Lütfen bekleyin..

MEHMET EKMEN

SOKAK LAMBASI

17 Kasım 2015, 17:18 - Okunma: 2239

Belki pencereye çıkar

da görürüm ümidiyle

sokakta sabahladım yine…

 

Türkiye’nin 80’li yıllarıydı. Gençtim, azimliydim, ümitlerim ve hayallerim vardı. Kucak kucak, ufuklar kadar uzak, yıldızlar kadar erişilmez olsa da o mavi, yeşil, pembe rüyalar; ellerimi uzatsam koparırım sanısıyla kararlı ve hayat doluydum.

Yedikule’deki evimize duraktan inip yürüyordum. Bir kaç dakika her iki tarafı tarla olan bir yoldan geçiyordum. Bir sokak lambamız vardı, kırık hiç yanmayan paslı ve eğri.

Adını bilmediğim bir genç saçı sakalı birbirine karışmış hiç ama hiç onu ayıkken görmemiştim. Eve yorgun dönerken gecenin geç saatlerinde, ben onu o lambası kırık, paslı ve eğri lamba direğine yaslanıp elinde şarap şişesi hep sarhoş görür, azıcık takılırdım ona.

Yine mi içiyorsun? diye sorardım. O beni duymazdı bile, hep aynı nakarat. Gözleri kapalı, elinde şarap şişesi, kafaya diker ve edebi cümleler dökülürdü dudaklarından.

-Hıçkırıklarla “Belki bu gün pencereye çıkar da onu görürüm ümidiyle, sokaklarda sabahladım yine...” derdi.

Yine uçmuştu bizim aşık, diye düşünür, evin yoluna koyulurdum.

Değişik günlerde, aşığın edebi cümleleri kulaklarımda hep çınlanır dururdu. “Üzerinden kaç bahar geçti, çocukları oldu boyunca, unutmadım unutamadım, ben o canı cananı” demişti bir defasında. Her eve dönüşümde onu istisnasız, karşıda ki apartmanın, camlarına bakarken görürdüm.

“Senin lamban kırık, benim gönlüm paramparça. İkimizde de karanlıktayız, bak ay da bizi terk etti. Onun terk ettiğince anlayacağın yine karanlıklardayız” diyordu.

Bu kopuk ve edebi cümleler birleştiğinde onun bir dertli, bir aşık ve aşkına oldukça vefalı olduğunu anlamıştım.

 “O bir anne, bense bir mecnun oldum, halimden sen anlarsın, sen bilirsin, onu ne çok sevdiğimi, lambası kırık, sokak lambası…”

Kimi zaman hem içer, hem ağlar hem de söylenirdi kendi kendine.

“Bu gece de pencereye çıkmadı, belki yarın çıkar de görürüm, ahh bu yarınlar, yıl oldu yıllar oldu. Göremedim, o gül yüzünü, sen bilirsin sen şahitsin onu ne cok sevdiğimi sokak lambası…”

Onu dinlerken, içimdeki kristaller erir, ister istemez gözlerim dolardı.

***

Aylar sonra, bir pazar günü saat 10 suları, karşımızdaki camide sala okundu. Evimizin altındaki bakkal Mustafa’ya pencereden sarkarak;

Mustafa hayrola kim ölmüş, tanıyor muyuz diye sordum.

“Yok Mehmet Bey tanımazsın, garip ve aşık bir sarhoş vardı, adı Kerem diye. İşte o ölmüş” dedi ve ekledi: “Şu ilerdeki sokak lambasına sırtını dayar gece gündüz hep şarap içerdi.’ Aklıma aşığın son mısraları geldi ve kontrol dışı gözlerim dolmuştu:

“Yine penceresinin siyah perdeleri örtük yüzüme, göremiyorum ben, o canı, cananı. İçim yanıyor, kim anlar aşkı uğruna ateş gibi yananı…”

Bir genç, bir aşık, bir dertli, uzun yıllar acı çekerek aşk uğruna ölmüştü.

