Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

YÜZYILIN EN AHLAKSIZ TERÖRÜ VE TERÖRLE MÜCADELESİ

13 Mart 2016, 14:50 - Okunma: 1864

Öğrencilik yıllarımın popüler genç İslamcı yazarlarından biriydi. Türkiye’nin ve Ortadoğunun güncel siyasal tarihine ilişkin çeşitli eserleri oldu. Milli Gazete, Yeni Şafak, Zaman, Star, Meydan, Belde gazetelerinde , Hilal TV, Anadolu Ajansında çalıştı. Yanarlı, dönerli Nihat Genç’le Çete dergisini, Levent Gültekin, Gökhan Özcan’la birlikte de Gerçek Hayat dergisini çıkardı. Atatürk aleyhine yazdığı bir yazıdan ötürü 15 ay hapis cezasına çarptırıldı, 6 ay cezaevinde yatıp çıktı. Ardından Adem Özköse ve bir iki kişiyle daha Sancaktar dergisini çıkardı. Hani 10 Kasım’da şu meşhur 'Olmasaydı da olurduk' ilanını veren dergi.

Star Medya Grubu Başkanı Mustafa Karaalioğlu, Akşam Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ocaktan ve Star Genel Yayın Yönetmeni Yusuf Ziya Cömert'in görevlerinden alınmalarına tepki olarak 24 Kasım 2014 tarihinde Star Gazetesi'nden istifa etti.

28 Şubat 2015’te yayınına başlayan Diriliş Postası gazetesine Genel yayın yönetmenliği yaptı, 28 Kasım 2015’te ondan da ayrıldı. Diriliş’in patronuyla buluştuğu kahvaltıda kendi ifadesiyle “yazılarının doğurduğu rahatsızlık” dile gelmiş ve patron Ali Yıldız, böyle devam edemeyeceklerini söylemişti ona.

Ardından 11 Ocak 2016’da Mustakil Gazeteyi çıkardı. 3 aylık bir yayına yetecek kadar için eş dosttan borçlandığı parayla dediği gibi 3 ay sürdürebildi “kağıttan Mustakil”e ve 10 Martta “Kapanış konuşması” ile kağıt Mustakil’e de son verdi. Sanal olarak yayına devam ediyor. Mustakil başlarken, Albayrak bir yazı yazmış ve “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin Türkiye ve cümle İslam âlemi için ifade ettiği ehemmiyeti müdrikiz. Bununla beraber, onları her hususta kayıtsız şartsız desteklemek gibi bir anlayışımız yok.” Diye yazmıştı. Dediğini de yaptı. “iktidarın paraya boğduğu bir tetikçi” değilim diye de ekledi başka bir yazısında.

Velhasıl enteresan bir adam Hakan Albayrak samimiyetine inandığım ama maalesef ki doğru yerden bakmadığı için doğru özellikle iktidar ve Kürt meselesi hususunda doğru değerlendirmeler yapamadığını düşünüyorum.

Kendisinden hoşnut olmayan bir iktidardan, eleştirse de hoşnut ve kendini o iktidar partisi ile tanımlamaktan çekinmiyor.

7 Haziran seçimlerinin arifesinde AK Parti’ye oy vermeyerek ders vermek niyetinde olan İslamcılara seslendiği yazısında “Seçimlerden sonra neyin hesabının sorulması gerekiyorsa hep beraber sorarız inşaallah. Ama şimdi AK Parti’yle safları sıklaştıralım, ne olur.” Diye yazdığında.

Ve hatta cemaate yakın bir gazete bu ifadeler üzerinden “Hakan Albayrak, AK Parti’ye oy verin diye yalvardı” diye yazınca ikinci bir yazıyla Albayrak, “Yalvardım mı gerçekten? Evet, kesinlikle yalvardım. Yalvarmaya devam ediyorum. Bunları sevindirmeyin diye!” diye yazdığında. Üzülmüştüm.

Sevdiğim bir yazar bu denli politik oldu diye üzüldüm. Herhangi bir partiye çaresizce bu denli bağlandığı ve bu partiye oy verin diye yalvardığı için üzülmüştüm.

Ama nasıl bir özgüvenle yazdıysa artık Kürt kardeşine tutup açık mektup sıfatıyla köşesinde seslenince, bu kadar kolay olmamalı dedim.  Kürt kardeşinin top yekün İslamcı olarak tanımlayıp ardından “Sen tuttun PKK’cı / PYD’ci oldun. Niçin? “Kürtlerin de bir devleti olsun, ne var yani?” diyorsun, değil mi? Uzun lafın kısası bu, değil mi? Diğer bütün argümanların hikâye.” Diyecek kadar ileri gidince üzülmekten fazlası kızdım. Bu kardeşlik değil dedim. Ve özellikle bu mesele dahilinde “kardeşlik” kirlenmiş kirletilmiş en günahkar kelimedir ve bu meselenin çözümü olmaktan çok uzağa düşmüştür.

Üzüldüm, kızdım ve son yazısıyla artık öfkelendim Albayrak’a, başlığında “Makul Devlet” ifadesini görünce.

Ve “Yüzyılın en ahlâklı terörle mücadele kampanyası olan mevcut kampanyada, şehirlerin orta yerinde teröristlerle çatır çatır çatışırken ve şehit üstüne şehit verirken bile kontrolünü kaybetmeyip halkın can güvenliğini titizlikle korumaya çalışan güvenlik güçlerine kim tercih eder o “halk savunma birlikleri”ni?” Diye yazdığı için değil ama bunları gelip de o en “ahlaklı terörle mücadele” dediğini görmeden yazdığı için. Devlet şefkat eliyle yaptıklarını ve yapılanların görmediği ve yapılanların mağdurlarına kulak vermediği için öfkeleniyorum.

Ahlaktan anladığı bu ise, şehitlik tanımına bunları yapanlar sığıyor ise söyleyecek bir şeyim yok.

Bir zamanların meşhur şarkısındaki “gitmesek de görmesek de o köy bizim köyümüzdür” misali gelmeden görmeden bu Kürt senin kardeşin, sen kürdün kardeşi olamazsın…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
23 saat önce
7 gün önce
21 gün önce
26 gün önce
42 gün önce
55 gün önce
71 gün önce
74 gün önce
98 gün önce
102 gün önce
104 gün önce
106 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
127 gün önce
140 gün önce
150 gün önce
153 gün önce
162 gün önce
186 gün önce
188 gün önce
228 gün önce
231 gün önce
242 gün önce
242 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
258 gün önce
267 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
298 gün önce
300 gün önce
307 gün önce
325 gün önce
377 gün önce
390 gün önce
419 gün önce
428 gün önce
442 gün önce
452 gün önce
454 gün önce
473 gün önce
509 gün önce
512 gün önce
517 gün önce
524 gün önce
547 gün önce
552 gün önce
561 gün önce
568 gün önce
570 gün önce
589 gün önce
668 gün önce
676 gün önce
687 gün önce
697 gün önce
755 gün önce
781 gün önce
792 gün önce
820 gün önce
830 gün önce
839 gün önce
851 gün önce
853 gün önce
859 gün önce
932 gün önce
938 gün önce
944 gün önce
986 gün önce
991 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1002 gün önce
1007 gün önce
1026 gün önce
1030 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1112 gün önce
1114 gün önce
1128 gün önce
1131 gün önce
1138 gün önce
1170 gün önce
1173 gün önce
1174 gün önce
1198 gün önce
1217 gün önce
1224 gün önce
1245 gün önce
1246 gün önce
1259 gün önce
1267 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=