Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

TESPİT ETMEK İMKÂNSIZ!

10 Mayıs 2016, 19:30 - Okunma: 1559

Bundan 40–50 yıl önce, teknolojik hiçbir cihazın bulunmadığı hastanelerde görev yapan doktorlar vardı.

Çok basit araçlarla ameliyatlara girerler, girdikleri ameliyatların çoğunda başarılı olurlardı. Rahatsızlığınızı anlatırdınız.

Doktor sizi çok dikkatli bir şekilde dinler, arada sorular sorardı.

Öncelikle sizi ciddiye alırdı.

Sizi dinledikten ve sorularının cevabını aldıktan sonra boynuna asılı duran stetoskop’unu özenle kulağına yerleştirir rahatsızlığınızla ilgili yerleri dikkatlice dinler, vücudunuzun ilgili bölgesinde ellerini dolaştırarak rahatsızlığınızı bulmaya, hissetmeye çalışırdı.

En önemlisi size dokunmasıydı. Temastı. Bugünkü yüzünüze bile bakmaya tenezzül etmeyen doktorlar gibi değillerdi. Yüzleri gülmese de somurtmazlardı.

O zamanlar her hastanede tahlil, röntgen imkânı yoktu.

Doktor sizin anlattıklarınızla ve kendi hissettikleriyle teşhisini koyar, tedavisini de buna uygun yapardı. Genelde de başarıya ulaşırlar, başarılı sonuçlar alırlardı.

Günümüzde teknoloji gelişti. Devlet hastanelerinin yanında özeller açıldı.

Hastaneler birbiriyle yarışır oldu. Ortaya çıkan rekabet bir takım olanakları geliştirdi.

Gittiğinizde onlarca kan, idrar, gaita testi yapılır. Röntgen, MR çekilir.

Ultrason’a sokulur. Ancak hiçbir doktor hastasına dokunmaz. Dokunarak, hissetmeye çalışarak muayene yapmaz. Teknolojisine güvenir.

Test sonuçları, röntgen ve MR sonuçlarına bir göz atar. Sonuca ulaşmak için yeterlidir. Hatta sizin bir şey anlatmanıza gerek bile yoktur.

Yine de doğru sonuçlara ulaşmak, uygun tedavileri uygulamak anlamında yüzdeler eskiye göre düşüktür.

Artık her hasta müşteridir. Her hasta para kazandıran araçtır.

Gerekli olsun olmasın tüm testler yaptırılır. Bu işte o kadar ileri giderler ki erkeklere hamilelik testi, kadınlara prostat ilacı bile yazılır. Önemli olan paradır. Kazanmaktır.

Önemli olan siz değilsiniz. Siz önemli olmayınca da sizin sorunlarınız çözülmez.

Hatta sizin sorunlarınız bilerek çözülmez, uzatılır, bir daha, birkaç kez daha gelmeniz için, daha fazla kazandırmanız için uzatılır.

Sorununuz belki de çok basittir. İlaç kullanmanıza bile gerek yoktur ama her test yapılır, ilaçlar yazılır ki herkes kazansın. Hastane, doktor, çalışanlar, ilaç firmaları, sektörde kim ve hangi kurum varsa kazanmalıdır.

Özen, paraya ve kazanca gösterildiği, size gösterilmediği için rahatsızlığınızın nedenlerinin ortaya çıkarılması da zorlaşır. Kurumlar, hastaneler için rahatsızlığınızın ortaya çıkarılıp tedavi edilmesi de çok önemli değildir.

Onlar için önemli olan kendilerine ne kadar kazandırmış olduğunuzdur.

Sağlıklı olmanız, uzun yaşamanız, hastalıklardan kurtulmanız gerekli değildir. Hasta kalmanız, daha çok hastaneye gitmeniz daha önemlidir.

Onlar için, uzun yaşayıp hastaneye uğramamanızdan daha iyidir sürekli hasta olarak yaşamanız.

Gelişen teknolojik aletlere, testlere, filmlere rağmen çok basit rahatsızlıklarınız bile teşhis edilemez/edilmez.

