Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

ROBOSKİ VE ADALET

11 Mart 2016, 17:21 - Okunma: 1855

Tarihler 28 Aralık 2011’i gösterdiğinde, gece yarısına doğru, TSK’ne ait savaş uçaklarınca atılan bombalar sonucunda 28 i aynı aileden, 34 kişi yaşamını yitirdi.

Ölenlerin yakınları kendi imkânlarıyla cenazeleri battaniyelere sararak, katırlar üzerinde, olay yerinden köylerine taşıdı.

O günden buyana ne dava açılabildi, ne sorumlular tespit edilebildi.

Roboski’de yakınlarını kaybedenlerin avukatlığını, herkesin tanıdığı, 28 Kasım 2015 tarihinde dört ayaklı minarenin gözleri önünde katledilen ve failleri bulunamayan Tahir Elçi üstlenmişti.

En son 7 Ocak 2016 tarihinde Genelkurmay askeri savcılığı, Tahir Elçi’nin yokluğunda takipsizlik kararı vermişti.

O gün, öldürülen 34 kişiyle birlikte vuruldu adalet, bir daha kalkamadı…

Uludere Belediye Başkanı Fehmi Yaman “Köylüler Irak'tan malzeme alıp geri geliyorlarmış. Dönerlerken önleri tutulmuş, köye gitmelerine izin vermemişler. Onlar geri dönüş yolundayken uçak bombalamış” diyerek anlatmıştı, olayı.

O gün de otorite haber alma özgürlüğü önünde engel olmuş, medya, genelkurmayın öğlen saatlerinde, resmi internet sitesinde olayı duyurana kadar bildiği halde haberi vermemişti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ise olayla ilgili ilk açıklamasında “Genelkurmay Başkanı ve komuta kademesine bu konudaki hassasiyeti nedeniyle medyaya rağmen teşekkür ediyorum” demişti.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik “Uludere bir operasyon kazasıdır” dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 3ay sonraki açıklamasında “Uludere'de kasıt yok” iddiasını sürdürdü.

Olaydan 2 gün sonra, 30 Aralık’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) ile İnsan Hakları ve Mazlumlar için Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) olay yerine gitmiş, incelemeleri sonrası “Hayatlarını kaybedenler mazot ve gıda maddeleri üzerinden sınır ticaretiyle uğraşıyordu. Sınır ticareti yıllardır Karakolun bilgisi dâhilinde yapılıyor. Özellikle son bir ayda karakol sınır ticaretine kolaylık ve müsamaha tanımış” açıklamasında bulunmuştu.

Bombardımanın gerçekleştiği bölgede inceleme yapan insan hakları örgütlerinin bir hafta sonra yazdığı raporda da olaydan sonra hiçbir resmi kurumun yaralıları ve cenazeleri almak için harekete geçmediği, bu gecikmenin bazı yaralıların kan kaybından veya donarak ölmelerine yol açtığı yer almıştı.

Olay sonrası Diyarbakır cumhuriyet savcılığınca, bombardımana değil, sınır ticareti nedeniyle soruşturma açılmış, Şırnak Valisi Vahdettin Özkan, Gülyazı Alay Komutan Vekili Albay Hüseyin Onur Güney'in görevden alınması için İçişleri Bakanlığı'na başvurmuş, 8 Ocak 2012’de Albay Güney açığa alınmıştı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nda Uludere Alt Komisyonu kuruldu, ilk toplantılarını 12 Ocak’ta yaptılar. 16 Şubat’ta da heron görüntülerini izlediler.

Heron görüntülerini izleyen insan hakları komisyonu üyesi CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir “Dehşete düşerek izledik. Çünkü olayın başından sonuna kadar her karesi, bu insanların kaçakçı olduklarını gösteriyor” dedi.

Meclis Uludere Alt Komisyon Başkanı olan AKP Ordu Milletvekili İhsan Şener, 34 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombardıman olayında Genelkurmay'ın talimat vermiş olabileceğini açıkladı.

İnsansız Hava Aracı (İHA) Filo Komutanlığı’nda “uçucu” olarak görev yapan ve olay günü İHA’yı kontrol eden Yüzbaşı Duran İspir, baştan itibaren görüntülerdeki kişilerin “kaçakçı olduğunu değerlendirdiğini” söyledi.

İspir, 27 Kasım 2013’te askeri savcılığa verdiği ifadede, görüntülerdeki kişilerin yol boyunca İHA alçak irtifada uçtuğundan sesini duymuş olmaları gerekirken düzenlerinde bir değişiklik olmadığını belirtti.

“Bu durum klasik terörist harekât tarzıyla uyuşmuyordu. Teröristler İHA sesi duyduklarında ya hareket etmeden beklerler ya da ısılarının algılanmasını engelleyecek yerlere saklanırlar” yaklaşan gruba top atışı yapılmasına da “geçmişteki tecrübelerime binaen güvenilir olmadığı, kötü sonuçlar doğurabileceği” gerekçesiyle karşı çıktığını ve bunu Filo Komutanı Binbaşı Şahin’le de paylaştığını söyleyen İspir “Nihayetinde bizden grubun lazerle işaretlenmesini istendi. İşaretlemeyi yaptım. Uçaklar taarruzlarını gerçekleştirdiler” dedi.

Genelkurmay askeri savcılığı davayla ilgili takipsizlik kararında “TSK personelinin bahsi geçen TBMM ve Bakanlar Kurulu kararları çerçevesinde kanunun emrini icra kapsamında kendilerine verilen görev gereklerini yerine getirdiklerini, görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştükleri dolayısıyla eylemleri hakkında kamu davası açılmasını gerektiren sebep bulunmadığı anlaşıldığından…” diyordu.

Adalet Bakanlığı, Roboski katliamıyla ilgili Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru kapsamında “Bakanlığımız olayın meydana gelmesinde etkili olan ‘kaçınılmaz hata’nın tespitinin yapıldığını belirtmek ister” ifadesi yer alıyordu.

Olayın tamamına baktığımızda gerek operasyon içerisinde bulunan tüm personel, gerekse olay sonrası konuyu araştıran herkes, ölen/öldürülen 34 kişinin tamamının kaçakçılık yapan yöre köylüleri olduğunu biliyorlar. Bu çok açık.

Hüseyin Çelik “bu bir operasyon kazasıdır”, Bülent Arınç “Olayda kasıt yok” Genelkurmay askeri savcılığı ise, “görevi yerine getirirken kaçınılmaz hataya düştük” diyerek, operasyonun TSK tarafından, emrin yerine getirilmesi anlamında, “kasıtsız” ve “kazaen” yapıldığını itiraf ediyorlar.

Adalet Bakanlığı ise, “olayın meydana gelmesinde etkili olan ‘kaçınılmaz hatanın tespitinin yapıldığını” belirtirken, “kaçınılmaz hata” olarak neyi tarif ettiği anlaşılmıyor.

Bu “kaçınılmaz hata” neydi? Henüz bilinmeyenlerden.

Ama bilinen, Roboski’de 34 kişi, TSK savaş uçakları tarafından, İHA’nın “insanların sivil olma ihtimalleri yüksek” diye uyarmasına rağmen, kendilerine sivil otoritenin verdiği emrin icrası kapsamında görevi yerine getirirken içerisine düştükleri “kaçınılmaz hata!” sonucu, yapılan bombardıman ile katledilmiş olduğudur…

Yargı buna karar versin ya da vermesin, sorumluları tespit edilip yargılansın ya da yargılanmasın, insanım diyenlerin vicdanlarında hüküm çoktan verilmiş, yargılama bitmiştir...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=