Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

AYDINLAR VE DİLEKÇELERİ

15 Ocak 2016, 15:55 - Okunma: 2385

15 Mayıs 1984

12 Eylül Darbesinden dört yıl sonra.

“Türkiye'de Demokratik Düzene İlişkin Gözlem ve İstemler” başlığı altında 6 sayfalık dilekçe Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığına sunulmuştu.

Dilekçeyi Cumhurbaşkanlığına, Prof. Hüsnü Göksel, Prof. Bahri Savcı, Aziz Nesin, Esin Avşar, Bilgesu Erenus ve Prof. Fehmi Yavuz götürmüştü.

Genel olarak demokratik hak ve özgürlükler talebinde bulunan ve altında 1260 aydının imzasıyla ilgili makamlara sunulan bu dilekçe sonrası Ankara sıkıyönetim komutanlığınca hemen yayın yasağı getirilmişti.

20 Mayıs 1984 tarihinde Ankara sıkıyönetim komutanlığınca soruşturma başlatılmış, ardından da tutuklamalar gelmişti.

Basın tutuklamaları duyuruyor ancak yayın yasağı nedeniyle tutuklamalara neden olan dilekçeden bahsedemiyordu.

Halk, tutuklanan aydınların hangi nedenle tutuklandıklarını bilemiyordu.

Dilekçeye imza atanlardan Prof. Hüsnü Göksel “Türk aydınlarının gözlemlerini, Anayasa’nın 74. Maddesinin bize verdiği yetkiye dayanarak en yüksek makama sunmaya geldik” açıklaması yapmış, bu açıklama ancak bir hafta sonra basına yansımıştı.

Aziz Nesin öncülüğünde başlayan bu dilekçe olayı için yargılanacak olanlar elenmiş, aylarca yargılanmış, sonunda da tüm yargılananlar beraat etmişti.

O günlerde Rejimin sahibi! Kenan Evren’in bu girişim için söyledikleri şöyleydi;

“Aydın olabilirsiniz. Ama aydınım diye ortaya çıkarsanız diğer kitleyi kızdırır, kendinize küstürürsünüz.”

“Kendini aydın zannedenler”

“Bu millete hükmetmek için aydın olmak gerekmez”

“Çerkez Ethem de bizi arkadan hançerlemişti”

Aradan yaklaşık otuz yıl geçti.

93 Aydın, “demokrasiye darbe” başlıklı bir bildiri hazırladı. 8 gazetede ilan olarak yayımlandı. Aslında bildiri, 14 Aralık tarihinde Zaman ve Samanyolu medyalarına yapılan operasyonlarına tepki olarak çıkmış ve cemaat destekli olmasına rağmen birçok aydın tarafından imzalanmıştı.

Genel anlamda AK Parti iktidarı eleştiren, basın özgürlüğünün yok edildiği, otoriterleşmenin hızlandığı gibi konulara değinen bildiri, AK Parti Hükümetine “girdiğin tehlikeli yoldan geri dön” çağrısı yaparak bitiyordu.

Dönemin Cumhurbaşkanının değerlendirmesi şöyleydi;

“Türkiye aleyhine propaganda yapılıyor”

“İlkesizler, pervasızlar, ahlaktan yoksunlar”

“Sizi sırtınızdan kimin hançerlediğini göremezsiniz”

Türkiye’de medyanın dünyanın hiçbir yerinde olmadığı kadar serbest olduğundan bahsederek, “Biz, azarlanacak ülke değiliz. O günler geçti” dedi.

Ve günümüz.

Sokağa çıkma yasakları, özel güvenlik bölgeleri, sıcak savaş, altmış civarında çocuğun içinde olduğu dört yüzün üzerinde sivil ölümleri, kaos, baskı ve şiddete karşı hazırlanan bildiri.

“Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız!”diyerek başlayan,

“Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor, bu talebimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz”

Cümlesiyle biten, içlerinde Noam Chomsky, David Harwey, Etienne Balibar, Judith Butler, Immanuel Wallertein gibi yabancı akademisyenlerin de bulunduğu 1123 aydın ve akademisyenin imzasını altına koyduğu basın açıklaması.

Ve Tepkiler;

“Sözde aydınların ihanetiyle karşı karşıyayız”

“Ey aydın müsveddeleri siz karanlıksınız, karanlık”

“Kendilerine akademisyen diyen güruh…”

“Sizler ne Güneydoğu'yu, ne Doğu'yu buraların adresini bilemeyecek kadar karanlıksınız ve cahilsiniz”

“Kanlarıyla duş yapacağız” diyen Sedat Peker.

“İhanet” ile suçlayan medya.

Ve bilinen talimatlar, yönlendirmeler;

“Bu devletin ekmeğini yiyip de bu ülkeye ihanet eden herkes en kısa sürede hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır”

Ardından da YÖK…

“Hukuk çerçevesinde gerekenler yapılacak”

Aydınların her çıkışı “ihanet” ile suçlandı, aşağılandı, cezalandırılmaya çalışıldı, susturulmak istendi. Aynı senaryolar, benzer söylemlerle tekrarlandı.

Bu günde yaşadıklarımız farklı değil.

Önemli olan, dilekçelerin Barışa katkısıdır.

Bu anlamda her katkı çok değerlidir.

Silahların susmasına, ölümlerin durmasına, acıların bitmesine, ağıtların susmasına katkısı olacaksa baş göz üstüne.

 

Not: Bu yazı yazılırken Karadenizli aydın ve sanatçılar da “Biz Barış istiyoruz, artık yeter” başlıklı bildiri yayınladı

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3 gün önce
122 gün önce
130 gün önce
153 gün önce
207 gün önce
375 gün önce
388 gün önce
396 gün önce
507 gün önce
539 gün önce
587 gün önce
647 gün önce
671 gün önce
689 gün önce
694 gün önce
731 gün önce
735 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
769 gün önce
776 gün önce
779 gün önce
784 gün önce
787 gün önce
790 gün önce
792 gün önce
797 gün önce
804 gün önce
805 gün önce
806 gün önce
808 gün önce
811 gün önce
815 gün önce
829 gün önce
830 gün önce
836 gün önce
854 gün önce
861 gün önce
862 gün önce
864 gün önce
865 gün önce
867 gün önce
868 gün önce
869 gün önce
870 gün önce
871 gün önce
874 gün önce
881 gün önce
882 gün önce
883 gün önce
885 gün önce
892 gün önce
895 gün önce
896 gün önce
899 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=