Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

KORKU SİYASETİ

18 Mart 2016, 18:48 - Okunma: 1846

 “Üç yıl sonra, Dünya, Türkiye’deki El Kaide terörünü konuşacaktır. Cebinde akrep taşıyan sonuçlarına katlanır. (o akrep tarafından sokulur)”

Rusya devlet başkanı Viladimir Putin, Türkiye’nin, Suriye’deki İŞİD ve benzeri örgütlere destek verdiği söylentileri üzerine bu cümleyi kurduğunda, tarihler 8 Kasım 2013’ü gösteriyordu.  Üç yıl dolmadı ama ifade edilen durum/kehanet gerçekleşti. Dünya, Türkiye’deki kimin/kimlerin yaptığı çok önemli olmayan ve gerçek anlamda ortaya çıkmayan/çıkarılamayan bombalı saldırıları konuşur oldu.

11 Şubat 2013 de Cilvegözü sınır kapısında patlatılan bombayla başlayan ve 13 kişinin hayatına mal olan bombalı eylemler durmaksızın devam etti.

11 Mayıs 2013 de Reyhanlı’da 52, 6 Haziran 2015 de HDP’nin Diyarbakır mitinginde 3, 20 Temmuz 2015 de Suruç’ta 34, 10 Ekim 2015 de Ankara garında 107, 12 Ocak 2016 da Sultanahmet’de 12, 17 Şubat 2016 da Ankara’da 28, 13 Mart 2016 da yine Ankara Kızılay’da 37 kişinin yaşamdan ayrılmalarına, bine yakın insanın da yaralanmasına neden oldu.

7 Ocak 2015 tarihinde Fransa’da Charlie Hebdo saldırısı sonrası, “Siz bunları niye takip etmiyorsunuz. Sizin istihbarat teşkilatınız çalışmıyor mu? Bunları araştırmak ortaya çıkarmak Fransa yönetiminin görevidir”, 12 Şubat 2014 tarihinde Amerika’da üç Müslüman gencin öldürülmesi olayı sonrası, “Biz siyasiler ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Halk size oylarını verirken benim can güvenliğimi mal güvenliğimi sağlayacaksın diye veriyor” diyen siyasetçiler, bu kadar bombalama olayı sonrası, “Vatandaşlarımız endişe etmesin… Devletimizin tüm kurumlarının milletimizle işbirliği içinde yürüttüğü terörle mücadele mutlaka başarıyla neticelenecek, terör dize getirilecektir” diyebiliyor ve herhangi bir sorumluluktan bahsedilmiyor.

Türkiye’de yaşayan insanlar/vatandaşlar, Fransa ve Amerika’da yaşayan insanlar kadar değere sahip değiller mi?

Ve ardından, bu tür olaylar neden oluyor, neden engellenmiyor? Sorusunu sorması gereken medya, olayın sorumlularını aklamak adına, “terörle yaşamaya alışmalıyız” diyerek adeta insanlarla/insan aklıyla alay ediyorlar.

İnsanları korkutarak, insan korkusu üzerinden politika yapmaya çalışanlar, “AK Parti iktidardan indirilirse buralarda terör çeteleri dolaşacak, beyaz toroslar dolaşacak” diyerek seçim çalışmalarını sürdürdüler.

2015 Seçim çalışmalarında tüm vurgular “insan korkusu” üzerinden siyaset yapmaya dayalıydı. Medya da bu anlamda yayın yapıyor, korkunun artırılmasını destekliyordu. Neredeyse ulusal medyanın tamamı bu konuda çalışıyordu.

28 Ocak 2016 tarihli yeni Akit gazetesinin manşeti de oldukça ilginçti. “Ya başkanlık ya kaos” başlığını atan gazete, insan korkusu üzerinden yapılan siyasete tam gaz desteğini sürdürüyordu.

Dönemin anayasa komisyon başkanı Burhan Kuzu, bir söyleşide, “Başkanlık sistemi olmaz ise kaos olur” diyerek korkuyu körüklüyordu. İktidar partisinin ikinci seçim denemede de istediği oranda oy alamaması ve yeterli milletvekiline sahip olamaması nedeniyle, insanların korkusuna daha fazla ihtiyaç duyuluyordu.

