Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

NE ZAMAN BİTECEK?

13 Ocak 2016, 16:07 - Okunma: 2935

"Ne hükümet el uzattı

Ne Allah'tan medet var"

 

Ölümler sürüyor...

Her geçen gün, her saat başı ölüm haberleri geliyor. “Savaş bu, elbette yaşanacak ölümler” desek de olmuyor.

Bu savaş kimin savaşı?

Kim kiminle savaşıyor?

“Terörist’’ deniliyor. “Teröristler temizlenecek, temizlenene kadar da sürecek” deniyor.

Terörist kim? Net olarak belli değil...

“Sivil ölüm yok” deniyor. Şaşırıyoruz. Bizim gördüklerimiz, öldürüldüğünde 3. Ayını dolduracak olan Miray bebek... 7 Gün, evinden 7 metre ötede vurulup, düştüğü yerde 7 gün kalan, uzun süre yaralı olarak can çekişen, sonra ölen, soğuk taşlar üzerinde öylece bekleyen Taybet ana, 35 günlük Muhammet bebek, namaz kılarken başından vurularak ölen 70 yaşındaki Ömer Masul sivil değil miydi?

Bütün isimleri saymaya da gerek yok...

İsimler bu sayfaya sığmayacak kadar çok. (Acaba Tarihe sığar mı? İnsanlığa sığar mı?)

Ancak Silopi’de öldürülen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Meclis üyesi Seve Demir, Özgür Kadın Kongresi (KJA) Üyesi Fatma Uyar ve Silopi Halk Meclisi Eş Başkanı Pakize Nayır’ı söylemeden geçemeyiz. Onlar da sivildi, silahsızdı ve diğer sivillerden farklı olarak siyasi yanları vardı.

Tam sayı kesin olmamakla birlikte sivil ölümlerin 400’ün üzerinde olduğu söyleniyor.

Taybet ana, Miray bebek, Muhammet bebek, 40’ın üzerinde çocuk ve diğerleri terörist miydi?

Yöneticiler hangi mantıkla “sivil ölüm yok” diyebiliyor?

Anlamak güç.

Kirli savaş denir ya, tam da yaşananlar bunu tarif ediyor. Boşa koysan dolmuyor, doluya koysan almıyor, taşıyor. Ne yapsak, nasıl düşünsek akıl kalmıyor.

Madem bu kadar büyük, bu kadar boyutlu, bu kadar şiddetli bir operasyon yapılacaktı, neden yapılacak bölgelerde yaşayanların can ve mal güvenliği daha işin başındayken alınmadı?

Baştan önlem alınsaydı bu kadar can kaybı, bu kadar mal kaybı, bu kadar acı yaşanır mıydı?

Bitmesi için kaç ölüm daha yaşamak lazım?

Bitmesi için kaç evin, kaç iş yerinin daha yıkılması lazım?

TOKİ’nin yangından mal kaçırırcasına Sur ilçesi için plan, proje ve maliyet hesaplarına girmesi, can acıtan, “bütün bu ölümler rant için miydi?” dedirten ayrı bir konu, ayrı bir başlık.

Gerek İktidar cephesinde gerekse HDP’de kılıçlar çekildi.

Dokunulmazlıkların kaldırılması gündemde.

Mahkemeler, savcılar, meclis tarafsız makam tarafından göreve çağırıldı.

Bu kaos ve karartılan ortam içinde, memurları istenildiğinde (terörizme yardım ve yataklık bahaneleriyle) işten çıkarılmasını sağlayacak yasaların hazırlıkları, milletvekillerinin ailelerini de kapsayacak dokunulmazlık zırhı hazırlıkları, ihale ve arazi üzerinden yolsuzluk ve talan, Cuma namazı bahanesiyle ortamın istenildiği şekle sokulması için gereken hazırlıklar gözlerden ırak, rahat ve sessizce yapılmaya devam ediyor.

İş kazaları, alınması gerekip de maliyet nedeniyle alınmayan tedbirler yüzünden ortaya çıkan işçi ölümleri, ülke tarihinin en yüksek rakamlarına ulaştı. On yılda 11 bin işçi iş kazalarında öldü. Sadece 2015 tarihinde ölen işçi sayısı 1800 civarında.