Sanki umurunda mıydı yaşayanların, diye içerlenmiş ve ağlamıştım kendi kendime. Zira en az onun kadar ben de yaralı, dertli, aşık ve hüzünlüydüm. Aramızda ki tek fark: O hayatın akışına kendini koyuvermiş, şarapta teselli aramış, ben ise hayatla ölümüne boğuşuyor, tüm acılarıma direniyordum, aslında onunla aynı yolun yolcusuyduk.

İkindi vakti aşığın cenaze namazı kılındı ve onu Silivrikapı Mezarlığı’na defnettiler. O sevdiği ve uzun yıllar göremediği kadının evinin pencereleri ve balkonu mezarlığa doğru bakıyordu.

Eski ve dram dolu bir alışkanlık olmalı, rahmetliden bana geçen;

O yoldan her geçişimde o pencerelere ve balkona bakıyor, o gizemli kadını bir kez olsun ben de görememiştim: Boş balkon, boş pencere…

Sevgili okurlar, sizin hayat pencereniz ve çiçekli balkonlarınız daima aydınlık ve huzur dolu olsun.

 

Bülbül figan eyliyor,

Açmayan.

Ve açmayacak

Bir tomurcuk güle.

Mevsimler değişir.

Ölür bülbül

Bir alıç ağacının

                   En yüksek dalında,

Batarken diken yüreğine,

Semaya yakın

Yıldızlara uzak

Ve güller solar,

Dallar kurur,

Bülbül’ün öldüğü yerde.

 

                            M.EKMEN (08/06/2015 Gelibolu-Saroz)

Kalın sevgiyle siz saygın Batman Sonsöz okurlarımız...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
19 gün önce
20 gün önce
51 gün önce
86 gün önce
118 gün önce
137 gün önce
140 gün önce
142 gün önce
149 gün önce
158 gün önce
161 gün önce
188 gün önce
212 gün önce
215 gün önce
225 gün önce
235 gün önce
264 gün önce
274 gün önce
305 gün önce
310 gün önce
322 gün önce
334 gün önce
334 gün önce
334 gün önce
337 gün önce
348 gün önce
351 gün önce
352 gün önce
379 gün önce
383 gün önce
410 gün önce
413 gün önce
431 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
455 gün önce
476 gün önce
481 gün önce
487 gün önce
499 gün önce
508 gün önce
510 gün önce
517 gün önce
519 gün önce
522 gün önce
523 gün önce
529 gün önce
532 gün önce
536 gün önce
540 gün önce
550 gün önce
553 gün önce
555 gün önce
586 gün önce
581 gün önce
585 gün önce
588 gün önce
600 gün önce
604 gün önce
607 gün önce
613 gün önce
614 gün önce
624 gün önce
643 gün önce
645 gün önce
658 gün önce
664 gün önce
677 gün önce
680 gün önce
683 gün önce
690 gün önce
697 gün önce
707 gün önce
708 gün önce
711 gün önce
713 gün önce
716 gün önce
718 gün önce
723 gün önce
725 gün önce
730 gün önce
735 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
747 gün önce
748 gün önce
750 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
760 gün önce
762 gün önce
767 gün önce
769 gün önce
771 gün önce
772 gün önce
775 gün önce
778 gün önce
784 gün önce
790 gün önce
795 gün önce
797 gün önce
800 gün önce
802 gün önce
803 gün önce
804 gün önce
810 gün önce
813 gün önce
819 gün önce
821 gün önce
824 gün önce
827 gün önce
831 gün önce
832 gün önce
834 gün önce
852 gün önce
858 gün önce
863 gün önce
866 gün önce
868 gün önce
876 gün önce
877 gün önce
882 gün önce
883 gün önce
888 gün önce
893 gün önce
897 gün önce
901 gün önce
901 gün önce
903 gün önce
904 gün önce
914 gün önce
916 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=