Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

YASAKLAR KALKTI AMA ACI DEVAM EDİYOR

25 Mayıs 2016, 19:21 - Okunma: 1713

Diyarbakır Sur ilçesinde bazı sokaklarda yasak kalktı. Yasağın kalkmasıyla birlikte yasağın kalktığı sokaklarda evi olanlar Sur’a akın etti.

Gördükleri manzarayla hüsrana uğrayan sokak sakinleri, yıkılmış, molozları taşınmış boşluklarda evlerini bulamadılar! Yıkılan evlerin molozları taşınmış ve düzeltilmişti.

Ayakta kalan binalar ise harabe halindeydi.

Diyarbakır’ın kalbi, tarihi, geçmişi olan Sur, Sur olmaktan çıkmış/çıkarılmıştı.

Ne oldu? Kim ne kazandı? Kime yaradı? Kimler acı çekti? Kimler güldü oynadı? Kimler öldü? Kimlerin geleceği yok oldu?

Bir tarih yok edildi. Geçmiş yok edildi. Gelecek yok edildi. İnsanlar acı içerisinde kıvrandı. İnsanlar öldü. İnsanlar evlerinden, yurtlarından, geçmiş ve geleceklerinden oldu/edildi. İnsanlar insanlıklarından çıktı/çıkarıldı.

Yakılmış, yıkılmış ardından da temizlenmiş Sur ilçesinde, yasağın kalktığı sokaklarda çaresizce dolaşan insanlardan belki de en acılısı Muzaffer Çukur’du. Rozerin’in amcası.

Valiliğin yasakların kalktığı sokakları açıklamasında kendi sokağının ismini duyar duymaz heyecanlanmış, sabaha kadar uyuyamamış, sabahı zor ederek evlerinin bulunduğu, yeğeninin vurulduğu sokağa gitmişti aceleyle.

Sur’da sokağa çıkma yasakları devam ederken Ocak ayında vurulan lise öğrencisi Rozerin.

17 yaşındaki güzeller güzeli kız. Kendisinden bir daha haber alınamayan, bulmak için başvurulmadık makam kalmayan, kulakların sağır, gözlerin kör olduğu Rozerin.

Muzaffer Çukur, önce Rozerin’in vurulduğu sokağa gider. Sokak sokaklıktan çıkmıştır. Bir iz arar Rozerin’e ait, bulamaz. Sonra diğer sokakları, içerisine girilmesine izin verilen diğer sokakları dolaşır, koşar adımlarla. Amacı yeğeninden bir iz bulmaktır. Bulamaz. Saatlerce dolaşır. Bulamaz.

Yasağın kalktığı, girilmesine izin verilen sokaklarda kimi insanlar yıllardır yaşadıkları evlerini ararken Muzaffer Çukur, yeğeninden bir iz arıyordu.

Sokağa çıkma yasaklarının 38. Günüydü. 8 Ocak 2016 tarihinde, evinden çıktığı an başından vurulmuştu Rozerin. Söylentilere göre komşuları alıp evlerine götürmüşlerdi.

Ailesi çok aradı Rozerin’i, bulamadı. Ne komşuları biliyordu ne de mahalleli. Kimsenin haberi yoktu. Başvurmadıkları yer kalmamıştı. Savcılık, Valilik, Hastane ve morglar, hiçbirinden olumlu ya da olumsuz yanıt alamamışlardı.

