Lütfen bekleyin..

RECEP KAVUŞ

HENDEKLER, SİYASET VE GÜVENLİK

09 Aralık 2015, 18:47 - Okunma: 2278

30 yıllık savaşın en yakıcı yüzü ile karşı karşıyayız.

Köylerden savaş yüzünden kaçanlar şimdi kentin varoşlarında yine savaşın ortasında kaldılar.

Önce Cizre’de, sonra da Nusaybin, Silvan ve Sur’da iki ateş arasında kaldı, yıllar önce köylerinden göç ettirenler.

Binlerce insan günlerce evlerinde mahsur kalıyor.

Elektrik yok, su yok.

Erzak ve çocukların maması yok.

İki ateş arasında kalanlar hastalarını tedavi için hastaneye götüremiyorlar.

Ne acıdır ki ölülerini bile defnedemiyorlar.

Ölüler, kokmasın diye günlerce buzdolabı veya derin dondurucularda muhafaza edildi ne yazık ki.

Evler, okullar, camiler yıkılıyor ve yakılıyor.

Tarihi ve kültürel miras yağmalanıyor.

Tahir Elçi gibi “bu savaşa bir an önce son verin” diyen değerler kameraların önünde güpegündüz katlediliyor.

Anlayacağınız çok kritik bir süreç yaşanıyor bölgede.

Gerilimin fitilini ateşleyen şey, bölgede PKK’nın tabanın olduğu kentlerde özyönetim ilanlarının öne çıkması oldu.

Ardından özyönetim ilan eden seçilmişler ve siyasilere yönelik tutuklamalar ve görevden almalar başladı.

Sonra da birçok kentte elinde silahı olan militanlar, hendek ve barikatlar oluşturdu.

Bu güne kadar 100’lerce sivil bu hendek savaşlarında ateş altında kalarak yaşamını yitirdi.

100 binin üzerinde insan da zorunlu göçle geldiği kentlerin varoşundan başka bir kente göç etmek zorunda kaldı.

Tarihi İpek Yolu günlerce kapalı kaldı.

Surlarla çevrili tarihi ilçe “Sur”da çatışmalar devam ediyor kutsal mekânlar, ibadethaneler bile bu çatışmalardan nasibini alıyor.  

Eski Mit Müsteşarı Cevat Öneş’in bu konudaki tespitleri çok yerindedir.

Cumhuriyet Gazetesine verdiği mülakatta Öneş “Barikatlar, üzerinde çok ciddi biçimde durulması gereken konulardır. Çünkü o barikatların nedeni, 90’lı yılların taş atan çocuklarının öfkeli gençler olarak büyümesidir. O barikatlar, Türkiye siyasi iktidarlarının zamanında adım atmadığı için çözemediği bir sorunun getirdiği sonuçlardır. O öfkeli YDG-H’li gençler dahi eğer diyalog kurmak isterseniz kazanabileceğiniz insanlardır. Meseleye sosyolojik, siyasi ve tarihi dinamiklerle bakıp o öfkeli gençleri anlayarak adım atılması önemlidir. Ve anlayarak adım atıldığı zaman o barikatların, silahların ortadan kalkacağına inanıyorum”

Evet, gerçekten bu meseleyi salt kamu düzeni ve güvenlik yöntemleri ile ele alıp çözmek mümkün değildir.

Bu mesele, sorunun özüne inerek siyasi yol ve yöntemlerle çözülmelidir.

Diyelim ki Ankara yaşananları doğru okumuyor, o zaman yerel yöneticiler devreye girmelidir.

Örneğin Diyarbakır’da Hükümetin temsilcisi olan Vali ve Büyükşehir Eş Belediye Başkanları bile bir araya gelip hendek ve barikat sorununu çözebilecek iradeyi ortaya koyabilirler.

Bir hukuk devletinde en radikal taleplerle bile ortaya çıkan her kim olursa olsun ortada bir suç işlenmişse bunlar için yapılacak öncelikli işlem yasalar çerçevesinde hukuk içerisinde gereğini yakmaktır.

