Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

CUMHURBAŞKANLIĞI, DİPLOMA VE ÖLÜMLER

26 Haziran 2016, 18:12 - Okunma: 1260

17 Ekim 2006 tarihinde, saat sabah 11 civarında, TBMM’ye giden Başbakan Erdoğan, makam aracı içerisinde bayılır.

Ters yol olmasına rağmen aracın rotası Güven Hastanesine çevrilir.

Makam aracı hastane önüne geldiğinde araçtakiler sedye ve yardım için hastane içerisine koşarlar.

Araç kilitlenir ve Başbakan Erdoğan araç içerisinde mahsur kalır.

Balyoz yardımıyla şoför camı kırılan makam aracından Başbakan indirilip sedyeye koyularak hastane içerisine götürülür.

Başbakanı muayene eden Doktor, Uzman Fethiye Sümer Güllap’dır ve nöroloji ana bilim dalı uzmanıdır.

Müdahaleler yapılır ve gece yarısına doğru taburcu edilir. Hastaneden çıkan Başbakan Erdoğan halsiz ve bitkindir.

Başhekimlikçe yapılan açıklamada “Başbakanın oruç nedeniyle kan şekerinin düştüğü, gerekli müdahalelerin yapıldığı, önemli bir şey olmadığı” söylenir!

Ancak kan şekeri düşen Başbakana, müdahalenin nöroloji ana bilim dalı uzmanı olan doktor tarafından neden yapıldığını hiç kimse sormaz ya da soramaz!

Daha sonraları Başbakan Erdoğan’a koyulan asıl teşhisin Astrositom tümörü ve bundan kaynaklı sara krizi olduğu söylentileri yayılacak ve yazılacaktı.

2007 başlarında Yalçın Küçük, Caligula/Saralı Cumhur adlı bir kitap çıkarır.

Kitapta, Erdoğan, Roma İmparatoru Caligula’ya benzetilir. Sara hastası olduğu ve devleti yönetemeyeceği iddiası kitabın başından sonuna işlenmiştir.

340 sayfalık kitabın, 2007’de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi “ısmarlama” olarak yazıldığı ve amacın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasının önünü kesmek olduğu söylentileri yayılır. (1)

Nisan 2007’de Almanya’da Deniz Feneri derneğinde yolsuzluklar nedeniyle polis baskını yaşanır.

41 milyon avro olduğu söylenen yolsuzlukların ucu Türkiye’de iktidara dayanmaktadır.

Konu Doğan Medya Grubu tarafından haberleştirilir ve bu haberle birlikte Doğan Medyanın iktidarla arası açılır.

Doğan medya ile iktidar arasında başlayan bu kavga büyüyecek, doğan medya vergi müfettişlerinin baskınına uğrayacak, milyar liralarla ifade bulan vergi cezaları kesilecek ve sonunda “pes eden” Doğan Medyanın vergi borçları affedilecek, Aydın Doğan ile Erdoğan’ın arası düzelecektir. (2)

Doğan medya ile iktidar arasındaki bu kavgada asıl önemli konu, o dönemlerde ortaya çıkan bir söylentidir.

Söylenti, Doğan medyanın Dr. Fethiye Sümer Güllap’ın Başbakan Erdoğan ile ilgili tanı ve teşhis dosyasını ele geçirdiği ve yayınlama hazırlığı içerisinde olduğu konusu hakkındadır.

Bu söylenti, 14 Mart 2008 tarihinde hiçbir sağlık sorunu yaşamayan 42 yaşındaki Dr. Fethiye Sümer Güllap’ın aniden ölmesiyle yeniden alevlenir. Ölüm ve yapılan açıklamalar düşündürücüdür. (3)

28 Ağustos 2007 tarihinde Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçilir ve o yıllardaki Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı yapamaz tartışmaları kesilir.

İlginç olan, Başbakan Erdoğan için “Cumhurbaşkanı olamaz” iddialarını ortaya atanlar, yürütmekte olduğu Başbakanlık için hiç konuşmazlar.

Oysaki Başbakanlık da Cumhurbaşkanlığı gibi bir yönetim kademesidir ve Cumhurbaşkanlığı yapamaz denilen kişinin Başbakanlık da yapmaması gerekir. Ancak bu konu hiçbir zaman tartışılmaz.

Cumhurbaşkanlığı seçimi olayların ne başlangıcı ne de sonudur.

22 Ocak ve 21 Mart 2008 tarihlerinde iki büyük operasyonlarla çoğu General TSK mensupları, gazeteciler, İşçi Partisi, ulusal kanal, Aydınlık dergi yöneticileri, ATO başkanı gibi önemli isimler tutuklanır.

Tutuklamalar ilerleyen tarihlerde artarak devam eder.

Tutuklamalara bakıldığında birçok isim, tutuklama gerekçelerine göre alakasızdır/gariptir. Ancak tutuklamaların geneline bakıldığında, davaların içeriğinden çok iktidara muhalif ve engel tüm kesimler vardır.

