BORDERLİNE ŞİZOFREN BİR DOKTORLA UZUN YILLAR - MEHMET EKMEN - Batman Sonsöz Gazetesi
Lütfen bekleyin..

MEHMET EKMEN

BORDERLİNE ŞİZOFREN BİR DOKTORLA UZUN YILLAR

27 Kasım 2015, 15:57 - Okunma: 3214

Şizoid’in birincil sürecinde gözyaşları,

kahkahalar, çığlıklar,    

ve anksiyete nöbetlerinde hem canlı,

hem de ölü gibiydi adeta

 

Mesai saatinin bitimine çok az kala beyaz doktor önlüğünü çıkarmış, sivil olarak sık sık odama gelir:

-Müdür Bey, iki bilet aldım birlikte “Atlantis’in kalbi” filmine gideceğiz, umarım hayır demezsin bana, derdi.

Kontrolsüz bir güç beni adeta ona yiter ve ben ona hiç karşı gelmezdim. Onun her dediğini yapmak beni de mutlu ederdi.

Ben onun seçeneği olmayan seçeneği olmuştum. Bana karşı konuşma ve davranışlarında hiç perdeleme ve kilitlenme olmazdı.

Doktora hanımla; gerek hastanede ve gerekse hastane dışında arkadaşlığımız veya asla adlandırılmayan ilişkimiz uzun yıllar sürdü.

Bir kış günü evinde ben onu İngilizce çalıştırıyorken, bir-den bire dersi bırakıp “sana bir itirafta bulunmak istiyorum” dedi ve ekledi: “Mehmet bey! Ben bir borderline şizofrenim dedi. Bu yüzden sana zarar vermeye kalkışırsam bil ki bu hastalığımın bir eseridir. Sana asla kıyamam, kendini benden korumaya öğrenirsen sevinirim” demişti.

Yaşlı ve dolu dolu gözleri hiçbir şeyi ya da çok ama çok şey ifade ediyordu, anlayabilen biri için.

Onunla geçen uzun yıllarda ve sonucunda kişisel ve teorik, pratik olarak yüreğim “Anılar Mezarlığı”na dönüştü.

O yıllarda bende yazar kilitlenmesi oluştu, istesem de yazamıyordum.

Onunla ilgili bende oluşan klinik olmayan izlenimleri, sıkıştırılan hayatlar, metafor kullanma, olmayan kendilik duygusu ya da Role Bürünme-Rolden Sıyrılma izleri taşıyordu apaçık olarak.

Çoğu zaman da kişiler arası ilişkileri çarpıtma, rüya yaşamından mahrem düşüncelere kadar olumlu, olumsuz geri bildirimi olmayan aktarımlar oluşuyordu.

Ben bunları apaçık görüyor, izliyor, ancak onu nasıl frenleyebilir, nasıl mutlu edebilir, acı çekme, iniltilerine ne şekilde nihayet verebilir noktasında oldukça bilgisiz ve çaresiz kalıyordum.

Sivil biri, doktor olmayan biri olduğuma bir türlü alışamadı. Benden alkış veya eleştiri, tanım ve görüş istiyordu.

Doktor olmayan ben, hasta üstelik de özellikli ve nitelikli bir hastalığa yakalan doktor bir bayana saf ve temiz duygularımdan, şiirlerimden, zamanımdan başka da verebilecek bir şeyim yoktu.

Zaten onları da bolca veriyordum. Yeter ki anksiyete nöbetlerini en az zararla atlatsın istiyordum. Kimi zaman bana rağmen “duygusal farkındalık” hissini kaybediyor.

“Bu hayat bana metalik bir tat veriyor, iyi ki varsın Mehmet! Daima benimlesin, yanımdasın, güven veriyorsun, ama benim değilsin oldukça uzaksın, ya da çok yakınsın, seni çok seviyorum, ama bir dumansın, bir hayalsin, siyah beyaz, sisli puslu bir rüyasın” diyordu.

Hiç ama hiçbir anlam veremiyordum bu deyişlerine. içgörü, itiraf ve onay konusunda çok şeffaftı.

Birlikte nereye gidersek gidelim psikodrama’larını da yanına alırdı. Kafaya taktım.

Zoru seven inat bir kişiliğe sahiptim. Bir çok terapi kitapları okudum.

Amatörce “psikyatri” kitapları aldım. Analitik ekolü, karşı aktarım, varoluşçu analist, bireysel terapi, ego sınırları ve şu an aklıma gelmeyen bir çok ruh bilimi ile bilimcisi konusunda kendimce yol kaydetmiştim.

Her şeye rağmen duygu ve hislerinin arka perdesinde var olan o kalıcı ve korkunç klişelere bir türlü erişemiyordum. Bu beni üzüyordu. Çünkü zaman düşmandı (the time was enemy for her.)

Klinik olmayan izlenimlerin ile yüzleştirme teknikleri bilgilerin bana yazmış olduğun o edebi, o duygusal şiirlerini, sözel tasvirlerle; yüz ifaden, mutluluğun, mutsuzluğun bana canlı bir şifa dosyası niteliği vermiş olsa bile ki fazlasını bile verdi.

Bilmelisin ki “my golden boy” borderline şizofrenler asla iyileşmezler, kim bilir belki de iyileşmek istemezler.

