Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

GAZETECİ NE İŞ YAPAR?

29 Temmuz 2016, 13:10 - Okunma: 1090

Hep merak etmişizdir acaba kaç önemli yönetici, gazetecinin işini ve haber sınırlarını okumuştur?

Hep kulaktan dolma bilgilerle gazetecilere ve haberlere bakarlar.

En kötüsü de haber ve yazılara doğru açıdan bakmak yerine duygusal yaklaşmalarıdır.

Çoğu yönetici, eleştirilere “Bu hadise nedir, ne demek istiyor, araştıralım, varsa tedbir alalım” düşüncesi yerine “bunlar bize sevmiyor, maksatlı haber yapıyor” diye bakıyor.

Gençlerle yaptığımız bir toplantıda bir genç, şunu sordu;

Gazetecinin işini bir cümle ile açıklamak gerekirse ne demelidir?

Bunun kısaca tek bir cevabı vardır ve biz de o cevabı verdik “gazetecinin işi kriz çıkarmaktır”

Bu cevaba şaşıran gençlere şu açıklamayı yaptık;

Herkes bir şeyleri örtüyor, gazeteci de bu örtülmek istenenleri ortaya çıkarmaya çalışıyor ve bu da kriz çıkarır.

Çünkü eleştirilenler kızıyor, küsüyor hatta duygusal tepki gösteriyor.

Bu sebepten üst yöneticiler, gazetecinin hareket sınırlarını iyi bilmelidir.

Gazetecinin işinin eleştiri olduğunu unutmamalıdır.

Her eleştiriyi düşmanlık olarak karşılamak doğru bir tepki değildir.

Bu hususta en çarpıcı olan şey nedir biliyor musunuz?

Yapılan basit bir habere karşı gönderilen açıklama veya tekzip yazılarıdır.

Bu yazılara baktığımızda sanki aynı elden daha doğrusu aynı düşünce tarzından çıkmış gibidir.

Haber ne olursa olsun, açıklama yazılarının hemen hepsinde şu suçlamalar bulunur;

Yalan haber, kurumu küçük düşürücü ifadeler, kamuoyunu yanlış bilgilendirme, maksatlı haber vs.

Burada gazetecinin ne kadar ağır suçlandığını görebiliyor musunuz?

Bunu kimse görmek istemiyor.

Bu hususta kısa bile olsa bazı yöneticilere gazetecinin görevleriyle ilgili AİHM’in gazeteci ve ifade özgürlüğü ile ilgili bazı görüşlerini paylaşmak istedik;

1. Basın, demokratik bir toplumda temel bir işlevi yerine getirir. Başkalarının hakları ve saygınlığı konusunda bazı sınırları geçmemesi gerekse de basının görevi toplum yararını ilgilendiren konulardaki bilgi ve fikirleri duyurmaktır. Basın özgürlüğü, aynı zamanda bir ölçüde abartmayı ve hatta provakatif olmayı da kapsar.

2. AİHM, kabul edilebilir eleştirinin sınırlarının özel şahıslarla kıyaslandığında siyasiler açısından daha geniş olduğunu bir kez daha vurgular.

3. Gazetecinin kullandığı dil ve ifadelerin provakatif ve kaba olduğu varsayılsa ve bazı ifadeler rencide edici görülse bile bunlar zaten büyük ölçüde kamuoyuna yansımış olan bazı olgulara, olaylara dayanan değer yargılarıdır. Dolayısıyla yeterli ölçüde olgusal dayanağı vardır. Burada olguları değer yargılarından ayırt etmek gerekir.

4. Yazar, kuvvetli eleştirilerini kendi siyasi görüş ve algılarının da yansıdığı bir hiciv üslubu içinde ifade edebilir. Aynı zamanda kırıcı, şoke eden ya da rahatsız edici bilgi ve düşüncelere de uygulanması gerektiği yolundaki görüşünü tekrarlar. Bunlar “demokratik toplum”un vazgeçilmezleri olan çoğulculuk, hoşgörü ve açık fikirliliğin gerekleridir. Üslup, ifade şekli olarak iletişimin bir parçasıdır ve ifadenin içeriğiyle birlikte koruma altındadır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=