Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

KANLA SULANAN TOPRAKTAN ÇİÇEK ÇIKMAZ

31 Mayıs 2016, 17:49 - Okunma: 972

8 bin civarında “terörist” öldürüldüğü söylenen operasyonlar, sokağa çıkma yasakları, özel güvenlik bölgesi uygulamaları bitmedi.

Operasyonların bittiği ama yasakların sürdüğü bölgelerde ise temizlik çalışmaları devam ediyor.

Diyarbakır Sur ilçesinde bazı sokaklarda yasakların kaldırılması sonrası o bölgelerde yaşayanlar yasakların kaldırıldığı sokaklara adeta hücum etti.

Kimisi evini arıyordu kimisi kaybettiği evladını. 8 Ocak’ta başından vurularak öldürülen ve o tarihten beri bulunamayan lise öğrencisi Rozerin’in bedenini arayan yakınları da oradaydı.

Harabeye dönmüş ilçede yıkılan binaların molozları taşınmış, alanlar düzeltilip temizlenmişti. Tamamıyla yıkılmayan binalar ise oturulamayacak durumdaydı.

Tarihi geçmişiyle birlikte Sur ilçesi yok edilmişti.

Tarihi değere sahip avlulu taş evlerden eser kalmamıştı.

Birçok tarihi yapı zamanın yıpratıcı özelliklerine dayanmış, savaşa dayanamamış, onarılmayacak duruma gelmişti.

Sur’daki tahribat diğer yerleşim bölgelerinde yapılan yıkımların aynası durumundaydı. Diyarbakır gibi dünyanın gözünün her an üzerinde olduğu, bölgenin merkezi durumundaki ilin kalbi sayılan ilçesi, operasyonlarla bu hale getirilebiliyorsa diğer il ve ilçeler daha kötü durumda olmalıydı.

Savaşın acımasız yüzüydü Sur. Savaş yok dense de yapılmıştı.

Tanklar, zırhlı araçlar ve ağır silahlarla yapılmıştı. Böyle bir yıkım personel silahlarıyla olamazdı zaten. Tank ve topla yıkılmıştı binalar. Bilerek yıkılmıştı sanki.

Operasyonlarda ölen/öldürülen yüzlerce sivil insan, insan yaşamına gösterilmesi gereken özenin gösterilmediğinin çok açık kanıtıydı.

Savaşın/çatışmanın muhatabı olmayan silahsız insanların bile korumaya alınmadığı, yaşamları için özen gösterilmediği bir ortamda binalara özen gösterilmesini beklemek saçmalık olurdu.

Birkaç gün önce çıkan söylemlere inanmamıştık ama dün (25.05.2015) sosyal medyaya düşen bir videoda Nusaybin’in savaş uçaklarında bombalandığını da gördük. İçerisinde sivil insanların bulunduğu bir yerleşim alanı savaş uçaklarınca bombalanıyordu! Roboski’de yapılan yanlışlık! Burada açıkça, gündüz gözüyle yapılıyordu.

Özel güvenlik bölgesi ilan edilen yerlerdeki köyler boşaltılıyor, boşaltılan köyler “teröristler” kullanmasın diyerek yakılıp yıkılıyor, kullanılmaz hale getiriliyordu.

1990’lı yıllarda yapılan ve inkâr edilen uygulamalar, saklanma gereksinimi duyulmadan, açıktan ve fazlasıyla tekrarlanıyor.

Öldürülen siviller için, bir gün olsun, bir yetkili tarafından “özür” dilenmedi. “yanlışlık olmuş” bile denmedi.

Ölen/öldürülen siviller için en ufak açıklama duyulmadı. Arada bir, sivillerin “teröristlerin açtığı ateş sonrası” öldürüldüğü söylenmesi hariç gerçekçi bir açıklamaya şahit olamadık.

Cizre’de üç ayrı bodrumda yüzden fazla sivil insan açıkça, günlerce süren görüşmelere rağmen, dünyanın gözleri önünde öldürüldü.

Otopsiye gönderilen bedenler DNA testi yapılamayacak kadar yanmış ve tahrip olmuştu.