Durup dururken gözleri yaşlı ve kapalı, kendisine doğum gününde yazmış olduğum aşağıdaki şiirimi okudu bana. Şiir bittince beni öpücüklere boğdu.

 

Ay farkına varmadan,

Gönül penceremden, izinsiz gir içeri.

Uykusuz gözlerimi, ıslak gözlerimi,

Sevgiyle öpücüklerle,

Dizinde uyut öyle bir uyut ki,

Bir daha da uyanmak,

Asla ama asla uyanmak,

Mümkün olmasın, canım sevgilim,

Biricik hastam ve doktorum…

11-10-1991 ŞİŞLİ ETFAL HASTANESİ

 

Günlerden bir gün evindeydik yine. Bana o mahşer planını anlattı ve gerçekleştirdi.

Bunca çaba ve emeğine rağmen intihar etmek galiba bana yakışmayacak.

O halde çareyi çaresizlikte bulup, Anadolu’nun en ücra bir köşesine çekilip gideceğim.

Bu çok ansızın olacak. Gittiğim yeri kimseler bilmeyecek, aradığınızda beni bulamayacaksınız. Dr. Nurcihan, Menekşe ve Mihriban Hanımlar, en yakın meslektaşları, odama gelip “Kaç gündür doktor hanımı göremiyoruz, sen nerede olduğunu biliyor musun?” diye sordular.

Onlara, onun mahşer planını anlattım. Kafalarını sallayıp beni onayladılar.

Teşekkür edip odamdan çıktılar. Kapım açık kalmıştı. Gözlerim duvardaki saate ilişti.

Mesai bitmek üzereydi.

Şartlı refleks depreşti ruhumda, sanki hemen içeri gelecek gibi açık duran kapıya bakıyordum, kendimi bile bile aldatarak çalmakta olan telefona bakmak istemedim.

Arabaya doğru gittim. Çalıştırıp hastaneden çıktım. Bir yola koyuldum gidiyordum ama nereye, kime bilmeden.

Demiştim ya kalbim anılar mezarlığına dönüştü siyah-beyaz resimlerde kaldı her şey.

Onu özlüyorum, onu seviyorum, ama O yok, belki de hiç olmayacak bir daha.

İlk hastamı hayatsal olarak kaybetmeden, fiziksel olarak onu çoktan kaybetmiştim. Kayıplar bulunsaydı… Ah bulunabilseydi…

Anladım ki ilaçlara, terapilere, sevgilere rağmen çok şey kaybedilebiliyormuş.

Kalın sağlık ve sevgiyle siz saygın Batman Sonsöz Gazetesi.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
47 gün önce
55 gün önce
70 gün önce
72 gün önce
83 gün önce
88 gün önce
104 gün önce
125 gün önce
144 gün önce
163 gün önce
168 gün önce
195 gün önce
201 gün önce
202 gün önce
209 gün önce
210 gün önce
230 gün önce
233 gün önce
268 gün önce
300 gün önce
319 gün önce
322 gün önce
324 gün önce
331 gün önce
340 gün önce
343 gün önce
370 gün önce
394 gün önce
397 gün önce
407 gün önce
417 gün önce
446 gün önce
456 gün önce
487 gün önce
492 gün önce
504 gün önce
516 gün önce
516 gün önce
516 gün önce
519 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
534 gün önce
561 gün önce
565 gün önce
592 gün önce
595 gün önce
613 gün önce
617 gün önce
624 gün önce
637 gün önce
658 gün önce
663 gün önce
669 gün önce
681 gün önce
690 gün önce
692 gün önce
699 gün önce
701 gün önce
704 gün önce
705 gün önce
711 gün önce
714 gün önce
718 gün önce
722 gün önce
732 gün önce
735 gün önce
737 gün önce
768 gün önce
763 gün önce
767 gün önce
770 gün önce
782 gün önce
786 gün önce
789 gün önce
795 gün önce
796 gün önce
806 gün önce
825 gün önce
827 gün önce
840 gün önce
846 gün önce
859 gün önce
862 gün önce
865 gün önce
872 gün önce
879 gün önce
889 gün önce
890 gün önce
893 gün önce
895 gün önce
898 gün önce
900 gün önce
905 gün önce
907 gün önce
912 gün önce
917 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
929 gün önce
930 gün önce
932 gün önce
938 gün önce
939 gün önce
942 gün önce
944 gün önce
949 gün önce
951 gün önce
953 gün önce
954 gün önce
957 gün önce
960 gün önce
966 gün önce
972 gün önce
977 gün önce
979 gün önce
982 gün önce
984 gün önce
985 gün önce
986 gün önce
992 gün önce
995 gün önce
1001 gün önce
1003 gün önce
1006 gün önce
1008 gün önce
1009 gün önce
1013 gün önce
1014 gün önce
1016 gün önce
1034 gün önce
1040 gün önce
1045 gün önce
1047 gün önce
1048 gün önce
1050 gün önce
1058 gün önce
1059 gün önce
1064 gün önce
1065 gün önce
1069 gün önce
1070 gün önce
1073 gün önce
1075 gün önce
1079 gün önce
1083 gün önce
1083 gün önce
1085 gün önce
1086 gün önce
1089 gün önce
1096 gün önce
1098 gün önce

BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=