Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

“ZEK” SORUN MUDUR?

02 Mart 2016, 09:12 - Okunma: 2813

Aziz Nesin, İlhan Selçuk ve Müjdat Gezen ile birlikte, İzmir/Torba da katıldıkları panelde sorulan “Nasreddin Hocanın torunları olarak çok zeki bir milletiz, değil mi?” sorusuna karşılık “% 60’ı aptaldır” diye cevaplandırır.

Panel sonrası Müjdat Gezen’in “abi, neden % 60, neden böyle söyledin?” diye sormasına karşılık ise, “aslında % 92 diyecektim ama dilim varmadı” diyerek cevaplar.

O günlerde 1980 anayasası referanduma sunulmuş ve % 92 ol almıştı.

Aziz Nesin’in tepkisi, cunta anayasasının % 92 oy almasına karşılıktı.

“Halkın % 60’ı aptaldır” sözünü hakaret sayanların açtığı mahkemeden beraat etmiş, beraat sonrası da “mahkeme sözlerimi tasdik etti” demişti.

Bu olayı bana hatırlatan ise bugün gördüğüm bir haberdi.

Yazar Seray Şahiner, 14 Ağustos 2014 tarihinde “Buraları eskiden hep düz liseydi” başlıklı yazısında (yazının tamamı aşağıdaki linktedir) geçen “Üstün zekasına daha önceki tapelerden şahit olduğumuz Bilal Erdoğan” ifadesi nedeniyle hakkında dava açılmış, iddianamede, “yazılanların Erdoğan’ın zekâsını alaya alan, aşağılayıcı, küçültücü ve eleştiri sınırlarını aşan bir ifade olduğunu, bu nedenle de yazarın hakaret ettiği” yazılıydı.

Dava sonuçlandı ve yazar Seray Şahiner, “Bilal Erdoğan’a eleştiri sınırlarını aşarak hakaret ettiği” gerekçesiyle 2.610 TL para cezası verilmesine hükmedildi.

Mahkeme kararını vermiş ve “hakaret vardır” demiş.

Bu hükmü tartışarak değiştiremeyeceğimize göre, yazıda hakaret olup olmadığı konusunda yoruma gerek yok. Her okuyucu kendisine göre değerlendirme yapabilir.

Cumhurbaşkanının oğlu olması elbette kendisi hakkında çok dikkat etmesini gerektirir. Hakkında çıkabilecek olumsuz haberlerin oluşmaması için elinden geleni yapmalı, hatta ortada hiç gözükmemelidir.

Eski Cumhurbaşkanlarından Ahmet Necdet Sezer’in bizzat kendisi, eşi ve çocukları bu konuda dikkat ve ihtimam gösteren ender kişilerdendi.

Bugün, Ahmet Necdet Sezer’in çocuklarının ismini sayacak veya kaç çocuğunun olduğunu bilecek insan sayısının düşünülenden çok daha az olduğunu bilmemek mümkün değil.

Gerek devleti gerekse halkı ilgilendirmeyen özel yaşamlarına, haddinden fazla özen göstererek, gözlerden uzak durmayı başaran Sezer ailesini yürekten kutlayarak asıl konumuza dönmek istiyorum.

Aziz Nesin’in söylediği gibi halkın % 60’ı aptal olması mümkün mü? Elbette değil.

Aziz Nesin’in bu değerlendirmesi, sadece 1980 askeri anayasasının % 92 gibi çok yüksek oyla kabul edilmiş olmasına duyduğu tepkinin yansımasıdır, öfkedir.

Çoğu zaman “salaklık” kavramıyla karıştırılan “aptal” olma durumunun, bilinenin aksine, zeka ile alakası yoktur.

“Aptal” olarak ortaya koyduğumuz/değerlendirdiğimiz insanların çoğu, düşünemediğimiz kadar zeki insanlardır. Onlar/Aptal olarak nitelediklerimiz, iyi niyetli ve karşısındakinden “art niyet” beklemeyen insanlar olması nedeniyle çabuk kanabilir/kandırılabilir kişilerdir.

Kolay kandırılmaları/kandırılmaya müsait olmaları aptallıklarından değil, iyi niyetlerinin suiistimal edilmelerinden kaynaklıdır.

