Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

RAMAZAN ORUÇ VE BİZ

04 Temmuz 2016, 12:20 - Okunma: 1616

Ramazan Ayının son günlerindeyiz. Yaz aylarına rastladığından en uzun oruç sürelerini yaşıyor, zorlanıyoruz.

Zorlansak da yapılan bir ödevi sonlandırmanın huzurunu da yaşıyoruz.

Oruç ödev midir ya da Oruç sadece aç kalmak mıdır?

Aç ve susuz yaşamak çok zor değildir.

Cezaevlerinde haklarını alabilmek için on günlerce süren açlık grevlerine ve ölüm oruçlarına baktığımızda sadece sabahtan akşam namazına kadar aç kalabilmenin çok zor olmadığını hatta çok basit olduğunu görebiliyoruz.

Eskiden büyüklerimiz bizlere “ahırdaki hayvana yem vermezsen o da akşama kadar aç bekleyebilir, önemli olan neden aç kaldığını bilmektir” derdi.

Neden aç kaldığımızı, iftar vaktine kadar su içmediğimizi biliyor muyuz?

Aç kalmanın amacı sadece “açların halini anlamak” için midir?

Oruç bittikten sonra geçirdiğimiz 11 ay içerisinde açları düşünen, açların nasıl yaşadığını, nasıl kıvrandığını düşünen kaç kişi vardır?

hafıza-i beşer nisyan ile mahluldür” diyen eskiler (İnsan hafızası unutmasıyla bilinir) aslında biz insanları çok iyi bilmişlerdir. Oruç ayı biter bitmez dayanırız yemeklere.

Bayram boyunca tatlıları tüketiriz. Tatlıları ve bayram yemeklerini yerken açlar aklımızdan gitmiştir bile.

Oruç tutmanın gerçek anlamını bilmeden sadece belirlenen süre içerisinde aç ve susuz kalarak Ramazan ayını bitirdiğimiz içindir bu unutmalar.

Oruç tutmak, nefsine, duygularına, aklına hakim olmayı öğrenmektir aslında.

Kızmamayı, anlayışlı olmayı, hoş görmeyi, küfretmemeyi, düşmanlıktan vazgeçmeyi, kardeşliği öğrenmektir.

Öyle ki bir ay kızmadan, kendisine hakim bir vaziyette, öfkelenmemeyi öğrenerek, küfretmeden yaşarsak kalan sürede de bunları başarabiliriz.

Oruç tutmak bir anlamda kötü alışkanlıklardan vazgeçmeyi denemektir.

Sigara bırakmak gibi, içki içmekten vazgeçmek gibi, küfretmeyi unutmak gibi.

Eğer oruç süresinde bunları başarabilseydik düşmanlıklar biter kardeşçe bir arada yaşayabilirdik. Hakkıyla yapabilseydik zaten aç kalmazdı dünyada. Onları düşünmeye de gerek kalmazdı.

Her zaman bir yanımız eksik kalıyor. Yapmamız gerekenlerin tamamını yapmıyor/yapamıyoruz.

İnsanoğlu mükemmel değildir, eksik yaratılmıştır” diyerek kurtulamayız.

Ramazan boyunca insanların hatalarını hoş görerek, kızmadan, küfretmeden, affetmeyi başararak yaşayabilirsek, çevremizdeki yoksullara yardım ederek, bütçelerimiz el verdiği ölçüde açları doyurarak, kardeşçe yaşayabilirsek, bunları bir ay içinde başarabilirsek bir yıl için de başarabiliriz.

Ama Ramazan biter bitmez aynı alışkanlıklarımıza dönersek, yine öfke içerisinde affetmeden küfrederek hoş görüsüz yaşamaya devam edersek Ramazan’ın ne anlamı kalır ki!

Onca aç kalmanın, susuz kalmanın ne anlamı kalır ki ertesinde aynı hatalarla 11 ay yaşarsak?

Ramazan temizlik zamanıdır.

İçimizde var olan tüm kötülüklerden temizlenme, arınma zamanıdır.

Kötü alışkanlıklarımızı bırakma zamanıdır.

Sigarayı bırakır gibi bırakacağız küfretmeyi.

İnsanca, bilemeden yapılan hataları affetmesini öğrenerek, hoş görüyle yaklaşmasını öğrenmeliyiz.

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisinin anlamını kazımalıyız hafızamızın bir köşesine, silinmeyecek harflerle.

Cizre’de, Nusaybin’de, Sur’da, Irak’ta, Suriye’de çocuklar, gençler, insanlar katledilirken, onlara sıkılan kurşun bize sıkılmış gibi acımalı yüreklerimiz.

Afrika’nın bir köşesinde kanadı kırılan kuş’un acısı yakmalı içimizi.

Nepal’deki deprem sallamalı bizleri.

Ayağın taşa takıldığında duyduğun acıyı duyamıyorsam, sen açken doyasıya yemek yiyebiliyorsam, bir yakının yaşamını yitirdiğinde gülmekten utanmıyorsam, Atatürk Havalimanında, Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da, Reyhanlı’da, Roboski’de ölenlere üzülmemişsem, iki damla gözyaşım dökülmemişse yanaklarımdan, sen mahzun iken ben sevinçliysem, insanlığımdan şüphe etmek hakkındır.

Ramazan ayını bitirdiğimizde de bunları unutmadan yaşamalı, insan olmanın gereğini yapmalıyız.

İçerisinde yaşadığımız acıların bilinciyle, acı yaşayanların acısına, yoksunluk yaşayanların yoksunluklarına ortak olarak, başta Batmanlı kardeşlerimin olmak üzere tüm dünyanın Ramazan bayramını kutlar, huzur, sağlık ve mutluluk içerisinde geçirmelerini dilerim.

En kötü bayramımız bu olsun ve bundan kötüsünü asla yaşamayalım.

Acıların bir an önce bitmesi ve yaraların tez elden sarılması dileği ile.

Nice sağlıklı, huzurlu, mutlu bayramlara...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
192 gün önce
205 gün önce
213 gün önce
324 gün önce
356 gün önce
404 gün önce
464 gün önce
488 gün önce
511 gün önce
548 gün önce
552 gün önce
572 gün önce
573 gün önce
586 gün önce
593 gün önce
596 gün önce
601 gün önce
604 gün önce
607 gün önce
609 gün önce
614 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
623 gün önce
625 gün önce
628 gün önce
632 gün önce
646 gün önce
647 gün önce
653 gün önce
671 gün önce
678 gün önce
679 gün önce
681 gün önce
682 gün önce
684 gün önce
685 gün önce
686 gün önce
687 gün önce
688 gün önce
691 gün önce
698 gün önce
699 gün önce
700 gün önce
702 gün önce
709 gün önce
712 gün önce
713 gün önce
716 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=