Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

PERDE ARKASI

13 Temmuz 2016, 18:41 - Okunma: 1927

Sevgili okurlar;

Perde Arkası başlıklı bu köşede sizlerle birlikte duygu ve düşünce paylaşımında bulunmaya çalışacağım. 

Perde Arkası köşesinde olayların görünmeyen, söylenmeyen ve gözden kaçan hususları dikkatinize sunma gayretinde olacağım.

Batman’ın ve ülkenin önemli gündem konularını kısa notlarla işleyemeye çalışırken, sizi okurları akademik ve uzun  yazılarla sıkmamaya özen göstereceğim.

Hadi başlayalım;

***

TPAO ÖZELLEŞİYOR MU?

2013 yılında dillendirilen TPAO özelleştirilmesi konusu önümüzdeki aylarda tekrar gündeme gelecek duyumunu aldım.

TPAO’nun özelleştirilmesiyle ilgili fizibilite çalışmaları için düğmeye çok yakında basılacak. Ulusal ekonomiye milyarlarca dolar katkı veren bu şirketin özelleştirmesiyle alakalı çok uluslu şirketler şimdiden Başkentin etkili makamlarının kapılarına tezgâh kurmuş durumda.

Batmanın ekonomik can damarlarından biri olan TPAO ne zaman ve nasıl özelleşecek.

Merak ettiğiniz bu soruya cevap aramaya çalıştım.

Öncelikle TPAO şirketi iki veya üç parçaya bölünerek özelleştirilecek. Satılacak ilk parça Sondaj Bölümü olacak.

Bu aşamadan sonrada Keşif ve Üretim Bölümleri elden çıkarılacak.

POAŞ ve TÜPRAŞ’ın özelleştirilmesinden sonra sıranın TPAO’ya geleceği biliniyordu.

Başkentin ekonomik kulislerinde şimdiden özelleştirmeyle ilgili alt yapı çalışmaların başladığı kulaktan kulağa fısıldanıyor ve bu şirketi alacak çok uluslu tekeller yerli ortaklar üzerinde hala karar vermiş değil.

İşsizliğin diz boyu olduğu Batman ve Güneydoğu’da TPAO da elden çıkarsa Batman ekonomisindeki -Dolayısıyla bölgenin iktisadi hayatındaki- daralmanın acılarını yıllar sonra göreceğiz.

POAŞ ve TÜPRAŞ özelleştiğinde onlarca insan ya emekli edildi ya başka kurumlara gönderildi.  

İnsan hayatları, rüzgârın önünde dağılıp, savrulup gitti.

Çünkü özelleştirmenin tek bir mantığı var küçülmek ve çok kâr etmek. Siyasilerimiz ve sendikaların kulağı çınlasın diyelim söze noktayı koyalım.

                          ***

HDP BARAJ ALTINDA MI?

7 Haziran seçimlerinde ciddi bir yükseliş gösteren HDP, 1 Kasım seçimlerinde yaklaşık % 3 oy kaybı yaşadı ve % 10 olan ülke barajına takılmaktan son anda kurtuldu.

Siyasi bu hızlı yükseliş ve düşüşün birçok parametresi var ama en önemli olanı Bölgede yaşanan çatışma ortamı ve Kürt halkının yaşadığı travma.

Bugünlerde ülkenin bazı anket şirketleri iktidar partisine ve ana muhalefete satmak üzere harıl harıl HDP’in olası ilk seçimde baraj altında kalıp kalmayacağı yönünde araştırmalar yapıyor. Bu anket şirketlerinde çalışan bir iki uzman arkadaşımın ağzını yokladım ve kendilerinin verdiği HDP % 8 civarındaki rakamı sizle paylaşayım.

Türkiye’deki siyasi zemin çok kaygan, her an her şey olabilir ve sayısal veriler değişebilir.

Yine aynı anket şirketinden duyduğum HDP en çok metropol kentlerde oy kaybı yaşıyor bilgi notu da ne kadar doğru, bunu kestirmek çok güç.

HDP’nin bir diğer açmazı da siyasi yasakların kalkması sonucunda bazı vekillerinin hukuk karşısındaki durumu.

Selahattin Demirtaş ve birçok vekilin, yargının tarafsızlığını yitirdiği iddiasına dayanarak mahkemelere gitmeyeceğini söylemesi, işin hangi noktalara çevrileceğini gittikçe belirsiz kılıyor.

Bu arada HDP’de bir bölünme ve ayrılık olacağı, yeni bir Kürt orijinli parti kurulacağı yönünde yoğun dedikodular almış başını gidiyor.

HDP ve Selahattin Demirtaş, ülke siyaseti için çok önemli bir figür olma yolunda giderken yaşanan hadiseler sadece bu partiye ve Selahattin Demirtaş’a zarar vermedi. Siyaset çözüm üretme şansını yitirirken aynı zamanda toplumsal barışı sağlayacak stepme de patladı.

                          ****

GARİBİM KILIÇDAROĞLU

Siyasi hayatta birçok lider ve Genel Başkanı yakından tanıma ve konuşma şansı buldum ama bana en ilginç geleni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu...

Nedenini soracak olursanız hemen açıklamaya başlayayım.

Yerel Seçimlerde MHP ile özdeşleşmiş bir ismi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yaptı, olmadı.

“CHP’yi sağa aç ve şu % 20–25 oy bandını kır” diye kulağına üflendi hemen gereğini yaparak eski DYP, ANAP, RP çizgisindeki eskimişleri partiye aldı görevler verdi. Bazı isimleri vekil yaptı yine başarılı olamadı.

Devlet Bahçeli ile iş tutup Cumhurbaşkanlığına ortak aday çıkardı yine hesabı tutmadı.

7 Haziran seçimlerinde eski kankası Devlet Bahçeli ile koalisyon kuracağını sandı yanıldı ve Bahçeli’ye Başbakanlık teklif etti ama ikna edemedi.

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı bayana ağır hakaret etti, toplumda prim kaybetti.

Eski AK Parti Genel Başkanı Başbakan Davutoğlu’na “hakkımı helal ediyorum” dedi parti içinden bile itirazlar yedi.

Sürekli Cumhurbaşkanına hakaret etti ama her hakaretinden sonra AK Parti oyunu arttırdı. Cumhurbaşkanından siyasi goller yedi.

Merkez medyaya her çıkışında bir gaf yaptı sonra da “o gafı nasıl telafi ederim”i hesaplamadı.

Kısacası öyle yaptı olmadı, böyle yaptı yine de başarıyı yakalayamadı.

Siyasette hata yapmaya gör, bir daha dikiş tutturmak mümkün olmuyor.

Bu Kemal Kılıçdaroğlu gidişiyle ilk genel seçimden sonra büyük olasılıkla Kılıçdaroğlu’nu siyasi sahnede göremeyeceğiz.

...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kamuran Ergenç
399 gün önce
Türkiye Petrollerinin özelleşeceği yok,büyüyerek küçülüyor sevgili yazarımız ! İşletme Bilgisi ve öngörüden haberi yok TP nin özerkleşme çabası var ve hareket kabiliyetine sahip olmak için. Sevgili yazarımız !
Yazarın Diğer Yazıları
116 gün önce
129 gün önce
130 gün önce
132 gün önce
147 gün önce
147 gün önce
153 gün önce
155 gün önce
241 gün önce
297 gün önce
315 gün önce
356 gün önce
360 gün önce
368 gün önce
380 gün önce
382 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=