Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HAKKINIZI HELAL EDİN!

19 Ocak 2016, 17:46 - Okunma: 2560

Medya o hale geldi ki, yapılanları mazur göstermek, gerçeklerin üzerini bayrakla örtmek, vahşeti saklamak için adeta yarışa girdiler. Gazete başlıkları bile ortak tasarlanıyor. Sanki tüm gazeteler bir yerde tasarlanıp, bir yerde basılıyor.

Televizyon kanalları birbirinden farksız bir şekilde kendilerine servis edilen görüntü ve haberleri sunuyor. Bölgeye gönderilen muhabirler polis eşliğinde hareket ediyor, kendilerine sunulanın dışında haber yapamıyor.

Son günlerde dikkatimi çeken ve haber olarak sunulan görüntülerden üçü o kadar bariz bir şekilde senaryolaştırılmıştı ki gülünemeyecek denli gülünçtü:

On metrelik alanda çocukları koşarak geçirirken gösteren video, gazetecilik açısından tam bir komediydi. Güya çocukları keskin nişancılardan koruyorlarmış! Bu nedenle askerler çocukları sırayla koşarak karşıya geçiriyorlar...

Gerçekten keskin nişancı varsa ve niyetleri o çocukları vurmaksa yüze yakın çocuktan en az birkaç tanesini geçiş sırasında mutlaka vururdu. Gerçekten çocukların vurulmaması için önlem alınacaksa böyle olmamalıydı. Geçilecek yere birkaç tane zırhlı araç koyar, o araçların korumasında geçirirsin çocukları. Komedi filmi çeker gibi çocukları koşturarak olmaz.

 Diğer taraftaki haber ise daha da ilginç ve yine gazetecilik açısından bakınca acınası bir durumda:

Sokağa çıkma yasağı olan bir yerde boş bir eve giren polis veya asker, evdeki erzakla çay yapıp içmiş.

Sonra da bunu içine sindiremediği ve vicdanı elvermediği için on lira ve bir not bırakmış. Haber medyada, “güvenlik güçlerinden göz yaşartıcı not” başlığıyla sunulmaktaydı.

“Çayınızı ve şekerinizi kullandık, gönül isterdi ki çayınızı rahatça beraber içelim, hakkınızı helal edin. Türkiye Cumhuriyeti!”

O bölgede asker ya da polis boş evlere kapıdan girmiyor. Tuzak olma ihtimali nedeniyle kapı yerine duvarları yıkarak içeri giriyor.

Sen boş bir eve duvarını yıkarak gireceksin. Ne amaçla girdiğin belli değil ama çay demleyip içecek kadar kalacaksın. Duvarlarını yıkmış, evi kullanılmaz hale getirmişsin. Evin sahipleri terk etmiş, belki de ölmüş, öldürülmüş. Çocukları savaş yüzünden psikolojileri bozulmuş. Adamlar aç sefil. Bunları düşündüğün yok. Çay ve şekeri kullandığın için vicdanın sızlayacak öyle mi?

Bıraktığın on lira ve not.

İmza, Türkiye Cumhuriyeti. Neden “bir polis, bir asker, Şaban, Ramazan” değil de Türkiye Cumhuriyeti. "Bozacının şahidi şıracı"...

Gazeteci kardeşim! Böyle basit senaryo olmaz. Biraz daha düşünerek, daha akılcı senaryolar yapsan da biz de kendimizle, aklımızla dalga geçildiğini düşünmesek...

O insanlar ki beyaz bayrak taşımaya mecbur.

O insanlar beyaz bayrakla bile ölüyor, beyaz bayrak ta kurtarmıyor.

Taybet ana tam 7 gün sokağın soğuk taşları üzerinde kaldı.

Miray bebek beyaz bayrağa, dedesine, nenesine rağmen vurulup öldürüldü.

Öldürülen insanlar toprağa kavuşamıyor, gömülemiyor, çürüyor.

Evler, iş yerleri, tarihi değerler yıkılıp yakılıyor, topraklar, çocuklar, gelecek, canlar alınıyor.

