Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

RAMAZAN ORUÇ VE BİZ

04 Temmuz 2016, 12:20 - Okunma: 884

Ramazan Ayının son günlerindeyiz. Yaz aylarına rastladığından en uzun oruç sürelerini yaşıyor, zorlanıyoruz.

Zorlansak da yapılan bir ödevi sonlandırmanın huzurunu da yaşıyoruz.

Oruç ödev midir ya da Oruç sadece aç kalmak mıdır?

Aç ve susuz yaşamak çok zor değildir.

Cezaevlerinde haklarını alabilmek için on günlerce süren açlık grevlerine ve ölüm oruçlarına baktığımızda sadece sabahtan akşam namazına kadar aç kalabilmenin çok zor olmadığını hatta çok basit olduğunu görebiliyoruz.

Eskiden büyüklerimiz bizlere “ahırdaki hayvana yem vermezsen o da akşama kadar aç bekleyebilir, önemli olan neden aç kaldığını bilmektir” derdi.

Neden aç kaldığımızı, iftar vaktine kadar su içmediğimizi biliyor muyuz?

Aç kalmanın amacı sadece “açların halini anlamak” için midir?

Oruç bittikten sonra geçirdiğimiz 11 ay içerisinde açları düşünen, açların nasıl yaşadığını, nasıl kıvrandığını düşünen kaç kişi vardır?

hafıza-i beşer nisyan ile mahluldür” diyen eskiler (İnsan hafızası unutmasıyla bilinir) aslında biz insanları çok iyi bilmişlerdir. Oruç ayı biter bitmez dayanırız yemeklere.

Bayram boyunca tatlıları tüketiriz. Tatlıları ve bayram yemeklerini yerken açlar aklımızdan gitmiştir bile.

Oruç tutmanın gerçek anlamını bilmeden sadece belirlenen süre içerisinde aç ve susuz kalarak Ramazan ayını bitirdiğimiz içindir bu unutmalar.

Oruç tutmak, nefsine, duygularına, aklına hakim olmayı öğrenmektir aslında.

Kızmamayı, anlayışlı olmayı, hoş görmeyi, küfretmemeyi, düşmanlıktan vazgeçmeyi, kardeşliği öğrenmektir.

Öyle ki bir ay kızmadan, kendisine hakim bir vaziyette, öfkelenmemeyi öğrenerek, küfretmeden yaşarsak kalan sürede de bunları başarabiliriz.

Oruç tutmak bir anlamda kötü alışkanlıklardan vazgeçmeyi denemektir.

Sigara bırakmak gibi, içki içmekten vazgeçmek gibi, küfretmeyi unutmak gibi.

Eğer oruç süresinde bunları başarabilseydik düşmanlıklar biter kardeşçe bir arada yaşayabilirdik. Hakkıyla yapabilseydik zaten aç kalmazdı dünyada. Onları düşünmeye de gerek kalmazdı.

Her zaman bir yanımız eksik kalıyor. Yapmamız gerekenlerin tamamını yapmıyor/yapamıyoruz.

İnsanoğlu mükemmel değildir, eksik yaratılmıştır” diyerek kurtulamayız.

Ramazan boyunca insanların hatalarını hoş görerek, kızmadan, küfretmeden, affetmeyi başararak yaşayabilirsek, çevremizdeki yoksullara yardım ederek, bütçelerimiz el verdiği ölçüde açları doyurarak, kardeşçe yaşayabilirsek, bunları bir ay içinde başarabilirsek bir yıl için de başarabiliriz.

Ama Ramazan biter bitmez aynı alışkanlıklarımıza dönersek, yine öfke içerisinde affetmeden küfrederek hoş görüsüz yaşamaya devam edersek Ramazan’ın ne anlamı kalır ki!

Onca aç kalmanın, susuz kalmanın ne anlamı kalır ki ertesinde aynı hatalarla 11 ay yaşarsak?

Ramazan temizlik zamanıdır.

İçimizde var olan tüm kötülüklerden temizlenme, arınma zamanıdır.

Kötü alışkanlıklarımızı bırakma zamanıdır.

Sigarayı bırakır gibi bırakacağız küfretmeyi.

İnsanca, bilemeden yapılan hataları affetmesini öğrenerek, hoş görüyle yaklaşmasını öğrenmeliyiz.

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisinin anlamını kazımalıyız hafızamızın bir köşesine, silinmeyecek harflerle.

Cizre’de, Nusaybin’de, Sur’da, Irak’ta, Suriye’de çocuklar, gençler, insanlar katledilirken, onlara sıkılan kurşun bize sıkılmış gibi acımalı yüreklerimiz.

Afrika’nın bir köşesinde kanadı kırılan kuş’un acısı yakmalı içimizi.

Nepal’deki deprem sallamalı bizleri.

Ayağın taşa takıldığında duyduğun acıyı duyamıyorsam, sen açken doyasıya yemek yiyebiliyorsam, bir yakının yaşamını yitirdiğinde gülmekten utanmıyorsam, Atatürk Havalimanında, Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da, Reyhanlı’da, Roboski’de ölenlere üzülmemişsem, iki damla gözyaşım dökülmemişse yanaklarımdan, sen mahzun iken ben sevinçliysem, insanlığımdan şüphe etmek hakkındır.

Ramazan ayını bitirdiğimizde de bunları unutmadan yaşamalı, insan olmanın gereğini yapmalıyız.

İçerisinde yaşadığımız acıların bilinciyle, acı yaşayanların acısına, yoksunluk yaşayanların yoksunluklarına ortak olarak, başta Batmanlı kardeşlerimin olmak üzere tüm dünyanın Ramazan bayramını kutlar, huzur, sağlık ve mutluluk içerisinde geçirmelerini dilerim.

En kötü bayramımız bu olsun ve bundan kötüsünü asla yaşamayalım.

Acıların bir an önce bitmesi ve yaraların tez elden sarılması dileği ile.

Nice sağlıklı, huzurlu, mutlu bayramlara...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
53 gün önce
102 gün önce
162 gün önce
185 gün önce
208 gün önce
245 gün önce
249 gün önce
269 gün önce
270 gün önce
283 gün önce
290 gün önce
293 gün önce
299 gün önce
301 gün önce
304 gün önce
306 gün önce
311 gün önce
318 gün önce
319 gün önce
320 gün önce
322 gün önce
325 gün önce
329 gün önce
343 gün önce
344 gün önce
350 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
376 gün önce
378 gün önce
379 gün önce
381 gün önce
382 gün önce
383 gün önce
384 gün önce
385 gün önce
388 gün önce
395 gün önce
396 gün önce
397 gün önce
399 gün önce
406 gün önce
409 gün önce
411 gün önce
413 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=