Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

YASAKLAR KALKTI AMA ACI DEVAM EDİYOR

25 Mayıs 2016, 19:21 - Okunma: 2762

Diyarbakır Sur ilçesinde bazı sokaklarda yasak kalktı. Yasağın kalkmasıyla birlikte yasağın kalktığı sokaklarda evi olanlar Sur’a akın etti.

Gördükleri manzarayla hüsrana uğrayan sokak sakinleri, yıkılmış, molozları taşınmış boşluklarda evlerini bulamadılar! Yıkılan evlerin molozları taşınmış ve düzeltilmişti.

Ayakta kalan binalar ise harabe halindeydi.

Diyarbakır’ın kalbi, tarihi, geçmişi olan Sur, Sur olmaktan çıkmış/çıkarılmıştı.

Ne oldu? Kim ne kazandı? Kime yaradı? Kimler acı çekti? Kimler güldü oynadı? Kimler öldü? Kimlerin geleceği yok oldu?

Bir tarih yok edildi. Geçmiş yok edildi. Gelecek yok edildi. İnsanlar acı içerisinde kıvrandı. İnsanlar öldü. İnsanlar evlerinden, yurtlarından, geçmiş ve geleceklerinden oldu/edildi. İnsanlar insanlıklarından çıktı/çıkarıldı.

Yakılmış, yıkılmış ardından da temizlenmiş Sur ilçesinde, yasağın kalktığı sokaklarda çaresizce dolaşan insanlardan belki de en acılısı Muzaffer Çukur’du. Rozerin’in amcası.

Valiliğin yasakların kalktığı sokakları açıklamasında kendi sokağının ismini duyar duymaz heyecanlanmış, sabaha kadar uyuyamamış, sabahı zor ederek evlerinin bulunduğu, yeğeninin vurulduğu sokağa gitmişti aceleyle.

Sur’da sokağa çıkma yasakları devam ederken Ocak ayında vurulan lise öğrencisi Rozerin.

17 yaşındaki güzeller güzeli kız. Kendisinden bir daha haber alınamayan, bulmak için başvurulmadık makam kalmayan, kulakların sağır, gözlerin kör olduğu Rozerin.

Muzaffer Çukur, önce Rozerin’in vurulduğu sokağa gider. Sokak sokaklıktan çıkmıştır. Bir iz arar Rozerin’e ait, bulamaz. Sonra diğer sokakları, içerisine girilmesine izin verilen diğer sokakları dolaşır, koşar adımlarla. Amacı yeğeninden bir iz bulmaktır. Bulamaz. Saatlerce dolaşır. Bulamaz.

Yasağın kalktığı, girilmesine izin verilen sokaklarda kimi insanlar yıllardır yaşadıkları evlerini ararken Muzaffer Çukur, yeğeninden bir iz arıyordu.

Sokağa çıkma yasaklarının 38. Günüydü. 8 Ocak 2016 tarihinde, evinden çıktığı an başından vurulmuştu Rozerin. Söylentilere göre komşuları alıp evlerine götürmüşlerdi.

Ailesi çok aradı Rozerin’i, bulamadı. Ne komşuları biliyordu ne de mahalleli. Kimsenin haberi yoktu. Başvurmadıkları yer kalmamıştı. Savcılık, Valilik, Hastane ve morglar, hiçbirinden olumlu ya da olumsuz yanıt alamamışlardı.

“Acaba cenazesi sokaklarda mıdır? Taşınan hafriyatlarda mıdır? Bir hastane morgunda mıdır’ diye sorup duruyoruz kendimize. Ama aylar geçmesine rağmen, net olarak hiçbir bilgiye sahip değiliz. İşin doğrusu, gelip bu sokaklarda yeğenimin cenazesini arıyorum. Çok acı. Kimi evini arıyor yerinde bulamıyor. Bense belki bir iz bulurum umuduyla ev ev sokak sokak geziniyorum” , “O dönem Sur’da yaşayan vatandaşlar Rozerin’in vurulduğu yerden alınarak Paşa Hamamı etrafına defin edildiğini söylese de sokaktan alınıp, buraya gömülüp gömülmediğini bilmiyoruz. Cenazenin alınması için hala mücadele veriyoruz” diyordu amca Muzaffer Çukur. (1)