Çayla şekerin lafı mı olur!

Yapmayın, ayıptır!

Ve Cizre’deki operasyonda bir askerin Kuran-ı Kerim-i öperek başına koyduğu anlar.

Ayağında da galoş var.

Operasyon var, tanklarla. Her an teyakkuz durumu, evlere tuzak ihtimaliyle kapıdan bile girilmiyor. Duvarlar yıkılıyor. Eve giren askerin ayağında galoş!

Yerler tertemiz.

Güleyim mi?

“Galoş giyin” demişti Dilek Doğan. Giymemişler, öldürmüşlerdi.

Delirtmek mi istiyorsunuz?

Aklımızla bu kadar alay etmenin anlamı var mı?

Namaz kılarken başına isabet eden mermiyle ölen 70 yaşındaki Ömer Masul da Müslüman idi ve yeri geldiğinde evindeki Kuran-ı Kerim-i öpüp başına koyardı.

Bunlarla Taybet ananın 7 günlük sokakta bekletişini kapatabilir misin?

Miray bebenin mahzun ve kederli son bakışlarını gizleyebilir misin?

Sen sokağa çıkma yasaklarında yapılan hak ihlallerini yayınla. Sorumlularını bul. Yasa dışı davranışları teşhir et. Gerçekleri ortaya koy. Bir türlü yanına yaklaşamadıkları, yardım edemedikleri, ilk başlarda henüz sağ olan, kıpırdayan daha sonra kan kaybından ölen, müdahale, yardım edebilselerdi belki de yaşayacak olan, 7 gün analarını 7 metre öteden, çaresizce, ağlayarak seyretmek zorunda kalan, Taybet ananın evlatlarını teselli et!

Çatışma bölgesinden en az bin metre uzakta, evinde otururken başından vurulan ve gözünü kaybeden, öğretmen Mevlide Kettani’nin nasıl vurulduğunu anlat!

İstanbul’un göbeğinde, evleri olmadığı için sokakta yaşamak zorunda olan ailenin, donarak ölen bebekleri Aybüke’yi anlat!

Gazetecilik onurlu bir meslektir! Gerçekleri ortaya koymak için hayatlarını veren, risklere giren, bedel ödeyen gazeteciler gördük. Gerçekleri örtmeye çalışanları da...

Parayı tepenleri de gördük, para için kendisini satanları da...

Mevki karşılığında, büyüttüğü göbeğini kaşıyıp, jöleli saçlarını rüzgârda savurtarak, dün söylediklerini yalayanları da gördük, kafasına silah dayananları da...

Onurlarından ve meslek ilkelerinden taviz vermeden, gerçekleri tüm çıplaklığıyla yazıp bedelini ödeyenleri de gördük, sırf yaranmak için, güzel görünmek için, döverek öldürülenlerin arkasından küfredenleri de...

Gazeteci olmak zordur...

Gazeteci olmak akıl ister, sorumluluk ister, yürek ister, vicdan ister, insanlık ister...

Gazetecilik helallik almayı gerektirir...

Sahip olmadıklarınla bunu yapamazsın.

Yapmamalısın.

Simit bile satma.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
58 gün önce
176 gün önce
184 gün önce
207 gün önce
261 gün önce
429 gün önce
442 gün önce
450 gün önce
561 gün önce
593 gün önce
642 gün önce
701 gün önce
725 gün önce
744 gün önce
748 gün önce
785 gün önce
789 gün önce
809 gün önce
810 gün önce
823 gün önce
830 gün önce
833 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
844 gün önce
846 gün önce
851 gün önce
858 gün önce
859 gün önce
860 gün önce
862 gün önce
865 gün önce
869 gün önce
883 gün önce
884 gün önce
890 gün önce
908 gün önce
915 gün önce
916 gün önce
918 gün önce
919 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
925 gün önce
928 gün önce
935 gün önce
936 gün önce
937 gün önce
939 gün önce
946 gün önce
949 gün önce
950 gün önce
953 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=