Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

YA HADDİNİ BİLECEKSİN

18 Ocak 2016, 16:12 - Okunma: 2470

Ya itaat edeceksin

Son dönemlerde tehdit değişik biçimlerde kullanılmaya başlandı. Yasal kurumların gücünü de arkasına alarak yapılan tehditler yetmiyor ki mafya türü örgütlenmeler ve onların temsilcileri ve yöneticileri de bu tehditlere katıldı.

“Oluk oluk kanlarınız akıtılacak”

“Kanlarında duş alacağız”

Yasal kurumların güçleriyle, anayasadan aldığı yetki ve sorumluluklarını bir tarafa bırakarak, anayasayı çiğneyerek yapılan tehditler için ne yapılabilir, henüz bilinmiyor.

Anayasa ve yasalar hiçe sayılarak yapılan hedef göstermeler, kurumları ve adalet sağlayıcıları yönlendirip göreve çağırmalar, insanları ceza, hapis, işten çıkarma gibi tehditlerle susturmaya çalışmalar neredeyse her gün karşılaştığımız konulardan oldu.

Yapılanları eleştiren, karşı çıkan veya bir şekliyle muhalefet eden her insan bu tür tehditlerin hedefi durumuna geldi.

Hedef gösterilenler hakkında soruşturmalar, gözaltına almalar, işiyle ilişkilerinin kesilmesi olanca hızıyla başladı. Arama kararları, yakalama emirleri ortalığa düştü.

Anayasada güvence altına alınan ifade özgürlüğü ayaklar altına alındı.

Vatandaş olarak görüş bildirmek, düşüncelerini basın yoluyla açıklamak, yapılanları eleştirmek, iktidara muhalefet etmek suç haline geldi, getirildi.

Neden sadece iktidarın uygulamalarını eleştirdin?

Neden karşı tarafı hiç suçlamadın?

Neden “terörist” demedin?

“Bunları söyleseydin sana karışmazdık” demek isteyen ifadelerle eleştirenleri hedef haline getiren, mahkemeleri ve ilgili kurumları göreve çağıran muktedirler kendilerini hiçbir şekilde dokunulmaz statüsü getirmeyi amaçlıyor.

Yaptıklarımız nedeniyle hiç kimseye hesap vermeyiz” diyerek dokunulmaz olduklarının altını kalın çizgilerle çizen muktedirler kendilerine destek olanlar dışındaki tüm insanlara istediği şekilde dokunabiliyor.

İfade özgürlüğü var ama iktidarı desteklediğin sürece.

Açıklayacak düşüncelerin muhalif olmayacak.

Açıklayacak düşüncelerin muktedirleri eleştirmeyecek.

Açıklayacağın düşünceler devletin uygulamalarının karşısında duranları eleştirecek

Böyle davrandığın sürece düşüncelerini açıklayabilir, basın yoluyla yayabilir, ifade özgürlüğünü sınırsızca kullanabilir hatta muhalifleri kullanacağın kelimeleri düşünmeden tehdit bile edebilirsin.

Kısaca haddini bileceksin!

Haddini bilmezsen bildirecek güçleri vardır.

Uygulamalardan memnun olmama hakkın elbette var.

Uygulamalar seni rahatsız da edebilir. Uygulamalar sonucu gördüğün zararlar da olabilir. Evini, iş yerini, topraklarını, hayvanlarını kaybetmiş olabilirsin.

Yakınlarının hayatını kaybetmiş olabilirsin. Söz konusu “vatansa” bunlar teferruattır. Karşılaştığın olumsuzluklar, kayıplarının “vatan” için olduğunu unutmayacak, boynunu bükecek, itaat edeceksin.

Teamüller “Milli” ise kayıpların konusunda itiraz etme hakkın ne yazık ki yok.

Devletin kuruluşunda yer almış olman, “Vatan”ın toprakları için atalarının kanını dökmüş olması, yaratılan ve sonrasında özelleştirilen “milli” değerler için ter dökmüş olmanın çok fazla bir önemi yoktur.

Bunları öne sürerek hak iddiasında bulunma lüksün de yoktur.

Vatani görevi yapmak ayrı, hak elde etmek ayrıdır. Haklı olmak için tek koşul iktidar olmaktır. İktidar olabilecek gücün yoksa yapman gereken itaat etmektir.

Yıllarını önce kendini en iyi şekilde eğitmek sonra da kendin dışındaki insanları yarınlara hazırlamak amacıyla eğitmek için harcamış bir akademisyen olabilirsin. Bu kariyerin sana, senin gibi düşünen diğer aydın ve akademisyenlere iktidarı eleştirme hakkını vermez. Hem de iktidarı eleştirirken, iktidarın uygulamalarına karşı çıkanları, uygulamalara direnenleri, uygulamalardan zarar görenleri,  “Teröristleri”, onları destekleyenleri hiç eleştirmeden, onlara tek laf söylemeden yapmışsan, haddini bilmemiş olursun.

“Suça ortak olmuyoruz” ne demek!

Sen açıkça iktidara “sen suçlusun” demek olmuyor mu?

Ayıp, çok ayıp!

Haddini bilmemiş, sınırlarını aşmış, hesap sormuşsan bedelini de ödemeye hazır olacak, ağlayıp sızlanmayacaksın.

Yıllardır yaptığın, sevildiğin, kazandığın programında bir öğretmeni, uygulamaları eleştirir boyuttaki konuşmasını kesmeden verir bir de üzerine üç kez alkışlattırırsan senin için de gereğini yaparlar. Özür dilemiş olman bile yetmez. Sevilmen, sevecen olman, “Polis çocuğu” olman da seni kurtarmaz, kurtaramaz.

Karizman çizilmiştir.

O çizik asla çıkmaz.

Bu devletin ekmeğini yiyorsan!

Yediğin ekmek, kazançların üzerinden verdiğin yüksek vergiler sonrası kalanlarla alınmış bile olsa, yapılan yollar sayesinde o ekmeği yiyorsun. Nankör olmayacak, haddini bileceksin.

Bu devlet vatandaşın ekmeğini yiyorsa!

Yese de, demeyeceksin.

Haddini bilecek, itaat edeceksin.

Vatandaş olmanın gereği bu coğrafyada budur!

Bunun böyle olmasını sağlayan da sensin…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
89 gün önce
97 gün önce
120 gün önce
174 gün önce
342 gün önce
355 gün önce
363 gün önce
474 gün önce
506 gün önce
554 gün önce
614 gün önce
638 gün önce
656 gün önce
661 gün önce
698 gün önce
702 gün önce
722 gün önce
723 gün önce
736 gün önce
743 gün önce
746 gün önce
751 gün önce
754 gün önce
757 gün önce
759 gün önce
764 gün önce
771 gün önce
772 gün önce
773 gün önce
775 gün önce
778 gün önce
782 gün önce
796 gün önce
797 gün önce
803 gün önce
821 gün önce
828 gün önce
829 gün önce
831 gün önce
832 gün önce
834 gün önce
835 gün önce
836 gün önce
837 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
848 gün önce
849 gün önce
850 gün önce
852 gün önce
859 gün önce
862 gün önce
863 gün önce
866 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=