Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

PANİĞE GEREK YOK…

22 Ağustos 2016, 16:41 - Okunma: 2039

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki Türkiye’nin yol haritası netleşiyor.

Dış politikada ciddi ve radikal değişimleri önümüzdeki günlerde yoğun olarak yaşayacağız.

Başta Suriye politikası olmak üzere Rusya ve İran’la birlikte ciddi anlamda işbirliği kurulma aşamasına geçtik.

Yine Çin denilen Asya devininde Suriye başta olmak üzere Ortadoğu politikalarında aktif rol alma çabalarına tanık olacağız.

15 Temmuz darbe girişiminde ABD ve Batının Türkiye’ye yönelik takındığı olumsuz tavrın ve NATO denilen güvenlik örgütünün ülkemize karşı akıl almaz ve anlaşılamaz davranışının dış politikamızdaki değişime neden olduğu tartışılmaz bir gerçekliliktir.

FETÖ örgütünün liderini koruyan ve kollayan ABD acaba Türkiye’yi gözden çıkardı mı sorusu ülke insanın zihni bulandırmakta ve ülkemizde ABD karşıtlığı her geçen gün artmakta.

Konumuzun ikinci bölümü olan iç politik stratejisine bakışlarımızı çevirelim;

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım başkanlığındaki hükümet izlenecek yol haritasının başlıklarını TBMM içindeki muhalefet partileriyle paylaşma gayretinde görünüyor.

Cumhurbaşkanı önderliğinde ve Binali Yıldırım koordinasyonundaki hükümetin yol haritasına baktığımızda ilk göze çarpan yüksek bir kararlılık ve ortak akıl.

***

Muhalefetin görüşlerini de dikkate alan Başkentteki bu yol haritasının başlıklarına bakalım;

15 Haziran FETÖ işgal ve ihanet hareketinin ağır travmasının atlatılması gündemin ilk başlığı.

Bu arada Güney ve Doğu Anadolu’da hız alan terör eylemlerinin yoğunlaşması, kentlerde patlayan bombalar ve siviller dahil bir çok canın yitip gitmesi Türkiye’nin önceliğinin güvenlik konusu olduğu gerçeğini göz önüne koymaktadır.

Devletin sinir uçlarına dokunma amaçlı bu terör eylemlerinin Türkiye’nin iç ve dış politikasında yeni evrilmelere neden olacak.

Başkentin ciddi kurumlarında Bir yanda devletin kılcal damarlarına girmiş hain FETÖ militanlarının süpürge harekâtıyla temizleme çabalarına Güney ve Doğu Anadolu’dan gelen bomba sesleri dikkatleri başka bir noktaya çekme gayreti olarak değerlendirilmekte.

Başbakan Binali Yıldırımın medya temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde Ak Parti iktidarının 15 Temmuz darbe girişiminden sonra izlediği ve bu süreçten sonra takip edeceği stratejileri dinlerken şu hususlar dikkat çekiyor;

- Parlamento işliyor.

 - Borsa işliyor.

 - Finans işliyor.

 - Bir yandan devlet FETÖ darbecilerini ve örgüt elemanlarını devletin kurumlarından temizleyecek diğer yandan vatandaşın normal hayatını sürdürmesi hususunda özenli davranılacak.

 Güvenlik kuvvetleri çalışacak. Adalet işleyecek...

 -  Türkiye normalleşme seyrine girecek.

 - Herkes işine daha büyük bir gayretle yönelecek

 - Şantiyeler çalışacak. Üretim sürecek. Yatırımlara devam edilecek. İhaleler açılacak. Hayat normale dönecek. Spor karşılaşmaları ertelenmeden yapılacak.

 - Bürokrasideki temizlik sürerken işler aksamayacak.

 - Yurtdışından Türkiye ekonomisine darbe indirmeye çalışan uluslararası ekonomi kuruluşlarının ekonomide daralma yaratacak operasyonlarına karşı hazırlıklı olunacak.

 - Ekonomide spekülasyon peşinde olanlara izin verilmeyecek.

 - Türkiye yurtdışına FETÖ örgütünün ihanet yapılanmasını anlatacak.

 - Demokrasiye bağlı Türkiye’nin birlik mesajı tüm dünyaya verilecek.

***

Başbakan Yıldım kamuoyuna verdiği mesajlarını Beştepe Külliyesi’ndeki liderler zirvesi ile örneklemekte ve bu toplantıların bu birlik beraberlik mesajının en güzel göstergesi olduğunu ifade etmekte.

