Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

GELECEĞİMİZİ FETÖ TEHLİKESİNDEN NASIL KURTARABİLİRİZ?

18 Ağustos 2016, 17:08 - Okunma: 938

Ülkenin gündemini FETÖ’nün işgal ve darbe girişimi oluşturmaktadır.

Farklı konular ve kısır çekişmelere girersek ve bizler yapay meselelerle kafa yormaya çalışırsak geleceğimizi bekleyen en büyük sorun olan FETÖ’nün ve onun dış destekçilerinin ülkemiz üzerindeki sinsi ve hain planlarının arkasındaki gelişmeleri ıskalarız. 

Toplum ve idareciler günlük sorunlarla uğraşırken bir yurttaş olarak asıl tehlikeye dikkatlerinizi çekmek istiyorum.

Gelecek 10 yıl içindeki çok büyük bir tehlike FETÖ’nün işgal hareketidir.

Bu hain plan 5 Temmuz gecesi milletten büyük bir tokat yedi ama hala tehlike devam ediyor.

Evet, geleceğimiz tehlikede.

Bölgemizde ve Batmanımızda töre cinayetleri, kadın cinayetleri, alacak-verecek cinayetleri, gençler arasında meydana gelen ‘gençlik çeteleri’ cinayetleri, kadın tacirlerinin toplum ahlakını bozan çabaları bir vücut gibi gördüğümüz toplumların tüm hücrelerine yerleşen ölümcül virüsler gibi ürerken FETÖ /PYD ihanet yapısı bu durumdan nemalanmak adına yoğun bir çaba içine girmişti.

Bundan sonra bu alana yönelik çalışmalarına hız verecektir.

FETÖ virüsleri, o koca toplumları önce kemirir sonra da bir çınar ağacı gibi yere devirir. Ölümcül virüs kapmış toplumlarda insanların suratları ve zihin dünyaları kararmıştır.

FETÖ belasının bu coğrafyadan sökülüp atılması için ciddi yatırımlar ve politikalar geliştirmek gerekmez mi?

15 Temmuz darbesinden sonra demokrasi nöbetleriyle başlayan ve 7 Ağustos Yenikapı mitingiyle zirveye çıkan milli birlik ve toplumsal uzlaşmayı sürdürmek tüm yurttaşların ilk ve en önemli önceliği olmalıdır.

Bu nedenle işe ilk noktadan yani aileden başlamak şarttır.

Kemal Atatürk, aile için şu önemli sözleri söylemiştir “Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık, muhakkak sosyal, ekonomik, sosyal güçsüzlüğe sebep olur”

Bu nedenle;

Huzur ve barış, insanların son yıllarda en çok konuştuğu ve özlediği iki güzel kelime olmuştur.

Güzel insanlardan oluşan toplumlarda her insanın yüzünde bir tebessüm vardır

İnsanlar birbirlerine küfürle değil, rica ve tatlı dil ile karşılık verirler.

İnsanlar, birbirine toleranslıdır. O kişilerin oluşturduğu toplumlara medeniyet gelmiştir.

O medeniyet ki; daha ilk kelimesinden bellidir.

O medeniyet ki; kusurları örtücüdür. Müşkül kalanlara yardım etmek bir medeni davranıştır.

Bu toplumlar; insanların kimyasını bozan değil, moral yükleyen ve yaşama sevinci aşılayan toplumlardır.

Bu güzel insanların oluşturduğu toplumlarda can, mal, namus ve çalışma emniyeti her zaman vardır.

Ülkemizde FETÖ sorunlarını üreten sebepler bellidir.

Öyle ise; Ak Parti ve Başbakan Sayın Binali Yıldırım’ın bu niyette olduğuna ve yoğun bir çalışma temposuna girdiğini görüyor ve ümitleniyoruz Ak Parti iktidarının çalışmalarına küçük de olsa bir katkı sağlamak adına görüş ve önerilerimi içeren çözüm için üç büyük projeyi paylaşmak istiyorum.