Diğer bir taraftan da şayet niyet sadece özyönetim ilanı ile bireyin yerelde kendisini ilgilendiren her iş ve işlemde yetkin ve söz sahibi olması ise silaha, hendeğe, barikata ne gerek var!

Bu karşılıklı yöntem yanlışlıklarda yine olan, ezilen yoksul halka oluyor bu kış ortasında.

Halkın geneli yanlışların farkında ve yaşananlardan dolayı huzursuz ve mutsuzdur.

Bir de yakıp yıkmalar ve ölümler karşısında taraflar suçu birbirlerinin üzerine atıyor.

Trafikte bir yaya ile araç arasında veya da iki araç arasında kaza yaşandığında tutulan olay yeri takanaklarını bilirsiniz.

Tutanaklarda her ne kadar bir taraf kazaya sebebiyet veren kişiyse de hiçbir zaman tek taraf %100 kusurlu olarak görülmez.

Muhakkak diğer tarafın da kusuru veya dikkatsizliği vardır.

Haksız ve mağdurun yüzdelikleri aynı olmasa genelde kusur çift taraflıdır.  

Bu gün yaşadığımız meselde de böylesi bir durum söz konusudur.

Temennimiz herkesin hatasını ve kusurunu biran önce anlaması ve daha büyük acılar ve kayıplar yaşanmadan sükûnetin ve barışın sağlanmasıdır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
28 gün önce
54 gün önce
89 gün önce
102 gün önce
103 gün önce
128 gün önce
138 gün önce
153 gün önce
162 gün önce
179 gün önce
184 gün önce
185 gün önce
185 gün önce
185 gün önce
185 gün önce
185 gün önce
187 gün önce
192 gün önce
195 gün önce
196 gün önce
204 gün önce
218 gün önce
238 gün önce
257 gün önce
280 gün önce
300 gün önce
310 gün önce
317 gün önce
327 gün önce
343 gün önce
348 gün önce
358 gün önce
359 gün önce
364 gün önce
381 gün önce
384 gün önce
403 gün önce
404 gün önce
408 gün önce
424 gün önce
426 gün önce
433 gün önce
440 gün önce
452 gün önce
468 gün önce
469 gün önce
481 gün önce
483 gün önce
495 gün önce
496 gün önce
498 gün önce
523 gün önce
573 gün önce
579 gün önce
580 gün önce
599 gün önce
623 gün önce
628 gün önce
638 gün önce
648 gün önce
656 gün önce
668 gün önce
681 gün önce
694 gün önce
697 gün önce
698 gün önce
707 gün önce
711 gün önce
714 gün önce
729 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
744 gün önce
746 gün önce
747 gün önce
749 gün önce
754 gün önce
755 gün önce
760 gün önce
762 gün önce
765 gün önce
775 gün önce
788 gün önce
791 gün önce
802 gün önce
803 gün önce
806 gün önce
810 gün önce
818 gün önce
843 gün önce
844 gün önce
853 gün önce
859 gün önce
865 gün önce
871 gün önce
873 gün önce
884 gün önce
895 gün önce
902 gün önce
904 gün önce
907 gün önce
917 gün önce
929 gün önce
937 gün önce
964 gün önce
965 gün önce
966 gün önce
982 gün önce
990 gün önce
997 gün önce
1005 gün önce
1007 gün önce
1013 gün önce
1021 gün önce
1031 gün önce
1036 gün önce
1042 gün önce
1046 gün önce
1055 gün önce
1057 gün önce
1061 gün önce
1075 gün önce
1078 gün önce
1081 gün önce
1083 gün önce
1123 gün önce
1126 gün önce
1126 gün önce
1132 gün önce
1134 gün önce
1157 gün önce
1159 gün önce
1160 gün önce
1166 gün önce
1172 gün önce
1190 gün önce
1194 gün önce
1200 gün önce
1203 gün önce
1211 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=