Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

FİTRE VE ASGARİ ÜCRET

14 Haziran 2016, 16:15 - Okunma: 1285

Birkaç gündür Ramazan Ayına girdik. “Açların halini anlama” olarak da söylenen, insanın kendini, açlığını, duygularını kontrol altına almasını, disipline sokmasını amaçlayan oruç başladı. Yaklaşık 17 saat süren oruç süresince açlığı ve yemeği düşünmeden günü geçirebilmek önemli.

Oruç, sadece aç kalmak, açlığa dayanmak mıdır?

Oruç açlığı merkeze alarak tüm duygularını kontrol edebilmektir. 17 saat aç kalabiliyorsan gerektiğinde öfkeni de kontrol edebilirsin, kızmayabilir, küfretmeyebilirsin demektir.

Açların halinden anlamak” mecazidir.

İnsan olan, insani duygulara sahip her insan açları anlayabilir, onlar için elinden geleni yapabilir. Bunun için aç kalmak gerekmez. Sadece aç kaldığında açların halini anlıyorsan bir şeyler eksik demektir. Ya da diğer bir deyişle sadece yılda 30 gün açların halini anlıyor kalan 11 ay unutuyoruz demektir.

Asıl açmayı istediğim konu farklı.

Diyanet İşleri Başkanlığı fitre miktarını açıklamış. Fitre 15 TL olarak belirlenmiş. “Fıtr” kökeninden gelen ve oruç açmak anlamı taşıyan fitre, bir kişinin bir öğün kendini doyurma, açlığını giderme miktarıdır.

Bir öğün doyma bedeli olan fitre miktarını biz günlük olarak kabul ederek ve Cumhurbaşkanımızın “en az 3 çocuk” demesi üzerine, 3 çocuklu 5 kişilik bir aile için bir hesap yapalım. Diyanet İşleri Başkanlığının belirlediği ve doğru olduğuna inandığımız bedel üzerinden hesabımızı yapacağız ki sağlam olsun.

5 kişinin bir gün doyması için kişi başına 15 liradan 75 liraya ihtiyacı var demektir.

Günlük 75 lira yemek ihtiyacı olduğundan aylık yemek bedeli 30 gün üzerinden 2.250 lira yapar.

Diyanet işleri başkanlığının belirlediği bedel üzerinden, 5 kişilik ailenin bir aylık yemek bedeli 2.500 lira tutuyor. Diyanet işleri başkanlığının belirlediği “fitre” bedelinin sadece bir öğün olduğunu unutmayarak günlük olarak hesaplıyoruz.

Bu hesabı neden yapıyoruz?

Türkiye % 90’ı Müslüman olan bir ülke.

14 yıldır ülkeyi yöneten iktidar partisi kendisini Müslüman olarak tanımlıyor. Ülkede İslami esaslara uygun yönetim oluşturmak için elinden geleni yapıyor.

Bütün bunlara rağmen, asgari ücret belirlenirken neden İslami esaslar dikkate alınmıyor?

Diyanet işleri başkanlığının bir kişinin doyma bedeli olarak açıkladığı rakamlar üzerinden yaptığımız ve aylık 2.250 lira olarak çıkardığımız 5 kişilik ailenin yemek bedeli, asgari ücret belirlenirken neden esas olarak alınmıyor?

Düşünün, çıkardığımız bedel sadece yemek ihtiyacı!

Kira, eğitim masrafları, ulaşım giderleri ve benzer diğer ihtiyaçlar bu rakamın içerisinde yok!

Diyanet işleri başkanlığının belirlediği yemek bedeli üzerinden Cumhurbaşkanımızın hayalini kurduğu 3 çocuklu 5 kişilik bir ailenin yemek ihtiyacını karşılamak için 2.250 lira gerekiyor!

Asgari ücret net 1.300 lira!

Asgari ücreti belirleyen tespit komisyonunun 15 üyesi Müslüman değil mi?

Asgari ücret tespit komisyonu miktarı hesaplarken neden İslami ölçüleri dikkate almıyor? Neden Diyanet işleri başkanlığından “fitre” değerlerini alıp hesap yapmıyor?

Mademki Müslüman ülkeyiz, mademki 14 yıllık iktidarımız ülkenin İslami esaslar çerçevesinde yönetilmesini istiyor, neden bu işe ilk önce asgari ücreti belirlerken İslami ölçüleri kullanarak başlamıyor?

İslami değerler içerisinde “insan” önemsiz midir?

İnsan yaşamı değersiz midir?

İslam sadece namaz kılmak, oruç tutmak, Hacca gitmek midir?

İlk önce “insan” olmak ve insanlara “Yaratandan ötürü” değer vermek gerekmez mi?

Bunun için de ilk önce insanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi, insana yakışır hale getirilmesi gerekmez mi?

Saray yapmak ve içerisinde yaşamak vatandaşın insanca yaşamasından daha mı önemli?

Elbette yaptığımız bu hesap üzerinden bir asgari ücreti ortaya çıkaracak komisyon kararı beklemek hayalden başka bir şey değildir. Amacım bir gerçekliği ortaya koymak çabasıdır. İktidar kendisini nasıl değerlendirirse değerlendirsin yaptıkları İslami esaslar içerisinde değildir.

Sadece Diyanet’in belirlediği “fitre” değeri ile asgari ücret arasındaki fark bile iktidarın insanlara bakışını göstermektedir.

Ramazandayız. İnsanların birbirine hoş görü ile yaklaşması gerektiği zamanlardayız. Oruç tutmayanlara yapılanların hoşgörü içerisinde olmadığını biliyoruz.

Ramazandayız. Sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı il, ilçe ve köylerde evlerini kaybetmiş, kalacak yerleri, yiyecek yemekleri olmayan on binlerce insana karşı hoşgörü göremiyoruz.

Yargıtay’ın “haksız” olduğuna hükmettiği kayıp kaçak bedelinin alınması için kanun çıkarmasının adaletsizlik olduğunu, halktan yana olması gereken iktidarın şirket patronlarından yana işlem yaptığını biliyoruz.

Emekliye 100 liralık zammı çok görüp israf sayılacak harcamaları yapan iktidarın İslami esaslar içerisinde davranmadığını biliyoruz.

Anayasa kararlarına saygı duyulmayan ülkede adalet kalmadığı için Reza Sarraf’ı yargılayan savcı Bharara’dan medet umar hale geldik!

Amacın İslami esaslar içerisinde yaşamı tesis etmek olmadığını, insanların ses çıkaramayacağı bir ortam yaratmak olduğunu çok iyi biliyoruz. Yoksa asgari ücrette İslami esaslar çerçevesinde belirlenir, insanlarımız da insan gibi yaşatılırdı.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
18 gün önce
50 gün önce
98 gün önce
158 gün önce
182 gün önce
200 gün önce
205 gün önce
242 gün önce
246 gün önce
266 gün önce
267 gün önce
280 gün önce
287 gün önce
290 gün önce
295 gün önce
298 gün önce
301 gün önce
303 gün önce
308 gün önce
315 gün önce
316 gün önce
317 gün önce
319 gün önce
322 gün önce
326 gün önce
340 gün önce
341 gün önce
347 gün önce
365 gün önce
372 gün önce
373 gün önce
375 gün önce
376 gün önce
378 gün önce
379 gün önce
380 gün önce
381 gün önce
382 gün önce
385 gün önce
392 gün önce
393 gün önce
394 gün önce
396 gün önce
403 gün önce
406 gün önce
407 gün önce
410 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=