Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

KANSERE ÇÖZÜM BULUNDU MU?

14 Ekim 2016, 14:04 - Okunma: 3769

Kanser, soğuk, ürkütücü, kan donduran bir sözcüktür. O kansere yakalanmış türünden bir sözcük duyduğumuzda irkilir, tüylerimiz diken diken olur. Yüzyılın baş belası bu hastalığın sebepleri üzerinde tezler havada uçuşuyor. Çok çeşitli türleri olan bu amansız hastalık sadece bu illete yakalananı değil tüm hasta yakını bireylerinide derinden sarsıyor.

Genetik olduğu aileden birinde bu hastalığın nüksetmesiyle diğer bireylerede geçebilir varsayımı ailelerin zihinsel ve ruhsal durumunu bozuyor. Kansere yakalanmışsın sözcüğünü duyan bir hastanın psikolojisini sağlıklı bir insanın anlaması algılaması mümkün değil. Kansere yakalanmış hastayı her gün yiyip bitiren bu illetin çözümü için teşhiste erken keşif çok önemlidir denmektedir. Modern dünyanın kanser hastalığıyla ilgili mücadelesinde önemli mesafe alınmış değil Önerilen Kemoterapi ve Işın Tedavisi yanısra ameliyat seçeneği de kullanılan yöntemlerden biri.

Türkiye’de ise kanser vakalarında korkutucu artış sözkonusu. Bizlerin mutlaka bir yakını, eşi dostu kanser olmuştur ve kanser illetine yakalanmıştır. Üzülerek belirteyim yakın çevremizdeki kanserli kişinin sonu ölüm vakasıyla sonuçlanır. Kanseri tetikleyen faktörleri bilim insanları, sigara-kimyasallarla yapılmış gıda maddeleri ve üzüntü olarak açıklamaktadır. Kanser hastalığına karşı kimyasal tıbbın yerine alternatif tıpla yani bitkiler yoluyla çözümler bulunacağı konusunda sert bir tartışma gündemi meşgul etmektedir. Kanser oluşumu ve tedavi yöntemleri konusuyla alakalı TV’lerde yapılan açık oturumlarda, tartışma programlarında konuşan bilim insanlarının farklı şeyler anlatmaları halkın kafasını karıştırmaktadır.

Kanserle mücadeleyi yürüten Onkoloji Hastaneleri her ne kadar yeterli donanıma sahip olsalar da sadece modern tıbbın uygulamasından başka bir görev yapmıyorlar. Yani kanseri önleyecek bilimsel çalışmalar ülkemizde çok zayıf.

Kanserli hastalara psikolojik destek vermek adına kurulmuş birçok vakıf, dernek faaliyetlerini sürdürme gayretinde. Bir şehir efsanesi olarak şu bilgiyi de paylaşmakta yarar var. Yüzyılın bu hastalığına aslında tıp çözüm üretti ama dünya sağlık sektöründeki dev ilaç ve ekipman üreten firmalar bu çarenin duyulmasını istemiyor gizliyor. Çünkü dünyada en pahallı hastalığı olan kanser üzerine dev sektörlerin yüz milyarlarca dolar yatırım yapmışlar. Bu sebeple kansere çare bulunmasıyla tüm yatırım çöpe gidecek deniyor. Dünya sağlık sektörünün devleri kansere çözüm olan buluşu inanılmaz bir biçimde engelliyor deniyor.

İnsanlık elbet bir gün bu illete çare bulacak. Çözüm bulunana kadar birçok insan bu hastalık sonucunda hayata veda edecek. Kanser hastalığına ben haberli ölüm adını verdim Kanser olacak kişi ölümü her an ölüm kapımı çalacak beklentisiyle kâbuslar yaşamaktadır. Bu duygu ve bekleyiş çok ağır bir travmadır. Uluslararası bir makalede okuduklarımı sizlerle korkarak paylaşayım Çünkü eğer bu makalede yazılanlar doğruysa kansere çözüm bulundu müjdesiyle karşılaşabiliriz. Haber şu:  Mayo Clinic de olmak üzere bazı tıp merkezlerinde kanseri yenmek yerine onu öldürmek yöntemi geliştirilmiş. Klasik kemoterapi tedavisinin çok ötesine geçen bu yeni yöntemde kanserli hastaya HIV virüsü, kızamık virüsü ya da genleriyle oynanmış grip virüsü veriliyor. Bu virüsler, hastanın vücudundaki tüm kanserli hücrelere saldırıp onları adeta yiyip bitiriyor. Ama henüz bilimsel açıdan araştırma sonuçlarının yayınlanması ve bilim insanlarınca onaylanması gibi adımlar atılmadığından bu buluş açıklanmıyor. Araştırma, inceleme ve okumalarımdan birini sizinle paylaştım. İnsanlara boş yere umut vermekten nefret ederim. Bu yüzden ben bu olaya temkinli yaklaşıyorum. Kansere elbet çözüm bulunacak ama ne kadar erken bu buluş gerçekleşse birçok hasta dünyaya erken veda etmekten kurtulacak. Kanser aşısının bulunacağı asır sağlık sektöründe bir devrimin başlangıcı olarak kabul görecektir. Kansere çözüm bulunduğu gün insanlık tarihini değiştirecek yeni bir dönem meydana gelecek ve insanlık tarihi tekrar yazılacak. Kansere çözüm bulunduktan sonra adını bilmediğimiz tekrar bir hastalık türü meydana çıkacak ve insanlık bu kez yeni bu hastalıkla uğraşmak zorunda kalacak. İnsanlık tarihinde bu hep böyle olmuştur. Bir hastalık türeyip yok olduktan sonra yeni bir illet peşimize düşmüştür. Ne güzel söyler atalarımız ‘Ölüm gelmiş cihana baş ağrısı bahane’

Not: İngilizceniz iyi ise killingcancer.vice.com sayfasında bu metot anlatılmıştı. Hala yayında ise kansere çözüm noktasında bu buluşun videosunu izleyebilirsiniz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
11 gün önce
13 gün önce
16 gün önce
18 gün önce
19 gün önce
157 gün önce
158 gün önce
165 gün önce
172 gün önce
181 gün önce
183 gün önce
216 gün önce
311 gün önce
351 gün önce
413 gün önce
441 gün önce
443 gün önce
444 gün önce
444 gün önce
448 gün önce
449 gün önce
450 gün önce
475 gün önce
547 gün önce
549 gün önce
554 gün önce
559 gün önce
698 gün önce
710 gün önce
711 gün önce
713 gün önce
728 gün önce
728 gün önce
735 gün önce
737 gün önce
822 gün önce
879 gün önce
897 gün önce
937 gün önce
942 gün önce
949 gün önce
961 gün önce
964 gün önce
981 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=