OPERASYONLARIN ARKA PLANI - NAMİ TEMELTAŞ - Batman Sonsöz Gazetesi
Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

OPERASYONLARIN ARKA PLANI

22 Aralık 2015, 16:20 - Okunma: 3227

Bugün iktidardaki siyasilerin oldukça önemli, her biri ayrı bir gündem oluşturabilecek kadar içerikli demeçleri oldu.

Bunlar içinde benim en çok ilgimi çeken Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ülkenin gündemiyle ilgili verdiği genel demeç içerisindeki bir paragraf oldu.

Bugün Cizre, Nusaybin, Şırnak gibi merkezlerde yaşananlarla ilgili bir itiraf gibi açıklamaydı.

Başbakan Davutoğlu açıklamalarının bir yerinde şöyle diyordu;

“2013 yılı kasım ayında yaptığımız değerlendirmede (ihtimalen Milli Güvenlik toplantısı ) 12 kritik ilçeyi öngörmüştük. İki üç ay önceki mücadeleye bakarsanız, Lice, Silvan, Varto, Kulp var, Cizre devam ediyor, Doğubeyazıt, Yüksekova var. Bu kritik ilçelerin çoğunda kontrol sağlandı. Şimdi mücadelenin yoğun olarak seyrettiği 4–5 yer kaldı: Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin, Dargeçit… Şu anda oraya yoğunlaşmış durumda. Bunların özelliği ne? Nusaybin, Cizre, Silopi sınır ilçeleri. Nusaybin, Kamışlı’nın devamı. 10 adım atsan Suriye tarafına geçiyorsun zaten.”

Bu açıklamanın en ilgi çekici yanı yapılan toplantının tarihiydi.

Toplantı Kasım 2013’de yapılmış.

21 Mart 2013 Newroz’da Abdullah Öcalan’ın bildirisinin okunmasıyla başlayan çözüm (barış) sürecine start verilmesinden 8 ay sonra.

Çözümle ilgili görüşmeler henüz yeni başlamışken.

Silahlı güçler sınır dışına çıkarken.

Madem böyle bir toplantı yapılıp kararlar alındı o zaman neden 2 yıl beklendi?

Neden karar alındığı tarihte uygulanmadı?

Ve

Neden bu gün açıklanıyor?

İlginç, itiraf misali açıklamayla kafalarda oluşan soruların cevaplarını bilenler bugün iktidarlar ve bu cevapları bizlere açıklamayacakları kesin.

Bu gün Cizre, Nusaybin, Şırnak’ta sokağa çıkma yasaklarının 6 gününde 10 bin askerin yetmediği 5 bin askerin daha getirileceği, operasyonun general düzeyinde yönetildiği açıklaması yapılırken, bu operasyonların 2 yıl önce planlandığının açıklanması kadar garip bir şey olmaz.

Sokağa çıkma yasaklarından 2 milyona yakın insan doğrudan, 10 milyondan fazla insan da dolaylı olarak etkileniyor.

Sokağa çıkma yasaklarıyla 2 milyon insan cezaevine koyulmuş gibi bir uygulama içerisine sokuluyor.

2 milyon insan suçlu olmamasına rağmen hücrede tutuluyor.

2 milyon insan suçu olmadığı halde cezalandırılıyor.

Ve tüm bunlar 2 yıl önce planlanıyor.

2 yıl bekleniyor

Neden?

Uygulamalardaki şiddetin aşırı dozda olması, insanların insan haklarının ellerinden alınması, uygulamalardaki gayri insani durum, bu güne kadar Kürtlerin her hareketine olumsuz bakan ve Kürt sorunuyla ilgili olarak her koşulda iktidara destek veren MHP’nin başkanını bile çileden çıkardı.

Devlet Bahçeli, yapılan uygulamalardaki insanlık dışı durumları konuşmasında şöyle tarif ediyordu;

"Şu anda ülkemize kaos hakimdir. 7 farklı kentte 52 kez sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Çatışmanın olduğu yerlerde 200 binin üzerinde insan göç etmiştir. Bu adı konulmamış, üstü örtülü etnik tasfiyedir"

Konuşmasının son cümlesi yaşananların kısa bir tarifi gibi.

“Bu adı konulmamış, üstü örtülü etnik tasfiyedir”

Kürtlerin varlığını bile kabulde zorlanan, ırkçı söylemleriyle gündemleşen bir partinin genel Başkanının bile operasyonu “etnik tasfiye” olarak nitelemesi bir anlamda vahameti de göstermekte.

Operasyon uygulamaları o kadar vahşi, o kadar şiddet içeriyor, o kadar sağda ki Devlet Bahçeli bile solda kaldı.

Bu açıklamalardan sonra baştaki sorularımıza yeniden dönersek cevaplarını bulma ihtimalimiz de olacak.

Çözüm süreci henüz başlatılmışken operasyon yapmak devlet için çok büyük hata olurdu. Bu nedenle operasyondan vazgeçilmedi ama ertelendi.

Erteleme tarihi belli değildi. Kürt tarafı sürekli zora sokularak çözüm sürecini bozması istendi.

Kalekolların yapımı hızlandırıldı. Sadece kalekol yapımına devam bile çözümün hiçbir zaman olmayacağının ispatıydı ama bizler hep olumlu bakmak istedik, umutlandık.

Şartlar müsait olduğunda bu operasyonlar için en çok ihtiyaç duyacakları yasa olan İç Güvenlik yasasını 2015 Mart sonlarında çıkardılar. Medyanın tamamen ele geçirilmesi için İpek grubu operasyonları yapıldı. 

Her şey tamam olunca da 22 Temmuz’da düğmeye basıldı.

Bu gün yaşadıklarımız 2013 de karar altına alındı.

Hazırlıklar 2 yıl sürdü.

Ve operasyon başladı.

Ne zaman biteceği ise ayrı bir soru.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
79 gün önce
93 gün önce
211 gün önce
219 gün önce
242 gün önce
296 gün önce
464 gün önce
477 gün önce
485 gün önce
596 gün önce
628 gün önce
676 gün önce
736 gün önce
760 gün önce
778 gün önce
783 gün önce
820 gün önce
824 gün önce
844 gün önce
845 gün önce
858 gün önce
865 gün önce
868 gün önce
873 gün önce
876 gün önce
879 gün önce
881 gün önce
886 gün önce
893 gün önce
894 gün önce
895 gün önce
897 gün önce
900 gün önce
904 gün önce
918 gün önce
919 gün önce
925 gün önce
943 gün önce
950 gün önce
951 gün önce
953 gün önce
954 gün önce
956 gün önce
957 gün önce
958 gün önce
959 gün önce
960 gün önce
963 gün önce
970 gün önce
971 gün önce
972 gün önce
974 gün önce
981 gün önce
984 gün önce
985 gün önce
988 gün önce

BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=