Lütfen bekleyin..

MEHMET EKMEN

DA - NIŞ - MA- N -LAR

04 Ağustos 2016, 18:07 - Okunma: 777

Bir kurum veya ekole yahut önemli şahıs ve şahıslara danışmanlık hizmeti veren danışmanlar bu işlevi parasız

''Voluntary '' yani "Gönüllü"" olarak yaparlarsa müthiş,  ultra başarılar söz konusu olur.

Yok eğer ücretliyse, büyük meblağlar almak için bu misyon yerine getiriliyorsa hatalar zinciri oluşur.

Hesapta olmayan ve olmaması gereken negatif, vahim sonuçlar da olabiliyor.

Örnekleyelim, çok uzun yıllar önce değil, oldukça yakın bir geçmişte kupa turnuvası resmi karşılaşmada amatör ruhlu Pendikspor güya efsane olan Fenerbahçe'yi adam akıllı elemişlerdi.

Örnek iki; Arasında Dünya starı olan Türk Milli Takımı bu son oynanan finallerde.

Finale çıkarken çektiği sancıları ve dramaya hepimiz şahit olduk.

Üstelik turnuvada ki akıbeti de yürekler acısı oldu.

Gariban ve ülke nüfusu 2-2.5 milyonu ancak bulan bir Arnavutluk Milli

Takımının standartlarına bile çıkamadık.

Bizim kilerin aldıkları prim ve transfer ücretleri ise milyonlarca Euro.

Bizim çakalların çakallizm oyun ve grup davranışları hepimizi üzmedi mi?

Fatih Terim denen teknik direktör görünümlü adam yahut madam almış olduğu aylık yazılır inanılır gibi değil bu baş çakalın.

Önemli makamlarda bulunan şahısların danışmanları, çakallizmi oynayarak, kişiyi yanıltarak, oyalayarak hatta ve hatta makyajlamak suretiyle tüm yanlış ve eksiklerini görmezden gelip efsaneleştirerek kandırırlar. 

Çıkan önemli tahribatları, yanılgıları, hezimetleri de altın kaplama sanatıyla altın-mış gibi gösterebilmekte.

Son derece mahirdirler, ne de olsa bu konuların yani çakallizmde birer profesyonel aktördürler, bu asla danışılmaması gereken sahtekâr danışmanlar.

Peki, bu tür danışmanlık hizmeti alan kurum veya şahıslar realiteyi görmezden gelme yanılgı ve yenilgilerini zafermiş gibi görme hatasına düşmeleri araştırmaya değer önemli bir aksiyon değil mi?

Bu negatif sonuçlar ile ağır bedelleri görmezden gelme çok büyük bir yanılgı değil mi?

Bizler ya da makamlarda ki belirgin şahıslar nasıl oluyor da kayıtsız şartsız filtre bile etme gereği duymadan danışmanlara teslim oluyoruz, onlara inanıyoruz.

Örneğin kadirşinas başarılı birinden söz ederken öve öve bitirmezler.

Şöyle iyidir, böyle iyidir, herkes ve her şeyle barışık tır, hiç düşmanı yoktur, derler ve yere göğe sığdırmazlar anlatılan efsaneyi.

Âcizane bendeniz de diyorum ki düşmanı olmayanlar, siyahı ile beyazı aynı kefeye koyanlar zıtlıklara aynı derecede davranmak, saygı duymak eşit görmek normal mi?

Anormal mi?

A ile B düşman, ben A' ya da B 'ye de saygı duyuyorum.

İkisiyle de dostum dersem bana nasıl bir teşhis koyarsınız.

Örneğin gri siyaha bürünür, siyah mış gibi yutturmaya kalkar kendini.

Aynı gri, beyazmış edasına bürünür, kendini beyaz diye yutturmaya çalışır.

