Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HAKARET

09 Mart 2016, 19:32 - Okunma: 2548

Hakaret nedir? Diye sordum kendime, haberleri izlerken, Cumhurbaşkanının konuşmasında çok rahat bir şekilde bazı kişiler için kullandığı “alçak” ifadesini dinlerken.
“Cumhurbaşkanı, herhangi birine istediği şekilde ifadelerde bulunabilir mi?” diye ikinci soru geldi, henüz birinci soruyu yanıtlayamadan. Hakaret etmek bir yetki midir? 
Böyle bir yetkisi var mıdır? “Sorumsuz” olması hakaret etmesine olanak sağlar mı?
Kendisi hakkında en ufak söylemleri bile hakaret kabul ederek dava açan bir makamın sorumlusu olan cumhurbaşkanı, söylemlerini bulunduğu makamın saygınlığına göre, makamın saygınlığını bozmadan yapmak zorunda değil midir?
19 aylık cumhurbaşkanlığı döneminde 1854 kişinin hakaretten yargılanması için adalet bakanlığınca izin verildiği bakan tarafından açıklandı. 
Bunlardan bir tanesi 13 yaşındaydı. Ancak, cumhurbaşkanının konuşmalarında, muhalif olan, yapılanları eleştiren ve karşı çıkan herkese karşı küçük düşürücü, alçaltıcı, hakaret içeren sözlerle hitap etmesi ne kadar doğrudur. 
Bulunduğu makamın saygınlığına ne kadar yakışır?
Yasalara ve anayasaya baktığımızda “sorumsuzluğun” göreviyle ilgili söz, eylem ve işlerle sınırlandırılmış olduğu açık bir şekilde belirlenmiş olduğunu görüyoruz.
Bu sorunsuzluk, belirlenen sınırlar içerisinde, görev süresi bittiğinde de devam ediyor.
Gerek yasalarda gerekse anayasada, “sorumsuz olma” durumunun, cumhurbaşkanlığının sembolik ve siyaset dışı görev olmasından kaynaklandığından, devleti temsil görevini ve tüm vatandaşlara eşit düzeyde ve tarafsız davranması gerekliliğini uygularken, görevlerinin doğası gereği sorumsuz olması sonucuna ulaşılmış. 
Günümüzdeki uygulamada tarafsızlığın ve yetkilerinin sembolik olmadığını görüyoruz. 
Yasal olarak olmasa da fiili olarak “başkan” statüsünde görev yaptığını, tarafsız olmadığını/olamayacağını bizzat kendisi söylemiştir.
Bu durumda “sorumsuz olma” durumu yine devam edebilir mi? Bilemiyorum. 
Yine kendi açıklamalarında “gerektiğinde mevzuatı bir tarafa bırakacaksınız” söylemiyle yasaların gerektiğinde uygulanmayabileceğinin zeminini sunarken, bir anlamda kendisinin de yasalara rağmen fiili başkanlık yapmasının önünü açıyordu. 
Gerektiğinde mevzuatların bir tarafa bırakıldığı ülkede yasalardan çözüm aramak ne kadar mantıklı olur, bilemediğimden, mantıksal çözümlemeler yaparak sonuca ulaşmayı denemenin daha uygun olacağına karar verdim.
Bu durumda, görevi dâhilinde veya görev dışı konuşmalarında “hakaret” kıstasları içerisine girecek kelimeler kullanır ise ne olur? Bu tür eylemler “sorumsuzluk durumu” içerisine girer mi?
Kendisine hakaret edilen vatandaş, hakaret etmesi nedeniyle cumhurbaşkanına dava açabilme hakkına sahip mi?
TCK’nın 125. Maddesi şöyle der; 
“Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır” Bulunduğu mevkii, dokunulmazlık ve anayasanın tanıdığı haklar nedeniyle dava açılabilmesi mümkün görünmüyor. 
Bu durum, hakaret fiilini yok saymayı gerektirmiyor. 
Hakaret yapılmış, fiili durum ortaya çıkmış, suç oluşmuştur ancak dava açılamaz. Çünkü hakkında sadece “vatana ihanet” nedeniyle dava açılabilir ki bunun için de milletvekili sayısının 3/4’ ü gerekiyor. 
