Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

YALNIZ ADAM; ERDOĞAN

27 Temmuz 2016, 20:31 - Okunma: 2371

Uzun zamandır Başbakan ve daha sonra Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan ve bir avuç gazeteci Fetö terör örgütünü deşifre etmek için çırpınıp durdu.

İlk başta bu örgüte karşı olan muhalefet ne zamanki Cumhurbaşkanı Erdoğan bunların dini bir cemaat olmadıklarını ve bir üst aklın emrinde çalıştıklarını söylemeye başladı aynı muhalefet maalesef Erdoğan’a karşı olma inadıyla onlara yaklaştı. Hadi onlar zaten muhalefet diye bir kenara koyalım.

Aslında hadiseyi Gezi Olaylarından başlatmak lazım. Şöyle ki; hepimiz hatırlarız. Birkaç ağaç bahanesiyle başlatılan Gezi olayları daha sonra ciddi manada bir hükümeti düşürme kalkışmasına dönüştürüldü. Aslında sonradan anlaşıldı ki bu hadise birinci darbe girişimiydi. O günleri hatırlayın; yurt dışında olan Erdoğan hemen yurda döndü ve yakınında bulunan birçok çalışma arkadaşının korkak ve çekingen duruşu karşısında tepki vermiş ve yine halka dönerek bir anda bir darbe girişimini daha başarısız kılmıştı. Ne yazık ta o zaman da birçok bakan, milletvekili, teşkilatın üst kademesi, bazı yakın çalışma arkadaşı, bazı büyük şehir belediye başkanları bir süre sessiz kalmış, Erdoğan’ı adeta yalnız bırakmış ve dengelerin nasıl değişeceğini beklemiştir.

Gelelim son darbe girişimine; yukarıda anlattığımız hususta fazla bir değişiklik olmaması, Cumhurbaşkanımızın ne kadar yalnız mücadele verdiğini gösteriyor. Aslında O yalnız değil ve asıl gücünü arkasındaki samimi sessiz çoğunluktan alıyor ve bunu biliyor. Darbe girişimin daha ilk dakikasında vatandaşları sokağa çağırmasının altında belki de bu yalnızlık yatıyor.

Fetö terör örgütünün “Devletin kırmızı kitap” ‘a girmesine rağmen maalesef bundan sonraki mücadelede Erdoğan yine yalnız kaldı. Değilse bakanlıklarda, üniversitelerde, emniyette ve illerdeki kurumlarda bu kadar örgüt mensubu bulunmasını kim nasıl izah edecek? Örgüt mensubu olmamasına rağmen bunlarla mücadele etmeyen bazı idareciler korktular mı? Fakat sadece korku cevap olamaz.

Bir kısmı konforlarının bozulmasını istemedi. Kurumlarını veya sorumlu oldukları il ve ilçeleri idare-i maslahat mantığı ile yönetmeye çalışıp, “ağzımızın tadı bozulmasın dediler. Kendi koltuklarını sağlama almak için akıllarınca dengeleri gözettiler. Birçok hadiseyi görmezden geldiler. Müdahale ederlerse rahatlarının bozulmasından çekindiler. Bazıları halen kurulu düzen devam etsin isterler. Millet üç beş gün sokaklarda yürür, bir süre sonra her şey unutulur diye düşünürler. Bu arada biz de meydanlara indik, bildiri yayınladık diye de kendilerini gizlemek isterler.

Herkes bilsin ki bu son darbe girişiminden sonra devletten ve milletten, demokrasiden tarafa olmayan, safını net olarak ortaya koymayan bertaraf olacaktır.

Sayın Cumhurbaşkanımız yukarıda yalnız görünebilir ancak halkın kalbinde ve duasındadır. Asıl maddi ve manevi gücü buradadır.

Sayın Cumhurbaşkanım, siz iyi bilirsiniz ki; tarihimizde bütün liderler hep yalnızdı. Çağ kapatan Fatih bile İstanbul’un fethi kararında yalnız değil miydi? Otuz üç yıl hiç kayıp vermeyen ve Osmanlıyı ayakta tutun Sultan Abdülhamit yalnız değil miydi?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
kenan
178 gün önce
Yeni yazarınızı kutlarım

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=