Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HALK TİPİ DEVLET DERSİ (3)

14 Nisan 2016, 09:20 - Okunma: 1636

Devletin kurucu unsurlarından olan ordu bir süre sonra yönetim kademesinde olmanın avantajlarını da kullanarak ekonomik güç olmaya çalıştı.

Yönetimde olmak tek başına yetmiyordu. Güç olmak için, devletin sahibi olmak için ekonominin de olması gerekiyordu.

Yönetimdeki bazı aksaklıklar nedeniyle 1960 da darbe yapmak zorunda kalan ordu 1961 yılında ekonomik güç olmanın yollarını açacak yasasını çıkardı ve OYAK (ordu yardımlaşma Kurumu) kuruldu.

Kısa zamanda birçok işletme açan OYAK Renault araba fabrikası da dâhil 100 e yakın işletmenin sahibi oldu. Sanayi devleriyle yarışacak boyuta geldi.

Bünyesinde kendine ait banka da kurdu. Ordu bu sayede sadece askeri güç olarak değil, böylece ekonomik güç olarak da devletin içerisinde temsil edilmeye başladı.

Ordunun artık koruyacağı sadece devlet değildi, kendi ekonomisi de vardı.

Ordu, 1971 ve 1980 askeri darbelerini yaparken kendisine ait ekonomik değerleri de koruma amacını güdüyordu.

Sanayi geliştikçe devlet yönetiminde sanayicilerin ağırlığı artıyor, toprak ağaları, beyler ve aşiret reislerinin gücü azalıyordu.

Devlet sahip olarak yavaşta olsa el değiştiriyordu.

Devletin yönetimi el değiştiriyordu ama halk için bir değişiklik yoktu. O güne kadar halkın büyük kısmı ağalarının ve aşiret reislerinin topraklarında çalışırken, sanayi büyüdükçe bu defa patronlarının fabrikalarında çalışmaya başlıyordu.

Eski ağaların bir kısmı sanayi patronu olmaya başlamıştı.

Sanayileşme yolunda adım atamayan, beceremeyenler ise küçülmeye doğru yol alıyordu.

Bir kısım ağalarda makineleşmeyle birlikte daha az insan gücüne ihtiyaç duyduğundan, fazla olan köylülerini topraklarından çıkarmaya başlamış, topraksız ve işsiz kalan köylüler de şehirlere akın/göç etmiş, köylülükten işçiliğe terfi etmişti.

Bu geçişte halk için yine değişiklik yoktu.

Devlet aynı devletti. Sahiplerine hizmet eden, halkı ise çalıştıran devletti.

Ağalar çalışma karşılığı buğday verirken, patronlar para veriyordu.

Ödemelerde biçim değişmiş, miktarı ve içeriği değişmemişti. Açlık aynı açlıktı.

Devletin içerisinde, sahipleri arasında kavgalar eksik olmuyor, devleti sahiplenenler güç gösterilerinde bulunuyor, güçlü olan kendi lehinde yasalar çıkarıyordu. Sanayi güçlendikçe toprak ağaları, beyleri ve aşiret reislerini zora sokacak yasalar çıkarmaya başlamıştı. Bunlardan birisi de toprak reformları, köylülere toprak dağıtılmasıydı.

Köylülere toprak dağıtılması ağaların beylerin işine gelmiyordu. Toprak sahibi olan köylü ağanın yanında çalışmazdı. Bu tür yasalar toprak sahiplerini güçsüzleştirdi.

Güç kaybeden ağalar, beyler ve aşiret reisleri devletin içerisinde de güçsüzleşti. Böylece devlet büyük oranda sanayicilerin olmuştu.

Sanayi sahibi patronlar ağa ve beylerden kurtulmuştu ama yine de bu yeterli değildi. Büyümek için ülke dışındaki şirketlerle ortaklıklar kuranlar daha da güçlü oldu.

Uluslar arası şirketlerle işbirliği gücü küresel anlamda büyütüyor, sadece ülke sınırları dâhiline mahkûm olmaktan kurtarıyordu.

Devlet içerisinde ulusalcılarla globalciler sahiplik konusunda çatışmaya başladı.