Bu arada ifade edilen görüşleri destekleyen diğer bir örneğin Barolar Birliğin Başkanı Metin Feyzioğlu’nun bir dönem eleştirmeye çalıştığı Cumhurbaşkanıyla verdiği pozitif fotoğraf ve olumlu gözlem ve söylemler olduğunu belirtelim ve Ankara Kulislerinde bu yumuşama ve diyalogun takdir duygusuyla karşılanmakta olduğunu da belirtelim.

 Başbakan Binali Yıldırım’ın iş dünyasının temsilcileriyle yaptığı toplantıda  “Herkes işinin başına... Türkiye yeni yatırımlar için hazırdır” mesajı bu anlamdadır.

CHP ve MHP’nin 7 Ağustostaki Yenikapı’da yapılan demokrasi ve şehitleri anma toplantısına katılmaları, CHP’nin Taksim mitingi ve AK Parti’nin orada olması da normalleşen Türkiye’nin mesajı ve yol haritasının özünü oluşturmakta.

Elbette ki muhalefetin yol haritasına yönelik aykırı görüşleri ve endişelerde mevcut.

Söz konusu fikirsel ayrıklar ise iki temelde toplanmakta.

Birincisi FETÖ ihanet şebekesine yönelik temizlik harekâtında masumların zarar görmemesi yani kurunun yanında yaşın yanmaması.

İkincisi ise OHAL yasaları kapsamında alınan başta ordu komutanlıklarının MSB bağlanması, askeri okulların kapatılması ve Rektör atamalarında seçim olgusunun kaldırılması gibi yasal düzenlemeler.

Hükümet Rektör atamalarındaki kararını geri çekti ama askeriye ile ilgili kararlarda bir geri adım söz konusu değil.

Muhalefetin iki başlıkta aktarmaya çalıştığım endişeleri haksız değil.

Başta Ankara’da olmak üzere büyük bir ispiyonaj faaliyeti var.

Bazı makamlara gelmek isteyen hırslı kişiler o makamları işgal eden kişileri FETÖCÜ diye damgalayarak, bazı ihbar mektupları yazarak olayları sulandırmakta.

Bazı özel kuruluşlarda ise rekabet ve çıkar çatışmasından dolayı aynı gammazlama davranışlar kulağa gelmekte.

Başta MHP VE CHP olmak üzere siyasi partilere bu konuda yoğun şikâyetler gelmekte.

Ak Parti Genel Merkezi ise FETÖ mağduru olduğunu iddia edenlerle dolup taşmakta.

Başbakan Binali Yıldırım bu konuda ısrarla bu tür yanlışlıklara izin verilmeyeceğini ifade ediyor.

Başkentin ağır, hantal bürokrasisi Ak Parti iktidarının hızına erişemediği gibi adeta bütün eksiği iktidara yıkmanın sinsi gayesini güdüyor.

Yargıda ise durum vahametin ötesinde. FETÖ operasyonlarını yürüten savcı ve hâkimlerin iş yükü o denli artmış ki yargıçlarımız adliyedeki odalarına attıkları çek yatlarda birkaç saat yatma zamanı bile bulamıyor.

24 saat yoğun bir tempoda yargıçlar onbinlerce dosya ile adeta boğuşarak çalışıyor.

 İç güvenlikte polislerinde geceleri gündüzlerine karışmış durumda.

Ülkemizin geçirdiği ağır travmanın atlatılmasına yönelik çalışmalar insanüstü gayretlerle aşılmaya çalışılıyor.

Evet, bu günlerde Başbakanlık başta olmak üzere birçok kamu kurum ve kuruluşlarının ışıkları sabaha kadar yanıyor.

Elbette bu emek, alın teri ve gayretler boşa gitmeyecek.

Güçlü ve kudretli ülkemiz milletiyle elbette bu ağır sorunları aşacak güçte.

Paniğe gerek yok.

Kötü ve acı günler inşallah geride kalacak; bu mazlum millet huzur ve mutluluğu birgün yakalayacak.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
118 gün önce
131 gün önce
132 gün önce
134 gün önce
149 gün önce
149 gün önce
155 gün önce
157 gün önce
243 gün önce
299 gün önce
317 gün önce
358 gün önce
370 gün önce
382 gün önce
384 gün önce
402 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=