Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

KADIN OLMAK

04 Mart 2016, 16:17 - Okunma: 2337

 (Yazımı, 1957 tarihinde 129 Kadın emekçinin katledilmesinin yıldönümü olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe adıyorum)

 

Çilem Karabulut, 24 yaşında.

Sürekli şiddet uygulayan, en sonunda da fuhşa zorlayarak pazarlamaya çalışan 33 yaşındaki kocası Hasan Karabulut’u silahla öldürdü. Savcılığın, ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istemiyle hâkim karşısına çıkıyordu.

Adliyeye giderken/götürülürken giydiği tişört dikkati çekmişti. İngilizce “Dear past, Thanks for all the lessons” yazıyordu. “Sevgili geçmiş, verdiğin tüm dersler için teşekkür ederim” diyordu. Bundan daha uygun, içinde bulunduğu ortamı bu kadar güzel anlatabilecek başka bir yöntem olamazdı.

Çilem Karabulut, 9 kez, eşinden şiddet gördüğü gerekçesiyle koruma talep etmişti.

Öldürülen Hasan Karabulut’un adam yaralama ve uyuşturucu gibi suçlardan 19 ayrı sabıkası bulunuyordu. Çete lideri olarak aranıyordu. Polis, Çilem Karabulut’tan işbirliği ve yardım istedi. Çilem de yardımda bulundu ancak korkusunu da anlatarak koruma istedi. Polis, kendisinin korunacağını söyledi, ancak hiçbir şekilde korunmadı.

Olay gününe kadar, polisle işbirliği yapması nedeniyle çok korkuyor, bu korkusunu da “Azrail’i bekleyen ölü gibiydim” diyerek tarif ediyordu. Olay günü eşi geldi ve kendisine bavulunu hazırlamasını söyledi. Karşı çıkınca da şiddet gördü. Boğuşma sırasında eşinin silahını aldı ve ateşledi. Silah kullanmasını bilmediğinden silahı ateşlerken sadece kurtulmayı düşünüyordu.

Hasan Karabulut 4 ü öldürücü 7 kurşun yarası almıştı. Öldü.

Savcılık, meşru müdafaanın tartışılması gerek demesine rağmen iddianameyi “ağırlaştırılmış ömür boyu hapis” istemi temelinde hazırlamış, tahrik indirimi uygulanabileceğini de lütfen eklemiş. Savcılığın, iddianameyi hazırlarken, Çilem Karabulut’u, polisin, çete lideri olarak aranan eşinin yakalanması için işbirliğine zorlamasını, koruma talebine sözlü olarak “evet” demesine rağmen uygulamada olumlu yanıt vermemesini dikkate almamış görünüyor.

Çilem Karabulut, eşini öldürmeseydi, ya ölecekti ya da fuhuş batağının içinde yaşamaya çalışıyor olacaktı.

Çilem okyanustaki damlaydı. Ne ilk ne sondu. Koruma istedi, korunmadı. Yardım istedi, alamadı. Çilem kendisini savundu/savunmak istedi, direndi, eline geçen eşine ait silah geçti eline, tetiğe bastı, ne olacağını bilmeden/bilemeden. Onun yerinde olacak her insanın yapabileceğini yaptı.

2014 yılı içinde yüz binden fazla kadın aile içi şiddet görmüş, birçoğu koruma/yardım talep etmiş, alamamış, şiddet gören kadınlardan 281 kadın eşleri, sevgilileri veya diğer yakınları tarafından öldürülmüş. Tecavüze uğrayanlar içinde uğradığı tecavüzleri açıklayabilen/resmi kayda giren sayısı da azımsanmayacak boyutta.

2015 yılı içerisinde ilk on ayı temel alınarak yapılan araştırma, 284 kadının şiddet kurbanı olarak yaşamını kaybettiğini ortaya koyuyor. Aynı araştırma, resmi kayıtlara giren tecavüz sayısının en az 133 olduğunu gösteriyor.

Araştırma sonuçlarına göre verilen rakamlar kesin değil “en az” olarak veriliyor.