Sara hastalığını ortaya çıkaran Yalçın Küçük ve Aydınlık gazetesi yöneticileri, Ulusal Kanal ve Doğu Perinçek de tutuklananlar içerisindedir!

Tutuklananlardan merdivenden düşerek bilincini kaybedenler, tedavisi yapılmadığından ölenler, garip şekilde kalp krizi geçirerek ölenler olur!

Bu operasyonlar öncesinde 4 Mayıs 2007 tarihinde dönemin Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Erdoğan’ın Dolmabahçe’de, iki buçuk saat süren gizli bir görüşme yapması da oldukça anlamlıdır.

“ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Pearson, 6 Haziran 2003 tarihli kriptosunda ABD’nin desteklemesi halinde Erdoğan’ın Türk hava sahası ve limanlarını açmayı tahattüt ettiğini ancak ABD menfaatlerine karşı çıkan üst düzey komutanların Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün emir ve talimatlarına uymadıklarını yazmıştır” (4)

Gazeteci Fehmi Koru, Yeni Şafak’ta 1 Şubat 2008 tarihinde yazdığı köşe yazısında, “Oval Ofiste 5 Kasım 2007 tarihinde yapılan görüşmede, Başkan Bush’un TSK’ne yönelik operasyonlar için Başbakan ile beraber düğmeye bastığını” açıklamıştı.

Uzun yıllar TSK’nın çeşitli kademelerinde çalıştıktan sonra istifa ederek MİT’de çalışmaya başlayan ve Baş müşavirliğe kadar yükselen Kaşif Kozinoğlu, henüz görevdeyken Erdoğan Hakkında, “İsviçre bankalarında 8 ayrı hesabı olduğu ve 800 milyon dolara sahip olduğu” açıklamasını yapmıştı. Bu haberler Wikileaks belgelerinde de konu olmuş, Almanya ile siyasi soruna da dönüşmüştü. (5)

Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon kapsamında tutuklanmış, 13 Kasım 2011 tarihinde koğuşunda kalp krizi nedeniyle ölmüştü ve koğuş arkadaşı, Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı Teknik İstihbarat Daire Başkanı ve Jitemci olarak ismi geçen Atilla Uğur’du!

Sara hastalığı söylentileri, İsviçre bankalarındaki hesaplar, Diplomasıyla ilgili çıkan söylentilere rağmen, 2014 tarihine kadar sabredip uygun zeminini hazırlayarak Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan 28 Ağustos 2014 tarihinde TBMM’de yemin ederek görevine başladı.

Seçim öncesi, belki de Cumhurbaşkanı seçileceğinden emin olamadığı için Başbakanlık sarayı olarak inşa ettirdiği yere, ismini Cumhurbaşkanlığı sarayı olarak değiştirerek yerleşti.

Diplomasıyla ilgili söylentiler bitmedi.

Günümüzde de her gün basına değişik şekillerde yansıyan bu konuyu daha önceleri, mezun olduğu okulun aynı yıl mezunu olan Ömer Başoğlu tarafından bir video hazırlanarak Youtube’e koyuldu.

Videoda diplomanın sahte olduğu iddiası vardı. (6) hazırlanan video defalarca silindi, yasak getirildi ama tekrar yerine konuldu.

CHP Gökçebey eski ilçe başkanı da olan 54 yaşındaki Ömer Başoğlu serbest muhasebecilik yapmaktaydı.

Herhangi bir rahatsızlığı olmamasına rağmen 6 Mart 2015 tarihinde evinde ölü bulundu! Yapılan açıklamalarda ALS hastası olduğu söylendi. Ömer Başoğlu’nun ölümü, Ergün Poyraz’ın “Faili Meçhul mü” adlı kitabına da konu olmuştu.

Konu henüz kapanmış değil.

 

1.Yalçın Küçük, Caligula/Saralı Cumhur

2.http://www.cnnturk.com/2009/ekonomi/sirketler/02/18/dogan.holdinge.rekor.ceza/514295.0/

3.https://www.turkishnews.com/content/2015/10/30/isvicreli-doktor-acikalin-erdogan-epilepsi-hastasidir/

4.Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Sızıntı sayfa 178

5.http://www.sarizeybekhaber.com.tr/gundem/kasif-kozinoglunu-erdoganin-bu-hesaplari-mi-oldurdu-h2199.html

6.https://www.youtube.com/watch?v=_5RCRJ4Zq14

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
20 gün önce
52 gün önce
100 gün önce
160 gün önce
183 gün önce
202 gün önce
207 gün önce
244 gün önce
248 gün önce
268 gün önce
268 gün önce
282 gün önce
288 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
300 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
309 gün önce
317 gün önce
318 gün önce
318 gün önce
320 gün önce
324 gün önce
327 gün önce
342 gün önce
343 gün önce
349 gün önce
367 gün önce
374 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
378 gün önce
379 gün önce
380 gün önce
381 gün önce
383 gün önce
384 gün önce
386 gün önce
393 gün önce
395 gün önce
396 gün önce
398 gün önce
405 gün önce
408 gün önce
409 gün önce
412 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=