Lütfen bekleyin..

MEHMET EKMEN

BORDERLİNE ŞİZOFREN BİR DOKTORLA UZUN YILLAR

27 Kasım 2015, 15:57 - Okunma: 2906

Şizoid’in birincil sürecinde gözyaşları,

kahkahalar, çığlıklar,    

ve anksiyete nöbetlerinde hem canlı,

hem de ölü gibiydi adeta

 

Mesai saatinin bitimine çok az kala beyaz doktor önlüğünü çıkarmış, sivil olarak sık sık odama gelir:

-Müdür Bey, iki bilet aldım birlikte “Atlantis’in kalbi” filmine gideceğiz, umarım hayır demezsin bana, derdi.

Kontrolsüz bir güç beni adeta ona yiter ve ben ona hiç karşı gelmezdim. Onun her dediğini yapmak beni de mutlu ederdi.

Ben onun seçeneği olmayan seçeneği olmuştum. Bana karşı konuşma ve davranışlarında hiç perdeleme ve kilitlenme olmazdı.

Doktora hanımla; gerek hastanede ve gerekse hastane dışında arkadaşlığımız veya asla adlandırılmayan ilişkimiz uzun yıllar sürdü.

Bir kış günü evinde ben onu İngilizce çalıştırıyorken, bir-den bire dersi bırakıp “sana bir itirafta bulunmak istiyorum” dedi ve ekledi: “Mehmet bey! Ben bir borderline şizofrenim dedi. Bu yüzden sana zarar vermeye kalkışırsam bil ki bu hastalığımın bir eseridir. Sana asla kıyamam, kendini benden korumaya öğrenirsen sevinirim” demişti.

Yaşlı ve dolu dolu gözleri hiçbir şeyi ya da çok ama çok şey ifade ediyordu, anlayabilen biri için.

Onunla geçen uzun yıllarda ve sonucunda kişisel ve teorik, pratik olarak yüreğim “Anılar Mezarlığı”na dönüştü.

O yıllarda bende yazar kilitlenmesi oluştu, istesem de yazamıyordum.

Onunla ilgili bende oluşan klinik olmayan izlenimleri, sıkıştırılan hayatlar, metafor kullanma, olmayan kendilik duygusu ya da Role Bürünme-Rolden Sıyrılma izleri taşıyordu apaçık olarak.

Çoğu zaman da kişiler arası ilişkileri çarpıtma, rüya yaşamından mahrem düşüncelere kadar olumlu, olumsuz geri bildirimi olmayan aktarımlar oluşuyordu.

Ben bunları apaçık görüyor, izliyor, ancak onu nasıl frenleyebilir, nasıl mutlu edebilir, acı çekme, iniltilerine ne şekilde nihayet verebilir noktasında oldukça bilgisiz ve çaresiz kalıyordum.

Sivil biri, doktor olmayan biri olduğuma bir türlü alışamadı. Benden alkış veya eleştiri, tanım ve görüş istiyordu.

Doktor olmayan ben, hasta üstelik de özellikli ve nitelikli bir hastalığa yakalan doktor bir bayana saf ve temiz duygularımdan, şiirlerimden, zamanımdan başka da verebilecek bir şeyim yoktu.

Zaten onları da bolca veriyordum. Yeter ki anksiyete nöbetlerini en az zararla atlatsın istiyordum. Kimi zaman bana rağmen “duygusal farkındalık” hissini kaybediyor.

“Bu hayat bana metalik bir tat veriyor, iyi ki varsın Mehmet! Daima benimlesin, yanımdasın, güven veriyorsun, ama benim değilsin oldukça uzaksın, ya da çok yakınsın, seni çok seviyorum, ama bir dumansın, bir hayalsin, siyah beyaz, sisli puslu bir rüyasın” diyordu.

Hiç ama hiçbir anlam veremiyordum bu deyişlerine. içgörü, itiraf ve onay konusunda çok şeffaftı.

Birlikte nereye gidersek gidelim psikodrama’larını da yanına alırdı. Kafaya taktım.

Zoru seven inat bir kişiliğe sahiptim. Bir çok terapi kitapları okudum.

Amatörce “psikyatri” kitapları aldım. Analitik ekolü, karşı aktarım, varoluşçu analist, bireysel terapi, ego sınırları ve şu an aklıma gelmeyen bir çok ruh bilimi ile bilimcisi konusunda kendimce yol kaydetmiştim.

Her şeye rağmen duygu ve hislerinin arka perdesinde var olan o kalıcı ve korkunç klişelere bir türlü erişemiyordum. Bu beni üzüyordu. Çünkü zaman düşmandı (the time was enemy for her.)

Klinik olmayan izlenimlerin ile yüzleştirme teknikleri bilgilerin bana yazmış olduğun o edebi, o duygusal şiirlerini, sözel tasvirlerle; yüz ifaden, mutluluğun, mutsuzluğun bana canlı bir şifa dosyası niteliği vermiş olsa bile ki fazlasını bile verdi.

Bilmelisin ki “my golden boy” borderline şizofrenler asla iyileşmezler, kim bilir belki de iyileşmek istemezler.

