Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

DÜRÜST OLMAK…

11 Aralık 2015, 16:42 - Okunma: 1987

Çokça dillendirilen, her konuşmada mutlaka cümlenin bir yerlerine sokulan, söylemesi basit, içeriği ve uygulaması ise zor bir durum, bir duruş.

“Dürüst olmak gerekirse” ile başlayan her konuşma, her yazı ondan önce söylenen veya yazılanlara kuşku ile bakmamızı gerektiren söylem gibi daha dikkatli dinlemeyi, daha dikkatli okumayı zorlayıcı başlangıç. Hele hele  “gerekirse” ile sonuçlanmışsa daha da tehlikeli. Gerekmeyebilir de. Sadece gerekirse dürüst bir söylem yapılacak. Belki de o gereklilik, zorlayıcılık oluşmuş da o nedenle böyle başlamış konuşmasına.

Günümüz coğrafyasında yaşam tam da bu çizgide devam ediyor. Tam bu çizginin üzerinde. Geriye giderse de olmaz, çizgiyi geçerse de. Bu çizgi aşıldığında, gerekli olup olmamasına bakılmaksızın dürüstçe davranıp dürüstlüğü yaşam felsefesi haline getirdiğinde ölüm bir adım yanında duruyor.

Geri adım attığında ise onursuzluğun bataklığında gülümseyerek dolaşma özgürlüğünü insan olmaktan uzaklaşarak sonsuza kadar yaşayabiliyorsun.

Dürüst olma gerekliliğinin en fazla duyulduğu, hissedildiği, ihtiyaç haline geldiği zaman biriminde yaşamlarımızı gelecek kaygısıyla tamamlamaya çalışıyoruz.

Özellikle Kürt coğrafyasında yaşam, balta girmemiş ormanlardaki doğal yaşamdan çok daha fazla tehlikeli bir hale geldi. Sokağa çıkma yasakları, özel güvenlik bölgesi ilanlarıyla uygulanan sıkıyönetim, kendi içerisinde tek taraflı oluşturduğu savaş hukukuyla, mevcut hukuku çiğneyerek baskı, şiddet ve yıldırma hareketi içerisinde karşısındaki yaşamları hiçe sayarak uygulamalarına devam etmekte.

Neredeyse ölüm haberinin olmadığı gün yok. 

Evinin kapısında, avlu içerisinde veya damında bulunmak ölüm nedeni. Evin içi bile yeteri kadar güvenli olmadığından banyo veya benzer yerlerde sürüyor yaşam. Kesilmesine bir saat bile dayanamadığımız elektrik günlerce olmuyor. Su, internet, telefon ve benzeri yaşam gereksinmeleri günlerce bulunmuyor.

Artık öldürme nedenleri sorgulanmıyor bile. Öldürülen herkes, yaşı, cinsiyeti ve durumu ne olursa olsun terörist, düşman, vatan haini ilan ediliyor. Yargı, hukuk, adalet kavramları bu yerlere giremiyor. Oralarda doğmuş, büyümüş, yaşamış olmak suçlu olmak için yeterli.

Öldürmek de yetmiyor. Ölülere işkence gelenek haline gelmiş, öldürenlerce. Ölenlerin cansız bedenleri saatlerce öldürüldüğü yerde bekletiliyor çoğu zaman, belki de,  ölmemişse kan kaybından ölsün diye. Cenazeleri almak da yetmiyor. Defin izni yok. Cesetler bozulmasın diye buzdolaplarında korunuyor. İmkân oldu defnettin, bu da yeterli değil. Mezarlıklar uçaklarla bombalanıyor.

Öldürenlerde sonsuz bir kin var. Bitmeyen öfke ve aşağılamayla bakıyor yöre yaşayanlarına. Belki de öldürmekten zevk de alıyor. Hani elinden gelse bir defada, toptan yok edip kurtulacak da henüz çiğnedikleri hukuk ve uyguladıkları hukuk dışı durum bile buna müsait değil.

İşte tam da burada devreye giriyor, “dürüst olmak gerekirse

Bütün bu yaşananlar genel anlamda havuz medyası denilen yalaka basın tarafından gizlense de gerek sosyal medya gerekse sorumlulukların bilincinde, sol taraflarında insanlık kokusu gelenler tarafından yönetilen medyada tüm çıplaklığıyla haber yapıldığından, görmek isteyen göz, duymak isteyen kulağın kapanamadığı bir haber seli var.

