Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

YA HADDİNİ BİLECEKSİN

18 Ocak 2016, 16:12 - Okunma: 1882

Ya itaat edeceksin

Son dönemlerde tehdit değişik biçimlerde kullanılmaya başlandı. Yasal kurumların gücünü de arkasına alarak yapılan tehditler yetmiyor ki mafya türü örgütlenmeler ve onların temsilcileri ve yöneticileri de bu tehditlere katıldı.

“Oluk oluk kanlarınız akıtılacak”

“Kanlarında duş alacağız”

Yasal kurumların güçleriyle, anayasadan aldığı yetki ve sorumluluklarını bir tarafa bırakarak, anayasayı çiğneyerek yapılan tehditler için ne yapılabilir, henüz bilinmiyor.

Anayasa ve yasalar hiçe sayılarak yapılan hedef göstermeler, kurumları ve adalet sağlayıcıları yönlendirip göreve çağırmalar, insanları ceza, hapis, işten çıkarma gibi tehditlerle susturmaya çalışmalar neredeyse her gün karşılaştığımız konulardan oldu.

Yapılanları eleştiren, karşı çıkan veya bir şekliyle muhalefet eden her insan bu tür tehditlerin hedefi durumuna geldi.

Hedef gösterilenler hakkında soruşturmalar, gözaltına almalar, işiyle ilişkilerinin kesilmesi olanca hızıyla başladı. Arama kararları, yakalama emirleri ortalığa düştü.

Anayasada güvence altına alınan ifade özgürlüğü ayaklar altına alındı.

Vatandaş olarak görüş bildirmek, düşüncelerini basın yoluyla açıklamak, yapılanları eleştirmek, iktidara muhalefet etmek suç haline geldi, getirildi.

Neden sadece iktidarın uygulamalarını eleştirdin?

Neden karşı tarafı hiç suçlamadın?

Neden “terörist” demedin?

“Bunları söyleseydin sana karışmazdık” demek isteyen ifadelerle eleştirenleri hedef haline getiren, mahkemeleri ve ilgili kurumları göreve çağıran muktedirler kendilerini hiçbir şekilde dokunulmaz statüsü getirmeyi amaçlıyor.

Yaptıklarımız nedeniyle hiç kimseye hesap vermeyiz” diyerek dokunulmaz olduklarının altını kalın çizgilerle çizen muktedirler kendilerine destek olanlar dışındaki tüm insanlara istediği şekilde dokunabiliyor.

İfade özgürlüğü var ama iktidarı desteklediğin sürece.

Açıklayacak düşüncelerin muhalif olmayacak.

Açıklayacak düşüncelerin muktedirleri eleştirmeyecek.

Açıklayacağın düşünceler devletin uygulamalarının karşısında duranları eleştirecek

Böyle davrandığın sürece düşüncelerini açıklayabilir, basın yoluyla yayabilir, ifade özgürlüğünü sınırsızca kullanabilir hatta muhalifleri kullanacağın kelimeleri düşünmeden tehdit bile edebilirsin.

Kısaca haddini bileceksin!

Haddini bilmezsen bildirecek güçleri vardır.

Uygulamalardan memnun olmama hakkın elbette var.

Uygulamalar seni rahatsız da edebilir. Uygulamalar sonucu gördüğün zararlar da olabilir. Evini, iş yerini, topraklarını, hayvanlarını kaybetmiş olabilirsin.

Yakınlarının hayatını kaybetmiş olabilirsin. Söz konusu “vatansa” bunlar teferruattır. Karşılaştığın olumsuzluklar, kayıplarının “vatan” için olduğunu unutmayacak, boynunu bükecek, itaat edeceksin.

Teamüller “Milli” ise kayıpların konusunda itiraz etme hakkın ne yazık ki yok.

Devletin kuruluşunda yer almış olman, “Vatan”ın toprakları için atalarının kanını dökmüş olması, yaratılan ve sonrasında özelleştirilen “milli” değerler için ter dökmüş olmanın çok fazla bir önemi yoktur.

Bunları öne sürerek hak iddiasında bulunma lüksün de yoktur.

Vatani görevi yapmak ayrı, hak elde etmek ayrıdır. Haklı olmak için tek koşul iktidar olmaktır. İktidar olabilecek gücün yoksa yapman gereken itaat etmektir.

Yıllarını önce kendini en iyi şekilde eğitmek sonra da kendin dışındaki insanları yarınlara hazırlamak amacıyla eğitmek için harcamış bir akademisyen olabilirsin. Bu kariyerin sana, senin gibi düşünen diğer aydın ve akademisyenlere iktidarı eleştirme hakkını vermez. Hem de iktidarı eleştirirken, iktidarın uygulamalarına karşı çıkanları, uygulamalara direnenleri, uygulamalardan zarar görenleri,  “Teröristleri”, onları destekleyenleri hiç eleştirmeden, onlara tek laf söylemeden yapmışsan, haddini bilmemiş olursun.

“Suça ortak olmuyoruz” ne demek!

Sen açıkça iktidara “sen suçlusun” demek olmuyor mu?

Ayıp, çok ayıp!

Haddini bilmemiş, sınırlarını aşmış, hesap sormuşsan bedelini de ödemeye hazır olacak, ağlayıp sızlanmayacaksın.

Yıllardır yaptığın, sevildiğin, kazandığın programında bir öğretmeni, uygulamaları eleştirir boyuttaki konuşmasını kesmeden verir bir de üzerine üç kez alkışlattırırsan senin için de gereğini yaparlar. Özür dilemiş olman bile yetmez. Sevilmen, sevecen olman, “Polis çocuğu” olman da seni kurtarmaz, kurtaramaz.

Karizman çizilmiştir.

O çizik asla çıkmaz.

Bu devletin ekmeğini yiyorsan!

Yediğin ekmek, kazançların üzerinden verdiğin yüksek vergiler sonrası kalanlarla alınmış bile olsa, yapılan yollar sayesinde o ekmeği yiyorsun. Nankör olmayacak, haddini bileceksin.

Bu devlet vatandaşın ekmeğini yiyorsa!

Yese de, demeyeceksin.

Haddini bilecek, itaat edeceksin.

Vatandaş olmanın gereği bu coğrafyada budur!

Bunun böyle olmasını sağlayan da sensin…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=