Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

NE YAPMAK İSTİYORSUNUZ?

01 Şubat 2016, 17:42 - Okunma: 1844

Ne yapmamızı bekliyorsunuz?

Günlerdir düşünüyorum. Günlerdir içime sindiremedim. Derler ya “boşa koysam dolmuyor, doluya koysam almıyor/taşıyor” onun gibi bir durumdayım.

“Terörle mücadele” denilen ve iç savaş görüntüsünü çağrıştıran sokağa çıkma yasakları uygulamalarında evleri ve iş yerleri yakılıp yıkılan, evlerini, yuvalarını, doğup büyüdükleri, çocuklarını doğurup büyüttükleri yurtlarını terk etmeye zorlanan, yaşamları, tüm düzenleri bozulan, gidecek yerleri olmayan o insanları düşündüm günlerce.

Özellikle de “evlerinizi terk edin” anonsu sonrası.

Baba olarak düşünüyorum…

 Aileme, çocuklarıma ne diyeceğimi bilemeden, nereye, nasıl gideceğimi bilmeden, bundan sonra ne olacağını bilmeden, ne kadar süreceğini bilmeden, çaresiz kalmak nasıldır?

Çocuklarımın gözlerinin içine bakarak, onlara çaresizliğimi, ne yapacağımı bilemediğimi nasıl anlatabilirim?

Çocuklarımın gözlerine bakabilir miyim?

Ağır iş ve yaşam koşullarında zorla oluşturduğum evimizin eşyalarının tamamını alamadan, sadece acilen alabildiklerimizle, mahalleden uzaklaşıp dinlenmek üzere çöktüğümüz kaldırımda sigaramı yakıp çaresizliğimi içime gömerken, az sonra ne yapacağımı bilmeden, içime çektiğim her nefesin beni öldürmesini beklemekten başka ne düşünebilirim?

Bana sahip çıkması gerekenlerin, beni çaresiz bırakmaları karşısında ne düşünebilirim?

Beni çocuklarımın karşısında çaresiz bırakanlar hakkında ne düşünebilirim?

Ben olsaydım, resmini gördüğüm, ikisi kız dört çocuğu ve eşi etrafında, iki halı, üç yatak ve birkaç kolilik eşyasını yan taraf koymuş, kaldırıma oturmuş, gözlerinden çaresizlik akan, yıkılmış, ağladı ağlayacak o adamın yerinde ben olsaydım, ne yapardım?

Ne düşünürdüm, onun yerinde ben olsaydım…

Aklımdan geçen gün görmemiş küfürleri ağız dolusu boşaltır mıydım, beni, ailemi, çocuklarımı bu hale sokanlara?

Geleceğimi karartanlarla karşı karşıya gelsem, o an, gözlerinin içine bakıp ne yapardım acaba?

Düşündüm, çok ama çok ezildim ama tam olarak bulamadım çaresizliğin çaresini.

Vurulduktan sonra yedi gün sokakta bekletilen Taybet anayı düşündüm. Vurulduktan sonra yedi gün bekletilen, bekletildiği için ölen, öldükten sonra bile cenazesinin alınmasına müsaade edilmeyen Taybet ananın oğlunu düşündüm.

Annesi vurulduktan sonra cenazesini alana kadar geçen yedi gün için yazdıklarını okuduktan sonra, onun neler hissedebileceğini düşündüm.

“Annem sokağın ortasında kaldı öylece önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı… Kimi aramadık ki vekilleri, kaymakamı, valiyi, dedik çeksinler şu kargaları öldü ölmesine de cenazemizi alalım… Annem ne hissetti acaba, canı çok yandı, yanmıştır… Biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi, binlerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi…

Annem tamı tamına 7 gün sokakta kaldı… Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orada yattı biz 150 metre ilerisinde öldük… Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlette bize 7 günde bunu yaptı. 7 gün tam 7 gün annenizin cenazesi sokak ortasında kalsın… İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor…”

Taybet ananın oğlu olsaydım, orada olsaydım, anam vurulmuş, biraz ötede öylece yatıyor, yanına gidemiyorum, yardım edemiyorum. Böyle bir çaresizliği yaşasaydım, yedi gün, aralıksız, ne düşünür, ne hissederdim?

Anama bunu reva görenler için, onun can çekişmesine sebep olanlar için, bizi çaresiz bırakanlar için ne düşünürdüm?

Beni, ailemi, anamı, babamı, çocuklarımı korumakla görevli olanlar, korumak zorunda olup da korumayan/koruyamayanlar için ne düşünürdüm?

İçim acıdı, canım yandı, gözlerim karardı, yine de Taybet ananın oğlu gibi hissedemedim. “İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor” diyor ya, o sözlerin içinde dünyanın ağırlığı var. Çok geldi, midem bulandı, acılarla kasıldım, ben onu taşıyamadım. Taybet ananın oğlu kadar olmadı acılarım.

Adına ne dersen de, operasyon, “teröristlerle” mücadele, iç savaş, hiç fark etmez.

Yaşanan kaos içerisinde yaşamları, gelecekleri kaybolmuş, çaresiz kalmış, yok olmak üzere olan insanların çektiği acıların ne denli büyük, ne denli acımasız olduğunu gördüm, düşündükçe.

Bu acılara ve geri dönülmez kayıplara neden olanlar ve sorumluları, bunca acıyı yaşattıkları insanların ne yapmasını bekliyorlar?

Acıları yaşattıktan, evlerinden, yurtlarından ettikten sonra bu insanların nasıl davranmasını bekliyorsunuz?

Onları sahipsiz ve çaresiz bırakanlar, onların size karşı ne hissetmesini bekliyorsunuz?

Hala sizi seveceklerine, sayacaklarına, sarılacaklarına inanıyor musunuz?

O insanların hâlâ insan kalmasını mı bekliyorsunuz?

İyi olmalarını mı bekliyorsunuz?

Ben düşündüm. Onlar gibi düşündüm. Onlar gibi acı çektiğimi düşündüm.

Onların yerine geçerek düşündüm. İyi olamadım. İnsan olamadım.

Telafisi mümkün olmayan, geri alınamayacak kayıpların dayanılmaz acılarıyla ve belirsizlik içerisinde yaşamanın zorluklarıyla mücadele etmek yerine tüm olumsuzlukları yok etmek üzere mücadele etmenin en doğrusu olduğuna karar verdim düşündükçe.

İçine ittikleri çaresizlikle mücadele etmek yerine, insana insan gibi yaşamayı çok görenlere, insana acı çektirenlere, insanın geleceğini yok edenlere, dönülmez kayıplar verdirenlere karşı mücadele edilmenin gerekli ve zorunlu olduğunu düşündüm.

Acılarına ve kayıplarına ortak insanlarla birlikte...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=