Lütfen bekleyin..

MEHMET EKMEN

ESİNTİLER

27 Eylül 2015, 14:38 - Okunma: 2273

Gözlerinizi kapayıp karanlık bir âlemde iç yolculuğunuza gitmeye ya da uçmaya çalışın ama gizemleri anlamaya çalışmayın. Çünkü gizemler anlaşılmaz, ulaşılmazlardır.

İlk anlamlı gözyaşlarınız kimin içindi? Değdi mi?

Yeryüzünün en değerli yakut, zümrüt elmaslarından da daha pahalı paha biçilmez o gözyaşlarınız…

Şimdi pınarları kurudu, yok oldu duygular. İsteseniz bile ağlayamıyorsunuz, uğruna ağlanacak hiçbir nesne ve özne kalmadı. Maddeleşen bu gri bulanık dünya ve içindekiler taş kesiyor insanı.

Cömertlilikte yarışıyor övünüyordu insanlar ama aralarında alabilen muhtaçların olduklarından, var olduklarından bir damlacık olsun utanmıyorlardı cömert görünümlü şöhretperestler. Bu tür vermenin anlamı anlamsızlık ve hastalık değilse nedir?

Kurak bir iklimde kendiliğinden açan misk-ü amber kokularına benzer kokular veren, etrafını kokulara boğan o çiçekler kokularını dağıtırken bir beklenti içinde oldular mı?

Çocuk iken yaz gecelerinde mavi atlas koyu lacivert gecelerde sizi yanına çağıran, size göz kırpan o yıldızları gözleriniz ve parmaklarınızla sayıyorken sayılar karışır biterdi ama yıldızlar bitmezdi.

Çocukluğunuz çocuklukta kalırken peki o seyrine ve parlaklıklarına doyamadığınız yıldızlara ne oldu?

Onları yine görebiliyor onlarla görünebiliyor musunuz? Hiç düşündünüz mü? Ne değişti? Hani nerede o yıldızlar?

Hayal edip bir türlü sahip olamadığınız vitrinde kalan o oyuncaklar da size gelemedikleri için; birlikte oynayamadığınız için üzüldü mü? Sefalete, fakirliğe baş kaldırdılar mı? Siz onları çok seviyorken onlarda sizi sevdi mi?

Anılarınız vardı unutamadığını.  Çok değerli ve anlamlı anılar… Neden onlardan kaçıp adeta bir mahzene hapsettiniz anılarınızı? Onları kilitleyip onlardan kaçmak için mi var ettiniz, dahası yaşadınız her şeye rağmen o güzelim anıları?

Kovalar dolusu yağmurlar yağardı üstünüze, ne üşür ne de ıslatırdı sizi. O şifa dolu yağmurlara, şimdilerde dualarla bile elde edemediğiniz o yağmurlara söyler misiniz ne oldu? Niçin yağmıyorlar, yağanlarsa hiç aynı değil.

Albümünüzdeki siyah beyaz fotoğraflara bakmayalı kaç bahar geçti? O resimlerdeki biricikleriniz şimdi yaşıyorlar mı? Hiç mi göremediniz onları? Onlar ki onlarsız yapamıyordunuz. Kabirlerine bile uğramıyorsunuzdur?

Bir kabir ziyareti ile birkaç dua bile esirgerken onlardan, kendinize itiraf edebiliyor musunuz ne hale geldiğinizi, dahası kendinizi bile tanıyabiliyor musunuz? Peki, ama niçin? Nedensiz, niçinsiz bir açıklaması yok mu böylesi değişimin ve damla damla yok oluşun.

Yolcu aynı, yollar mı uzadı, değişti, zorlaştı? İç yolculukta vasıtaya, yürümeye ihtiyaç yok ki.

Yeter ki o yolculuğa hazır olun ve yolcusu olmayı bilin. O sevda ve gizem, özlem dolu yolun.

Neydi anlamı siyah rengin? Kim ve nasıl kirletti beyazı? Vazgeçilmez kırmızı hep kanla mı ifade edilmeli, kırmızıların kendi öz anlamları yok mu?

Gökkuşağını kim çizdi gökyüzüne? Hangi aşık mimar?

Yağmurlar ile güneşin aynı anda görünüşünün şımarık ve güzel çocuğu muydu gökkuşağı?

İlk göz ağrınız uzun yıllara rağmen bölüyor mu uykularınızı? Nedir o dram dolu rüyaların gerçek sebebi? Zaman zamanla küllendirebildi mi o yürek sancılarınızı?

Ansızın onu görebilseydiniz tanıyabilir miydiniz onu sesinden ve gözlerinden?

Her şeye rağmen bitirebildiniz mi her şeyi?  Yoksa gönül bahçesindeki yosunlu bir saksıda can çekişen bir sevda gül’ü gibi beklemede mi kaldı? Hiç açmayacak koku veremeyecek bir şekilde umut ile umutsuzluk arasında kumpasta mı kaldı? Ve kalacak. Yazık,ç ok acı…

 

Yaşlı gözlerim yollarında

Yollarsa sarp ve dönüşsüz

Sen çok daha da ötelerdesin

Bense halen sendeyim, sensiz.

Ve sen yoksun, olmayacaksın da…

Ayrılıktan söz etme,

Ayrılık ayrılık getirir derdin.