Gerek anayasa gerekse yasalar, bir bölümü ile yoruma tabidir ve yasaları yorumlayan adalet çalışanları, aynı yasa hakkında farklı yorumda bulunabilmekte, farklı hükümler verebilmekteler. Bu nedenle, bir yasa için tek yorum ve hüküm yoktur.
Gerek anayasada gerekse yasalardaki belirlemelerde “görevi dâhilinde” ifadesinin dışında bir dokunulmazlık belirlenmediği görülüyor. Bu durumda cumhurbaşkanı göreviyle ilgili işlemlerde dokunulmazken, görev dışı yaptıklarında dokunulmaz olmuyor. 
Ancak, cumhurbaşkanlığı süresinde taşıdığı sıfat ve görevi gereği, devletin saygınlığı ve makamın önemi dikkate alınarak, kişisel suçlardan yargılanmasının mümkün olmadığı da kabul edilen bir gerçekliktir.
Cumhurbaşkanı olduğu sürece, konuştukları ve yaptıkları,  “sorumsuzluk” zırhının içine girmeyip suç teşkil etse de yargılanması, anayasaya ve devlet geleneklerine göre mümkün değildir. İstanbul Büyükşehir belediye başkanlığı yaptığı dönemde, hakkında İstanbul Devlet güvenlik mahkemesince açılmış olan 18 yolsuzluk dava dosyası da “dokunulmazlık” nedeniyle beklemededir.
Dolayısıyla, görevleri dışında, yasalara göre suç teşkil eden fiilleri nedeniyle yargılanması için görev süresinin dolması beklenecektir.
Sonuç olarak, cumhurbaşkanı da olsa hiç kimse makamın verdiği gücü yanlış şekillerde kullanamaz. Hiçbir yasada böyle bir yetki verilmemiştir. 
Özellikle cumhurbaşkanı, bugünkü mevcut anayasaya göre yemin ederek görevine başlamıştır. Anayasanın tüm maddeleri gibi, “yemin metni” de uyulması zorunlu anayasal metindir. Yemin metninde söylediği gibi, “Anayasaya, hukukun üstünlüğüne” bağlı kalacağı, “aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getireceği” konusunda yemin etmiştir. Hem yaptığı yemine hem de anayasaya uymak ve bağlı kalmak zorundadır.
Cumhurbaşkanlığı, siyasi bir görev değil, devleti tüm vatandaşlar ve kurumlar adına, tarafsız bir şekilde temsil etme görevidir.
Sadece muhalefet liderlerinden Kemal Kılıçdaroğlu için sarf ettiği “Kesinlikle girmemem gereken bir tartışma var. Ama karşımdaki kişinin cevap vermediğimi kendisinin haklı olduğunu düşünecek ve hatta buna inanacak kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğim için mecburen temas etmek zorundayım…” sözleri, tarafsız olmadığının kanıtıdır.
Milletvekili seçimlerinde yaptığı konuşmalarda da tarafsız olmadığını göstermişti.
Bu bağlamda baktığımızda, kendisinin de “ben tarafsız olamam” ifadesini görmezden gelsek de, hiçbir ayrıntıya girmeden, sadece “tarafsızlık ilkesi” temel alınarak, anayasayı ihlal ettiğini söyleyebiliriz. Yapılan aşağılayıcı ve hakaret içeren konuşmalar da anayasa ihlali sayılabilir.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
44 gün önce
58 gün önce
176 gün önce
184 gün önce
207 gün önce
261 gün önce
429 gün önce
442 gün önce
450 gün önce
561 gün önce
593 gün önce
642 gün önce
701 gün önce
725 gün önce
744 gün önce
748 gün önce
785 gün önce
789 gün önce
809 gün önce
810 gün önce
823 gün önce
830 gün önce
833 gün önce
838 gün önce
841 gün önce
844 gün önce
846 gün önce
851 gün önce
858 gün önce
859 gün önce
862 gün önce
865 gün önce
869 gün önce
883 gün önce
884 gün önce
890 gün önce
908 gün önce
915 gün önce
916 gün önce
918 gün önce
919 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
925 gün önce
928 gün önce
935 gün önce
936 gün önce
937 gün önce
939 gün önce
946 gün önce
949 gün önce
950 gün önce
953 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=