10 Ekim Ankara garında yaşanan bombalı eylem sonrası, 15 Ekimde katıldığı televizyon programında başbakan,  "Şimdi, anketler geliyor. Öncesinde, beyanname sonrasında anket yaptık. Şimdi Ankara’daki terör saldırısı sonrasında anket yaptık ve kamuoyunun nabzını tutuyoruz oylarımızda bir yükseliş trendi var" diyebiliyor.

Başbakanlık düzeyinde yapılan bu değerlendirme sonrası, her bombalama olayında insanın aklına ilk bu konuşma geliyor ve kendi kendimize, “yine anket yapıldı mı?” sorusunu soruyoruz. Ya da, bu ifadeler yüzünden, bombalama eylemlerinin amacının, insan korkusunun düzeyini yükselterek iktidarın taleplerini yerine getirebilecek seviyeye getirmek olabileceği konusundaki kuşkularımızı arttırıyor.

Siyasetçi, iktidarı talep ederken, kendi siyasetine, programına, halkı için yapacaklarına güvenmeyip, “biz gidersek maaş bile ödeyemezler/maaş bile alamazsınız”, “biz olmazsak kaos olur”, “biz gidersek beyaz torosla gelir” gibi korkuları kullanarak siyaset yapmaya çalışıyorsa, bu çalışma biçimi, o siyasetçinin aczini, o siyasetçinin gerçek anlamda programının olmadığını, tek amacının “iktidar olma arzusu” olduğunu gösterir…

“Beyaz Toros’un” ölüm anlamına geldiğini bilmeyen yok gibi. İnsanları “ölümle” korkutmak, “maaş alamamak” gibi ekonomik sorunlarla korkutmak, bu korkularla siyaset yapmak ne kadar doğrudur?, buna siz karar verin.

Daha önce düşman devlet korkuları kullanılırdı. “Yunanistan” uzun süre düşman devletimiz oldu! “Her an Yunanistan ile savaş çıkabilir ihtimali” kullanıldı. Sonra, en büyük korku “terör” oldu ve hala öyle devam ettiriliyor.

Her devlete bir düşman gereklidir” mantığı, siyasetin, yönetimin temeli haline geldi/getirildi. En iyi ve güçlü düşman ise, görünmeyen, bilinmeyen ve istenildiği gibi tarif edilebilen “terör”, şu anda kullanılan düşman biçimimiz oldu ve “terörle yaşamaya alışmak” üzere eğitiliyor/yönlendiriliyoruz ki onlar adına yanlış yapmayalım.

Gelinen noktada tek eksik, “terörün” yeniden tarifi kaldı. Bu tarif de elbette kendi istedikleri gibi olacak. Kendilerine muhalif her insanın “terör” tarifine uyması sağlanacak. Her zamanki gibi önce tarif yapılıyor, sonra kanun. Önce fiilen başkanlık sistemine geçilip sonradan bunun yasalarını yapmak için anayasa değişikliği çalışmaları yapmak gibi.

“Barış” isteyen, “Bu suça ortak olmayız” diyen, eleştiren, karşı çıkan her insan hem hedef haline getiriliyor hem de “terörist” damgası vurularak yasal anlamda cezalandırılıyor.

Her olumsuzluğa rağmen, doğruları söylemek, yazmak ve savunmak, insanım diyen herkesin görevidir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
189 gün önce
202 gün önce
210 gün önce
321 gün önce
353 gün önce
401 gün önce
461 gün önce
485 gün önce
503 gün önce
508 gün önce
545 gün önce
549 gün önce
569 gün önce
570 gün önce
583 gün önce
590 gün önce
593 gün önce
598 gün önce
601 gün önce
604 gün önce
606 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
620 gün önce
622 gün önce
625 gün önce
629 gün önce
643 gün önce
644 gün önce
650 gün önce
668 gün önce
675 gün önce
676 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
681 gün önce
682 gün önce
683 gün önce
684 gün önce
685 gün önce
688 gün önce
695 gün önce
696 gün önce
697 gün önce
699 gün önce
706 gün önce
709 gün önce
710 gün önce
713 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=