Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

TERÖRİST KİM? (2)

14 Şubat 2016, 16:27 - Okunma: 2303

PKK “terörist” örgüt…

Kurucusu Abdullah Öcalan, yıllarca kamuoyuna “bölücübaşı” ve “çocuk katili” olarak takdim edildi.

Çok önceleri başladığı söylenen görüşmeler bir yana, genel anlamda 2013 nevrozunda Abdullah Öcalan’ın kaleme aldığı bildirinin okunmasıyla başlayan ve adına Barış/Çözüm denilen süreçle birlikte Abdullah Öcalan’a bakışlar ve hakkındaki söylemler değişti. “Bölücübaşı” olarak sunulan kişi bir anda övgüler sunulan, değerli bir kişi oluverdi.

Öncesinde ”sayın” diyerek yapılan söylemler yargıya taşınıp büyük cezalarla karşı karşıya bıraktırılırken, bir anda devletin üst düzeylerindeki yetkililerce “sayın” denmeye başlandı.

- “Sizler, sözde, barışı, silahsız siyasi hareketi temsil ettiğiniz söylüyorsunuz ama barışta İmralı’nın bile gerisinde kaldınız. Bu coğrafyada 3 hedef vardı son dönemde: Erdoğan, İmralı, Barzani”

- Öcalan'ın kendisi için bir şey istemediğini savunan Akdoğan "Öcalan'ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi vardır. Sürecin geleceğini daha çok düşünen bir hassasiyeti yansıtıyor"

- "Ben Öcalan’ın süreci diğerlerinden daha doğru okuduğunu düşünüyorum. Suriye’de vesaire birçok ülkede farklı aşamalardan geçti. Onlarca yıldır bu işlerin içinde olduğu için farklı bir bakış açısı da vardır. Olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi vardır. Dikkat ederseniz onun verdiği mesajlar diğerlerinin verdiği mesajlara göre sürecin geleceğini daha çok düşünen bir hassasiyeti yansıtıyor"

Başbakan Yardımcısı, Hükümet Sözcüsü gibi devletin önemli kademelerinde görev yapanlarca söylenmiş bu sözlerin muhatabı, “terör” örgütü olarak sunulan PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan.

“Terör” örgütünün liderine övgü ne anlama gelir?

Örgüt “terörist” ise kurucusu ve lideri olan şahıs nedir?

“Terörist” tanımı nasıl ve hangi ölçülerle yapılıyor?

PKK kendisini Kürt halkı adına hareket eden, Kürt halkının özlem ve talepleri için mücadele eden örgüt olarak tarif ediyor. 

Devlet ise “terörist” olarak tarif ediyor.

Devlet her ne kadar “terörist” dese de örgütle görüşmelerde bulunarak bir anlamda meşruluğunu tescil ediyor.

En üst düzeyde görevlilerle görüşmeleri sürdürüyor. Liderine övgüler yağdırıyor.

Bizlere de bunu şaşkınlıkla izlemek düşüyor.

Örgüte “terörist” de. İstediğinde üst düzeydeki yöneticilerinle görüşmelerde bulun. Örgütün liderini göklere çıkar. Örgütün bir takım faaliyetleri karşısında yerel yöneticilerine “göz yummalarını” söyle, istemediğinde ise savaş ilan et, yak, yık, öldür!

“Aklımızla alay etmek” bu olsa gerek.

Devlet olarak “Terörist” dediğin örgütün yöneticilerle birebir görüşmelerde bulunabiliyorsun. Görüşmeler sürdüğünde örgütün “terörist” olması çok önemli olmuyor.

Görüşmeler bittiğinde, tıkandığında veya istediklerin olmadığında/istediklerine ulaşamadığında etiketi öne çıkarıp kendini aklayabiliyorsun!

Bu PKK için de PYD için de böyle oldu.

Gerek İmralı gerekse aracılar eşliğinde Kandil ile görüşmelerin yapıldığını artık bilmeyen kalmadı.

PYD Eş Başkanı Salih Müslim ile defalarca yapılan görüşmeler, davet etmeler de gizli değildi.

Bu görüşmeler yapılırken bu örgütlerin etiketi neydi?

Şimdi ne oldu?

Örgütlerin uluslar arası standartlarda “terörist” olup olmaması önemli değildi.

Önemli olan, çıkarlara ne kadar uygun olup olmadığı, söylenenlere/istenenlere ne kadar uyup uymadığıydı.

Çıkarlar çok büyük olmalıydı.

Pazarlıklar çok büyük olmalıydı.

“Teröristlerle pazarlık yapılmaz” deniyordu ama görüşmeler üst düzeyde yapılıyordu. Görüşmelerde konu neydi? Sadece teslim olmaları mı isteniyordu?

İki yıl süren İmralı görüşmeleri, harcanan saatler, Kandile gönderilen mektuplar ve cevapları, İmralı görüşmeleri sonucu, görüşmelere katılanların hükümet yetkilileriyle görüşmelerinde içerik neydi?

Pazarlık yoksa iki yıl ne konuşuldu?

PYD Eş Başkanı Salih Müslim, defalarca Ankara’ya davet edildi. Dışişleri bakanı ve Yetkilileri ile saatlerce görüşmelere katıldı. PYD üst düzey yöneticileriyle defalarca görüşmeler yapıldı. Bu görüşmelerin içerikleri neydi?

PKK’dan ne istendi?

PYD’den ne istendi?

İkisi de “terörist” olarak görülmesine rağmen, hiç kimsenin bu örgütlerle görüşmeleri istenmezken, resmi düzeyde görüşme neden yapıldı?

Bu görüşmelerde pazarlık yapılmadıysa ne konuşuldu?

Bir örgütü, partiyi, gurubu “terörist” olarak ilan ediyor/görüyorsan onunla hiçbir şekilde görüşmemen gerekir. Görüşüyorsan kuşku duyma hakkımı kullanırım.

ABD, PYD için “stratejik ortak” nitelemesi yapıyorsa elbette kendi çıkarlarını düşünerek, kendisi için planladıklarını gerçekleştirmek için yapıyor.

 PYD’ye aşık olduğu, sevdiği veya değer verdiği için değil, PYD’nin askeri gücü olan YPG’yi kullanmak için. Bu karşılıklı çıkarların çakışmasıyla mümkündür.

ABD’nin PYD’yi “terörist” olarak ilan etmemesi elbette diğer “stratejik ortak” olarak Türkiye’yi incitebilir. Bu, çıkarların çelişmesi durumudur.

Global sermayenin en güçlü temsilcisi olan ABD, birilerine yanaşıyorsa, bu sen de olsan, sadece kendisi ve temsil ettiği global sermayenin çıkarları içindir. Bu tür ilişkilerde duygusallık yoktur, sevgi yoktur.

Sadece çıkarlar vardır.  Para vardır. Rant vardır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
27 gün önce
249 gün önce
262 gün önce
270 gün önce
382 gün önce
413 gün önce
462 gün önce
522 gün önce
545 gün önce
564 gün önce
568 gün önce
605 gün önce
609 gün önce
629 gün önce
630 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
653 gün önce
659 gün önce
661 gün önce
664 gün önce
666 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
680 gün önce
682 gün önce
685 gün önce
689 gün önce
704 gün önce
711 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
736 gün önce
738 gün önce
739 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
743 gün önce
744 gün önce
745 gün önce
748 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
759 gün önce
766 gün önce
769 gün önce
771 gün önce
773 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=