Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

OLAĞAN OLMAYAN OLAĞANÜSTÜ HAL DURUMU

18 Aralık 2015, 15:46 - Okunma: 2668

Sokağa çıkma yasakları…

Özel güvenlik bölgelerinin ilanları…

Bir – iki gün de değil, on gün, on beş gün süren.

Bahane hazır, bölgeyi teröristlerden temizlemek, açılan hendekleri kapatmak.

O hendekler ki teröristlerden korunmak için kazılmış.

Elektrik kesintileri, telefon kesintileri, ihtiyaçlarının karşılanmasının önünde engeller…

Öldürülenlerin cenazelerini alamaz, alsan gömemez, kokmasın diye buzdolaplarında saklarsın, yasak kalkana, sokağa çıkabilene, mezarlığa yetişebilene kadar.

Ölen oğlundur, kızındır, anan veya babandır. Acısını mı yaşayacaksın, üzülüp ağlayacak mısın, bekleyeceksin yasaklar kalksın diye.

Açlık, susuzluk, temel ihtiyaçlardan yoksunluk.

Yaşadığın evinin yıkılıp yakılması, ekmek kapısı işyerinin yıkılıp yakılması, evlatların, ana ve babaların, komşuların, akrabaların ölüm haberleri, ağlamanın bile yasak oluşu, yanan yüreğini gösterememek, ağıt yakamamak, ne acıdır, bilir misin?

Lice, Silvan, Cizre, Nusaybin, Yüksekova, İdil, Şırnak, Sur başta olmak üzere birçok yerleşim yerinde hala devam eden sokağa çıkma yasakları, insanları evlerinde ölümü beklemeye, silah sesleri altında yaşamaya zorlayarak tüm temel hak ve özgürlüklerin üzerini kanla kapatıyor.

Yıkılan, silahlarla delik deşik edilen evlerin ve işyerlerinin durumu ortada.

Yalaka havuz medyası dışında duruş sergileyen medyada ve özellikle de sosyal medya üzerinden sıkça görebileceğiniz bu görüntüler, sokağa çıkma yasağı uygulanan yerlerin nasıl harabe haline getirildiğini gözler önüne sergilemektedir.

Gerçekleri sergilemeye, haberleştirmeye, saklanmasını engellemeye çalışırken ölümle bile yüz yüze kalan, dayak yiyen, şiddet gören, hatta kafalarına silah dayanan muhabirler teker teker tutuklanmakta.

Gezi olaylarında Berkin’i, Ali İsmail’i, Abdullah Cömert’i, Ethem Sarısülük’ü öldürenler öldürüyor Cizre’deki çocuklarımızı.

Gezi olaylarında Ethem’i kafasından vurarak öldürenlerin katil olduğuna inananlar Şırnak’ta polis tarafından vurulup zırhlı aracın arkasına bağlanarak sürüklenen Lokman’ı vuranların katil olduğuna inanmıyorlar ne yazık ki.

Sadece öldürmeler, ev ve işyerlerinin yakılıp yıkılması da yok. Tarihi yapılar da saldırılardan nasibini almakta. Kurşunlu Cami yakıldı.

Dört Ayaklı Minare ayaklarından vuruldu. Onu savunmaya çalışan Tahir Elçi katledildi. Soruşturması katilin ortaya çıkmaması doğrultusunda sürdürülmekte.

Uygulamaların devam ettiği yerlerde can güvenliği nedeniyle, kendilerini ve evlatlarını korumak için zorunlu olarak yaşanan göç sefaleti de beraberinde getiriyor. Göç edenlerin sayıları iki yüz bini geçmekte.

Operasyon olarak adlandırılan ve gerçekte savaştan farksız uygulamalar beraberinde savaş tacirliğini de gündemleştiriyor.

Savaştan nemalananlar çirkin suratlarını gösteriyor. Göç edenlerin mallarını, ev ve iş yerlerini bedavaya yakın fiyatlarla alıyorlar.

Göç nedeniyle yaşanan barınma sorunları bu tür sülükler sayesinde rant kapısı oluyor.

Suruç katliamı sonrası 22 Temmuzda iki polisin öldürülmesi gerekçesiyle başlatılan bu operasyonlarda öldürülen insan sayısı bini geçti.

Öldürülen hiç kimsenin katili ortaya çıkmadı, çıkarılmaya çalışılmadı.

