Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

GERÇEKTEN YAŞIYOR MUYUZ?

20 Eylül 2016, 18:04 - Okunma: 862

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2015 yılına ilişkin Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarını açıkladı. (1)

Sonuçlara baktığımızda ilk görülen gerçeklik gittikçe yoksullaştığımız!

Çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon, otomobil sahipliği, beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir hafta tatil, kira, konut kredisi, borç ödemeleri; iki günde bir et, tavuk, balık içeren (veya vejetaryenler için eşdeğer yiyecekler) yemek ve evin ısınma ihtiyacının karşılanamaması şeklinde tanımlanan “maddi yoksunluk” oranı % 30,3 olması ürkütücü.

Bu sonuç, yaklaşık 23 milyon insanın İki günde bir et yiyemediğini, ısınma ihtiyacını karşılayamadığını, açlık sınırı altında ve soğukta yaşadığını gösteriyor.

23 milyon insan! Aç ve soğukta titriyor…

Bizler, iyi ya da kötü, bir şekilde karınlarımızı doyururken, aynı topraklarda birlikte yaşadığımız 23 milyon insanın aç olduğunu bilmek çok acı.

Bu sonuçları okuduğumda aç olmadığım için adeta utandım.

23 milyon insan, bunların en az 15 milyonu çocuk ve hepsi açlık sınırının altında, karınları doymadan, yetersiz beslenme koşulları nedeniyle sağlık problemleri içerisinde, yaşamak denirse buna, yaşıyorlar.

Aynı kurumun 2015 Gayrı Safi Yurtiçi Hâsıla (GSYH) verilerine göre, kişi başına düşen miktar 25.130 lira. (2)

Ancak kişi başına düşen bu gelirin ortak paylaşılamaması nedeniyle aç kalıyor bu 23 milyon insan.

Gelir ve yaşam koşulları değerlendirmesinde ortaya çıkan rakamlar, paylaşımın ne kadar adaletsiz olduğunu gösteriyor. Türkiye nüfusunun % 20’si, gelirin % 46’sını alıyor. Neredeyse yarısını!

***

Açıklanan rakamlara göre ve cari fiyatlarla 1 trilyon 953 milyar lira olan GSYH’nın % 46’sı, yani 900 milyar lirasını nüfusun % 20’si alıyor. Diğer taraftan en düşük gelire sahip olan nüfusun % 20’sine düşen miktar ise % 6,1… Yani 119 milyar lira…

Basit bir hesap yaparsak, nüfusun % 20’sinin kendisine düşen yıllık 1.500 liranın altında yaşadığını söyleyebiliriz. Bu da aylık 125 liraya tekabül ediyor. Bir kişi aylık 125 lira ile ne yapar/yapabilir, çok kısa bir düşünmeyle vahameti görebilirsiniz.

Barınma dahil olmak üzere gıda ihtiyacını da bu miktarla karşılamak durumunda olan insanlarımızın ne kadar zor bir ortamda bulunduğunu anlamak için bilim adamı yada iktisatçı olmak gerekmiyor, sadece insan olmak yeterli.

GSYH’nın % 46’sına sahip olan Nüfusun % 20’sinin,yani yaklaşık 16 milyon insanın aylık ortalama geliri ise 60 bin lira!

Bir tarafta 125 lira ile bir ay yaşamaya çalışanlar diğer tarafta 60 bin lira ile gerçekten yaşayanlar! Gelir dağılımındaki bu adaletsiz durumun çıplaklığı, aradaki uçurumun her geçen gün açılması, doğal olarak toplumun parçalanmasını, bölünmesini, ne yapacağını bilemez hale gelmesini beraberinde getirmekte.

Öte yandan, Türk İş araştırmasına göre açlık sınırı 1.386, yoksulluk sınırının da 4.515 lira olduğunu açıklaması konunun daha anlaşılır hale gelmesini sağlıyor. (3)

Açlık sınırının 1.386 lira olduğu ülkemizde asgari ücretin 1.300 lira olması daha da düşündürücüdür. Kaldı ki bu kesim, yani asgari ücretli çalışanlar kesimi “maddi yoksunluk” çeken % 30,3’lük gurubun dışarısında kalıyor.

