Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

“SUÇA ORTAK OLMAYACAĞIZ”

20 Ocak 2016, 17:20 - Okunma: 2440

Bu durum tespitine katılmamak elde değil.

Tespit iki uçludur...

Hem ortada bir suç olduğunu, suç işlendiğini hem de işlenen suça karşı çıkmamanın, ses çıkarmamanın suça iştirak etmek olduğunu tespit ediyor.

Ortada bir suç var mı?

Bu yazı yazılırken kırk yedinci gününü bitirmek üzere olan Sur ilçesindeki sokağa çıkma yasağı ne kadar insani, ne kadar hak ihlali, ne kadar yasal?

Kırk yedi gün!

Açlık ve susuzluk içerisinde geçen, stresli, silah sesleri altında, ölüm korkusuyla geçen, elektriklerin olmadığı, beyaz bayrağa rağmen yaşam garantisinin olmadığı kırk yedi gün...

Elli civarında çocuk ölümü...

Dört yüze yaklaşan sivil ölümler...

Bir o kadar asker, polis ve korucu ölümü...

Sadece Sur ilçesinde on binden fazla olmak üzere toplamda otuz bin civarında kullanılmaz duruma gelen ev ve iş yeri...

Hurdaya dönen araç sayısı bilinmiyor...

Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşim yerlerinde kullanılmaz hale gelen alt yapı, kanalizasyon, su şebekesi, elektrik hatları ve yollar...

Sokağa çıkma yasakları nedeniyle aksayan eğitim sistemi... Çözümün üretilmemesi...

Her yönüyle aksayan yaşam...

Uygulamalardan doğrudan etkilenen üç milyon civarında nüfus... Dolaylı olarak etkilenen tüm vatandaşlar...

Cezaevlerindeki gazeteciler...

Düşüncelerini açıkladığı için suçlanan, soruşturma başlatılan, işten atılan, hedef gösterilen akademisyenler, aydınlar, öğrenciler...

Son on yılda 92 cezaevi yapılmasına rağmen, cezaevlerinde kapasitenin üzerinde yüz elli bin insan bulunması ve 200 adetten fazla cezaevinin yapılmasının planlanması...

Mahallelere kalekol yapımının planlanması...

Türkiye’nin neredeyse yıllık bütçesine yaklaşan ekonomik kayıp...

Ülkenin bir yıllık hâsılasının yok olması...

Komşu ülkelerle yaşanan sorunlar ve bu nedenle şimdilik kaydıyla yüz elli milyar doları geçen ekonomik kayıp... Bundan sonraki yıllara sirayet edecek kayıplar hariç...

Neresinden bakarsak bakalım, tutulacak yanı bulunmayan, her tarafı dökülen, çöküşü andıran ülke görüntüsü... “Bölücülüğe” karşı yapılan bölücülük... Toplumun her kesiminde, bir diğerine karşı yaratılan düşmanlık...

“Nereye gidiyoruz” dedirten uygulamalar...

Bu ülke, bu devlet, bu millet tarihinin en kötü zamanlarında bile yaşamamıştı, bu günlerde yaşananları.

Ortada “suç var mı?” sorusunu sordurmayacak durumdayız.

Ortak olup olmamaya gelince...

Maddi ve manevi kayıplar oldukça büyük...

Maddi kayıpların tekrar yerine koyulması, telafi edilmesi oldukça uzun süre ister.

Yaşananlar nedeniyle yaratılan toplumsal düşmanlıklar uzun sürse de telafi edilebilir, giderilebilir sorunlardandır.

Yaşananlar nedeniyle toplumda oluşan psikolojik yıpranma, özellikle çocukların yaşadığı travma da çözülmeyecek bir sorun değildir. Tüm yaralar sarılabilir. Acılar giderilebilir. Yaşananların yarattığı olumsuzluklar giderilebilir. Yıkılan ev ve iş yerleri yeniden yapılabilir.

Ancak insan kayıplarının yerine konması imkânsızdır.

Hepsinin hesabı verilir, alınır.

İnsan kayıplarının hesabını kim verecek?

Mazereti ne olursa olsun, gerekli ve zorunlu önlem alınmadığından, uygulamalar nedeniyle kaybedilen canların, bir daha geri gelmeyecek hayatların hesabını vermek zordur.

Görevi vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak olan devletin, gerekli önlemleri almaması, suçu olmayan insanları tahliye etmemesi nedeniyle yaşanan ölümlerden, geri getirilemeyecek can kayıplarından birinci derecede suçlu olması da kaçınılmazdır.

Aklı yetip olanları gerçekliği ile görebilen, yorumlayabilen, çığlıkları, ağıtları duyan, vicdanını kaybetmemiş,  her şeye rağmen ‘’ben insanın’’ diyebilenlerin de buna karşı çıkması, eleştirmesi, durmasını istemesi kadar doğal ve insani başka hiç bir şey olamaz.

Haksızlığa uğrayanın, ölenin, aç ve susuz kalanın, evleri yıkılanın kim olduğuna, diline, dinine, ırkına bakmadan insanlık dışı her şeye karşı çıkmak insan olmanın gereğidir.

Suça ortak olmak,  haksızlığa karşı sessiz kalmaktır.

Suça ortak olmak ölümlere karşı sessiz kalmaktır.

Suça ortak olmak haksızın yanında olmaktır.

Haksızlığa, adaletsizliğe, ikinci sınıf vatandaşlığa, ‘’ya itaat et ya öl’’ mantığına, her türlü şiddete karşıyız ve her zaman da karşı olacağız.

Susarak, gözlerimizi ve kulaklarımızı kapatarak Suç’a ortak olmayacağız.

Çünkü vatanımızı seviyoruz.

Çünkü halkımızı seviyoruz.

Çünkü İnsanları seviyoruz.

Çünkü İnsanız...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
58 gün önce
176 gün önce
184 gün önce
207 gün önce
261 gün önce
429 gün önce
442 gün önce
450 gün önce
561 gün önce
593 gün önce
642 gün önce
701 gün önce
725 gün önce
744 gün önce
748 gün önce
785 gün önce
789 gün önce
809 gün önce
810 gün önce
823 gün önce
830 gün önce
833 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
844 gün önce
846 gün önce
851 gün önce
858 gün önce
859 gün önce
860 gün önce
862 gün önce
865 gün önce
869 gün önce
883 gün önce
884 gün önce
890 gün önce
908 gün önce
915 gün önce
916 gün önce
918 gün önce
919 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
925 gün önce
928 gün önce
935 gün önce
936 gün önce
937 gün önce
939 gün önce
946 gün önce
949 gün önce
950 gün önce
953 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=