Tabi ki çatışmanın bir ucu da ekonomik olarak büyüyen orduydu. Ordunun askeri gücü ekonomik gücüyle birleştiğinde önünde durulmaz bir hal alıyordu. İşlerine gelmediğinde darbe yapıyorlardı.

Önlerinin kesilmesi gerekiyordu. Asker askerliğini bilmeli, devleti sahiplenmemeliydi. Yönetimde olabilir, yönetime katılabilir ama devleti sahiplenemezdi.

Hazırlıkları çok öncelere dayanmakla birlikte ancak 2008 tarihinde başlatılan “Ergenekon” operasyonlarıyla ordu, devlet sahipleri arasından temizlendi. Resmi görevi olan “vatanı savunma” hizmetlerine dönmesi sağlandı. Ordu artık devletin sahibi değildi ve devletin gerçek sahiplerini korkutacak gücü de kalmamıştı.

Oyak Bank aynı yıl sattırıldı. Ekonomik faaliyetlerine kısıtlamalar getirildi. Kendi içerisine dönmeleri sağlandı.

Devlet sadece sanayi, medya ve hizmet sektörüne kalmıştı ama esas sahiplik sanayinin eline geçmişti. Bu kavgalar ve sahip değiştirmeler halkı ilgilendirmiyordu. Halk statüsü gereği devlete hizmet için vardı ve öyle olmaya da devam ediyordu.

Günü geldiğinde mevcut partilerden birisini beğenmesi, beğendiği partinin “vekil bu olacak” dediği kişiye oy vermesi gerekiyordu. Ne vekil olabilir ne de vekili kendisi seçebilirdi. Seçilmiş olana oy verme zorunluydu.

Günü geldiğinde askere gidecek, askerde olduğu sırada bir tehlike varsa komutanları emir verdiğinde ölecek/şehit olacaktı!

Çalıştığı işlerde iş güvenliği her zaman eksik olurdu. Patronların bu konuda harcayacakları paraları yoktu. Kendi lüksleri için kullanacağı parayı işçi için kullanacak halleri yoktu patronların. O nedenle de elbette her zaman eksik olacaktı iş güvenliği.

İşçinin fıtratında “ölüm” yazılmıştı bir kere. Diyanet de onaylamış, fetvasını vermişti. İş kazası yoktur, “taktir-i ilahi” vardır diye.

Yazılacak o kadar çok durum var ki sayfalara sığmaz. Ne kadar yazsak da devletin sahipleri değişmez. Sen, kendisine Halk denilen insanlar, sizler modern kölelerden başka bir şey değilsiniz. Bu devlet de sizin babanızın malı değil. Kim kurmuşsa onundur.

Selahattin Demirtaş, “Tahir Elçi’yi devlet değil devletsizlik öldürdü” demişti ya cenazesinde, işte o lafın içeriğini anlatmaya çalıştım aslında. Orada bahsedilen “devletsizlik” böyle bir şeydi.

Bu nedenle, insan gibi yaşamak için, isteklerinin bu devlet tarafından sağlanmayacağını, devletin senin için çalışmayacağını öğrenecek, kendine ait, sahibi olabileceğin devleti kurmaya çalışacaksın.

Ter kokulu, gül kokulu, çilekeş halkım.

Başka yolu yok...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
95 gün önce
108 gün önce
116 gün önce
227 gün önce
259 gün önce
307 gün önce
367 gün önce
391 gün önce
409 gün önce
414 gün önce
451 gün önce
455 gün önce
475 gün önce
476 gün önce
489 gün önce
496 gün önce
499 gün önce
504 gün önce
507 gün önce
510 gün önce
512 gün önce
517 gün önce
524 gün önce
525 gün önce
526 gün önce
528 gün önce
531 gün önce
535 gün önce
549 gün önce
550 gün önce
556 gün önce
574 gün önce
581 gün önce
582 gün önce
584 gün önce
585 gün önce
587 gün önce
588 gün önce
589 gün önce
590 gün önce
591 gün önce
594 gün önce
601 gün önce
602 gün önce
603 gün önce
605 gün önce
612 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
619 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=