Burada, açlık sınırının altında yaşayan insan sayısının 23 milyondan fazla olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

 Gelir dağılımı eşit olabilseydi kişi başına aylık 2 bin liradan fazla gelir düşer, insanlar mutlu yaşayabilirdi. Gelir dağılımındaki bu korkunç adaletsizlik, nüfusun yarısına yakın kısmının açlık sınırının altına itmiş, makarna ve kömür yardımı almak zorunda bırakılarak onurlarıyla oynanmış, “kaynak yok” bahanesiyle yıllık 20 – 50 lira zamma mahkûm edilmiş, adeta yaşarken ölüme mahkûm bir duruma düşürülmüştür.

Nüfusun neredeyse yarısının açlığından bahsediyoruz.

Açlık çok basit bir durum değildir. Oruç tutarak açların halini anlayamazsınız.

Akşam namazında yemek yiyeceğinizi bilerek aç kalmayla, bütün yaşam boyu yarı aç yarı tok yaşamak aynı duyguları oluşturamaz.

Oruç tutarken bilerek, kendi isteğinizle ve akşama yemeğin hazır olacağını da garantileyerek aç kalmakla, isteğiniz dışında, maddi yoksunluk içerisine itilerek, toplumdan dışlanarak, olmadığı için aç yaşamak farklı durumlardır.

Kısa bir an için düşünelim ve kendimizi onların yerine koyalım;

Baraka veya gecekondularda, sıvası dökülmüş pencere ve kaplarından dışarıdaki ayazın içeriye doluştuğu, ısıtılması neredeyse imkânsız olan konutlarda yaşıyorsunuz.

Dağıtılan kömürlerden birkaç torba alabildiyseniz ne mutlu size ki biraz da olsa ısınabileceksiniz. Aylık kişi başı geliriniz 125 lira. Gelirinizin yarısı ekmeğe gidecek.

Kalan ile de, yani günlük 2 lirayla, 3 öğünlük katık alabileceksiniz!

Giysi, ayakkabı, ulaşım, okul, sabun, deterjan gibi en temel ihtiyaçlar için zaten bir şey kalmıyor elinizde!

Yırtık elbiselerinizle, yıkanamamaktan kokan vücudunuzla, fırçalanmamış, sararmış dişleriniz ve açlıktan avurtları çökmüş yüzünüzle toplumun içerisine kabulünüz de mümkün değil. Ancak kendiniz gibi olanlarla dostluk kurma hakkınız var.

Eğitim şansınız olmadığı için öğrenmekten yoksun olarak oy vermeye gittiğinizde, size kömür ve makarna verenlere oy vermekten başka şansınız da kalmıyor.

Ne yapar, ne düşünür, nasıl yaşardınız.

Eğer buna yaşamak denirse…

Birçok adaletsizliğin yaşanıyor olmasının yanına gelir adaletsizliğini de koymak durumundayız.

Şimdi de bu açlar ordusunun yanına “FETÖ terör örgütü” bahanesiyle işlerinden edilen ve birçoğunun cemaat ile alakası olmadığını bildiğimiz aileleriyle birlikte 100 binler eklendi, ekleniyor ve eklenecek…

Belki sanayi, tarın ve bilimsel araştırma alanlarında büyüme yaşamıyoruz ama açlar ordusu büyüyor, böyle devam ederse de her sene daha da büyüyecek.

Karşı çıkmayıp duruma razı olduğumuz sürece…

 

1.http://www.birgun.net/haber-detay/gelir-dagilimi-daha-da-bozuldu-ulke-gelirinin-yarisi-zenginlere-128942.html

2.http://bianet.org/bianet/siyaset/173496-turkiye-ekonomisi-buyudu-ama-kisi-basina-milli-gelir-dustu

3.https://www.evrensel.net/haber/291276/turk-is-aclik-siniri-1-386-yoksulluk-siniri-4-515-tl-oldu

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
20 gün önce
52 gün önce
100 gün önce
160 gün önce
183 gün önce
202 gün önce
207 gün önce
244 gün önce
248 gün önce
268 gün önce
268 gün önce
282 gün önce
288 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
299 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
309 gün önce
317 gün önce
318 gün önce
318 gün önce
320 gün önce
324 gün önce
327 gün önce
342 gün önce
343 gün önce
349 gün önce
367 gün önce
374 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
378 gün önce
379 gün önce
380 gün önce
381 gün önce
383 gün önce
384 gün önce
386 gün önce
393 gün önce
395 gün önce
396 gün önce
398 gün önce
405 gün önce
408 gün önce
409 gün önce
412 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=