“Acaba cenazesi sokaklarda mıdır? Taşınan hafriyatlarda mıdır? Bir hastane morgunda mıdır’ diye sorup duruyoruz kendimize. Ama aylar geçmesine rağmen, net olarak hiçbir bilgiye sahip değiliz. İşin doğrusu, gelip bu sokaklarda yeğenimin cenazesini arıyorum. Çok acı. Kimi evini arıyor yerinde bulamıyor. Bense belki bir iz bulurum umuduyla ev ev sokak sokak geziniyorum” , “O dönem Sur’da yaşayan vatandaşlar Rozerin’in vurulduğu yerden alınarak Paşa Hamamı etrafına defin edildiğini söylese de sokaktan alınıp, buraya gömülüp gömülmediğini bilmiyoruz. Cenazenin alınması için hala mücadele veriyoruz” diyordu amca Muzaffer Çukur. (1)

“Henüz 17’sinde güler yüzlü bir çocuktu Rozerin. O da yaşıtları gibi katledildiği yaşta kaldı ve büyüyemedi. Bir sözüm vardı ve Rozerin’in henüz bilmediği bir söz. Geçen yıl açtığım fotoğraf kursuna gelmiş lise öğrencisiydi. Pırıl pırıl güler yüzlü bir çocuktu. Fotoğrafa ilgisi tutku boyutundaydı. Doğayı, çocukları çok severdi Rozerin. Amed’in sokaklarında gezip fotoğraf çekmeyi severdi” diyerek anlatıyordu Rozerin’i, gazeteci Sertaç Kayar.(2)

Anne Fahriye Çukur, Rozerin vurulduğundan beri rahat değildi. Kızına ölü ya da diri ulaşamamanın sıkıntısını, acısını yaşıyordu. “Elinizden bir şey geliyorsa yapın” diyerek herkesten yardım istiyordu. Keskin nişancılar tarafından vurulduğu söylenen kızının yasını bile tutamamış acısını doğru dürüst yaşayamamıştı.

“Çocuklarımız ister sivil ister direnişçi olsun artık onların tüm siyasi ve politik kimliklerinden sıyrılmış cansız birer beden. Kirli bir savaş yürütüldü. En ilkel savaşlarda bile cenazelerin alınması için savaşa ara verilir ama burada böyle olmadı” diyordu baba Mustafa Çukur. Cizre’de hafriyatlar arasında insan uzuvlarının çıktığını hatırlatan Mustafa Çukur, Sur’dan her gün kamyonlarla hafriyat çıkartıldığına dikkat çekerek endişeli olduklarını dile getiriyordu. (3)

Diyarbakır Sur ilçesinde henüz yakınlarına ulaşamamış birçok aile var. Cizre ve diğer sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşim merkezlerinde de durum aynı. Kaybettikleri yakınlarının cenazelerine ulaşamayan,i acılarını/taziyelerini yaşayamayanlar var.

Sur’da bazı sokaklarda yasakların kalkmasıyla birlikte yasakların kaktığı sokaklara oralarda yaşayanlar da henüz sokakları yasak olanlar da hücum ettiler. Kimisi evlerini kimisi kaybettikleri yakınlarını aramaya gittiler.

Ne evlerini arayanlar ne de çocuklarını arayanlar bulamadılar.

Yasaklar kalktı ama acılar devam ediyor…

 

1.https://www.demokrathaber2.net/guncel/sur-da-oldurulen-rozerin-cukur-un-amcasi-sokak-sokak-yegeninin-cenazesini-aradi-h67397.html

2.http://www.evrensel.net/haber/269559/hocam-nasil-olmus-ve-rozerini-de-oldurduler

3.http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160324_sur_cenazeler

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
42 gün önce
63 gün önce
174 gün önce
206 gün önce
254 gün önce
314 gün önce
338 gün önce
356 gün önce
361 gün önce
398 gün önce
402 gün önce
422 gün önce
423 gün önce
436 gün önce
443 gün önce
446 gün önce
451 gün önce
454 gün önce
457 gün önce
459 gün önce
464 gün önce
471 gün önce
472 gün önce
473 gün önce
475 gün önce
478 gün önce
482 gün önce
496 gün önce
497 gün önce
503 gün önce
521 gün önce
528 gün önce
529 gün önce
531 gün önce
532 gün önce
534 gün önce
535 gün önce
536 gün önce
537 gün önce
538 gün önce
541 gün önce
548 gün önce
549 gün önce
550 gün önce
552 gün önce
559 gün önce
562 gün önce
563 gün önce
566 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=