Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HAKARET

09 Mart 2016, 19:32 - Okunma: 1679

Hakaret nedir? Diye sordum kendime, haberleri izlerken, Cumhurbaşkanının konuşmasında çok rahat bir şekilde bazı kişiler için kullandığı “alçak” ifadesini dinlerken.
“Cumhurbaşkanı, herhangi birine istediği şekilde ifadelerde bulunabilir mi?” diye ikinci soru geldi, henüz birinci soruyu yanıtlayamadan. Hakaret etmek bir yetki midir? 
Böyle bir yetkisi var mıdır? “Sorumsuz” olması hakaret etmesine olanak sağlar mı?
Kendisi hakkında en ufak söylemleri bile hakaret kabul ederek dava açan bir makamın sorumlusu olan cumhurbaşkanı, söylemlerini bulunduğu makamın saygınlığına göre, makamın saygınlığını bozmadan yapmak zorunda değil midir?
19 aylık cumhurbaşkanlığı döneminde 1854 kişinin hakaretten yargılanması için adalet bakanlığınca izin verildiği bakan tarafından açıklandı. 
Bunlardan bir tanesi 13 yaşındaydı. Ancak, cumhurbaşkanının konuşmalarında, muhalif olan, yapılanları eleştiren ve karşı çıkan herkese karşı küçük düşürücü, alçaltıcı, hakaret içeren sözlerle hitap etmesi ne kadar doğrudur. 
Bulunduğu makamın saygınlığına ne kadar yakışır?
Yasalara ve anayasaya baktığımızda “sorumsuzluğun” göreviyle ilgili söz, eylem ve işlerle sınırlandırılmış olduğu açık bir şekilde belirlenmiş olduğunu görüyoruz.
Bu sorunsuzluk, belirlenen sınırlar içerisinde, görev süresi bittiğinde de devam ediyor.
Gerek yasalarda gerekse anayasada, “sorumsuz olma” durumunun, cumhurbaşkanlığının sembolik ve siyaset dışı görev olmasından kaynaklandığından, devleti temsil görevini ve tüm vatandaşlara eşit düzeyde ve tarafsız davranması gerekliliğini uygularken, görevlerinin doğası gereği sorumsuz olması sonucuna ulaşılmış. 
Günümüzdeki uygulamada tarafsızlığın ve yetkilerinin sembolik olmadığını görüyoruz. 
Yasal olarak olmasa da fiili olarak “başkan” statüsünde görev yaptığını, tarafsız olmadığını/olamayacağını bizzat kendisi söylemiştir.
Bu durumda “sorumsuz olma” durumu yine devam edebilir mi? Bilemiyorum. 
Yine kendi açıklamalarında “gerektiğinde mevzuatı bir tarafa bırakacaksınız” söylemiyle yasaların gerektiğinde uygulanmayabileceğinin zeminini sunarken, bir anlamda kendisinin de yasalara rağmen fiili başkanlık yapmasının önünü açıyordu. 
Gerektiğinde mevzuatların bir tarafa bırakıldığı ülkede yasalardan çözüm aramak ne kadar mantıklı olur, bilemediğimden, mantıksal çözümlemeler yaparak sonuca ulaşmayı denemenin daha uygun olacağına karar verdim.
Bu durumda, görevi dâhilinde veya görev dışı konuşmalarında “hakaret” kıstasları içerisine girecek kelimeler kullanır ise ne olur? Bu tür eylemler “sorumsuzluk durumu” içerisine girer mi?
Kendisine hakaret edilen vatandaş, hakaret etmesi nedeniyle cumhurbaşkanına dava açabilme hakkına sahip mi?
TCK’nın 125. Maddesi şöyle der; 
“Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır” Bulunduğu mevkii, dokunulmazlık ve anayasanın tanıdığı haklar nedeniyle dava açılabilmesi mümkün görünmüyor. 
Bu durum, hakaret fiilini yok saymayı gerektirmiyor. 
Hakaret yapılmış, fiili durum ortaya çıkmış, suç oluşmuştur ancak dava açılamaz. Çünkü hakkında sadece “vatana ihanet” nedeniyle dava açılabilir ki bunun için de milletvekili sayısının 3/4’ ü gerekiyor. 
Gerek anayasa gerekse yasalar, bir bölümü ile yoruma tabidir ve yasaları yorumlayan adalet çalışanları, aynı yasa hakkında farklı yorumda bulunabilmekte, farklı hükümler verebilmekteler. Bu nedenle, bir yasa için tek yorum ve hüküm yoktur.
Gerek anayasada gerekse yasalardaki belirlemelerde “görevi dâhilinde” ifadesinin dışında bir dokunulmazlık belirlenmediği görülüyor. Bu durumda cumhurbaşkanı göreviyle ilgili işlemlerde dokunulmazken, görev dışı yaptıklarında dokunulmaz olmuyor. 
Ancak, cumhurbaşkanlığı süresinde taşıdığı sıfat ve görevi gereği, devletin saygınlığı ve makamın önemi dikkate alınarak, kişisel suçlardan yargılanmasının mümkün olmadığı da kabul edilen bir gerçekliktir.
Cumhurbaşkanı olduğu sürece, konuştukları ve yaptıkları,  “sorumsuzluk” zırhının içine girmeyip suç teşkil etse de yargılanması, anayasaya ve devlet geleneklerine göre mümkün değildir. İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı yaptığı dönemde, hakkında İstanbul Devlet güvenlik mahkemesince açılmış olan 18 yolsuzluk dava dosyası da “dokunulmazlık” nedeniyle beklemededir.
Dolayısıyla, görevleri dışında, yasalara göre suç teşkil eden fiilleri nedeniyle yargılanması için görev süresinin dolması beklenecektir.
Sonuç olarak, cumhurbaşkanı da olsa hiç kimse makamın verdiği gücü yanlış şekillerde kullanamaz. Hiçbir yasada böyle bir yetki verilmemiştir. 
Özellikle cumhurbaşkanı, bugünkü mevcut anayasaya göre yemin ederek görevine başlamıştır. Anayasanın tüm maddeleri gibi, “yemin metni” de uyulması zorunlu anayasal metindir. Yemin metninde söylediği gibi, “Anayasaya, hukukun üstünlüğüne” bağlı kalacağı, “aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getireceği” konusunda yemin etmiştir. Hem yaptığı yemine hem de anayasaya uymak ve bağlı kalmak zorundadır.
Cumhurbaşkanlığı, siyasi bir görev değil, devleti tüm vatandaşlar ve kurumlar adına, tarafsız bir şekilde temsil etme görevidir.
Sadece muhalefet liderlerinden Kemal Kılıçdaroğlu için sarf ettiği “Kesinlikle girmemem gereken bir tartışma var. Ama karşımdaki kişinin cevap vermediğimi kendisinin haklı olduğunu düşünecek ve hatta buna inanacak kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için mecburen temas etmek zorundayım…” sözleri, tarafsız olmadığının kanıtıdır.
Milletvekili seçimlerinde yaptığı konuşmalarda da tarafsız olmadığını göstermişti.
Bu bağlamda baktığımızda, kendisinin de “ben tarafsız olamam” ifadesini görmezden gelsek de, hiçbir ayrıntıya girmeden, sadece “tarafsızlık ilkesi” temel alınarak, anayasayı ihlal ettiğini söyleyebiliriz. Yapılan aşağılayıcı ve hakaret içeren konuşmalar da anayasa ihlali sayılabilir.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=