Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HAYAL BU

28 Mart 2016, 18:39 - Okunma: 1853

Bu gün hayal kurmak istiyorum. Hayal kurmanın henüz yasaklanmaması, henüz suç teşkil etmemesi konusunda kime/kimlere teşekkür edeceğimi bilmiyorum ancak bu durum hayal kurmak için teşvik edici unsur oldu.

Elbette hayallerimiz bile sınırlı. Öyle büyük hayaller kuracak kapasitemiz yok.

Hayallerimiz bile kısıtlı. Kimileri bulamadığı iki ekmek ve sıcak bir odanın hayalini kurar, kimileri ise bilmem kaç odalı yat ile dünya seyahatinin.

Her insan kendisinde olmayanın hayalini kurar, kendisinde olmayanın hayali ile yaşar.

Ben de bunlardan farksız, kendimde olmayanın, özgürlüğün, insanca yaşamın, çoktan bitmiş bir savaşın, ölümlerin olmadığı zamanlarda, çocukların korkusuzca bahçelerde, parklarda oyunlar oynadığı anları hayalini kurmaya çalışıyorum, zor da olsa.

Kolay değil elbet, savaşın içerisinde, ölümlerin olmadığı bir gün bile geçirmeden, toprak kana doymuş olmasına rağmen akıtılan kanların kokusunu duyarak yaşarken özgürlüğün hayalini kurmak gibi hayal olamayacak kadar hayal bir şeyin peşindeyim.

Bugün için olmayacağı kesin bir durumun hayalini kurmak da zor aslında. “özgürlüğü” hiç göremediğimiz için nasıl olduğunu, öyle bir ortamda nasıl davranmak gerektiğini, kokusunu, rengini, tadını bilemediğimiz için, hayalini kurmak da zorlaşıyor.

İnsanca yaşam” nasıl bir şeydir? Henüz “insan” olmayı tam anlamıyla öğrenememişken, insanca yaşamanın hayalini kurmak gibi iddialı bir durumdayım.

Şekilsel olarak tarif edilen “insana” benziyor olsak da, davranış, düşünce ve uygulamada henüz “insan” gibi bir durumumuzun olmadığını söylemek abartı olmaz.

Savaşın devam ettiği, sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı kentlerden her gün ölüm haberleri gelirken, her gün bir katliamı duyma ihtimalinin endişesini yaşarken, savaş bittikten sonraki durumu, endişesiz yaşama durumunu, çocukların gülerek, kahkaha atarak oynadıkları durumu hayal edebilmenin güçlüğü içerisindeyim.

Hayal etmek yasak değil belki ama hayal etmeyi bile unutmuşuz.

Belki çocuksu olacak, belki hayale benzemeyecek, belki de “olur mu böyle bir şey?” denecek ama ben yine de hayal etmeye çalışacağım. Hiçbir hayal, gerçekleşene kadar gerçekçi görünmez olduğunu da akıldan çıkarmadan.

Başımıza nasıl geldiği/getirildiği bilinmeyen 14 yıllık iktidar devrilmiş, yıkılmış ve son bulmuş. Uygulanan sokağa çıkma yasakları, özel güvenlik bölgeleri kaldırılmış.

Savaşın bittiği, çatışmaların sona erdiği duyurulmuş.

Yasal olarak olmasa da uygulanan olağan üstü hal ve sıkıyönetim uygulamalarının kaldırıldığı ilan edilmiş.

Tüm cadde ve sokaklarda insanlar nasıl sevineceğini, nasıl kutlayacağını bilmeden bağırıp çığlıklar atıyor. Tuttukları takış şampiyon olmuş gibi, araba konvoyları kornalarını basarak caddelerde tur atmakta.

Meclisteki muhalefet partileri birleşerek yeni hükümeti kurmuş, programlarını hazırlamakta. Hukuka uymayan, hukuk dışı davranarak kararlar veren, yasaları çiğneyen adalet çalışanlarının görevlerine son verilmiş.

Yerlerine hukuku uygulayacak, kanunlardan yana, adil ve adaletli hakim ve savcılar atanmış.

