Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

15 TEMMUZ DARBESİNİN BİLİNMEYENLERİ

12 Ekim 2016, 15:57 - Okunma: 2306

15 Temmuz' tarihinde yapılan darbe girişimini bir hayli fazla inceleyeceğiz, bu hususta çok konuşacağız.

Bu ülkede yaşayan herkesin 15 Temmuz darbe girişimi konusunda bir fikri var, bu fikirlerin içinde cevabı aranan pek çok soruda zihinlerde yer almış durumda.

Yıllar sonra bugün yazdıklarımızın, anlattıklarımızın ne denli doğru veya yanlış olduğunu elbette tarih ortaya çıkaracak.

15 Temmuz darbe girişimin üzerinden 80 günden fazla bir süre geçti.

Darbe gecesi halkın üzerine uçaklardan, helikopterlerden bomba kurşun yağdıranların hangi itiraflarda bulunduklarını tam anlamıyla bilmiyoruz.

Halk düşmanı asker kılıklı çetenin mensupları savcılara hangi konuda bilgi verdiler, neleri itiraf ettiler tam anlamıyla kamuoyu bilgilendirilmedi.

Dolayısıyla toplum FETÖ ihanet şebekesinin darbedeki rolü ve hangi merkezlerle işbirliği yaptıklarını tam olarak anlamış değil.

TV Ekranlarında bir dönem FETÖ ile yan yana yürümüş birkaç kişi sürekli bir şeyler anlatıyor.

İtirafların içeriğine baktığımızda çoğu magazinsel özellikler içinde barındırıyor.

Ana kurgu konusunda belgeli, net bir bilgi veya dokümantasyonla halkın tam anlamıyla aydınlatıldığını söylemek çok güçtür.

FETÖ çete mensubundan yurt dışına kaçamayan birkaç tepe ismin mutlaka konuşturulması gereklidir ve bu ihanet şebekesinin kodları net bir biçimde ortaya çıkarılmalıdır.

Kişisel inancım darbe girişiminde bulunan üst düzey asker görüntülü teröristlerin çok önemli bilgilere sahip oldukları ama konuşmadıklarıdır.

Milletin tepesine bomba yağdıranlar, onlara bu emri verenlerin savcılara verdikleri ifade tutanakları bomboş.

Darbeciler adeta bir şeyleri bekliyor, umdukları neyse o gerçekleşene kadar susacaklar. Temmuz darbe girişiminin perde arkasına seyahat etmek, ülkemizin geleceği adına çok önemlidir.

***

Özellikle iki eski Genelkurmay Başkanı bu konuda net ve açık konuşmak zorundadır. 15 Temmuz darbe girişiminin anatomisini çıkarmak adına gelin geçmişte bir gezinti yapalım.

Bu konuda kişisel bazı bilgilerimi sizle paylaşayım;

15 Temmuz darbe girişiminin ilk anatomik parçası 17/25 Aralık tarihlerine dayanır diye bilinse dahi gerçek çok farklıdır.

17/25 Aralık öncesinde İngiliz medyasında bazı haberler yayınlandı.

İngiliz istihbaratının sızdırdığı bilgilerde o günkü Bakanlar Kurulumuzda yer alan iki ismin dışındaki tüm bakanlar dinlenmiş, görüşmeleri kayıt altına alınmıştı.

Ülkemizin mahremi tüm bilgiler günü geldiğinde kullanılmak üzere bir yerde depolanmıştı. Şimdi analizimizi derinleştirelim.

İngiliz istihbaratının çirkin ve hukuk dışı bu dinlemesinden iki yıl önce ise Londra’da çok özel bir toplantı yapılmıştı.

İçinde Avam Kamarasından Lortların olduğu elit bir grup Türkiye ve FETÖ başlıklı bir gündemle bir araya gelmişti.

FETÖ yapılanmasına büyük destek veren İngiliz siyasetinin önde gelen isimlerden bir LORT ayağa kalkarak aynı şu sözleri söyledi "Gülen 'in okullarını İngiliz okulları olarak görmek istiyoruz.

Biz gereken desteği fazlasıyla verdik.

Ama onlar attığı her adımda bizim kazanmamızı engelledi.

Yani verdiğimiz desteğin karşılığını alabilmiş değiliz. Eğer bu böyle sürerse İngiltere kendisi için doğru adımları atacaktır.

"Bu cümlelerin içeriğinde dönemin Başbakanı Erdoğan ’ı bitirme noktasında FETÖ ’nün kendisinden bekleneni tam anlamıyla yapmadığı, yani İngiliz emperyalizmine yeteri kadar hizmet etmediği, ABD’ye sırtını dayayarak kendi başına hareket ettiği anlamları çıkar.

Bu tehditle FETÖ, onun ülke içindeki ajanları harekete geçerek büyük bir kaset furyası başlattılar.

Tabi ki FETÖ ve hain yandaşları bu eylemleri yapma konusunda tek başlarına karar almadılar.