Yakılıp yıkılan ev ve iş yerleri hakkında yetkili ağızlardan hiçbir açıklama yapılmadı. Ekonomik kayıplar konusunda hiçbir açıklama yok. Kayıpların tazmininin yapılmayacağı kesin gibi.

Devlet içindeki yönetim kademesi hangi çıkarlar için bunca yıkım ve ölümü göze aldığı meçhul gibi görünse de tüm savaşlarda olduğu gibi rant ve haksız kazanç olduğu çok açık. Riskin büyük olması çıkarların da büyük olduğunu gösteriyor.

Sınırlar içinde yaşadıklarımız dışında Suriye politikaları ve IŞİD krizi,  Irak ile yaşanan Musul krizi, Rusya ile yaşanan uçak krizi ve son olarak Katar’da askeri üs kurma planları iktidarın politika ve aldığı risklerin ne kadar büyük olduğunu gösteriyor.

Bunca riskin karşılığı da kazanç ve kayıplar açısından büyük olmalı.

Sınırları içinde yaptıklarıyla halka yaşatılan insanlık dışı uygulamalar ve insan hakları ihlallerinin tamamı AİHM tarafından mahkûm edilmesine rağmen yasalara uymayan ve yaptıklarını meşrulaştırmaya çalışan iktidar tarafından görmezden gelmeye çalışılıyor.

Sınırlar dışında hukuk dışı uygulamaları da bir yerlere takılmakta. 

Mit TIR’larıyla silah taşıma, Musul’a Irak’ın sınırlarını hukuk dışı ihlalle asker gönderilmesi gibi ihlaller de dünya kamuoyu tarafından dikkatle izlenmekte.

Irak’ta bir yıldan fazladır IŞİD tarafından işgal edilmiş Musul’a 15 km uzaklıktaki Başika bölgesinde asker bulundurduğunu söyleyen iktidarın baskılar sonrası askerleri Kuzey Irak’ın başka yerlerine nakletmesinin ardından bunca zaman sonrası IŞİD’in Başika’yı vurması da oldukça ilginç bir gelişme olarak karşımıza çıktı.

Bir havan mermisi uzaklıktaki Başika’da, bir yıldan fazladır IŞİD ile savaşacakları eğiten Türk askerlerine bu güne kadar saldırmayan IŞİD Irak merkezi hükümetinin itiraz sonrası saldırmasını normal karşılamamız beklenemez.

Kısaca iktidarın aldığı risk, kazançlarına değer mi, biz kesin olarak göreceğiz ama bu riski alanlar göremeyecek.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Nami
852 gün önce
Devlet için istikrar, halk için istikrarsızlıktır. Bizler ne kadar istikrarsız bir ortamda yaşarsak, yönetilmemiz daha kolay olur. amaçları da budur. bunu değiştirmenin tek yolu var, o da birlik ve beraberlik. teşekkürler,,,
Ramazan Pilatin
860 gün önce
Teşhisleriniz doğru ancak her doğru gerçek anlamda dikkate alınmaz ise suya yazılan yazıdan farkı kalmaz. Orta doğu kaynayan kazan bu gün buralarda olmamızı gerektiren bir tek yeterli sebep yok. Dış ülkelerde inanır lığımız etkisin kaybederken içeride bir bölgede savaş hali var. Göstergeler negutif. Ne denebilir ki. Seçimde vaad edilen istikrar bu imiş demek
Yazarın Diğer Yazıları
94 gün önce
103 gün önce
125 gün önce
179 gün önce
347 gün önce
360 gün önce
368 gün önce
479 gün önce
511 gün önce
560 gün önce
619 gün önce
643 gün önce
661 gün önce
666 gün önce
703 gün önce
707 gün önce
727 gün önce
728 gün önce
741 gün önce
748 gün önce
751 gün önce
756 gün önce
759 gün önce
762 gün önce
764 gün önce
769 gün önce
776 gün önce
777 gün önce
778 gün önce
780 gün önce
783 gün önce
787 gün önce
801 gün önce
802 gün önce
808 gün önce
826 gün önce
833 gün önce
834 gün önce
836 gün önce
837 gün önce
839 gün önce
840 gün önce
841 gün önce
842 gün önce
843 gün önce
846 gün önce
853 gün önce
854 gün önce
855 gün önce
857 gün önce
864 gün önce
867 gün önce
868 gün önce
871 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=