Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

NE YAPMAK İSTİYORSUNUZ?

01 Şubat 2016, 17:42 - Okunma: 2170

Ne yapmamızı bekliyorsunuz?

Günlerdir düşünüyorum. Günlerdir içime sindiremedim. Derler ya “boşa koysam dolmuyor, doluya koysam almıyor/taşıyor” onun gibi bir durumdayım.

“Terörle mücadele” denilen ve iç savaş görüntüsünü çağrıştıran sokağa çıkma yasakları uygulamalarında evleri ve iş yerleri yakılıp yıkılan, evlerini, yuvalarını, doğup büyüdükleri, çocuklarını doğurup büyüttükleri yurtlarını terk etmeye zorlanan, yaşamları, tüm düzenleri bozulan, gidecek yerleri olmayan o insanları düşündüm günlerce.

Özellikle de “evlerinizi terk edin” anonsu sonrası.

Baba olarak düşünüyorum…

 Aileme, çocuklarıma ne diyeceğimi bilemeden, nereye, nasıl gideceğimi bilmeden, bundan sonra ne olacağını bilmeden, ne kadar süreceğini bilmeden, çaresiz kalmak nasıldır?

Çocuklarımın gözlerinin içine bakarak, onlara çaresizliğimi, ne yapacağımı bilemediğimi nasıl anlatabilirim?

Çocuklarımın gözlerine bakabilir miyim?

Ağır iş ve yaşam koşullarında zorla oluşturduğum evimizin eşyalarının tamamını alamadan, sadece acilen alabildiklerimizle, mahalleden uzaklaşıp dinlenmek üzere çöktüğümüz kaldırımda sigaramı yakıp çaresizliğimi içime gömerken, az sonra ne yapacağımı bilmeden, içime çektiğim her nefesin beni öldürmesini beklemekten başka ne düşünebilirim?

Bana sahip çıkması gerekenlerin, beni çaresiz bırakmaları karşısında ne düşünebilirim?

Beni çocuklarımın karşısında çaresiz bırakanlar hakkında ne düşünebilirim?

Ben olsaydım, resmini gördüğüm, ikisi kız dört çocuğu ve eşi etrafında, iki halı, üç yatak ve birkaç kolilik eşyasını yan taraf koymuş, kaldırıma oturmuş, gözlerinden çaresizlik akan, yıkılmış, ağladı ağlayacak o adamın yerinde ben olsaydım, ne yapardım?

Ne düşünürdüm, onun yerinde ben olsaydım…

Aklımdan geçen gün görmemiş küfürleri ağız dolusu boşaltır mıydım, beni, ailemi, çocuklarımı bu hale sokanlara?

Geleceğimi karartanlarla karşı karşıya gelsem, o an, gözlerinin içine bakıp ne yapardım acaba?

Düşündüm, çok ama çok ezildim ama tam olarak bulamadım çaresizliğin çaresini.

Vurulduktan sonra yedi gün sokakta bekletilen Taybet anayı düşündüm. Vurulduktan sonra yedi gün bekletilen, bekletildiği için ölen, öldükten sonra bile cenazesinin alınmasına müsaade edilmeyen Taybet ananın oğlunu düşündüm.

Annesi vurulduktan sonra cenazesini alana kadar geçen yedi gün için yazdıklarını okuduktan sonra, onun neler hissedebileceğini düşündüm.

“Annem sokağın ortasında kaldı öylece önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı… Kimi aramadık ki vekilleri, kaymakamı, valiyi, dedik çeksinler şu kargaları öldü ölmesine de cenazemizi alalım… Annem ne hissetti acaba, canı çok yandı, yanmıştır… Biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi, binlerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi…

Annem tamı tamına 7 gün sokakta kaldı… Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orada yattı biz 150 metre ilerisinde öldük… Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlette bize 7 günde bunu yaptı. 7 gün tam 7 gün annenizin cenazesi sokak ortasında kalsın… İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor…”

Taybet ananın oğlu olsaydım, orada olsaydım, anam vurulmuş, biraz ötede öylece yatıyor, yanına gidemiyorum, yardım edemiyorum. Böyle bir çaresizliği yaşasaydım, yedi gün, aralıksız, ne düşünür, ne hissederdim?

Anama bunu reva görenler için, onun can çekişmesine sebep olanlar için, bizi çaresiz bırakanlar için ne düşünürdüm?

Beni, ailemi, anamı, babamı, çocuklarımı korumakla görevli olanlar, korumak zorunda olup da korumayan/koruyamayanlar için ne düşünürdüm?

İçim acıdı, canım yandı, gözlerim karardı, yine de Taybet ananın oğlu gibi hissedemedim. “İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor” diyor ya, o sözlerin içinde dünyanın ağırlığı var. Çok geldi, midem bulandı, acılarla kasıldım, ben onu taşıyamadım. Taybet ananın oğlu kadar olmadı acılarım.

Adına ne dersen de, operasyon, “teröristlerle” mücadele, iç savaş, hiç fark etmez.

Yaşanan kaos içerisinde yaşamları, gelecekleri kaybolmuş, çaresiz kalmış, yok olmak üzere olan insanların çektiği acıların ne denli büyük, ne denli acımasız olduğunu gördüm, düşündükçe.

Bu acılara ve geri dönülmez kayıplara neden olanlar ve sorumluları, bunca acıyı yaşattıkları insanların ne yapmasını bekliyorlar?

Acıları yaşattıktan, evlerinden, yurtlarından ettikten sonra bu insanların nasıl davranmasını bekliyorsunuz?

Onları sahipsiz ve çaresiz bırakanlar, onların size karşı ne hissetmesini bekliyorsunuz?

Hala sizi seveceklerine, sayacaklarına, sarılacaklarına inanıyor musunuz?

O insanların hâlâ insan kalmasını mı bekliyorsunuz?

İyi olmalarını mı bekliyorsunuz?

Ben düşündüm. Onlar gibi düşündüm. Onlar gibi acı çektiğimi düşündüm.

Onların yerine geçerek düşündüm. İyi olamadım. İnsan olamadım.

Telafisi mümkün olmayan, geri alınamayacak kayıpların dayanılmaz acılarıyla ve belirsizlik içerisinde yaşamanın zorluklarıyla mücadele etmek yerine tüm olumsuzlukları yok etmek üzere mücadele etmenin en doğrusu olduğuna karar verdim düşündükçe.

İçine ittikleri çaresizlikle mücadele etmek yerine, insana insan gibi yaşamayı çok görenlere, insana acı çektirenlere, insanın geleceğini yok edenlere, dönülmez kayıplar verdirenlere karşı mücadele edilmenin gerekli ve zorunlu olduğunu düşündüm.

Acılarına ve kayıplarına ortak insanlarla birlikte...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
27 gün önce
249 gün önce
262 gün önce
270 gün önce
382 gün önce
413 gün önce
462 gün önce
522 gün önce
545 gün önce
564 gün önce
568 gün önce
605 gün önce
609 gün önce
629 gün önce
630 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
653 gün önce
659 gün önce
661 gün önce
664 gün önce
666 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
680 gün önce
682 gün önce
685 gün önce
689 gün önce
704 gün önce
704 gün önce
711 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
736 gün önce
738 gün önce
739 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
743 gün önce
744 gün önce
745 gün önce
748 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
759 gün önce
766 gün önce
769 gün önce
771 gün önce
773 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=