Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

RAMAZAN ORUÇ VE BİZ

04 Temmuz 2016, 12:20 - Okunma: 2087

Ramazan Ayının son günlerindeyiz. Yaz aylarına rastladığından en uzun oruç sürelerini yaşıyor, zorlanıyoruz.

Zorlansak da yapılan bir ödevi sonlandırmanın huzurunu da yaşıyoruz.

Oruç ödev midir ya da Oruç sadece aç kalmak mıdır?

Aç ve susuz yaşamak çok zor değildir.

Cezaevlerinde haklarını alabilmek için on günlerce süren açlık grevlerine ve ölüm oruçlarına baktığımızda sadece sabahtan akşam namazına kadar aç kalabilmenin çok zor olmadığını hatta çok basit olduğunu görebiliyoruz.

Eskiden büyüklerimiz bizlere “ahırdaki hayvana yem vermezsen o da akşama kadar aç bekleyebilir, önemli olan neden aç kaldığını bilmektir” derdi.

Neden aç kaldığımızı, iftar vaktine kadar su içmediğimizi biliyor muyuz?

Aç kalmanın amacı sadece “açların halini anlamak” için midir?

Oruç bittikten sonra geçirdiğimiz 11 ay içerisinde açları düşünen, açların nasıl yaşadığını, nasıl kıvrandığını düşünen kaç kişi vardır?

hafıza-i beşer nisyan ile mahluldür” diyen eskiler (İnsan hafızası unutmasıyla bilinir) aslında biz insanları çok iyi bilmişlerdir. Oruç ayı biter bitmez dayanırız yemeklere.

Bayram boyunca tatlıları tüketiriz. Tatlıları ve bayram yemeklerini yerken açlar aklımızdan gitmiştir bile.

Oruç tutmanın gerçek anlamını bilmeden sadece belirlenen süre içerisinde aç ve susuz kalarak Ramazan ayını bitirdiğimiz içindir bu unutmalar.

Oruç tutmak, nefsine, duygularına, aklına hakim olmayı öğrenmektir aslında.

Kızmamayı, anlayışlı olmayı, hoş görmeyi, küfretmemeyi, düşmanlıktan vazgeçmeyi, kardeşliği öğrenmektir.

Öyle ki bir ay kızmadan, kendisine hakim bir vaziyette, öfkelenmemeyi öğrenerek, küfretmeden yaşarsak kalan sürede de bunları başarabiliriz.

Oruç tutmak bir anlamda kötü alışkanlıklardan vazgeçmeyi denemektir.

Sigara bırakmak gibi, içki içmekten vazgeçmek gibi, küfretmeyi unutmak gibi.

Eğer oruç süresinde bunları başarabilseydik düşmanlıklar biter kardeşçe bir arada yaşayabilirdik. Hakkıyla yapabilseydik zaten aç kalmazdı dünyada. Onları düşünmeye de gerek kalmazdı.

Her zaman bir yanımız eksik kalıyor. Yapmamız gerekenlerin tamamını yapmıyor/yapamıyoruz.

İnsanoğlu mükemmel değildir, eksik yaratılmıştır” diyerek kurtulamayız.

Ramazan boyunca insanların hatalarını hoş görerek, kızmadan, küfretmeden, affetmeyi başararak yaşayabilirsek, çevremizdeki yoksullara yardım ederek, bütçelerimiz el verdiği ölçüde açları doyurarak, kardeşçe yaşayabilirsek, bunları bir ay içinde başarabilirsek bir yıl için de başarabiliriz.

Ama Ramazan biter bitmez aynı alışkanlıklarımıza dönersek, yine öfke içerisinde affetmeden küfrederek hoş görüsüz yaşamaya devam edersek Ramazan’ın ne anlamı kalır ki!

Onca aç kalmanın, susuz kalmanın ne anlamı kalır ki ertesinde aynı hatalarla 11 ay yaşarsak?

Ramazan temizlik zamanıdır.

İçimizde var olan tüm kötülüklerden temizlenme, arınma zamanıdır.

Kötü alışkanlıklarımızı bırakma zamanıdır.

Sigarayı bırakır gibi bırakacağız küfretmeyi.

İnsanca, bilemeden yapılan hataları affetmesini öğrenerek, hoş görüyle yaklaşmasını öğrenmeliyiz.

“Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisinin anlamını kazımalıyız hafızamızın bir köşesine, silinmeyecek harflerle.

Cizre’de, Nusaybin’de, Sur’da, Irak’ta, Suriye’de çocuklar, gençler, insanlar katledilirken, onlara sıkılan kurşun bize sıkılmış gibi acımalı yüreklerimiz.

Afrika’nın bir köşesinde kanadı kırılan kuş’un acısı yakmalı içimizi.

Nepal’deki deprem sallamalı bizleri.

Ayağın taşa takıldığında duyduğun acıyı duyamıyorsam, sen açken doyasıya yemek yiyebiliyorsam, bir yakının yaşamını yitirdiğinde gülmekten utanmıyorsam, Atatürk Havalimanında, Suruç’ta, Diyarbakır’da, Ankara’da, Reyhanlı’da, Roboski’de ölenlere üzülmemişsem, iki damla gözyaşım dökülmemişse yanaklarımdan, sen mahzun iken ben sevinçliysem, insanlığımdan şüphe etmek hakkındır.

Ramazan ayını bitirdiğimizde de bunları unutmadan yaşamalı, insan olmanın gereğini yapmalıyız.

İçerisinde yaşadığımız acıların bilinciyle, acı yaşayanların acısına, yoksunluk yaşayanların yoksunluklarına ortak olarak, başta Batmanlı kardeşlerimin olmak üzere tüm dünyanın Ramazan bayramını kutlar, huzur, sağlık ve mutluluk içerisinde geçirmelerini dilerim.

En kötü bayramımız bu olsun ve bundan kötüsünü asla yaşamayalım.

Acıların bir an önce bitmesi ve yaraların tez elden sarılması dileği ile.

Nice sağlıklı, huzurlu, mutlu bayramlara...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
14 gün önce
28 gün önce
146 gün önce
154 gün önce
177 gün önce
231 gün önce
399 gün önce
412 gün önce
420 gün önce
531 gün önce
563 gün önce
612 gün önce
671 gün önce
695 gün önce
718 gün önce
755 gün önce
759 gün önce
779 gün önce
780 gün önce
793 gün önce
800 gün önce
803 gün önce
808 gün önce
811 gün önce
814 gün önce
816 gün önce
821 gün önce
828 gün önce
829 gün önce
830 gün önce
832 gün önce
835 gün önce
839 gün önce
853 gün önce
854 gün önce
860 gün önce
878 gün önce
885 gün önce
886 gün önce
888 gün önce
889 gün önce
891 gün önce
892 gün önce
893 gün önce
894 gün önce
895 gün önce
898 gün önce
905 gün önce
906 gün önce
907 gün önce
909 gün önce
916 gün önce
919 gün önce
920 gün önce
923 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=