Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

ANA YASA

08 Ocak 2016, 18:16 - Okunma: 2573

Uzun zamandır gündemde olan Anayasa değişikliği kamuoyuna 12 Eylül darbeci anayasasının değiştirilip 12 Eylül’ün izlerini silmeyi amaçlamak olarak anlatılıyor.

Gerçekler öyle mi?

Anayasa değişikliğinde asıl amaçlanan temel konu ülke yönetim biçiminin değiştirilmesi, Başkanlık sisteminin oturtulması, Tek devlet, tek millet, tek dil üçlemesine, tüm yetkileri elinde toplayan Tek Başkan’ın eklenmesi değil mi?

Siz kimi kandırıyorsunuz?

18 Ekim 1982 de halkoyuna sunulan ve % 91,37 oyla kabul edilen! 12 Eylül anayasası, üzerinden geçen 33 yıl içinde defalarca değiştirilip geçici veya kalıcı maddeler eklendi, çıkarıldı.

Bu gün yürürlükte olan Anayasanın 1982 anayasası olduğunu söyleyebilir miyiz?

Kabul edilip yürürlüğe girdiğinden bu yana 17 defa değiştirilen, madde çıkarılan, eklenen, geçici maddelerle süslenen yamalı bohçaya dönen Anayasanın hala eski anayasa olduğunu mu söylüyorsunuz?

26 maddenin değiştirilmesini ön gören değişikliklerin en kapsamlısını, özellikle de Adaletle sistemiyle ilgili maddeleri değiştiren referandumu, hem de manidar bir tarihte, 12 Eylül’de, 2010 tarihinde yapmadınız mı?

Evet diyenler, hayır diyenler, boykot edenler, yetmez ama evet! Diyenler olmuştu.

Neredeyse değişmeyen maddesi kalmayan Anayasanın değiştirilmesi gereken hangi maddesi kaldı da şu anda onunla uğraşıyorsunuz?

12 Eylül’ün izleri silinecekmiş!

İçimize işlemiş ve işlemeye devam eden, ettirilen o izleri Anayasayı değiştirerek silemezsiniz.

İlk önce uygulamalarınla, vatandaşa davranışınla, söyleminle, çıkardığın yasalarla 12 Eylül’ün izlerini sil. 12 Eylülden farksız, baskıcı bir yönetimin 12 Eylül’ün izlerini silmeye çalışmasını söylemesi kadar komikliği kaldıramıyoruz.

O günden bu yana ne değişti?

35 yıldır süren terörizmi bitireceğiz söylemi, bitmeyen, iç savaşa dönüşen çatışmalar, tankların şehirlere girişi, uçaklarla bombalanan insanlar,  her gün ölüm haberleri, her geçen gün Beyrutlaşan şehir görüntüleri, ağlayan analar, yakılan ağıtlar, ölen çocuklar, çocukluklar, açlık, sefalet, kömür-makarna’ya muhtaç edilmiş insanlık.

Ne değişti?

İyiye, güzele, doğruya giden bir başlangıç göremiyoruz. Ne zaman biteceği belli olmayan kaos içerisinde yaşamaktan bıkmış bir durumda her an her şeyi beklerken tek eksiğimiz Anayasa değişikliğiymiş gibi gözümüzün içine sokuyorsunuz.

Bizim önceliğimiz Anayasa değil.

Bizim önceliğimiz silah seslerinin susması, kalıcı ve kesin bir barış sürecinin başlayıp insanların gülümseyeceği ortamın oluşturulması.

Bizim önceliğimiz, her gün gördüğümüz, duyduğumuz ölüm haberlerinin bitmesi, cenaze törenlerinin sonlanması, ölülerimizin günlerce yerlerde, sokaklarda bekletilmemesi, çocuklarımızın çocukluklarını yaşaması, ölmemesi, ölümün sadece doğal nedenlerle olduğu günlerin acilen, acilen, acilen gelmesi, getirilmesi.

Bizim önceliğimiz insan hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınması, insanca yaşamın tesis edilmesi, insana yakışmayan ne varsa bir daha geri gelmemek üzere tarihe gömülmesi.

Bizim önceliğimiz, gelir düzeyindeki adaletsizliğin giderilmesi, insanca yaşam şartlarını sağlayacak gelir artışı yaratılması.

Bizim önceliğimiz, çivisi çıkmış, çıkarılmış, öldürülmüş, işlemeyen, adil olmayan adaletin yeniden, adam gibi, adil olarak çalışmak üzere tesis edilmesi.

Bizim önceliğimiz, eğitime ihtiyaç duyan eğitim sisteminin daha fazla bizi, çocuklarımızı, geleceğimizi bozmadan, en iyisi, en güzeli, en faydalısı nasıl olacaksa o hale getirilip geleceğimizin garanti altına alınması.

Bizim önceliğimiz, toplumu bölen düşmanlığı sona erdirecek, ayrımcılığın kalmadığı, İnsan olmanın kimliğin, dinin, dilin önüne geçtiği, renklerin kardeş olduğu, doğanın katledilmediği, güneşin utanmadan doğduğu günlerde yaşamak.

12 Eylül’ün izlerini silmek mi istiyorsunuz?

12 Eylül’de işlenen tüm insanlık suçlarını ortaya çıkarın, sorumlularını adil bir şekilde yargılayın. Kaybedilen insanları bulun.

12 Eylül’e ait ne kadar pislik varsa, ne kadar suç varsa, ne kadar iğrençlik varsa dökün ortaya ki temizlensin, temizleyelim. İğrenç kokusu kalmasın üzerimizde.

Anayasa değişikliği ile istenen yönetim biçimi değişikliğini, tüm yönetim yetkisinin tek elde toplanmasını sağlayacak Başkanlık sistemini, insan hak ve özgürlükleri üzerindeki hak ihlallerinin, öldürmelerin, yıkımların meşrulaştırılmasını kabul edemeyiz.

Demokrasinin, eşitliğin, adaletin, kardeşliğin en iyi şekilde ortaya döküleceği, hiç kimsenin çıkarlarının diğerini engellemeyeceği, özgürlüklerin birbirini boğazlamayacağı bir yaşam istiyoruz.

Sorunun gösterildiği anlamda Anayasal sorun olmadığını biliyoruz.

Yeteri kadar bedel ödedik.

Sorunun çözülmesini istiyoruz.

Çözeceğiz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
94 gün önce
103 gün önce
125 gün önce
179 gün önce
347 gün önce
360 gün önce
368 gün önce
479 gün önce
511 gün önce
560 gün önce
619 gün önce
643 gün önce
661 gün önce
666 gün önce
703 gün önce
707 gün önce
727 gün önce
728 gün önce
741 gün önce
748 gün önce
751 gün önce
756 gün önce
759 gün önce
762 gün önce
764 gün önce
769 gün önce
776 gün önce
777 gün önce
778 gün önce
780 gün önce
783 gün önce
787 gün önce
801 gün önce
802 gün önce
808 gün önce
826 gün önce
833 gün önce
834 gün önce
836 gün önce
837 gün önce
840 gün önce
841 gün önce
842 gün önce
843 gün önce
846 gün önce
853 gün önce
854 gün önce
855 gün önce
857 gün önce
864 gün önce
867 gün önce
868 gün önce
871 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=