Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ OMUZ ÜSTÜNDE BAŞ KOYMAYIN!

07 Nisan 2016, 17:26 - Okunma: 2681

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’nde yapılan grup toplantısındaki konuşmasında;

“PKK'nın Meclis'teki uzantılarının dokunulmazlılarını acilen kaldıralım. HDP'lilerin dokunulmazlıklarının zırhını delelim. Sayın Başbakan ayak sürüme. Engel çıkarmayınız adaletin önünü açınız” dedi.

Devamında ise“Sayın Başbakan tavsiyem Nusaybin ve diğer operasyon yapılan il ve ilçelerde yaşayan vatandaşlarımıza çağrıda bulunun onlara 3 gün mühlet verin ve şehirleri tahliye etmelerini sağlayarak herkesi emniyetli yerlere alın. Arkasından da Nusaybin'de taş üstünde taş baş üstünde baş koymayın” diyerek konuşmasını bitirdi.

Her kelimesi, her harfi kan kokan, katliam kokan, ölüm kokan bir konuşma.

Siyaset adamına yakışmayan bir konuşma.

Nusaybin’de taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmasın” Bu, “katliam yapın” demekle aynıdır. Böyle bir cümle bir siyasetçi tarafından nasıl kurulur? Siyasetçi bir insan nasıl olur da “gidip yakın, yıkın, öldürün” diyebilir?

Burada bir parantez açıp söylenen ifade konusunda düzeltme yapma gerekliliği de duyuyorum.

Sayın Bahçeli dil konusunda yetersiz olduğundan söylemini tam düzeltememiş. “Taş üstünde taş, omuz üstünde baş” olmalıydı.

Bahçeli, “baş üstünde baş” demiş. Aceleyle, öfkeyle ve kinle bağırırken dikkat edememiş. Düzelterek devam ediyorum.

Sayın Devlet Bahçeli, Kürtler size ne yaptı da bu öfkeye, bu kine, bu saldırganlığa, bu insanlıktan çıkmışlığa gelebildiniz?

Söylediğin cümlenin hangi anlama geldiğini düşündünüz mü?

“Baş üstünde baş koymayın” diyerek öldürmeyi savunmanızı belki anlayabilirim. Ne de olsa size göre orada yaşayan her insan “teröristtir”, “vatan hainidir.”

Ama “taş üstünde taş koymayın” demenizi anlayamam. Mecazen söylenmiş olsa bile, bir siyasetçinin ağzından çıkınca anlayamıyorum, kabullenemiyorum. Taş üstünde taş koymayacağınız evlerin kimin olduğuna dair bir düşünceniz var mı? Yoksa size göre evler de “terörist” mi/”teröristlerin” mi?

Bu nasıl bir barbarlıktır?

3 gün süre verilecek. Evini terk eden edecek. Terk etmeyenler “terörist” olarak kabul edilecek. Evleri başlarına yıkılacak. Omuz üstünde baş üstünde kalmayacak.

Sayın Bahçeli, evleri 3 gün içerisinde boşaltacak olan ev sahipleri nerede kalacak? Ne yiyecek, ne içecek? Boşaltın demek kolay. Bu güne kadar zaten öyle yapıldı. Farklı bir uygulama olmadı. Evini terk edenin nerede kaldığı, ne yiyip ne içtiği dert edilmedi. Siz de aynı düşüncedesiniz. Siz insanları düşünmüyorsunuz. Siz başkanlığınızı, mevkiinizi, koltuğunuzu düşünüyorsunuz.

Nusaybin, Cizre, Hakkâri, Sur, Şırnak, Silopi, kısaca Elazığ’ın doğusunda yaşayanlar, Kürtler, topunu yok etseniz, topu bitirseniz de siz de kurtulsanız biz de.

Yetmedi mi ölüm, katliam, kan, yıkım. Yetmedi mi?

Bir de arkasından, cumhurbaşkanı, “Terör örgütünün yandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak dâhil tüm önlemleri almak durumundayız” demekte.

“Terör örgütü” dediği HDP.

“Yardım ve yataklık” yapanları da savaş istemeyen, barış yanlısı olan, iktidarın politikalarını beğenmeyen, muhalefet eden, protesto eden demokrat görüşe sahip kişiler.

Bu durumuyla Kürtlerin tamamına yakını, Aleviler, aydınlar, sol ve sosyalist görüşe sahip olanlar, demokratlar, savaş karşıtları ve tüm muhalif kesim “terörist”, “vatan haini” ve “teröre yardım ve yataklık edenler” olarak görülüyor.

Uzatmadan söylersek, AKP’li olmayan tüm kesim bu sınıflandırma içerisine giriyor.

Biraz zorlamayla, “Nusaybin’de taş üstünde taş” koyulmasın diyenleri hariç MHP bile bu sınıflandırma içerisinde yer alabilir.

Bir tarafta “taş üstünde taş” bırakmayın diyenler, diğer tarafta “tüm teröristleri ve yardım edenleri vatandaşlıktan çıkaralım” diyenler var. İktidarın siyasetini ve uygulamalarını beğenmeyip karşı çıkmak, sırat köprüsünden geçmekten daha zor oldu.

Deniliyor ki “biz ne yaparsak yapalım karşı çıkmayacak, sesinizi çıkarmayacaksınız. Bize karşı çıkan ya teröristtir ya da teröriste yardım ve yataklık yapanlardır. Ya bize teslim olacaksınız ya da teker teker sizleri etkisiz hale getireceğiz”

Komedi gibi.

Ama komedi değil gerçeklik.

Ya bizimle olacaksınız ya da karşımızda olacaksınız!

Karşımızda olanların tamamı “terörist” ve “vatan hainidir.”

“Terörist” ve “vatan hainlerini” teker teker etkisiz! Hale getireceğiz.

Getiriyorlar ve getirecekler.

Evlerimizi yıktılar, ses çıkarmadık.

İşyerlerimizi yıktılar, ses çıkarmadık.

Sivil ve silahsız insanlarımızı öldürdüler, ses çıkarmadık.

Ölülerimizi soydular çırıl çıplak, araçların arkalarında sürüklediler. Tankla ezdiler, ses çıkarmadık.

Bodrumlarda ateşe verdiler insanları, ses çıkarmadık.

İlçelerimizi yıktılar, ses çıkarmadık.

Sıra geldi topraklarımızdan atmaya bizi.

Ses çıkarmadık, çünkü bizim kapımızı çalmamışlardı, henüz.

Kapımız çalındığında ses çıkaracak kimselerin kalmadığını gördüğümüzde anlayacağız, daha başındayken bağırmak gerektiğini, çok geç olacak.

O gün geldiğinde taş üstünde taş, omuz üstünde baş kalmamış olacak...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
129 gün önce
142 gün önce
150 gün önce
261 gün önce
293 gün önce
341 gün önce
401 gün önce
425 gün önce
443 gün önce
448 gün önce
485 gün önce
489 gün önce
509 gün önce
510 gün önce
523 gün önce
530 gün önce
533 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
544 gün önce
546 gün önce
551 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
565 gün önce
569 gün önce
583 gün önce
584 gün önce
590 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
635 gün önce
636 gün önce
637 gün önce
639 gün önce
646 gün önce
649 gün önce
650 gün önce
653 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=