O halde grinin yapmış olduğunu, kimliğini, kişiliğini, davranışını inceleyelim, not verelim, isimlendirelim yazmaya, isim koymaya nitelik vermeye, deşifre etmeye utanıyorum ama 

gri utanmıyor, misyonun devam ettiriyor.

Olabildiğince utanmadan, aklımızla oynuyor.

Değerli okur, etrafınız da tanımış olduğunuz, bildiğiniz hatta şahit olduğunuz nice kimlik ve kişiler vardır bu örneklediğim statüde olanlar.

Bay, bayan fark etmez ama vardır, mutlaka böylesi çakallar vardır.

Sizce Fetöş, halife, mehdi, peygamber (estağfirrullah) olabilir mi? Böyle mi kandırılır insan?

Bu hasta, şizofren ruhlu adamın yaptıkları derinden üzmedi mi bizleri, sizleri, tüm Türkiye'yi.

Hepimizi, ülkemizi dahili ve harici olmak üzere getirttiği hale bakın.

Etrafındaki çakallar, yani danışmanları çakallizmi oynayarak onu  idam'lık hale getirdiler diye düşünüyorum.

Katılır, katılmazsınız  "That's  your  choise" bu sizin seçeneğiniz.

Minik bir şiirimle bitiriyorum.

 

DÜŞEN YAPRAKLAR

                                               -şiir dostu Yusuf Kavak bey'e-

 

Suni bir kaderin

Fırtınasında savrulduk,

Solmuş yapraklar gibi.

Sen Doğu'ya düştün,

Ben Batı'ya

Eylül gülleri gibi solduk,

Mevsimsiz,bahara hasret.

Ufukta karakışlar var,

Ayrılıklar,ölümler var.

Yıldızlar yerlere düştü

Güneş kapkaranlık,

Ay paramparça.

Ruhumda esintiler var,

Dipsiz dehlizler var.

Ne acıdır  ki,

Gelip de seni sevdiğim

 ve bıraktığım gibi

 görememek de  var.

                       

                                               31/07/ 2016

                                   Mehmet  EKMEN -İstanbul

 

Kalın sağlık ve sevgiyle siz saygın Batmanlılar ve değerli Sonsöz okurlarımız......

Etiketler : mehmet ekmen, şiir, makale
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
18 gün önce
36 gün önce
47 gün önce
60 gün önce
81 gün önce
86 gün önce
104 gün önce
113 gün önce
115 gün önce
122 gün önce
124 gün önce
127 gün önce
128 gün önce
134 gün önce
137 gün önce
141 gün önce
145 gün önce
155 gün önce
158 gün önce
160 gün önce
191 gün önce
186 gün önce
190 gün önce
193 gün önce
205 gün önce
209 gün önce
212 gün önce
218 gün önce
219 gün önce
229 gün önce
248 gün önce
250 gün önce
263 gün önce
269 gün önce
283 gün önce
285 gün önce
288 gün önce
295 gün önce
302 gün önce
312 gün önce
313 gün önce
316 gün önce
318 gün önce
321 gün önce
323 gün önce
328 gün önce
330 gün önce
335 gün önce
340 gün önce
346 gün önce
347 gün önce
352 gün önce
353 gün önce
355 gün önce
361 gün önce
362 gün önce
365 gün önce
367 gün önce
372 gün önce
374 gün önce
376 gün önce
377 gün önce
380 gün önce
383 gün önce
389 gün önce
395 gün önce
400 gün önce
402 gün önce
405 gün önce
407 gün önce
408 gün önce
409 gün önce
415 gün önce
418 gün önce
424 gün önce
426 gün önce
429 gün önce
431 gün önce
432 gün önce
436 gün önce
437 gün önce
439 gün önce
457 gün önce
463 gün önce
468 gün önce
471 gün önce
473 gün önce
481 gün önce
482 gün önce
487 gün önce
488 gün önce
493 gün önce
498 gün önce
502 gün önce
506 gün önce
507 gün önce
508 gün önce
509 gün önce
519 gün önce
521 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=