Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

MUSUL KRİZİ

07 Aralık 2015, 16:36 - Okunma: 2819

Önceki gün Türkiye üç ayrı kaynağın verdiği 600 ile 1200 arasında bir miktar askeri, ağır silah, Tank ve teçhizatla Musul’a 35 KM uzaklıkta kuzey doğusundaki Başika bölgesine gönderdi. Söylendiğine göre bu bölgede 3 yıldır asker bulunmakta.

İşin garipleştiği yer olayın ortaya çıkmasıyla Irak merkezi hükümetinin verdiği tepki. Gönderilen askeri “işgal” olarak niteleyen Iraklı yetkililer askerlerin derhal geri çekilmesini aksi takdirde İşgal hareketine karşılık verileceğini açıklaması oldu.

Türk dış işleri Bakanı her ne kadar "Askerlerimiz oraya yeni hükümet geldikten sonra Irak Savunma Bakanı'nın daveti üzerine gitti. Yeni hükümet kurulduktan sonra İçişleri Bakanı bizden polislerini eğitmemizi istedi. Savunma bakanı da askerlerini eğitmemizi istedi. Musul Valisi'nden de bize bu yönde davet geldi. Askerlerimiz orada IŞİD’e karşı mücadele edecek güçleri eğitiyor. Bunu sadece Türkiye değil ABD, Almanya, Fransa’da yapıyor ve katkı sağlıyor bu eğitimlere" açıklaması yapsa da Irak Savunma bakanı Halid El Obeydi Bugün “Kuzey Irak'a Türk güçlerinin konuşlandırılması Irak hükümetinin bilgisi olmadan gerçekleşti. Türk mevkidaşım bana askerlerin, Kuzey Irak'ta askeri eğitim verenleri korumak için gönderildiğini söyledi. Ancak bu askerlerin sayısı böyle bir işlem için çok fazla. Türk mevkidaşımdan askerlerin topraklarımızdan geri çekilmesini talep ettim” açıklamasıyla cevap verdi.

Olayın ilk ortaya çıkması sırasında Türk yetkililer, o bölgedeki askeri güçlerin Irak Kürdistan Bölgesel hükümeti ile yapılan mutabakat çerçevesinde ve Irak merkezi hükümet de haberli olmak kaydıyla yapıldığı söylenmesine rağmen Merkezi hükümetin anında İşgal olarak nitelemesi, bu girişimden haberli olmadığını göstermektedir.

Sadece IKBY ile yapılan mutabakat çerçevesinde yapıldığı düşünülürse, merkezi hükümetten habersiz böylesi bir hareketin Irak toprak bütünlüğüne ihlal olarak nitelenebilir mi?

IKBY, Merkezi hükümete haber vermeden veya izin almadan Başka ülkenin askeri gücünü davet edebilir mi?

Bu anlamda Anayasal hakkı var mı?

Irak anayasasında Bölgesel yönetimlere böylesi bir yetki verilmediği açıktır. 

Federatif örgütlenmelerde Bu tür durumlar merkezi hükümet yetkisindedir. Irakta da böyle bir yapı mevcuttur.

Bu açıdan bakıldığında, hangi amaçla asker gönderilmiş olursa olsun, merkezi hükümetten habersiz yapılması İŞGAL olarak sayılması için yeterlidir. Bölgesel hükümetle böylesi bir mutabakat yapmak ise işin kurnazlığına kaçmaktır.

Diğer taraftan, Sadece eğitim amaçlı bir programın yürütülmesi için Tank ve ağır teçhizata gerek yoktur. Eğitimci olarak gönderilecek yetişmiş subaylar yeteri miktarda gönderilebilir ki bu eğitmenlerin silahlı olması da gerekmez. Eğitmenlerin koruması gönderilen ülkenin sorunu ve görevidir.

Konuyla ilgili birçok soru var;

Böylesi önemli bir oluşum için Türkiye neden önce Merkezi Hükümetle ilişki kurulmadı?

Konunun Merkezi hükümetleri ilgilendirmesine ve onların karar verme yetkisi dâhilinde olmasına rağmen neden bölgesel yönetimle bu konuyla ilgili mutabakat sağlamak istendi?

Gerek uluslar arası hukuku gerekse devlet hukukunun konusu olan bu olayda bölgesel yönetim nasıl olur da Merkezi hükümeti dışlayarak böylesi bir hata yapar?

Bölgesel yönetime böylesi bir hata yaptıran bölgesel çıkarlar ne olabilir?

Meclisten Irak’a asker gönderimi konusunda bir karar çıkarmadan asker gönderen Türk hükümetinin sorumlulukları nedir, Yetki aşımı var mıdır?

Sınır ötesine asker gönderimi, müdahale ve savaş yetkisi sadece Meclise ait olmasına rağmen, Türk Hükümetinin yetkisi olmadan veya Meclisten yetki almadan Başka ülkenin topraklarına asker göndermesi suç değil midir?

Amerika tarafından yapılan “haberimiz var ama biz içinde değiliz’’ açıklamasıyla Amerika ne demek istiyor?

Görebildiğimiz kadarıyla, Kürdistan bölgesel yönetimiyle içeriğini bilmediğimiz bir şekilde bir mutabakat yapılmış ki bölgesel yönetim aksi bir açıklama yapmadı, böyle bir mutabakatın olduğunu onayladı.

Yine görünen Irak bölgesel hükümetiyle resmi düzeyde bir mutabakat söz konusu değil. Her zaman ‘’biz kabile devleti değiliz’’ diyen yöneticiler resmi bir anlaşmadan söz etmiyor, sadece bir takım görüşme ve konuşmadan söz ediyorlar. Yan bahçeden çağırılan Maho Ağa gibi davranıyorlar.

Resmi bir anlaşma olsaydı çoktan yalaka basın baş sayfadan yayınlardı.  Böylesi bir yayına rastlamadığımıza göre yoktur.

Bu hareket resmi anlamda Irak toprak bütünlüğüne yapılmış bir hareket ve hakarettir. “işgal”dir.

Diğer taraftan da bu hareket Bölgesel yönetimle mutabakat olsa da Kürt topraklarının bir takım emperyalist amaçlar doğrultusunda kullanılmasına izin vermektir ve bu şekliyle de olsa kabul edilemez.

Bölgesel yönetim böyle bir mutabakat yapmakla bir anlamda Kuzeyde her gün şiddet, baskı ve öldürmelerle karşı karşıya olan kardeşlerine yanlış yapmaktadır.

Bir an önce Bölgesel yönetimin yaptığı yanlıştan dönmesi, Türk askerinin acilen Irak topraklarını terk etmesi konusunda çalışılma yapması gerekmektedir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
47 gün önce
61 gün önce
179 gün önce
187 gün önce
210 gün önce
264 gün önce
432 gün önce
445 gün önce
453 gün önce
564 gün önce
596 gün önce
644 gün önce
704 gün önce
728 gün önce
746 gün önce
751 gün önce
788 gün önce
792 gün önce
812 gün önce
813 gün önce
826 gün önce
833 gün önce
836 gün önce
841 gün önce
844 gün önce
847 gün önce
849 gün önce
854 gün önce
861 gün önce
862 gün önce
863 gün önce
865 gün önce
868 gün önce
872 gün önce
886 gün önce
887 gün önce
893 gün önce
911 gün önce
918 gün önce
919 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
924 gün önce
925 gün önce
926 gün önce
927 gün önce
928 gün önce
931 gün önce
938 gün önce
939 gün önce
940 gün önce
942 gün önce
949 gün önce
952 gün önce
953 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=