Henüz bitmeyen, devam eden operasyonlarda bu güne kadar on binlerce ev ve işyeri yakılıp yıkıldı. Bir milyon civarında insan kendi yurdunda mülteci oldu. Bine yakın silahsız sivil insan ki yüze yakını çocuktu, öldürüldü. Bölgede eğitim durma noktasına geldi.

İnsani kayıpların acısına ölen bedenlere yapılan vahşet eklendi. Öldürülenler zırhlı araçlara bağlanarak sürüklendi. Kadın bedenleri soyularak çıplak teşhir edildi. Diriye uygulanmayan saygı ölüye de uygulanmadı.

Operasyonların bittiği yerlerde molozlar kamyonlarla taşınarak götürüldü. Moloz dökülen yerlerde insan uzuvlarına rastlandı. Böylece yapılan temizliğin delilleri karartma çabası olduğu ortaya çıktı.

Geçmişte yakılıp yıkılan 3 bin köyün, faili meçhul! Olarak öldürülen 20 binden fazla insanın hesabı nasıl verilmemişse bunların da hesabını vermemek için gereken yapılmakta. Operasyonlara katılan asker ve polisin “operasyonlarda yapılan haksız uygulamalar ve aşırılıklar!” nedeniyle yargılanamayacakları konusunda yasa çıkarılarak hesap vermenin önü kapatıldı.

Operasyonlarda resmi verilere göre 5 yüze yaklaşan güvenlik görevlisi kaybı “Kıbrıs barış harekâtı” denilen savaşta uğranan kayıpları aştı. Yine de yaşananlara savaş denmiyor.

Operasyon ya da savaş, adını ne koyarsak koyalım, gerek güvenlik görevlisi polis, asker, korucu gerekse “terörist” ve silahsız sivil bölge halkı, toplamda ölen/öldürülen her insan bu ülkenin, bu toprakların insanı.

Bu devletin vatandaşı.

Ölen/öldürülen aynı ülkenin insanı, aynı ülkenin vatandaşı ise, ölen/öldürülen sayısı 8 binleri bulmuşsa, devlet envanterinde bulunan her türlü silah kullanılıyorsa, yerleşim bölgelerinin harabeye çevrilmesi/yokedilmesi göze alınmışsa, maddi kayıplar toplamı yıllık bütçeye ulaşmışsa, kim ne derse desin yaşanan iç savaştır.

Sadece kimlikleri nedeniyle insanlar hor görülüyor, aşağılanıyor, şiddete uğruyor, linç ediliyor ve öldürülüyorsa o ülke bölünmüştür.

Acı ve hüzün, sevinç ve mutluluk, ölen/öldürülen insanın kimlik bilgisine göre değişiyorsa, birilerinin acısına diğeri sevinebiliyorsa, ölenler/öldürülenler için halaylar kurulabiliyorsa, o ülkede insanlık da kalmamıştır.

Bağımsız olması gereken yargı organının en üstündeki Yargıtay ve Danıştay Başkanları, bağımsız olmadığını açıkça söyleyen Cumhurbaşkanının yanında gezilere, toplantılara katılıyorsa, o ülkede adalet de kalmamıştır.

Zamanın sıkıştığı anlardayız. Bilinmelidir ki kanla sulanan topraktan çiçek çıkmaz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
18 gün önce
50 gün önce
98 gün önce
158 gün önce
182 gün önce
200 gün önce
205 gün önce
242 gün önce
246 gün önce
266 gün önce
267 gün önce
280 gün önce
287 gün önce
290 gün önce
295 gün önce
298 gün önce
301 gün önce
303 gün önce
308 gün önce
315 gün önce
316 gün önce
317 gün önce
319 gün önce
322 gün önce
326 gün önce
340 gün önce
341 gün önce
347 gün önce
365 gün önce
372 gün önce
373 gün önce
375 gün önce
376 gün önce
378 gün önce
379 gün önce
380 gün önce
381 gün önce
382 gün önce
385 gün önce
392 gün önce
393 gün önce
394 gün önce
396 gün önce
403 gün önce
406 gün önce
407 gün önce
410 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=