Bu projeler büyük bir ciddiyetle uygulandığında millet olarak bu büyük sosyal travmayı 3 yıl içinde atlatıp, güçlü bir şekilde ayağa kalkabiliriz.

 a-) Çalışanlarımızın ücretleri acilen insan haysiyetine yakışan bir seviyeye yükseltilmeli; asgari ücret rezilliğine bir son verilmelidir. Bu sağlandığında, ekonomik sıkıntıya bağlı olarak meydana gelen sosyal travmalar yok olacak;  gelecek kaygısıyla FETÖ gibi ihanet şebekeleri gençlerimizi kandıramayacaktır.  Böylece gençlerimiz FETÖ ve benzeri ihanet odaklarına karşı yıkılmaz bir kale gibi duracaktır.

b-) Çocuklarımıza ve gençlerimize köklü bir eğitim verilmelidir. Devlet okullarında yetişen çocuklarımız, gençlerimiz yarınlarda neler yapacaklarını ve kimlere hizmet edeceklerini bilmelidir. Bir ülkü, bir hedef ve bir dava adamı olarak yetiştirilmelidir.

Bu eğitim sisteminin herhangi bir ideoloji ile veya herhangi bir cemaat programıyla bağlantısı yoktur. Bu eğitim sistemi, hem devletimizin hem de milletimizin bekası açısından elzemdir. Bakınız; Mustafa Kemal, 1922 yılında yaptığı bir açıklamada eğitime verdiği önemli şu şekilde açıklamış; “En önemli ve verimli vazifelerimiz milli eğitim işleridir. Milli Eğitim işlerinde kesinlikle zafere ulaşmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu şekilde olur. Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek vücut ve tek düşünce olarak bir program üzerinde çalışması lazımdır. Bence bu programın iki esaslı noktası vardır: Birincisi; sosyal hayatımızın ihtiyaçlarına uygun olması ve Çağın gereklerine uymasıdır”

c-) İç dünyamızdaki boşluğun giderilmesi:

Suçları tetikleyen faktörler arasında birinci sırada ekonomik sıkıntılar vardır.

Bir insanın maneviyatı yüksek olabilir; ancak bıçak kemiğe dayandığında yaşamak için insanlar maneviyatlarından kopabilmekte; hayati riskler alabilmektedir.

İlk yapılması gereken; öncelikli olarak insanlarımıza sağlam bir iş sağlanmalıdır.

Bu aşama tamamlandığında, eğitimin her aşamasında çocuklarımıza ve gençlerimize manevi değerler yüklenmelidir.

Maneviyat; doğruluk, dürüstlük, vatanperver olmak, başkalarına uşak olmamak, kendi gücü ve iradesiyle ayakta kalmanın planlarını yapmak ve hayata geçirmek demektir.

Maneviyat, insanlara Allah korkusundan ziyade Allah sevgisini aşılamaktır.

Zira Allah sevgisiyle yoğrulan gençlerimizin, Allah’ın hoşuna gitmeyecek işlere bulaşması veya aklından dahi geçirmesi mümkün olmayacaktır.

Kemal Atatürk’ün 1923 yılında söylediği şu uyarılara kulak verelim: “Milli Eğitimin gayesi; yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir”

Son söz olarak; sağlıklı bir ulus ve millet, ancak her türlü kokuşmuşluktan arındırılmış, karnı doyurulmuş, sırtı giydirilmiş, yarın endişesi taşımayan, birbirine tebessüm edebilen, sağlam kişilikli ve eğitimli insanlarla varlığını sürdürebilir.

Gerisi boş laf, aldatmaca…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
36 gün önce
49 gün önce
50 gün önce
67 gün önce
67 gün önce
73 gün önce
75 gün önce
161 gün önce
217 gün önce
235 gün önce
276 gün önce
280 gün önce
288 gün önce
300 gün önce
302 gün önce
320 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=