Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

FETHULLAH GÜLEN ÖRGÜTÜ (2)

31 Ağustos 2016, 17:31 - Okunma: 1719

Bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyerek

Yaşattığınız yılanların bir sonraki hedefi siz olursunuz

Aziz Nesin

12 Eylül askeri darbesi sırasında da uzun süre kaçak yaşamış, sahte kimliklerle dolaşmış, tesadüfen yakalanmış, söylentilere göre dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın talimatı ile serbest bırakılmıştı.

6 yıl kaçak gezdikten sonra 12 Ocak 1986 tarihinde Burdur ve Isparta’da yapılan operasyonlarda yakalanan 14 kişinin içerisindeydi.

Yanında yakalanan Tabib üsteğmen Mustafa Sarsılmaz, 17 Nisan 1993’de Turgut Özal’ın sıfır tansiyon ile GATA’ya getirildiğinde nöbetçi subaydı!

Binbaşı olarak emekli olduktan sonra Cemaate ait olduğu bilinen Şifa Üniversitesinde Dekan olarak görev yapmıştı. Birlikte yakalanan diğer kişilerin birisi hariç hiçbiri o gün için Fethullah Gülen’i tanımadığını söylese de bugün birçoğu Cemaatle ilişkisi nedeniyle ya aranıyor ya da yurt dışına kaçmış durumda! (1)

1980 sonrasında hızla büyüyen Fethullah Gülen ve cemaatinin ne kadar tehlikeli olduğu konusunda uyarı yapan sadece Savcı Nuh Mete Yüksel değildi.

18 Aralık 2002 tarihinde silahlı saldırı sonrası yaşamını yitiren ve bu güne kadar uğramış olduğu saldırı konusunda en ufak olumlu ilerleme sağlanamayan Tarihçi yazar Necip Hablemitoğlu da bu konuda önemli uyarılar yapan birisiydi.

Öldürüldüğü güne kadar Ankara üniversitesinde doktor öğretim görevlisi olarak Atatürk ilkeleri ve devrim tarihi konularında ders veren Necip Hablemitoğlu, ölmeden önce Fethullah Gülen ve cemaati ile ilgili olarak hazırladığı “Köstebek” isimli araştırmasını yayımlayamamıştı.

“Köstebek” isimli çalışmasında Fethullah Gülen ve cemaatinin gerçek yüzünü, amaçlarını, gücünü ve kişiliğini ortaya koyuyordu.

Çalışmasını yayınlayamadan evinin önünde ilginç bir suikastla öldürülmesi, öldürülme nedeninin çalışması olabileceği konusunda kuşkular yaratmıştı.

Hablemitoğlu’nun öldürüldüğü gün Beşiktaş – Denizli maçı bitmiş, sevinenler sokaklara çıkmış, magandalar rastgele ateş etmişlerdi. Böylece silah sesi farklı algılanmıştı.

Olay saatinde Çankaya Bölgesinde elektriklerin kesilmesi, telefon operatörlerinin sistemlerinin arızalanması gibi rastlantısal olamayacak gariplikler de vardı.

Olay sonrası 2 boş kovan bulunmuştu.

Boş kovanlar Ruger marka Amerika menşeli silaha aitti. Maktulün kafasında tek mermi girişi vardı. Sol gözünden vurulmuştu. Bulunan iki boş mermi kovanına rağmen tek kurşun yarasının olmasının nedenleri ve mermi çekirdekleri asla bulunamadı.

***

Cemaatin yayın organlarından Aksiyon dergisinin 2003 Nisan tarihli sayısında, bu suikast için yapılan değerlendirmede; “Belki de suikastın sırrı, Hablemitoğlu’nun sol gözüne sıkılan kurşunda gizlidir. Çalışma ve konuşmalarıyla, bakmaması gereken bir yere bakmışsa, yönelmemesi gereken bir tarafa yönelmişse, bu kurşun bir mesajdır. O zaman suikastçıların onu ‘hain’ olarak değerlendirmedikleri anlaşılıyor. Eğer hain olduğunu düşünseler arkadan vururlardı. Ama önden, hem de gözüne vuruyorlar. Yaptığı ölümcül hata, yüzüne okunduktan sonra vurulmuştur” ifadeleri kullanılmıştı!

Akit gazetesi genel yayın koordinatörü Hasan Karakaya’nın bu konuda (köstebek adlı araştırmasının, yazarının öldürülmesine neden olabileceği konusundaki) aktarımı şöyle.

Söylentilere göre, Necip Hablemitoğlu “Köstebek” adlı kitabını yazdıktan sonra, “ziyaretine birileri geldi” ve ona dediler ki; “Sen, bu kitabından kaç para kazanmayı bekliyorsun?”

