Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HAYAL BU

28 Mart 2016, 18:39 - Okunma: 2157

Bu gün hayal kurmak istiyorum. Hayal kurmanın henüz yasaklanmaması, henüz suç teşkil etmemesi konusunda kime/kimlere teşekkür edeceğimi bilmiyorum ancak bu durum hayal kurmak için teşvik edici unsur oldu.

Elbette hayallerimiz bile sınırlı. Öyle büyük hayaller kuracak kapasitemiz yok.

Hayallerimiz bile kısıtlı. Kimileri bulamadığı iki ekmek ve sıcak bir odanın hayalini kurar, kimileri ise bilmem kaç odalı yat ile dünya seyahatinin.

Her insan kendisinde olmayanın hayalini kurar, kendisinde olmayanın hayali ile yaşar.

Ben de bunlardan farksız, kendimde olmayanın, özgürlüğün, insanca yaşamın, çoktan bitmiş bir savaşın, ölümlerin olmadığı zamanlarda, çocukların korkusuzca bahçelerde, parklarda oyunlar oynadığı anları hayalini kurmaya çalışıyorum, zor da olsa.

Kolay değil elbet, savaşın içerisinde, ölümlerin olmadığı bir gün bile geçirmeden, toprak kana doymuş olmasına rağmen akıtılan kanların kokusunu duyarak yaşarken özgürlüğün hayalini kurmak gibi hayal olamayacak kadar hayal bir şeyin peşindeyim.

Bugün için olmayacağı kesin bir durumun hayalini kurmak da zor aslında. “özgürlüğü” hiç göremediğimiz için nasıl olduğunu, öyle bir ortamda nasıl davranmak gerektiğini, kokusunu, rengini, tadını bilemediğimiz için, hayalini kurmak da zorlaşıyor.

İnsanca yaşam” nasıl bir şeydir? Henüz “insan” olmayı tam anlamıyla öğrenememişken, insanca yaşamanın hayalini kurmak gibi iddialı bir durumdayım.

Şekilsel olarak tarif edilen “insana” benziyor olsak da, davranış, düşünce ve uygulamada henüz “insan” gibi bir durumumuzun olmadığını söylemek abartı olmaz.

Savaşın devam ettiği, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı kentlerden her gün ölüm haberleri gelirken, her gün bir katliamı duyma ihtimalinin endişesini yaşarken, savaş bittikten sonraki durumu, endişesiz yaşama durumunu, çocukların gülerek, kahkaha atarak oynadıkları durumu hayal edebilmenin güçlüğü içerisindeyim.

Hayal etmek yasak değil belki ama hayal etmeyi bile unutmuşuz.

Belki çocuksu olacak, belki hayale benzemeyecek, belki de “olur mu böyle bir şey?” denecek ama ben yine de hayal etmeye çalışacağım. Hiçbir hayal, gerçekleşene kadar gerçekçi görünmez olduğunu da akıldan çıkarmadan.

Başımıza nasıl geldiği/getirildiği bilinmeyen 14 yıllık iktidar devrilmiş, yıkılmış ve son bulmuş. Uygulanan sokağa çıkma yasakları, özel güvenlik bölgeleri kaldırılmış.

Savaşın bittiği, çatışmaların sona erdiği duyurulmuş.

Yasal olarak olmasa da uygulanan olağan üstü hal ve sıkıyönetim uygulamalarının kaldırıldığı ilan edilmiş.

Tüm cadde ve sokaklarda insanlar nasıl sevineceğini, nasıl kutlayacağını bilmeden bağırıp çığlıklar atıyor. Tuttukları takış şampiyon olmuş gibi, araba konvoyları kornalarını basarak caddelerde tur atmakta.

Meclisteki muhalefet partileri birleşerek yeni hükümeti kurmuş, programlarını hazırlamakta. Hukuka uymayan, hukuk dışı davranarak kararlar veren, yasaları çiğneyen adalet çalışanlarının görevlerine son verilmiş.

Yerlerine hukuku uygulayacak, kanunlardan yana, adil ve adaletli hakim ve savcılar atanmış.

Önceki iktidar döneminde yapılan aykırı atamalar, hayvanat bahçesi müdürü ve diğerleri eski görev yerlerine gönderilmiş. Rektörlükten anlamayan ve hak etmeyenler değiştirilmiş.

Cezaevlerinde haksız yere yıllarını geçirenler salıverilmiş.