Çırılçıplak sergilenen, araç arkasında sürüklenen ölmüş bedenleri görmeyen kalmadı. Harabeye dönmüş kentleri, Yakılıp yıkılmış, yağmalanmış ev ve işyerlerini, evinin önünde öldürülen hamile anneyi, sokaklarda vurulan çocuklarımızı, yaşlılarımızı ve hatta öldürülen hayvanları görmeyen kaldı mı?

Oğlu veya kızının arkasından ağıt yakan anne ve babaları belki de her gün yaşandığı için çok önemsememiş ola bilirsiniz. Birkaç gün sonra hafızanızdan silinmiş de olabilir.  Tahir Elçi’nin kızının, babasının arkasından attığı çığlığı da mı hissetmediniz yüreklerinizde?

Sorum Tahir Elçi’nin ölümünün arkasından oh olsun mesajları verenlere değil, onun ölümüne üzülenlere.

Madem hissettiniz de neden sokaklar hala boş?

Neden hala iktidarın muhalefet diye bir kaygısı yok?

Neden devlet kabul edilmesi mümkün olmayan uygulamalarına arttırarak ve hiçbir karşı ses duymadan devam edebiliyor?

Bir ağaç için (ağaç elbette bahaneydi de) günlerce süren protesto uygulamaları neredeyse iktidarı yerinden edecekken, Suruç’tan bu yana öldürülen, katledilen sayısı neredeyse bine yaklaşmış olmasına rağmen sokaklarda, değim yerindeyse vicdanları rahatlatmak için yapılan eylemler dışında gerçek anlamda toplumsal muhalefetin fırtınasını bıraktık, esintisi bile yok.

Neden?

Artık dürüst olmak gerekmiyor mu?

Dürüstlük, her gün kardeş dediğimiz insanlar öldürülürken sosyal medyada iki satır yazıyla vicdanları rahatlatmak mı?

Yoksa, sokakları yıkılana kadar doldurmak mı?

Sokaklar boş olduğu sürece devam edecek olan bu insanlık dışı uygulamalar karşısında en azından bir gün sıranın sana da geleceğini düşünerek önce kendine dürüst olup yapman gerekeni yapmak için o sokaklardan yola çıkarak gerçek suçluları hak ettikleri yere gönderene kadar mücadeleyi sürdürmek gerekmiyor mu?

Artık, “dürüst olmak gerekirse”nin zamanı geçti.

Dürüst olmanın gereklerini yapma zamanı.

Çok geç olmadan.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Nami
634 gün önce
xkurdx, Sanırım siz gerçekleri göremeyecek kadar uzakta yaşıyorsunuz. Uzaklık kavramı görecelidir. Hemen yanı başınızdakine de uzak olabilirsiniz, çok uzaklarda yaşayanın yanında da olabilirsiniz
Elektirik zaman zaman veriliyor, o da canları istediğinde. onun dışında jeneratörlerle karşılanıyor.
Cesetlerin buz dolaplarında saklandığını yalaka medya bile kabul etti, bir sen etmemişsin.
Ben Kürtler üzerinde veya başka kimliklerle oyun oynamam. Hedefim sadece İnsan olabilmektir. İnsan olmak zordur. Çok çalışmak ve sabır gerektirir.
PKK kardeşim değildir.
Yazılarımı izlersen böyle olmadığını görürsün.
Ben resme olduğu gibi bakarım ve ne görürsem yazarım. Babam da olsa hatalıysa yazılır.
Daha dün Silopi'de 7 gün sokakta kalan kadının naaşı yeni alınabildi sokaktan. bu da mı yalandı.
Doğruları kabul etmek bizi küçültmez kardeşim.
Taraf olmak zorundaysak Gerçeklerin ve haklıların yanında olalım. İllaki bir partinin yanında olmak gerekmiyor.
Saygılarımla.
xkurdx
646 gün önce
yazınızı farklı günlerde yazdınız anlaşılan , elektrik. su . internet yok diyorsunuz. cesetleri buz dolabında saklanıyor diyorsunuz. elektrik yoksa buz dolabı ne işe yarar. dürüst olun kürtlerin üzerinde böyle oyunlar oynamayın. her şeyi devlete atacağınıza biraz da kardeşiniz pkk ya laf edin. bay dürüst
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=