ABD-İngiliz ortak yapımı olan senaryonun birinci aşaması hayata geçirilmişti.

Başbakan Erdoğan güçlü, kararlı, soğukkanlı duruşla 17/25 Aralık sürecini atlatmayı başardı ama başta kendisi ve Ak Parti bu durumdan hayli etkilendi, sarsıldı.

Evet, İngiliz aklı bir taşla iki üç kuş vurmayı hedeflemişti. İngiliz aklı ve düşünce sistematiği böyle çalışır.

Az maliyetle çok kazanan İngiliz, bu arada kendini asla risk etmez.

Dikkatinize sunmak istediğim bir husus var; 15 Temmuz Darbe girişiminde ülkemizin tüm insanları ABD’yi eleştirdi, bu ülkeden şüphe etti ama kimsenin aklına İngiliz’ in bu olaydaki şeytani rolü olabileceği ihtimali gelmedi.

Yine bu tarihlerde İngilizler el altından FETÖ yapısının ABD yönetimini ve CIA’yi kandırdığını işliyordu.

Bu anlattığım sizi şaşırtabilir, ne alaka diye içinizden söylenebilirsiniz ama İngiliz üst aklı budur.

Her şeyi iç içe karıştırır olayları çorba yapıp kördüğüm haline sokar.

***

Kısaca kuyuya bir taş atar kırk akıllı o taşı çıkarmaya uğraşır.

Bir yandan FETÖ ihanet şebekesini kışkırtır diğer yanda ortak çalıştığı CIA operasyonlarının İngiliz emperyalizmine hizmet edip etmediğine bakarak değişik bir yol haritası izler.

ABD –İngiliz emperyalizmi hedefine Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı koymuştur.

Neden ise batının emperyalizmine en büyük engel Erdoğan’dır, siyaseten tasfiye edilmesi gereklidir.

ABD İngiliz ortak senaryosunu okuyan Sayın Erdoğan ise Rusya ve onun lideri Putin safları sıklaştırırken dünyanın diğer bir devi Çin’le sıcak ilişkiler geliştirmeye başlamıştır.

Büyük akılların satrancında Sayın Erdoğan bir adım öne geçmiştir ama ABD-İngiliz emperyalizmi elbette boş durmayacaktır.

***

Sevgili Okuyucu;

Kendini çok beğenmiş ve ukala davranışları genlerine işlemiş olan İngiliz’ operasyonlar öncesinde yapacağının küçük bir testini icra eder.

İngiliz ve ABD düşünce kuruluşlarında akıl almaz plan ve stratejilerini tartışmaya açar, ortaya çıkan görüş ve fikirler ışığında ürettiği planın arka cephesindeki boşlukları yakalar.

İzleyen, araştıran fotoğrafın görünmeyen yüzünü okuyan biri komploların şifrelerini çözer. İngilizler, Türkiye’yi, bu coğrafyada yaşayan insanları cahil, bilgisiz, gelişmelerden bihaber olduğu noktasında bir düşünceye sahip oldukları için kendilerine yakın yayın organlarında bu senaryoların ipuçlarını pervasızca vermekteler.

Batı basınını biraz takip ederseniz, araştırmacı yönünüz gelişmişse kamuoyunun dikkatinden uzakta nelerin döndüğünü yakalarsınız.

Ufuk dünyanızı genişletmek adına sizlere bir soru sorayım15 Temmuz darbesini yapan asker görünümlü teröristler savcılara verdikleri ifadelerde "Darbeciyim ama cemaatçi değilim!" demekle demek istiyor?

Yanıt bulmakta zorlanıyorsanız birlikte bu cümlenin altını okuyalım; Darbeciyim FETÖ’cü değil İngiliz ajanıyım ama FETÖ ile işbirliği yaptım.

FETÖ ihanet şebekesinin içinde yer almış asker kılıklı teröristlerin milletin başına bomba yağdıran bu hainlerin hangilerinin İngiliz istihbaratının adamı olduğunu, hangisinin ABD güdümündeki FETÖ çetesine mensup olduğunu anlamışsınızdır.

15 Temmuz ihanet kalkışmasının üstünden sis perdeleri kalkmaya başladığında,Yargıçlarımızın yapacağı çapraz sorgularla ötmeye başlayacak bu hainlerin ifadeleriyle ABD-İngiliz emperyalizmine hizmet eden devşirilmiş, satın alınmış hain ajan grupların arasında o gece hangi anlaşmazlıkların,tartışmaların geçtiğini daha net göreceğiz.

Etiketler : Fetö, Darbeci, ABD, TV, İngiliz, Ak Parti, Putin,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 saat önce
3 gün önce
13 gün önce
151 gün önce
164 gün önce
165 gün önce
167 gün önce
182 gün önce
182 gün önce
188 gün önce
190 gün önce
276 gün önce
332 gün önce
350 gün önce
391 gün önce
395 gün önce
403 gün önce
415 gün önce
417 gün önce
435 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=