Hasta tutuklular tedavi olmak üzere hastanelere gönderilmiş.

Haksız yargılamalara yeniden bakmak için mahkemeler tayin edilmiş.

Geçmiş iktidarın bozduğu, kullanılamaz duruma getirdiği her kurum yeniden oluşturulmaya çalışılmakta.

Özellikle olur olmaz her şeye fetva veren, sapkınlık derecesinde fetvalarıyla toplumsal etiğe aykırı oluşumlar gösteren, lüks ve şatafat içerisinde yaşayan diyanet yönetimi toptan değiştirilerek, zırhlı makam arabaları ellerinden alınmış.

Yaşanan uzun yıllar boyunca korunan, saklanan, desteklenen tüm suçlu kamu görevlileri, özellikle de insanlara şiddet uygulayan ve öldürenler tutuklanıp yargılanmak üzere cezaevlerine gönderilmişler.

Yaşanan iç savaş süresince, özellikle silahsız sivilleri öldüren, katleden, evleri ve işyerlerini yakıp yağmalayan, yaralılara gerekli müdahalelerin yapılmasını engelleyerek ölmelerine neden olan, halka eziyet eden, horlayan, aşağılayan tüm görevliler de yargılanmak üzere yakalanarak cezaevlerine gönderilmiş.

Bunların yargılanmaları için özel mahkemeler kurulmuş, adil ve yasaları uygulayan hakim ve savcılar atanmış.

Hepsinden öte, yönetimde bulunup, bu tür suçların oluşmasında bizzat sorumlu olan, emir veren, destekleyen, suçluları saklayan, işbirliği yapan, ülkeyi maddi ve manevi kayıplara uğratan, tüm yöneticiler, en büyüğüne kadar tutuklanmış ve yargılanmaları için gerekli çalışmalar yapılmakta.

Yolsuzluk, hırsızlık ve talan içerisinde olanların tüm mal varlıklarına el konulmuş, bütçe bu sayede üç katına çıkmış, açık yerine fazla vermekte.

Bütçe fazlasının maaş zammı ve toplumsal hizmet olarak halka geri döneceği yapılan açıklamalar içerisinde.

İşte tam bu noktada hayalimde sıkıntılar baş gösteriyor. Hayal kurmak bile ya yetenek işi ya kapasite ki sanırım bende yok.

Yakalanan suçlular, örneğin, sivil silahsız insanları öldürenler, yargılanırken mahkemelerde, kendilerini nasıl savunacak ve ne diyecekler? Sadece “emir verildi ve uyguladım” diyecek halleri yoktur sanırım. Mutlaka yaptıklarının bir açıklaması, izahı olmalı.

Yolsuzluk ve talan içerisinde olanlar ne diyecek acaba?

Ortada devlet malı vardı, “devlet malı denizdi”, domuz olmamak için biz de gerekeni yaptık mı diyecekler? Talan, yolsuzluk ve hırsızlığın bir açıklaması, mazereti, savunması olabilir mi? Bilemedim.

Yönetimde olup da yapılanlardan sorumlu olanlar, bizzat emirleri verenler, göz yumarak işbirliği yapanlar nasıl savunacaklar kendilerini?

“Konu vatansa gerisi teferruattır” mı diyecekler?

Bunca ölümü, bunca acıyı, bunca gözyaşına sebep olmayı, ölümleri, katliamları, yapılan yanlışlarla oluşan maddi ve manevi kayıpları nasıl izah edecekler?

İşte tam burada, bu durumun hayalini bile kuramıyorum, aklımın almadığı, vicdanımın kabul etmediği durumların izahını bilemediğimden.

Bundan sonrasını sizler hayal edin...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
27 gün önce
249 gün önce
262 gün önce
270 gün önce
382 gün önce
413 gün önce
462 gün önce
522 gün önce
545 gün önce
564 gün önce
568 gün önce
605 gün önce
609 gün önce
629 gün önce
630 gün önce
643 gün önce
650 gün önce
653 gün önce
659 gün önce
664 gün önce
666 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
680 gün önce
682 gün önce
685 gün önce
689 gün önce
704 gün önce
704 gün önce
711 gün önce
729 gün önce
735 gün önce
736 gün önce
738 gün önce
739 gün önce
741 gün önce
742 gün önce
743 gün önce
744 gün önce
745 gün önce
748 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
759 gün önce
766 gün önce
769 gün önce
771 gün önce
773 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=