Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

ÇIKARIN VİCDANLARINIZI CEPLERİNİZDEN

27 Ocak 2016, 15:49 - Okunma: 2140

Müzikle büyüyen çocuklar

Ağıtla büyüyenlerden ayrıldı

Bölündük

Sokağa çıkma yasaklarının başlangıç günlerinde duyduğumuz ilk ölümlerde öfkeyle acımız birbirine girmiş, ağlamaklı çığlıklarımızla gökyüzünü kaplamıştık.

Üzerinden aylar geçti.

En uzun sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı Cizre ve Sur ilçelerinde yasaklar devam ediyor, ölümler de...

“Cizre’de iki çocuk daha…”

“Yaralı genç iki gündür ambulans bekliyor…”

“Dört gündür yaralı halde ambulans bekleyen genç, öldü…”

Aldığımız haberler, duyduğumuz ölümler karşısında hangi duygularımızla tepki vereceğimizi, hangi duygularımızı serbest bırakacağımızı şaşırdık.

Aynı gökyüzü altında yaşadığımız ve her gün “kardeşim” diyenlerin emri ve uygulamalarıyla, aynı gökyüzünün altında, bir tarafta rahat yataklar varken diğer tarafta acı var, ağıt var, gözyaşı var, yıkım var…

Bugünü bize emanet edip yarını bizden isteyecek olan çocuklarımız, ham meyvelerimiz, umutlarımız, geleceğimiz, teker teker yok ediliyor, tetikleri düşüren vicdansız parmakların gizli yüzlerince. Nasıl bir vicdan, nasıl bir insanlıktır, anlamak mümkün değil.

“O çocukların ölümüne neden olanların, çocukları hedef alıp tetik düşürenlerin kendi çocukları var mıdır?” diye düşünüyorum...

“Tetik düşürdüğünde namluyu terk eden merminin dönerek ve hızla gidip, körpecik bedene acımasızca saplandığını, etini paramparça ettiğini, kanını döktüğünü, acıttığını, içindeki yaşam ışığını söndürdüğünü düşünür mü?” diye düşünüyorum.

“Kendisine verilen hedefler içerisinde çocuklar, siviller, analar var mıdır?” diye düşünüyorum.

“Hedef belirleyen, görev emri veren ve yöneten yetkililer, amirler, yapılan her operasyon sonrası ölen çocukların hüzünlü bakan gözlerini, soğuk bedenlerini düşünüyorlar mıdır?” diye düşünüyorum.

Görev sonrası evlerine gidip kendi çocuklarına baktıklarında, okşadıklarında, sevdiklerinde, sarıldıklarında ölen çocuklar akıllarına geliyor mudur?

Aynı sonu kendi çocukları yaşasalar ne hissederler, nasıl davranırlar, canları acır mı? 

Aynı koşullarda kendi ailesi, kendisi, kardeşleri, yakınları yaşasaydı ne hissederlerdi, diye düşünüyorum...

Oyunlar oynaması gereken, okula gitmesi, arkadaşlarıyla şakalaşması, şeker yemesi gereken çocuklarımızın hayatlarını karartanlar, sebep olanlar, emir verenler, yetki verenler, destekleyip alkışlayanlar, hepinize soruyorum;

Empati yapmanız açısından.

Sizin çocuğunuzu birileri hedef gözeterek tetik düşürüp öldürseydi ne hissederdiniz?

Hissedeceğiniz onulmaz bir acıysa, bu acıyı neden başkalarına yaşatıyorsunuz?

Sadece size görev verildiği için mi?

İçinize yerleştirilen kin ve nefret tohumlarının da etkisi var mı?

Bir anayı nasıl vurur, sokakta yedi gün bekletirsiniz?

Hangi kin ve öfke sizlere, birini öldürdükten sonra araç arkasına bağlayarak sürükleme zevkini veriyor?

Hangi vicdani ve insani duygularla yapıyorsunuz?

Bir gün mutlaka gelecek olan barış sonrasında çocuklarını öldürdüğünüz ailelerin, anne ve babaların gözlerine nasıl bakacaksınız?

Onu da geçtim. İnançlarınız vardır mutlaka. İnançlarınız çerçevesinde, öldükten sonra, yaptıklarınızın hesabını nasıl vereceksiniz? Oralarda sizleri sorguya çekecek olanlar bizler gibi her şeye inanan, kanan, boyun eğenlerden değil, bilirsiniz.

Ne yalan geçermiş orada ne de kandırma…

Burada yapacağını yaptın, öldürdün, kırdın, yıktın, yaktın, gücün vardı, desteğin vardı, koruman vardı sana kaldı.

Ya inandığın öteki dünyada, sorguya gittiğinde ne yapacaksın?

Bu kısım inançlarınızla sizin aranızda...

Ben buradaki adalet kısmından bakıyorum.

İnsan vicdanı ve değerleri açısından bakıyorum.

Vicdanınızı arka cebinizdeki cüzdanlarınızdan çıkarın ve olması gereken yere koyun artık.

Yoklayın insani değerlerinizi.

Nasıl çıktınız insanlıktan?

Vicdanı olup insani değerlerine sahip çıkan hiç kimse, o tatlı, gülen gözleriyle masumca bakan körpecik bedenleriyle melekten farksız çocukları öldüremez. Mümkün değil.

İnsanın, insanım diyebilenlerin böyle bir şeyi yapabileceğine inanmıyorum, inanmak istemiyorum.

Yarın pişmanlık duyacağınız, pişman olduğunuzu söyleyeceğiniz, kendinizden nefret edeceğiniz bir şey yapmayın.

Sizi affedecek kimseler kalmayabilir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
27 gün önce
249 gün önce
262 gün önce
270 gün önce
382 gün önce
413 gün önce
462 gün önce
522 gün önce
545 gün önce
564 gün önce
568 gün önce
605 gün önce
609 gün önce
629 gün önce
630 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
653 gün önce
659 gün önce
661 gün önce
664 gün önce
666 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
680 gün önce
682 gün önce
685 gün önce
689 gün önce
704 gün önce
704 gün önce
711 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
736 gün önce
738 gün önce
739 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
743 gün önce
744 gün önce
745 gün önce
748 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
759 gün önce
766 gün önce
769 gün önce
771 gün önce
773 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=