Niyet/amaç önemlidir.

Eskiden hafiye/dedektif denilen uzman polisler vardı. Kendi konusunda uzmanlaşmış, gördüğü her şeyi değerlendiren, hiçbir ayrıntının gözünden kaçmadığı, dikkatli polisler.

O zamanlar ne şimdiki teknoloji ne de aletler vardı. Parmak izi bile zor alınırdı.

Buna rağmen bu hafiyeler işini “oya işler” gibi dikkatlice yapar, tüm ayrıntıyı değerlendirir, delilleri toplar, tanıkları dinler, olay yerine gerekirse defalarca giderdi.

Ne yapar ne eder konuyu çözer, olayı aydınlatırdı.

Aydınlanmayan olay, açığa çıkmamış cinayet davası, bulunamamış zanlı çok azdı.

Günümüzde teknoloji gelişti. Kullanılan aletler çoğaldı. DNA testi, yüz tarama uygulamaları, güvenlik kameraları, fotoğraf makineleri, parmak izi bulma konusundaki gelişmeler, eğitilmiş polis köpekleri var.

Güvenlik kameralarının olmadığı yer yok gibi.

Neredeyse 7/24 izleniyor dünya/yaşam. Kaçacak, saklanacak yer yok gibi.

Yüz yanıma programları, kayıtlar, istihbarat bilgileri ve ihbarcılar sayesinde bulunamayacak, ortaya çıkarılmayacak olayın var olabilmesi mümkün değil.

Bunlara rağmen “faili meçhul” dosyaların on binlercesi emniyetin raflarında tozlanıyor. Binlerce cinayetin faili rahatça aramızda dolaşıyor. Hırsızlık, yolsuzluk, kötü muamele, cinayet, katliam failleri bayram günlerini yaşıyor.

3 lira gasp eden 17 yaşındaki çocuk yakalanıp 8 yıl hapis cezasıyla cezalandırılıyor ama kameraların kaydettiği cinayetin faili yakalanamıyor!

3 lira gasp eden 17 yaşındaki çocuğa “iyi hal” indirimi uygulanmazken “tecavüz” sanığına “iyi hal” indirimi uygulanabiliyor!

Tahir Elçi, onlarca kişinin gözleri önünde, adeta canlı yayında, gazetecilerin kameralarının çekim yaptığı ortamda, onlarca güvenlik kamerasının olduğu bir alanda katledildi.

Olay yerinde “güvenlik” gerekçesiyle inceleme yapılmadı!

Deliller toplanamadı! Kamera kayıtları kayboldu! Toplanabilen deliller kayboldu!

Günler sonrası “bilirkişiler” tarafından olay yeri incelemeleri, delil toplama işlemi yapıldı. Cansız manken üzerinden lazerlerle mermi geliş yönüne ait tespitler yapılmaya çalışıldı.

Sonuç; “Tahir Elçi’nin nasıl öldürüldüğünü tespit etmek imkânsız!”

Bilirkişiler de bilemedi.

Eksik olan teknoloji, deliller, olay yeri incelemeleri değildir.

Niyet/amaç önemlidir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
61 gün önce
172 gün önce
204 gün önce
253 gün önce
312 gün önce
336 gün önce
354 gün önce
359 gün önce
396 gün önce
400 gün önce
420 gün önce
421 gün önce
434 gün önce
441 gün önce
444 gün önce
449 gün önce
452 gün önce
455 gün önce
457 gün önce
462 gün önce
469 gün önce
470 gün önce
471 gün önce
473 gün önce
476 gün önce
480 gün önce
494 gün önce
495 gün önce
501 gün önce
519 gün önce
526 gün önce
527 gün önce
529 gün önce
530 gün önce
532 gün önce
533 gün önce
534 gün önce
535 gün önce
536 gün önce
539 gün önce
546 gün önce
547 gün önce
548 gün önce
550 gün önce
557 gün önce
560 gün önce
561 gün önce
564 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=