandınız.

Kadın ağır iş kaldıramaz.

Bu mesleği yapamaz naiftir incinmesin diye diye kadınları böyle böyle incittiniz.

Kadını soyutlayıp dört duvar arasına bıraktınız ona pencere olacak 5.duvarı yasakladınız. Düşünmesin. Yazmasın. Okumasın.

Kadının kendisi öğrenmesin. Bizim öğrettiklerimizi uygulasa kafi.

Toplum gerçekleri ve bir kadının neler yapabileceğini bilmeye hazır değil.

Topluma göre toplumun kendi gerçekleri doğrudur, değiştirilemez.

Bakın size Türkiye Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından birkaç veri ve İstatistik aktaracağım.

●2002-2015 yılları arasında 5406 kadın kurban gitmiş. Güncel rakam çok daha fazla.

●Türkiye'de yaşayan her 2 kadından 1'i fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor.

● Türkiye cinsiyet eşitliğinde 142 ülke arasında 125.sırada.

●Okuma-yazma bilmeyen her 5 kişiden 4'ü kadın.

●Kadınların ekonomik aktiviteye katılımı ve fırsat eşitliği bakımından Türkiye 132.sırada.

Türkiye'de bunlar olurken birçok ülkede bundan aşağı değil.

Tarihe bakınca dünyada ana çocuk sağlığı sorununa ilk kez Fransa'da değinilmiş.

Temel neden askeri çok şaşırtıcı olsa gerek. 19.asrın sonunda nüfusun giderek azalmasıyla kadının varlığı fark edilmiş. Ve bir araç olarak kullanılmış.

Kadının öneminden fark edildiğini söylemiyorum bile!

Nereye götürüyor bu zihniyet bizi?

Evet eskisi gibi değil dense de bu yaşanan depremlerden çok artçıları daha şiddetli yaşanıyor ve hasar bırakıyor kadınlara, gelecek nesile, hepimize.

Fikirlerinizi tıpkı giysileriniz gibi başkaları tarafından üretilmesine izin vermeyin. Kadını toplumdaki kör zihniyetlerin çizdikleri profille değil.

Kadını insan olduğu için sevin.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
HALKIN SESİ Kategorisindeki Diğer Haberler
15 Temmuz hain darbe girişime karşı verilen onurlu direnişin 3.yıldönümü ül..
ÇOCUK HAKLARI NELERDİR?
17. Kitap Okuma Etkinliğimizi, ağaç dalları arasında, tomurcuklanan kitapla..
SONSÖZ SENDE
28 Ekim 2018 tarihinde İstanbul’un Esenler İlçesi Kaymakamlığı’ndan Batman’..
YAŞAMAK VE ÖLMEK

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=