“Henüz 17’sinde güler yüzlü bir çocuktu Rozerin. O da yaşıtları gibi katledildiği yaşta kaldı ve büyüyemedi. Bir sözüm vardı ve Rozerin’in henüz bilmediği bir söz. Geçen yıl açtığım fotoğraf kursuna gelmiş lise öğrencisiydi. Pırıl pırıl güler yüzlü bir çocuktu. Fotoğrafa ilgisi tutku boyutundaydı. Doğayı, çocukları çok severdi Rozerin. Amed’in sokaklarında gezip fotoğraf çekmeyi severdi” diyerek anlatıyordu Rozerin’i, gazeteci Sertaç Kayar.(2)

Anne Fahriye Çukur, Rozerin vurulduğundan beri rahat değildi. Kızına ölü ya da diri ulaşamamanın sıkıntısını, acısını yaşıyordu. “Elinizden bir şey geliyorsa yapın” diyerek herkesten yardım istiyordu. Keskin nişancılar tarafından vurulduğu söylenen kızının yasını bile tutamamış acısını doğru dürüst yaşayamamıştı.

“Çocuklarımız ister sivil ister direnişçi olsun artık onların tüm siyasi ve politik kimliklerinden sıyrılmış cansız birer beden. Kirli bir savaş yürütüldü. En ilkel savaşlarda bile cenazelerin alınması için savaşa ara verilir ama burada böyle olmadı” diyordu baba Mustafa Çukur. Cizre’de hafriyatlar arasında insan uzuvlarının çıktığını hatırlatan Mustafa Çukur, Sur’dan her gün kamyonlarla hafriyat çıkartıldığına dikkat çekerek endişeli olduklarını dile getiriyordu. (3)

Diyarbakır Sur ilçesinde henüz yakınlarına ulaşamamış birçok aile var. Cizre ve diğer sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşim merkezlerinde de durum aynı. Kaybettikleri yakınlarının cenazelerine ulaşamayan,i acılarını/taziyelerini yaşayamayanlar var.

Sur’da bazı sokaklarda yasakların kalkmasıyla birlikte yasakların kaktığı sokaklara oralarda yaşayanlar da henüz sokakları yasak olanlar da hücum ettiler. Kimisi evlerini kimisi kaybettikleri yakınlarını aramaya gittiler.

Ne evlerini arayanlar ne de çocuklarını arayanlar bulamadılar.

Yasaklar kalktı ama acılar devam ediyor…

 

1.https://www.demokrathaber2.net/guncel/sur-da-oldurulen-rozerin-cukur-un-amcasi-sokak-sokak-yegeninin-cenazesini-aradi-h67397.html

2.http://www.evrensel.net/haber/269559/hocam-nasil-olmus-ve-rozerini-de-oldurduler

3.http://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/03/160324_sur_cenazeler

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
45 gün önce
59 gün önce
177 gün önce
186 gün önce
208 gün önce
262 gün önce
430 gün önce
443 gün önce
451 gün önce
562 gün önce
594 gün önce
643 gün önce
703 gün önce
726 gün önce
745 gün önce
749 gün önce
786 gün önce
790 gün önce
810 gün önce
811 gün önce
824 gün önce
831 gün önce
834 gün önce
840 gün önce
842 gün önce
845 gün önce
847 gün önce
852 gün önce
859 gün önce
860 gün önce
861 gün önce
863 gün önce
866 gün önce
870 gün önce
884 gün önce
885 gün önce
891 gün önce
909 gün önce
916 gün önce
917 gün önce
919 gün önce
920 gün önce
922 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
925 gün önce
926 gün önce
929 gün önce
936 gün önce
937 gün önce
938 gün önce
940 gün önce
947 gün önce
950 gün önce
951 gün önce
954 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=