Önceki iktidar döneminde yapılan aykırı atamalar, hayvanat bahçesi müdürü ve diğerleri eski görev yerlerine gönderilmiş. Rektörlükten anlamayan ve hak etmeyenler değiştirilmiş.

Cezaevlerinde haksız yere yıllarını geçirenler salıverilmiş.

Hasta tutuklular tedavi olmak üzere hastanelere gönderilmiş.

Haksız yargılamalara yeniden bakmak için mahkemeler tayin edilmiş.

Geçmiş iktidarın bozduğu, kullanılamaz duruma getirdiği her kurum yeniden oluşturulmaya çalışılmakta.

Özellikle olur olmaz her şeye fetva veren, sapkınlık derecesinde fetvalarıyla toplumsal etiğe aykırı oluşumlar gösteren, lüks ve şatafat içerisinde yaşayan diyanet yönetimi toptan değiştirilerek, zırhlı makam arabaları ellerinden alınmış.

Yaşanan uzun yıllar boyunca korunan, saklanan, desteklenen tüm suçlu kamu görevlileri, özellikle de insanlara şiddet uygulayan ve öldürenler tutuklanıp yargılanmak üzere cezaevlerine gönderilmişler.

Yaşanan iç savaş süresince, özellikle silahsız sivilleri öldüren, katleden, evleri ve işyerlerini yakıp yağmalayan, yaralılara gerekli müdahalelerin yapılmasını engelleyerek ölmelerine neden olan, halka eziyet eden, horlayan, aşağılayan tüm görevliler de yargılanmak üzere yakalanarak cezaevlerine gönderilmiş.

Bunların yargılanmaları için özel mahkemeler kurulmuş, adil ve yasaları uygulayan hakim ve savcılar atanmış.

Hepsinden öte, yönetimde bulunup, bu tür suçların oluşmasında bizzat sorumlu olan, emir veren, destekleyen, suçluları saklayan, işbirliği yapan, ülkeyi maddi ve manevi kayıplara uğratan, tüm yöneticiler, en büyüğüne kadar tutuklanmış ve yargılanmaları için gerekli çalışmalar yapılmakta.

Yolsuzluk, hırsızlık ve talan içerisinde olanların tüm mal varlıklarına el konulmuş, bütçe bu sayede üç katına çıkmış, açık yerine fazla vermekte.

Bütçe fazlasının maaş zammı ve toplumsal hizmet olarak halka geri döneceği yapılan açıklamalar içerisinde.

İşte tam bu noktada hayalimde sıkıntılar baş gösteriyor. Hayal kurmak bile ya yetenek işi ya kapasite ki sanırım bende yok.

Yakalanan suçlular, örneğin, sivil silahsız insanları öldürenler, yargılanırken mahkemelerde, kendilerini nasıl savunacak ve ne diyecekler? Sadece “emir verildi ve uyguladım” diyecek halleri yoktur sanırım. Mutlaka yaptıklarının bir açıklaması, izahı olmalı.

Yolsuzluk ve talan içerisinde olanlar ne diyecek acaba?

Ortada devlet malı vardı, “devlet malı denizdi”, domuz olmamak için biz de gerekeni yaptık mı diyecekler? Talan, yolsuzluk ve hırsızlığın bir açıklaması, mazereti, savunması olabilir mi? Bilemedim.

Yönetimde olup da yapılanlardan sorumlu olanlar, bizzat emirleri verenler, göz yumarak işbirliği yapanlar nasıl savunacaklar kendilerini?

“Konu vatansa gerisi teferruattır” mı diyecekler?

Bunca ölümü, bunca acıyı, bunca gözyaşına sebep olmayı, ölümleri, katliamları, yapılan yanlışlarla oluşan maddi ve manevi kayıpları nasıl izah edecekler?

İşte tam burada, bu durumun hayalini bile kuramıyorum, aklımın almadığı, vicdanımın kabul etmediği durumların izahını bilemediğimden.

Bundan sonrasını sizler hayal edin...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=