Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

KILIÇDAROĞLU- ADİL ÖKSÜZ – MİT

10 Ekim 2016, 15:48 - Okunma: 1671

Ana muhalefetin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ulusal yayın yapan bir TV kanalında “Kim bu Adil Öksüz, neden serbest bırakıldı ve neden yakalanmıyor” iddiasını ortaya koyduktan bir süre sonra Adil Öksüz’ün MİT elemanı olabileceğini, elinde belge olmadığını ama bilgi olduğunu ifade ederek, konuşmasın diye öldürülebilir gibi vahim ve tehlikeli cümleler kullandı.

Ülkemizin ana muhalefet partisi liderliğine kadar yükselmiş biri, ciddi bulgular olmadan bu tarz bir iddiayı dillendirmez.

Kılıçdaroğlu, yıllarca devlet bürokrasisinde çalışırken belgelerle konuşmuş, siyasetteki şöhretini de yine belgelere dayandırarak elde etmiştir.

Bu bağlamda kişisel öngörüm; Kılıçdaroğlu’nun elinde belgeler var ama açıklayamıyor.

Zira belgeleri açıkladığı anda bu belgeleri kimden nasıl elde ettiği ortaya çıkacaktır.

Başkentin siyasi kulislerinde Kılıçdaroğlu’na bu bilgileri ABD Büyükelçisinin verdiği yönünde güçlü iddialar dillendiriliyor.

Bilgi kaynağını ısrarla açıklamayan Kılıçdaroğlu, adeta susarak bu dedikoduları bir manada doğruluyor.

Bu konuyla alakalı ikinci bir iddia ise FETÖ ihanet şebekesini elemanı oldukları için görevden uzaklaştırılan birilerinin Kılıçdaroğlu’nu yönlendirdiği iddiası.

Üçüncü vahim iddia ise FETÖ ihanet çetesinin lideri tarafından bu bilgilerin CHP Genel Başkanına ulaştırıldığı yönünde.

Diğer dedikodular ise tamamen suçlama tarzında olduğu için dillendirmek istemiyorum. Şimdi biraz sesli düşünelim;

Kılıçdaroğlu bu iddia ile kime hangi mesajı veriyor.

Bu konuda iki ihtimali masaya yatıralım;

1-Adil Öksüz MİT ajanıysa Kılıçdaroğlu 15 Temmuz darbe arkasında MİT’mi var demek istiyor?

2-Adil Öksüz MİT ajanı değilse Kılıçdaroğlu bu tezi dillendirmekle ne elde etmeyi amaçlıyor?

Adil Öksüz ister MİT içine sızmış FETÖ çete elemanı olsun isterse MİT’le alakası olmasın, tek bir gerçek var.

15 Temmuz gecesi FETÖ ihanet çetesinin elemanlarıyla, emperyalistlerin oyuncağı olan bir grup asker kılıklı terörist helikopterlerle masum sivillerin üstüne kurşun bomba yağdırmış F16 uçaklarla TBMM bombalanmış, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Özel Harekât merkezi yerle bir edilerek yüzlerce vatan evladı katledilmiştir.

FETÖ ihanet şebekesinin elemanları Cumhuru Reis’in yaverliğine kadar gelmiş, Genelkurmay başkanının emir subayı olarak hain darbede görev almışsa Adil Öksüz’ün MİT olup olmamasının ne önemi var.

Kışlalarda vatansever askerlerle darbeci hainlerin kanlı mücadelesi orta yerde dururken Adil Öksüz’ün misyonunun da hiçbir gizli yanı olamaz.

Kılıçdaroğlu bu ülkede Başbakanlığa aday olduğunu iddia ediyorsa devleti nasıl yönetecek acaba?

Çünkü Adil Öksüz, Kılıçdaroğlu’nun iddiası doğrultusunda MİT elemanı olarak FETÖ ihanet şebekesinin içine sızdırılmış bir gizli devlet görevlisi ise bu ismi deşifre ederek FETÖ ihanet şebekesine hizmet ettiğinin farkında değil mi?

Üstelik yasalar gereği devletin mahremi bir bilgisini veya kişisini açıklamak suçtur.

Dokunulmazlık zırhının arkasında aklına gelen her şeyi söylemek cezai bir yaptırım meydana getirmese de etik yönden doğru değildir?

Bu iddiayı sıradan bir insan dile getirse Cumhuriyet savcıları bunu ihbar kabul edip hemen soruşturma başlatır.

Üstelik Ak Parti iktidarına mensup bir Bakan Adil Öksüz’ün MİT ajanı olmadığını, Kılıçdaroğlu isterse MİT Müsteşarını çağırıp bilgi alabileceğini söylediği halde Kılıçdaroğlu suskunluğunu bozmuyorsa iş zıvanadan çıkmaya doğru verilmiştir.

15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra Kılıçdaroğlu gerek Cumhurbaşkanı gerekse Başbakanla görüşmeler yaptığı halde bu türden özel ve gizli bilgiyi neden o görüşmelerde dile getirmedi de ulusal bir kanalda uluorta bu suçlamaları neden kamuoyu önünde seslendirdi. Devlet adamlığı ciddiyeti siyasete kurban edilmemelidir.

15 Temmuz ihanet ve işgal hareketinden hemen sonra, Yenikapı mitinginde milyonlara seslenen Kılıçdaroğlu toplumda büyük bir sempati kazandı.

Toplumsal uzlaşı başlamışken, Başbakan Binali Yıldırım’la yaptığı görüşmelerden sonra toplumsal huzur için güzel söylemlerle takdir topladı.

Hepsinden önemlisi Artvin’de CHP konvoyunda kendisine yapılan terör saldırısında soğukkanlı duruşu kaybetmeyen Kılıçdaroğlu birdenbire ve inanılmaz bir biçimde Cumhuru Reis’e yönelik eski eleştiri dilini kullanmaya başladı?

Bu da yetmezmiş gibi Adil Öksüz ismini MİT gibi ulusal bir İstihbarat örgütümüzle gizli bir iş çeviriyormuş izlenimi yaratacak şekilde gündeme taşıdı?

Şimdi bizler şunu merak ediyor ve soruyoruz;

Sayın Kılıçdaroğlu ne oldu?

Bu ülkenin ana muhalefet partisinin Genel Başkanı, 15 Temmuz darbesinin ağır şokunu üstünden hala tam atamamış toplumu, her gün ikinci darbe dedikodusuyla gerilmiş milleti yeni tartışmalara atmaz, atmamalıdır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
116 gün önce
129 gün önce
130 gün önce
132 gün önce
147 gün önce
147 gün önce
153 gün önce
155 gün önce
241 gün önce
297 gün önce
315 gün önce
356 gün önce
360 gün önce
368 gün önce
380 gün önce
382 gün önce
400 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=