14 milyon civarında kayıtlı çalışanın beş sene önce 4 milyonu sendikalıyken bu rakam günümüzde bir milyonun altına indi. Sendika ağalarından ses seda yok!

Asgari ücretle çalışan 3 milyon işçi ve 10 milyon emekli,  sadaka usulü verilen zamlarla açlık sınırının altında yaşamaya çalışıyor. 5 milyona yaklaşan işsiz ve 3 milyonu geçen bedensel engelliler nedeniyle çalışamayanlar da buna eklendiğinde, 21 milyon civarında açlık sınırı altında yaşamak için çabalayan insan var. Aileleriyle birlikte bu rakam 50 milyonu geçmekte.

Dış siyasette yanlış tercihler, hatalar ve eksikler nedeniyle ticaret anlamındaki kayıp 150 milyar doları geçiyor.

Tüm bu kayıplar, piyasaya yapılan zamlarla karşılanmaya çalışılıyor ki bu zamlar sayesinde zararı asıl karşılayacak kesim yine az önce saydığımız ve sayıları 50 milyonu geçen ve açlık sınırının altında yaşayanlar olacak. Bu yük yine en çok ezilen kesimin sırtına binecek. Kömür ve makarna yardımlarıyla ölmemeye çalışacaklar.

Bu olumsuzluklar, kaosla yaratılan karanlık içerisinde kimseye hissettirilmeden, gösterilmeden, habersizce atlatılmaya, planlar uygulanmaya devam ediyor.

Herkesin gözü, kulağı ve dikkati sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı alanlardaki insan hakları ihlallerindeyken, diğer tarafta rahat bir şekilde istenen kanunlar, düzenlemeler yapılmaya devam ediyor.

Ezilenler daha çok eziliyor, yoksulluk artıyor, zamlar yağıyor, işçi ölümleri artarak devam ediyor, saltanat sağlamlaştırılıyor. Bunlara karşı çıkıp, itiraz eden yok.

Güneydoğu yanarken, yıkılırken, her gün ölümlerle ağıtlar yakılırken, maaş zamlarıyla, piyasa zamlarıyla, işçi ölümleriyle, çıkarılan yeni yasalarla kim ilgilenir ki...

Evlerin, iş yerlerinin yakılıp yıkıldığı, yaşamların paramparça olduğu, başta eğitim olmak üzere her şeyin aksadığı, ölümün kol gezdiği, Azrail’in serbestçe dolaşıp gönlünce "kelle aldığı" coğrafyada, insanlar daha kötüsünü yaşamamak için "kötüye" razı edilirken, daha iyi koşullar için kim uğraşır ki?

“Ne zaman bitecek?” sorusu tam da burada gündeme geliyor.

Demirci Kawa yeniden dağlarda ateş yakmak üzere gelmeyecek!

Süpermen de yok!

Tüm bu olumsuzlukları bitirecek olan yine tüm bu olumsuzlukları yaşayanların ta kendisidir.

Birlikte kol kola, birbirine sarılıp güvenerek, gözünü kırpmaksızın kararlı, tüm pislikler yok edilmeden oturmamak kaydıyla ayağa kalkarak, haksızlıklara, zulme, sömürüye karşı koyarak verilmesi gereken bir kavgadır bu. Ne zaman bunu başarırsak o zaman bitecek...

“Ne zaman bitecek?” sorusunun başka türlü bir yanıtı yok!

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
58 gün önce
176 gün önce
184 gün önce
207 gün önce
261 gün önce
429 gün önce
442 gün önce
450 gün önce
561 gün önce
593 gün önce
642 gün önce
701 gün önce
725 gün önce
744 gün önce
748 gün önce
785 gün önce
789 gün önce
809 gün önce
810 gün önce
823 gün önce
830 gün önce
833 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
844 gün önce
846 gün önce
851 gün önce
858 gün önce
859 gün önce
860 gün önce
862 gün önce
865 gün önce
869 gün önce
883 gün önce
884 gün önce
890 gün önce
908 gün önce
915 gün önce
918 gün önce
919 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
925 gün önce
928 gün önce
935 gün önce
936 gün önce
937 gün önce
939 gün önce
946 gün önce
949 gün önce
950 gün önce
953 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=