Durup dururken gözleri yaşlı ve kapalı, kendisine doğum gününde yazmış olduğum aşağıdaki şiirimi okudu bana. Şiir bittince beni öpücüklere boğdu.

 

Ay farkına varmadan,

Gönül penceremden, izinsiz gir içeri.

Uykusuz gözlerimi, ıslak gözlerimi,

Sevgiyle öpücüklerle,

Dizinde uyut öyle bir uyut ki,

Bir daha da uyanmak,

Asla ama asla uyanmak,

Mümkün olmasın, canım sevgilim,

Biricik hastam ve doktorum…

11-10-1991 ŞİŞLİ ETFAL HASTANESİ

 

Günlerden bir gün evindeydik yine. Bana o mahşer planını anlattı ve gerçekleştirdi.

Bunca çaba ve emeğine rağmen intihar etmek galiba bana yakışmayacak.

O halde çareyi çaresizlikte bulup, Anadolu’nun en ücra bir köşesine çekilip gideceğim.

Bu çok ansızın olacak. Gittiğim yeri kimseler bilmeyecek, aradığınızda beni bulamayacaksınız. Dr. Nurcihan, Menekşe ve Mihriban Hanımlar, en yakın meslektaşları, odama gelip “Kaç gündür doktor hanımı göremiyoruz, sen nerede olduğunu biliyor musun?” diye sordular.

Onlara, onun mahşer planını anlattım. Kafalarını sallayıp beni onayladılar.

Teşekkür edip odamdan çıktılar. Kapım açık kalmıştı. Gözlerim duvardaki saate ilişti.

Mesai bitmek üzereydi.

Şartlı refleks depreşti ruhumda, sanki hemen içeri gelecek gibi açık duran kapıya bakıyordum, kendimi bile bile aldatarak çalmakta olan telefona bakmak istemedim.

Arabaya doğru gittim. Çalıştırıp hastaneden çıktım. Bir yola koyuldum gidiyordum ama nereye, kime bilmeden.

Demiştim ya kalbim anılar mezarlığına dönüştü siyah-beyaz resimlerde kaldı her şey.

Onu özlüyorum, onu seviyorum, ama O yok, belki de hiç olmayacak bir daha.

İlk hastamı hayatsal olarak kaybetmeden, fiziksel olarak onu çoktan kaybetmiştim. Kayıplar bulunsaydı… Ah bulunabilseydi…

Anladım ki ilaçlara, terapilere, sevgilere rağmen çok şey kaybedilebiliyormuş.

Kalın sağlık ve sevgiyle siz saygın Batman Sonsöz Gazetesi.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
52 gün önce
70 gün önce
103 gün önce
109 gün önce
110 gün önce
117 gün önce
118 gün önce
138 gün önce
141 gün önce
176 gün önce
208 gün önce
227 gün önce
230 gün önce
232 gün önce
239 gün önce
248 gün önce
250 gün önce
278 gün önce
302 gün önce
305 gün önce
315 gün önce
325 gün önce
354 gün önce
364 gün önce
395 gün önce
400 gün önce
411 gün önce
424 gün önce
424 gün önce
424 gün önce
427 gün önce
438 gün önce
441 gün önce
442 gün önce
469 gün önce
473 gün önce
500 gün önce
502 gün önce
521 gün önce
525 gün önce
532 gün önce
545 gün önce
566 gün önce
571 gün önce
577 gün önce
589 gün önce
598 gün önce
600 gün önce
607 gün önce
609 gün önce
612 gün önce
613 gün önce
619 gün önce
622 gün önce
626 gün önce
630 gün önce
640 gün önce
643 gün önce
645 gün önce
676 gün önce
670 gün önce
675 gün önce
678 gün önce
690 gün önce
694 gün önce
697 gün önce
702 gün önce
704 gün önce
714 gün önce
732 gün önce
735 gün önce
748 gün önce
754 gün önce
767 gün önce
770 gün önce
773 gün önce
780 gün önce
787 gün önce
797 gün önce
798 gün önce
801 gün önce
802 gün önce
806 gün önce
808 gün önce
813 gün önce
815 gün önce
820 gün önce
825 gün önce
831 gün önce
832 gün önce
837 gün önce
838 gün önce
840 gün önce
846 gün önce
847 gün önce
850 gün önce
852 gün önce
857 gün önce
859 gün önce
861 gün önce
862 gün önce
864 gün önce
868 gün önce
874 gün önce
880 gün önce
885 gün önce
887 gün önce
890 gün önce
892 gün önce
893 gün önce
894 gün önce
900 gün önce
903 gün önce
909 gün önce
911 gün önce
914 gün önce
916 gün önce
917 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
924 gün önce
942 gün önce
948 gün önce
953 gün önce
956 gün önce
958 gün önce
966 gün önce
967 gün önce
972 gün önce
973 gün önce
978 gün önce
983 gün önce
987 gün önce
991 gün önce
991 gün önce
993 gün önce
994 gün önce
1004 gün önce
1006 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=