Zeki olmaya gelince… Zekâ, “beynin öğrenme, anlama, soyut düşünme, sebeplendirme, planlama, problem çözme gibi zihinsel işlevlerine verilen isim”  olarak adlandırılabilir. Kelime olarak çok geniş anlamda kullanılsa da psikologlar tarafından yaratıcılık, kişilik, karakter, bilgi ve akıl gibi değişik kategorilere ayrılmıştır.

Zeka için bir çok ön gereksinim ve etken vardır.

Kişinin zekâ seviyesinin iyi olması için, anne ve babasının hastalıksız, iyi ve dengeli beslenmiş, sorunları, stres ve sıkıntıları olmayan kişiler olması zorunluluktur.

Hatta sadece anne ve babanın değil, geçmiş kuşakların da bu tür hususlarda iyi durumda olmaları gerekmektedir. Geçmiş kuşaklarda, anne ve babada mevcut olumsuzluklar DNA yoluyla çocuğa da geçeceğinden, zeka düzeyini de belirleyecektir.

Gerek geçmiş kuşaklar gerekse anne ve babanın taşıdığı tüm olumlu özellikler de çocuğa olumlu olarak yansıyacaktır.

Dolayısıyla, zekâ kişiye Allah vergisi olmayıp, anne, baba ve geçmişten gelen olumlu birikimlerin çocukta oluşturduğu olumlu yansımalar sonucu ortaya çıkan/oluşan bir sonuçtur. Bu sonuçlardan yola çıktığımızda, kişinin geçmişinden aldığı olumlu/olumsuz birikimleri sonucu oluşan zekâsıyla övünmenin veya üzülmenin bir anlamının olmadığı sonucuna da varabiliriz.

Zekâ seviyesinin mahkemeye düşmesi ise bizim gibi aşağılık komplekslerine, kendisinin iradesine ait olmayan özelliklerinden dolayı övünmek/utanmak gibi bir yapıya sahip toplumlarda olabilecek bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

Hiçbir mahkemenin kişilerin zekâsını ölçebilecek yetki ve birikime sahip olmadığı bir tarafa, yeterli zekâya sahip birisinin, kendisinde bulunan zeka nedeniyle hakarete uğrayamayacağı da açık bir gerçekliktir.

“Üstün zekalı” veya “Geri zekalı” ifadeleri, hakaret olmaktan uzak, hakaret olamayacak ifadeler olup, hakaret olabilmesi için tek koşul, söylenen kişinin kendisini hissettiği durumdur. Söyleyen değil söylenenin duygusal tepkisiyle hakaret olur ya da olmaz.

Birilerinin bu ifadelerle bana hitap etmesi beni söylediği konuma getirmez.

Bu konuma beni getirecek tek güç, bizzat ve sadece kendim olduğumdan, söyleyenin kullandığı ifadeler benim için önem taşımaz/taşıyamaz.

Kendisine güvenen hiç kimse kendisini başkalarının ifadeleriyle belirlemez.

Zeki olmak, onu saklamayı gerektirir. Zekasını ortaya serenler/sermeye çalışanlar aslında zeki olmayıp zeki gibi görünmek isteyenlerdir.

Aziz Nesin ustanın bir sözüyle konuya son cevabı vermek istiyorum. “Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
94 gün önce
102 gün önce
125 gün önce
179 gün önce
347 gün önce
360 gün önce
368 gün önce
479 gün önce
511 gün önce
560 gün önce
619 gün önce
643 gün önce
661 gün önce
666 gün önce
703 gün önce
707 gün önce
727 gün önce
728 gün önce
741 gün önce
748 gün önce
751 gün önce
756 gün önce
759 gün önce
762 gün önce
764 gün önce
769 gün önce
776 gün önce
777 gün önce
778 gün önce
780 gün önce
783 gün önce
787 gün önce
801 gün önce
802 gün önce
808 gün önce
826 gün önce
833 gün önce
834 gün önce
836 gün önce
837 gün önce
839 gün önce
840 gün önce
841 gün önce
842 gün önce
843 gün önce
846 gün önce
853 gün önce
854 gün önce
855 gün önce
857 gün önce
864 gün önce
867 gün önce
868 gün önce
871 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=