Geçmiş yıllara göre incelendiğinde ise öldürme ve tecavüz olaylarında her yıl artan sayılarla karşı karşıya kalıyoruz. Bu artışın kökenine baktığımızda ise, adaletin işleyişindeki aksaklık ve erkeklerin korunması/kayırılmasını görmekteyiz.

Özellikle tecavüz vakalarında, tecavüzcülerin “iyi hal” indiriminden yararlandırılmaları, bununla yetinmeyen adaletin, aşağılık tecavüzcülere, yasada öngörülen tüm indirimleri uygulaması sonucu neredeyse ceza verilmeyecek duruma getirmeleri, tecavüzcüleri azdırmakta, ceza anlamında korkusuz bir duruma gelmelerini sağlamaktadır.

Olaylara ve sonuçlarına baktığımda, şiddetten, taciz ve tecavüzden kurtulduğum için erkek olduğuma sevinmeli miyim yoksa utanmalı mıyım, karar vermekte zorlandım.

Özellikle aşağılık tecavüzcülerin hedefinde erkeklerin de olduğunu araştırmalardan öğrendikten sonra!

Tecavüz edenler yerine tecavüze uğrayanların suçlandığı gerek adalet gerekse toplumsal sistem içerisinde kadın olmanın zorluğu kadar, dürüst ve insan olan erkek olmanın zorluğunu da yaşıyoruz.

İnsan olmanın özelliklerini barındıran erkeklerin, elden gelenin azlığı, durdurmayı, engellemeyi başaramama, “erkek” olarak yaşananlardan sorumlu olmanın altında vicdanen ezilmek gibi bir zorluğu yaşar sadece.

Kadınlar ise, işkence, baskı ve zulüm uygulamaları içerisinde kalmak, cehennemi dünyada yaşamak, sahip olduğu vücudu istediği gibi kullanamamak, taşıdığı vücut nedeniyle saldırıya uğramak, iradesi dışında iğrenç muamelelere tabi olmak, köle gibi satılmak gibi, hayatını yaşayamamak gibi, zorlukla tarif edilemeyecek sıkıntılar içerisinde boğulmaktadır.

Baskı, şiddet, ezilme ve haksız insanlık dışı uygulamalara karşı çıkmadığı/çıkamadığı sürece cehennemin dibinde çığlıkları bile duyulmayan kadınlar, karşı çıktığında öldürülme riskini göze almak zorunda kalacağını iyi bilirler.

Sistem erkeği o kadar çok koruma altına alır ki kadın gördüğü baskı ve şiddeti ailesine bile söyleyemez.  Söylediği an aynı şiddet ve baskıyı onlardan da göreceğini iyi bilirler.

Kadın için ailesinden medet ummak, yardım almak gibi bir seçeneği de kapalıdır.

Öldürülen kadınlar büyük kısmı, şiddete karşı durmaya çalışan, şiddete dur demeye çalışan kadınlardır çoğunlukla.

Çilem gibi, gördüğü şiddetten kurtulmak için istemeden de olsa eşini öldüren biri olarak adalet karşısında, aşağılık bir tecavüzcü kadar değeri yoktur, ne yazık ki. Tecavüzcülere gösterilen yardım ve indirim uygulanmaz.

Tecavüz edilen kadındır, suçlanır, şiddet uygulayan erkektir, suçlanmaz.

Adaletin “erkek” olması sonuçları yönlendiren/belirleyen en önemli etkendir. Adalet, “erkek” olmaktan çıkıp “insan” olmaya başlamadan da bu sonuçları her zaman göreceğiz.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
27 gün önce
249 gün önce
262 gün önce
270 gün önce
382 gün önce
413 gün önce
462 gün önce
522 gün önce
545 gün önce
564 gün önce
568 gün önce
605 gün önce
609 gün önce
629 gün önce
630 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
653 gün önce
659 gün önce
661 gün önce
664 gün önce
666 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
680 gün önce
682 gün önce
689 gün önce
704 gün önce
704 gün önce
711 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
736 gün önce
738 gün önce
739 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
743 gün önce
744 gün önce
745 gün önce
748 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
759 gün önce
766 gün önce
769 gün önce
771 gün önce
773 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=