Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

MADDİ VE MANEVİ KAYIPLARIMIZ

29 Aralık 2015, 17:00 - Okunma: 1914

Sokağa çıkma yasakları ve özel güvenlik bölgesi ilanlarıyla yaratılan sıkıyönetim, olağan üstü hal uygulamalarını aratmıyor.

Operasyonlara katılan asker ve polisler, öldürme dahil her konuda tam yetkili.

Operasyonlarda silahlı kuvvetler envanterinde bulunan “obüs” olarak adlandırılan uzun menzilli ağır silahlar hariç, uçak, helikopter, tank, zırhı araçlar, uçaksavar ve diğer personel silahları olmak üzere her türlü silah kullanılıyor.

Kullanılan cephanenin haddi hesabı yok. Ortalık mermi kovanlarından geçilmiyor.

Hafif veya ağır silahların atışlarıyla delik deşik olmuş, duman tüten ev ve işyerleri bizlere, geçmişte acıyla izlediğimiz İsrail güçlerince aynı şekle getirilen Filistinlilerin mahallelerini anımsatıyor.

Suriye’de Esat rejiminin vatandaşlarına zulüm yaptığını belirterek “kendi vatandaşını öldürenler teröristtir” diyen iktidar bugün kendi vatandaşına sahip çıkmıyor. Ölümlere, öldürmelere hendek bahanesiyle göz yumuluyor.

Resmi ağızların belirttiklerine göre, sokağa çıkma yasaklarının olduğu yerlerde öldürülen/etkisiz hale getirilen terörist sayısı yaklaşık 110 – 120 arasında. Velev ki doğrudur.

120 terörist için operasyondaki asker sayısı 15 bin, polis 10 bin, korucu ise bilinmiyor, operasyon genelkurmayca orgeneral seviyesinde yönetiliyor. Tam bir savaş hali. Ama savaş başka ülkeyle değil ne yazık ki.

120 terörist için çiğnenen hak ihlallerinden etkilenen insan sayısı 2 milyon. Dolaylı olarak etkilenen insan sayısı ise 10 milyonu bulur.

120 terörist için ölen çocuk sayısı bilinen kadarıyla 44.

120 terörist için öldürülen sivil insan sayısı bilinen kadarıyla 200’ü geçti.

120 terörist için ölen asker ve polis sayısı, yine bilinen kadarıyla 160’ı geçti.

120 terörist için yıkılan ve kullanılamayacak durumda olan ev sayısı sadece Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 8 bin civarında, uygulamanın devam ettiği tüm yerleşim birimlerinin tamamında 50 binden fazla olduğu söylentiler arasında. Yakılıp kullanılamaz durumdaki araç sayısı bilinmiyor. Toplamını ekonomik değerlerle ifade edersek 50 milyar doları aşar.

120 terörist için evlerini terk etmek zorunda kalan, kendi evlerinden, şehirlerinden, topraklarından, yurtlarından göç etmek zorunda kalan, aslında sürgün edilen insan sayısı 300 bine dayandı.

120 terörist için yapılan operasyonlardaki harcamalar bilinmiyor ama milyar dolarları aştığını söylemek abartma olmaz.

120 terörist için yapılan operasyonlar nedeniyle yakılıp yıkılan iş yerleri, bölgede duran ekonomi, iş yapamayan esnaf nedeniyle ekonomik kayıp’ın boyutu henüz hesaplanmış değil. Hesaplandığı takdirde ülke ekonomisi içerisinde oldukça büyük bir yer kaplayacağı kesin.

Bu listeyi uzatmak, detaylara girmek mümkün olmasına rağmen uzatmadan kısaca toparlarsak;

120 terörist için harcanan bütçe miktarıyla yok edilen milli değerler kapsamındaki ekonomik değer toplandığında yaklaşık olarak ortaya çıkacak rakam abartısız 100 milyar doları geçecektir. 5 ay süren operasyonlardaki ekonomik kayıpların, ülkenin 473 milyarlık bütçesine bakınca korkutucu boyutlarda olduğu açık bir şekilde görünüyor.

Bütün bu kayıpların karşılığı etkisiz hale getirilen 120 terörist. Ortalama olarak bir teröristin maliyeti 1 milyar dolar civarında.

Kar veya zarar durumuna bakmıyoruz. Uygulamalar devam ettiğinden de kesin kayıpları konuşmak mümkün değil.

Kayıpların tamamının karşılanacağını söyleyen iktidar bunu hangi kaynakla karşılayacak?

Kimin parasını harcadı da şimdi kimin parasıyla ödeyecek?

Ya ölümler, ölen insanlar, çocuklar, gençler, analar, babalar?

Hatta henüz gün yüzü görmemiş, henüz annesinin karnında, henüz bir yudum nefes almamış, ağlamamış, gülmemiş bebeği nasıl anlatacağız kendi vicdanımıza.

İktidar ölen sivil kayıpları nasıl karşılayacağını düşünüyor mu?

Ya maddi olmayan kayıplarımız, manevi kayıplarımız ne olacak?

Kim ve nasıl karşılayacak?

İktidar mı?

Nasıl?

Yıllardır yaşadıkları evlerinden, semtlerinden, şehirlerinden, yerlerinden, yurtlarından olup kendi ülkelerinde, çoluk çocuk, genç ihtiyar zorunlu göçe, sürgüne maruz kalanların maddi ve manevi kayıpları ne olacak?

Telafisi mümkün mü?

150 gündür ev hapsi durumunda, top ve mermi sesleriyle, çığlık ve ağlama sesleriyle aç, susuz, uykusuz yaşayan, çocuğu ve yaşlısıyla, erkeği ve kadınıyla insanların içine girdikleri psikolojik travmalar ne olacak?

Kim, hangi hastanede ve nasıl tedavi edecek?

2 milyon kapasiteli hastaneniz var mı?

Eğitimdeki kayıplar ne olacak?

Üniversite, KPSS ve diğer sınavlara hazırlanamayanların kayıpları ne olacak?

Ve her şeyden önemlisi, toplumda yaratılan düşmanlık sonucu insanların birbirinden nefret etmesi nasıl önlenecek?

Gerek İktidarın yanlış söylemleri gerekse medyanın kışkırtması sonucu oluşturulan toplumdaki kimliklerin birbirine karşı, Türkün Kürde, Müslüman’ın Hıristiyan’a veya Süryani’ye, Suni’nin Alevi’ye duyduğu nefret nasıl yok edilecek?

Son soru.

Bunca insanı neredeyse zevkle, bilerek, isteyerek, yargısız infazla öldürenler, öldürme izni verenler, göz yumanlar, destekleyenler ne olacak?

Biz bu kışkırtmalara nasıl geldik de düşmanlaştık?

Yoksa biz hiç kardeş olmadık mı?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=