Necip Hablemitoğlu, “800 bin dolar” deyince, kendisini ziyaret eden kişi veya kişiler, “Bu para çok” dediler ve ona “500 bin dolar” teklif ettiler!

“Bu parayı sana vereceğiz ama kitabı, kesinlikle piyasaya vermeyeceksin!”

“Tamam” dedi Hablemitoğlu... İddialara göre “500 bin dolar”ı aldı ama bir yandan da “kitabını basacak yayınevi aramaya” başladı!

İşte o zaman ipler koptu!.. (3–4)

 “Köstebek” adlı araştırmasındaki Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili bazı belirlemeler şöyleydi.

“Fethullahçılar, mevcut ekonomik kaynaklarını, yapılabilecek en akılcı ve en değerli alana, eğitim yatırımına tahsis ettiklerinden, diğer şeriatçı yapılanmalara kıyasla, ülkemizin sadece bugününü değil, daha çok geleceğini tehdit etmektedirler.

Tüm dünyanın pek çok merkezinde uygulanmakta olan terörist ve de köktendinci ideolojik yaklaşımların yaptığı gibi, devlete ya da yabancı devletlere karşı silahlı mücadele vererek hedefe varmanın mümkün olmadığını en kavrayan dinsel organize suç örgütü, Fethullahçılardır.

Mevcut sistemi yıkmak yerine, takiyyeyi ön plana çıkararak, devlet yapısıyla çatışmayacak bir örgütlenmeyle, zaman içinde devletin stratejik kurum ve kuruluşların içine sızmak ve ele geçirmek, bu yasadışı yapılanmanın “ılımlı” görüntüsünün altındaki en önemli neden ve etkendir.

Fethullahçılar, istihbarat birimlerine sızmakla, kendilerine gelebilecek her türlü operasyonu önceden haber alma, önleme ve de karşı operasyonu başlatma olanağına sahip olmaktadırlar. Bu durum, onlara sadece savunma değil, saldırı olanağı da sağlamaktadır.

Fethullahçılar, Türkiye’nin tek özel istihbarat örgütüne sahiptirler.

Devletin istihbarat birimlerinin tüm olanaklarını kullanan; gizli bilgilerin tamamını elde eden bu yasadışı örgüt, gerek kendi “hasım”ları ve gerekse, hedef siyasiler, gazeteciler, mafya babaları, bürokratlar, akademisyenler, askerler ve diğer önemli meslek mensuplarının “açıklarını” içeren, şantaj malzemesi olarak kullanılabilecek her türlü görsel ve işitsel bant kayıtlarından, bu kayıtlara ait çözümlerden, fotoğraflardan her türlü resmi belgeye, hatta kişisel anekdotlara kadar herşeyi içeren bir arşive de sahip bulunmaktadırlar.” (4)

Ölümünden sonra yayınlanan bu çalışmasındaki belirlemeler oldukça ciddiydi, belki de yazanın yaşamına neden olmuştu ve 2002 tarihinde yazılmıştı.

Dikkate alınması gereken bir uyarıydı.

O tarihlerde bilinenlerin bu günlerde sanki yeni ortaya çıkmış gibi gösterilerek, geçmişte bu örgütlenmeye yapılan destekler için “aldatıldık”, “tanıyamamışız” mazeretlerinin kullanılması akıl ile dalga geçmedir.

 

1.http://www.hurriyet.com.tr/1986da-fethullah-gulenle-birlikte-kimler-yakalandi-o-gun-ne-dediler-simdi-neredeler-40178992

2.http://www.yenisafak.com/yazarlar/bulentorakoglu/hablemitoglu-suikastinin-sirri-sol-gozunden-vurulmasi-mi-2006859

3.http://t24.com.tr/haber/akit-hablemitogluna-cemaati-sucladigi-kitabi-basmamasi-icin-500-bin-dolar-mi-verildi,263783

4.“Köstebek” kitabını indirmek için

http://ekitapsepeti.net/necip-hablemitoglu-kostebek/

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
61 gün önce
172 gün önce
204 gün önce
253 gün önce
312 gün önce
336 gün önce
354 gün önce
359 gün önce
396 gün önce
400 gün önce
420 gün önce
421 gün önce
434 gün önce
441 gün önce
444 gün önce
449 gün önce
452 gün önce
455 gün önce
457 gün önce
462 gün önce
469 gün önce
470 gün önce
471 gün önce
473 gün önce
476 gün önce
480 gün önce
494 gün önce
495 gün önce
501 gün önce
519 gün önce
526 gün önce
527 gün önce
529 gün önce
530 gün önce
532 gün önce
533 gün önce
534 gün önce
535 gün önce
536 gün önce
539 gün önce
546 gün önce
547 gün önce
548 gün önce
550 gün önce
557 gün önce
560 gün önce
561 gün önce
564 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=