Seni dinledim, söz etmedim.

Peki, ayrılmadık mı? (05/09/2003 Gostivar/Makedonya)

O şatolarınız; mutluluğunuzu koruyan, sevinçlerinizin şahidi olmayacak süslü püslü duvarlar, aslında içinde onun değil de ömrünüzü yakıp küle çeviren şöminelerin dili olsa da konuşabilse… Anlayacağınız bir dille işte o zaman şatolar size feda mı edildi yoksa o kısa ömrünüz müdür şato denilen taş yığınlarına feda edilen? Bu nüansı anladığınızda soluk almaya başlamış, hayata “merhaba” demişsiniz demektir.

Her yolun her yolculuğun bir amacı, başlangıcı ve sonucu vardır. Esintilerde gümüş rüzgarlar gibi ‘”as silver winds” eserde geçer geçmeyen ise bıraktığı kalıcı izlerdir.

Çıplak giysilerden yoksun olarak ve seçme seçeneği sunulmadan geldiğiniz ya da getirildiğiniz bu küçük âlemden yine giysilerden yoksun olarak gideceğiniz yahut götürüleceğiniz âlemin sınırsız âlemlerle donatıldığını bilseydiniz ah… Bilseydiniz ve burada yaptıklarınız ile yapmadıklarınızdan büyük pişmanlıklarla kuşatılacağınızı bilebilseydiniz, hakikatin gözüyle bakıp görebilseydiniz hiçlerin ne çok anlamlı, anlamlı bilinenlerin ne kadar hiç olduğunu inanın anlayacaktınız.

Esintiler eserken çok şeyi alıp beraberinde götürür dilerim ki dertlerinizi, acılarınızı alıp götürsün yerinede şifa, mutluluk ve güzel dileklerinizi gerçekleştirsin siz Batman Sonsöz okurlarımız.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
metin
722 gün önce
tek kelimeyle tebrikler
hüseyin
722 gün önce
mehmet beyin okuruyum bana kalırsa adaletin ve hukukun olmadığı bu ülkede büyük risk alıp siyasi ve politik yazacağına bu tür yazılar yazmasını öneririm esintiler mükemmel olmuş
Şükran (hemşire)
722 gün önce
hayatımda okuduğum ve okuyacağım en güzel makale herhalde esintilerdir sözler büyük anlamlar taşıyor yazar seviyesini koymuş ortaya mükemmelliği konusunda söyleyecek söz bulamıyorum mehmet beyin abonesiyim artık
Funda
722 gün önce
değerli yazarınız mehmet ekmen beyin mardin lisesinden sınıf arkadaşıyım öğrencilik yıllarımızda bile hem sporda hemde edebiyat ve şiir dalında lisemize ödüller kazandırmıştı. ilk fırsatta onu Mardin'e bekliyoruz. kendisine ve şiirlerine her zaman hayran kalmışımdır böyle değerli bir yazara sahip olduğunuz için kendinizi farklı ve şanslı hissediniz bence yayın hayatınızda başarılar sevgili Mehmede de mutluluklar ve her zaman edebi ve sanat yazmasını isterdim doğrusu
Yazarın Diğer Yazıları
4 gün önce
7 gün önce
34 gün önce
58 gün önce
61 gün önce
71 gün önce
110 gün önce
120 gün önce
151 gün önce
156 gün önce
168 gün önce
180 gün önce
180 gün önce
180 gün önce
183 gün önce
194 gün önce
197 gün önce
198 gün önce
225 gün önce
229 gün önce
256 gün önce
259 gün önce
277 gün önce
281 gün önce
288 gün önce
301 gün önce
322 gün önce
327 gün önce
333 gün önce
345 gün önce
354 gün önce
356 gün önce
363 gün önce
365 gün önce
368 gün önce
369 gün önce
375 gün önce
378 gün önce
382 gün önce
386 gün önce
396 gün önce
399 gün önce
401 gün önce
432 gün önce
427 gün önce
431 gün önce
434 gün önce
446 gün önce
450 gün önce
453 gün önce
459 gün önce
460 gün önce
470 gün önce
489 gün önce
491 gün önce
504 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
526 gün önce
529 gün önce
536 gün önce
543 gün önce
553 gün önce
554 gün önce
557 gün önce
559 gün önce
562 gün önce
564 gün önce
569 gün önce
571 gün önce
576 gün önce
581 gün önce
587 gün önce
588 gün önce
593 gün önce
594 gün önce
596 gün önce
602 gün önce
603 gün önce
606 gün önce
608 gün önce
613 gün önce
615 gün önce
617 gün önce
618 gün önce
621 gün önce
624 gün önce
630 gün önce
636 gün önce
641 gün önce
643 gün önce
646 gün önce
648 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
656 gün önce
659 gün önce
665 gün önce
667 gün önce
670 gün önce
672 gün önce
673 gün önce
677 gün önce
678 gün önce
680 gün önce
698 gün önce
704 gün önce
709 gün önce
712 gün önce
714 gün önce
722 gün önce
728 gün önce
729 gün önce
734 gün önce
739 gün önce
743 gün önce
747 gün önce
747 gün önce
749 gün önce
750 gün önce
760 gün önce
762 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=