Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

OLAĞAN OLMAYAN OLAĞANÜSTÜ HAL DURUMU

18 Aralık 2015, 15:46 - Okunma: 2131

Sokağa çıkma yasakları…

Özel güvenlik bölgelerinin ilanları…

Bir – iki gün de değil, on gün, on beş gün süren.

Bahane hazır, bölgeyi teröristlerden temizlemek, açılan hendekleri kapatmak.

O hendekler ki teröristlerden korunmak için kazılmış.

Elektrik kesintileri, telefon kesintileri, ihtiyaçlarının karşılanmasının önünde engeller…

Öldürülenlerin cenazelerini alamaz, alsan gömemez, kokmasın diye buzdolaplarında saklarsın, yasak kalkana, sokağa çıkabilene, mezarlığa yetişebilene kadar.

Ölen oğlundur, kızındır, anan veya babandır. Acısını mı yaşayacaksın, üzülüp ağlayacak mısın, bekleyeceksin yasaklar kalksın diye.

Açlık, susuzluk, temel ihtiyaçlardan yoksunluk.

Yaşadığın evinin yıkılıp yakılması, ekmek kapısı işyerinin yıkılıp yakılması, evlatların, ana ve babaların, komşuların, akrabaların ölüm haberleri, ağlamanın bile yasak oluşu, yanan yüreğini gösterememek, ağıt yakamamak, ne acıdır, bilir misin?

Lice, Silvan, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, İdil, Şırnak, Sur başta olmak üzere birçok yerleşim yerinde hala devam eden sokağa çıkma yasakları, insanları evlerinde ölümü beklemeye, silah sesleri altında yaşamaya zorlayarak tüm temel hak ve özgürlüklerin üzerini kanla kapatıyor.

Yıkılan, silahlarla delik deşik edilen evlerin ve işyerlerinin durumu ortada.

Yalaka havuz medyası dışında duruş sergileyen medyada ve özellikle de sosyal medya üzerinden sıkça görebileceğiniz bu görüntüler, sokağa çıkma yasağı uygulanan yerlerin nasıl harabe haline getirildiğini gözler önüne sergilemektedir.

Gerçekleri sergilemeye, haberleştirmeye, saklanmasını engellemeye çalışırken ölümle bile yüz yüze kalan, dayak yiyen, şiddet gören, hatta kafalarına silah dayanan muhabirler teker teker tutuklanmakta.

Gezi olaylarında Berkin’i, Ali İsmail’i, Abdullah Cömert’i, Ethem Sarısülük’ü öldürenler öldürüyor Cizre’deki çocuklarımızı.

Gezi olaylarında Ethem’i kafasından vurarak öldürenlerin katil olduğuna inananlar Şırnak’ta polis tarafından vurulup zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenen Lokman’ı vuranların katil olduğuna inanmıyorlar ne yazık ki.

Sadece öldürmeler, ev ve işyerlerinin yakılıp yıkılması da yok. Tarihi yapılar da saldırılardan nasibini almakta. Kurşunlu Cami yakıldı.

Dört Ayaklı Minare ayaklarından vuruldu. Onu savunmaya çalışan Tahir Elçi katledildi. Soruşturması katilin ortaya çıkmaması doğrultusunda sürdürülmekte.

Uygulamaların devam ettiği yerlerde can güvenliği nedeniyle, kendilerini ve evlatlarını korumak için zorunlu olarak yaşanan göç sefaleti de beraberinde getiriyor. Göç edenlerin sayıları iki yüz bini geçmekte.

Operasyon olarak adlandırılan ve gerçekte savaştan farksız uygulamalar beraberinde savaş tacirliğini de gündemleştiriyor.

Savaştan nemalananlar çirkin suratlarını gösteriyor. Göç edenlerin mallarını, ev ve iş yerlerini bedavaya yakın fiyatlarla alıyorlar.

Göç nedeniyle yaşanan barınma sorunları bu tür sülükler sayesinde rant kapısı oluyor.

Suruç katliamı sonrası 22 Temmuzda iki polisin öldürülmesi gerekçesiyle başlatılan bu operasyonlarda öldürülen insan sayısı bini geçti.

Öldürülen hiç kimsenin katili ortaya çıkmadı, çıkarılmaya çalışılmadı.

Yakılıp yıkılan ev ve iş yerleri hakkında yetkili ağızlardan hiçbir açıklama yapılmadı. Ekonomik kayıplar konusunda hiçbir açıklama yok. Kayıpların tazmininin yapılmayacağı kesin gibi.

Devlet içindeki yönetim kademesi hangi çıkarlar için bunca yıkım ve ölümü göze aldığı meçhul gibi görünse de tüm savaşlarda olduğu gibi rant ve haksız kazanç olduğu çok açık. Riskin büyük olması çıkarların da büyük olduğunu gösteriyor.

Sınırlar içinde yaşadıklarımız dışında Suriye politikaları ve IŞİD krizi,  Irak ile yaşanan Musul krizi, Rusya ile yaşanan uçak krizi ve son olarak Katar’da askeri üs kurma planları iktidarın politika ve aldığı risklerin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.

Bunca riskin karşılığı da kazanç ve kayıplar açısından büyük olmalı.

Sınırları içinde yaptıklarıyla halka yaşatılan insanlık dışı uygulamalar ve insan hakları ihlallerinin tamamı AİHM tarafından mahkûm edilmesine rağmen yasalara uymayan ve yaptıklarını meşrulaştırmaya çalışan iktidar tarafından görmezden gelmeye çalışılıyor.

Sınırlar dışında hukuk dışı uygulamaları da bir yerlere takılmakta. 

Mit TIR’larıyla silah taşıma, Musul’a Irak’ın sınırlarını hukuk dışı ihlalle asker gönderilmesi gibi ihlaller de dünya kamuoyu tarafından dikkatle izlenmekte.

Irak’ta bir yıldan fazladır IŞİD tarafından işgal edilmiş Musul’a 15 km uzaklıktaki Başika bölgesinde asker bulundurduğunu söyleyen iktidarın baskılar sonrası askerleri Kuzey Irak’ın başka yerlerine nakletmesinin ardından bunca zaman sonrası IŞİD’in Başika’yı vurması da oldukça ilginç bir gelişme olarak karşımıza çıktı.

Bir havan mermisi uzaklıktaki Başika’da, bir yıldan fazladır IŞİD ile savaşacakları eğiten Türk askerlerine bu güne kadar saldırmayan IŞİD Irak merkezi hükümetinin itiraz sonrası saldırmasını normal karşılamamız beklenemez.

Kısaca iktidarın aldığı risk, kazançlarına değer mi, biz kesin olarak göreceğiz ama bu riski alanlar göremeyecek.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Nami
634 gün önce
Devlet için istikrar, halk için istikrarsızlıktır. Bizler ne kadar istikrarsız bir ortamda yaşarsak, yönetilmemiz daha kolay olur. amaçları da budur. bunu değiştirmenin tek yolu var, o da birlik ve beraberlik. teşekkürler,,,
Ramazan Pilatin
641 gün önce
Teşhisleriniz doğru ancak her doğru gerçek anlamda dikkate alınmaz ise suya yazılan yazıdan farkı kalmaz. Orta doğu kaynayan kazan bu gün buralarda olmamızı gerektiren bir tek yeterli sebep yok. Dış ülkelerde inanır lığımız etkisin kaybederken içeride bir bölgede savaş hali var. Göstergeler negutif. Ne denebilir ki. Seçimde vaad edilen istikrar bu imiş demek
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=