Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

“ZEK” SORUN MUDUR?

02 Mart 2016, 09:12 - Okunma: 2277

Aziz Nesin, İlhan Selçuk ve Müjdat Gezen ile birlikte, İzmir/Torba da katıldıkları panelde sorulan “Nasreddin Hocanın torunları olarak çok zeki bir milletiz, değil mi?” sorusuna karşılık “% 60’ı aptaldır” diye cevaplandırır.

Panel sonrası Müjdat Gezen’in “abi, neden % 60, neden böyle söyledin?” diye sormasına karşılık ise, “aslında % 92 diyecektim ama dilim varmadı” diyerek cevaplar.

O günlerde 1980 anayasası referanduma sunulmuş ve % 92 ol almıştı.

Aziz Nesin’in tepkisi, cunta anayasasının % 92 oy almasına karşılıktı.

“Halkın % 60’ı aptaldır” sözünü hakaret sayanların açtığı mahkemeden beraat etmiş, beraat sonrası da “mahkeme sözlerimi tasdik etti” demişti.

Bu olayı bana hatırlatan ise bugün gördüğüm bir haberdi.

Yazar Seray Şahiner, 14 Ağustos 2014 tarihinde “Buraları eskiden hep düz liseydi” başlıklı yazısında (yazının tamamı aşağıdaki linktedir) geçen “Üstün zekasına daha önceki tapelerden şahit olduğumuz Bilal Erdoğan” ifadesi nedeniyle hakkında dava açılmış, iddianamede, “yazılanların Erdoğan’ın zekâsını alaya alan, aşağılayıcı, küçültücü ve eleştiri sınırlarını aşan bir ifade olduğunu, bu nedenle de yazarın hakaret ettiği” yazılıydı.

Dava sonuçlandı ve yazar Seray Şahiner, “Bilal Erdoğan’a eleştiri sınırlarını aşarak hakaret ettiği” gerekçesiyle 2.610 TL para cezası verilmesine hükmedildi.

Mahkeme kararını vermiş ve “hakaret vardır” demiş.

Bu hükmü tartışarak değiştiremeyeceğimize göre, yazıda hakaret olup olmadığı konusunda yoruma gerek yok. Her okuyucu kendisine göre değerlendirme yapabilir.

Cumhurbaşkanının oğlu olması elbette kendisi hakkında çok dikkat etmesini gerektirir. Hakkında çıkabilecek olumsuz haberlerin oluşmaması için elinden geleni yapmalı, hatta ortada hiç gözükmemelidir.

Eski Cumhurbaşkanlarından Ahmet Necdet Sezer’in bizzat kendisi, eşi ve çocukları bu konuda dikkat ve ihtimam gösteren ender kişilerdendi.

Bugün, Ahmet Necdet Sezer’in çocuklarının ismini sayacak veya kaç çocuğunun olduğunu bilecek insan sayısının düşünülenden çok daha az olduğunu bilmemek mümkün değil.

Gerek devleti gerekse halkı ilgilendirmeyen özel yaşamlarına, haddinden fazla özen göstererek, gözlerden uzak durmayı başaran Sezer ailesini yürekten kutlayarak asıl konumuza dönmek istiyorum.

Aziz Nesin’in söylediği gibi halkın % 60’ı aptal olması mümkün mü? Elbette değil.

Aziz Nesin’in bu değerlendirmesi, sadece 1980 askeri anayasasının % 92 gibi çok yüksek oyla kabul edilmiş olmasına duyduğu tepkinin yansımasıdır, öfkedir.

Çoğu zaman “salaklık” kavramıyla karıştırılan “aptal” olma durumunun, bilinenin aksine, zeka ile alakası yoktur.

“Aptal” olarak ortaya koyduğumuz/değerlendirdiğimiz insanların çoğu, düşünemediğimiz kadar zeki insanlardır. Onlar/Aptal olarak nitelediklerimiz, iyi niyetli ve karşısındakinden “art niyet” beklemeyen insanlar olması nedeniyle çabuk kanabilir/kandırılabilir kişilerdir.

Kolay kandırılmaları/kandırılmaya müsait olmaları aptallıklarından değil, iyi niyetlerinin suiistimal edilmelerinden kaynaklıdır.

Zeki olmaya gelince… Zekâ, “beynin öğrenme, anlama, soyut düşünme, sebeplendirme, planlama, problem çözme gibi zihinsel işlevlerine verilen isim”  olarak adlandırılabilir. Kelime olarak çok geniş anlamda kullanılsa da psikologlar tarafından yaratıcılık, kişilik, karakter, bilgi ve akıl gibi değişik kategorilere ayrılmıştır.

Zeka için bir çok ön gereksinim ve etken vardır.

Kişinin zekâ seviyesinin iyi olması için, anne ve babasının hastalıksız, iyi ve dengeli beslenmiş, sorunları, stres ve sıkıntıları olmayan kişiler olması zorunluluktur.

Hatta sadece anne ve babanın değil, geçmiş kuşakların da bu tür hususlarda iyi durumda olmaları gerekmektedir. Geçmiş kuşaklarda, anne ve babada mevcut olumsuzluklar DNA yoluyla çocuğa da geçeceğinden, zeka düzeyini de belirleyecektir.

Gerek geçmiş kuşaklar gerekse anne ve babanın taşıdığı tüm olumlu özellikler de çocuğa olumlu olarak yansıyacaktır.

Dolayısıyla, zekâ kişiye Allah vergisi olmayıp, anne, baba ve geçmişten gelen olumlu birikimlerin çocukta oluşturduğu olumlu yansımalar sonucu ortaya çıkan/oluşan bir sonuçtur. Bu sonuçlardan yola çıktığımızda, kişinin geçmişinden aldığı olumlu/olumsuz birikimleri sonucu oluşan zekâsıyla övünmenin veya üzülmenin bir anlamının olmadığı sonucuna da varabiliriz.

Zekâ seviyesinin mahkemeye düşmesi ise bizim gibi aşağılık komplekslerine, kendisinin iradesine ait olmayan özelliklerinden dolayı övünmek/utanmak gibi bir yapıya sahip toplumlarda olabilecek bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

Hiçbir mahkemenin kişilerin zekâsını ölçebilecek yetki ve birikime sahip olmadığı bir tarafa, yeterli zekâya sahip birisinin, kendisinde bulunan zeka nedeniyle hakarete uğrayamayacağı da açık bir gerçekliktir.

“Üstün zekalı” veya “Geri zekalı” ifadeleri, hakaret olmaktan uzak, hakaret olamayacak ifadeler olup, hakaret olabilmesi için tek koşul, söylenen kişinin kendisini hissettiği durumdur. Söyleyen değil söylenenin duygusal tepkisiyle hakaret olur ya da olmaz.

Birilerinin bu ifadelerle bana hitap etmesi beni söylediği konuma getirmez.

Bu konuma beni getirecek tek güç, bizzat ve sadece kendim olduğumdan, söyleyenin kullandığı ifadeler benim için önem taşımaz/taşıyamaz.

Kendisine güvenen hiç kimse kendisini başkalarının ifadeleriyle belirlemez.

Zeki olmak, onu saklamayı gerektirir. Zekasını ortaya serenler/sermeye çalışanlar aslında zeki olmayıp zeki gibi görünmek isteyenlerdir.

Aziz Nesin ustanın bir sözüyle konuya son cevabı vermek istiyorum. “Hayat bir sınavsa eğer hiç uğraşma, adını yaz ve çık. Belki sınıfta kalırsın; ama adının altında bembeyaz bir sayfa bırakırsın”

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=