Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

ÇİVİSİ ÇIKMIŞ (3)

03 Nisan 2016, 18:24 - Okunma: 3124

En son bir evin yatak odasında aynasına rujla yazı yazıp fotoğraf çeken askerleri gördüğüm ana kadar henüz çivinin tam çıkıp çıkmadığı konusunda kararsızdım.

Bu fotoğrafa kadar nice fotoğraflar, duvar yazıları, aşağılama ve hakaretler görmüş, kimine gülmüş, kimine cevap yazmış kimisini görmezden gelmiş, “yazanın karakteridir” diyerek boş vermiştik. Her hakaret söyleyene aittir ve her hakaret söyleyenin kişiliğini yansıtır. Biz de öyle bildik, bildiğimiz gibi de davrandık.

Ama bu bir yatak odası.

Bir ailenin en mahrem yeri.

Bir ailenin en mahrem sayılabilecek yerine girip, aynasına ruj ile yazılar yazıp kahraman olmuş gibi fotoğraf çekip paylaşmak ne demek?

Hakaret etmek için, aşağılamak için zaten yapacaklarınızı yaptınız.

Kızlarımızı çırılçıplak soyup fotoğraflarını paylaşarak aşağılamaya çalıştınız. Bunu yapanlara göz yumdu devlet.

Ölülerimizi zırhlı araçlara bağlayıp sürüklediniz aşağılamak ve hakaret etmek için.

Devlet buna da bir kulp buldu, “ölülerde mayın olurmuş da, tedbir amaçlıymış da” diyerek yine olayı kapatıp göz yumdu.

Bu nasıl bir kin, bu nasıl bir nefret ki hakaret etmek için, aşağılamak için her yol deneniyor, her yol mubah sayılıyor.

Buna hangi çivi dayanır ki!

Her şeyi bir tarafa bırakacağım. “Çivisi çıkmışsa çıkmış, ne yapalım” diyeceğim, olmuyor, durmuyor çivi çıkaranlar, insanın gözüne gözüne sokuyorlar.

Cübbeli hoca olarak tanınan zat-ı muhterem!

Ahmet Mahmut Ünlü. İsmail ağa cemaatinden. 

Onu asıl ünlü yapan, küçük yaşlardan itibaren cübbeye merak salmasından dolayı adının cübbeli olarak kalmasıdır.

Muhterem buyurmuş ki “İslam da erkek çocukları ile eğleşmeye bademleme denir ama laik ve ateistler buna taciz hatta tecavüz der. Ensar Vakfında olanlar İslam hayatına uygundur”

Fetva verilmiş. İş bitmiş. Ensar Vakfı İslami kurallara uygun olmak kaydıyla kurtarılmıştır. Böylece 45 çocuğa yapılan taciz ve tecavüz değildir, sadece bademlemedir.

Bademleme dedikleri ifadeyi hocamız açmamış, biz açalım. Bademleme dedikleri şey o..al seks…tir.

Yani cübbeli Ahmet hoca der ki “İslam da erkek çocuklarla ….. yapmak normaldir. Ensar Vakfında da yapılan budur. Bu yapılan da İslam hayatına uygundur”

Şimdi Cübbeli Ahmet Hocaya, “Hoca, geçmişte sen de çocuktun ve çocukken cemaate katıldın. Seni de mi bademlediler?” diye sormak, belki güzel olmadı ama caiz oldu. Bu derin İslami! Bilgi başka nasıl kazanılır ki…

Karaman’da 45 çocuğa yapılan taciz ve tecavüz olayını kapatmak, saklamak için neler yapılmadı ki.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanından Cumhurbaşkanının oğluna, çeşitli yandaş yazarlardan hoca efendilere kadar Ensar Vakfını savunmayan kalmadı.

Bir Cübbeli Ahmet Hoca kalmıştı. O da yaptı yapacağını.

Diğer savunanlar bari üzerini örtmeye, kapatmaya, “böyle bir şey olmadı” demeye, “bir kere olmuş, suçlamayalım” diye söylemeye çalıştılar hoca efendi. Sen direkt girdin konuya, bağladın İslam’a denecek bir şey bırakmadın.

Söylediklerin için denecek çok laf var da terbiye dolayısıyla ortaya söyleyemediğimizdendir sesimizi kısmamız, korkumuzdan değil, bilesin.

“Çivisi çıkmış” demeyiz, sapıklığını İslam kılıfı içerisine sokmaya çalıştığını, sokmaya çalıştığın iğrençliği o kılıfın kaldıramayacağını, ortaya saçılacağını da yüzüne karşı, utanmadan, sıkılmadan başımız dik, söyleriz.

Osmanlı Saraylarındaki oğlancılığı, saraya oğlan yetiştiren kurumları, oğlan yetiştiren kurumlardaki eğitim düzenini ballandırarak anlatan yandaş medyaya da söyleyecek birkaç sözümüz var elbette ama yüzlerine karşı, gözlerine bakarak…

Bunlar, çivisi çıkan, yıkıldı yıkılacak ülkeyi kurtarmak için çıkan çiviyi yerine yerleştirmek yerine, daha fazla çivi sökmeye çalışan ve terbiye müsait olmadığından sadece “kansız” olarak niteleyeceğimde sizin anlayacağınız yaratıklardır.

Çivisi çıkmayan neresi kaldı?

Ekonomi desek, yerlerde sürünüyor. Kahramanlık yaptığımızı sandığımız uçak düşürme eyleminden sonra, Rusya öyle politikalar uyguladı ki turizm sektörümüz yarıya indi, satılmak üzere giden sebzeler ve meyveler geri döndü, Rusya’daki iş adamları iş yapamaz oldu.

Sadece kaybettiğimiz Rus pazarı mı? Suriye savaşı yüzünden bölge pazarı da elden gitti. Suriye ve Irak ile yapılan ticaret sıfırlandı.

Paris’te patlayan bombalar ve terör faaliyetinde, taziye mesajları öncesinde Fransa istihbaratına söylemediğimizi bırakmadık.

5 ayda üç bomba patladı başkentte, “endişeye mahal yok” dedik, sustuk. Patlayan canlı bombalar sayesinde Avrupa’dan gelen turistleri de kaybettik. Turizm sektörü de öldü ölecek, bekliyoruz.

“Sıfır sorun” politikasıyla yola çıkıp sorun yaşamadığımız ülke kalmadı.

Bize uzak Ekvator’da bile sorun çıkarmayı başarabildik. Gittik, adamların milletvekillerini dövdük.

Sadece, Mavi Marmara gemisi yüzünden kanlı bıçaklı olduğumuz İsrail ile düzelttik durumu, ticaret hacmi, sorunlu olduğumuz dönemde bile 2 katına çıktı, şaşırdık…

Aslında, “çivisi çıkmış” deyimi de yetmiyor memleket için.

Çivi falan kalmamış, öylesine, “Allah’ın gücüyle! Duruyor” Yıkıldı yıkılacak ve enkaz üzerimize dökülecek.

Yine altta kalan, ezilen, canı çıkan biz olacağız.

Sadece çivisi çıksaydı iyiydi...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=