Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

KANSERE ÇÖZÜM BULUNDU MU?

14 Ekim 2016, 14:04 - Okunma: 1350

Kanser, soğuk, ürkütücü, kan donduran bir sözcüktür. O kansere yakalanmış türünden bir sözcük duyduğumuzda irkilir, tüylerimiz diken diken olur. Yüzyılın baş belası bu hastalığın sebepleri üzerinde tezler havada uçuşuyor. Çok çeşitli türleri olan bu amansız hastalık sadece bu illete yakalananı değil tüm hasta yakını bireylerinide derinden sarsıyor.

Genetik olduğu aileden birinde bu hastalığın nüksetmesiyle diğer bireylerede geçebilir varsayımı ailelerin zihinsel ve ruhsal durumunu bozuyor. Kansere yakalanmışsın sözcüğünü duyan bir hastanın psikolojisini sağlıklı bir insanın anlaması algılaması mümkün değil. Kansere yakalanmış hastayı her gün yiyip bitiren bu illetin çözümü için teşhiste erken keşif çok önemlidir denmektedir. Modern dünyanın kanser hastalığıyla ilgili mücadelesinde önemli mesafe alınmış değil Önerilen Kemoterapi ve Işın Tedavisi yanısra ameliyat seçeneği de kullanılan yöntemlerden biri.

Türkiye’de ise kanser vakalarında korkutucu artış sözkonusu. Bizlerin mutlaka bir yakını, eşi dostu kanser olmuştur ve kanser illetine yakalanmıştır. Üzülerek belirteyim yakın çevremizdeki kanserli kişinin sonu ölüm vakasıyla sonuçlanır. Kanseri tetikleyen faktörleri bilim insanları, sigara-kimyasallarla yapılmış gıda maddeleri ve üzüntü olarak açıklamaktadır. Kanser hastalığına karşı kimyasal tıbbın yerine alternatif tıpla yani bitkiler yoluyla çözümler bulunacağı konusunda sert bir tartışma gündemi meşgul etmektedir. Kanser oluşumu ve tedavi yöntemleri konusuyla alakalı TV’lerde yapılan açık oturumlarda, tartışma programlarında konuşan bilim insanlarının farklı şeyler anlatmaları halkın kafasını karıştırmaktadır.

Kanserle mücadeleyi yürüten Onkoloji Hastaneleri her ne kadar yeterli donanıma sahip olsalar da sadece modern tıbbın uygulamasından başka bir görev yapmıyorlar. Yani kanseri önleyecek bilimsel çalışmalar ülkemizde çok zayıf.

Kanserli hastalara psikolojik destek vermek adına kurulmuş birçok vakıf, dernek faaliyetlerini sürdürme gayretinde. Bir şehir efsanesi olarak şu bilgiyi de paylaşmakta yarar var. Yüzyılın bu hastalığına aslında tıp çözüm üretti ama dünya sağlık sektöründeki dev ilaç ve ekipman üreten firmalar bu çarenin duyulmasını istemiyor gizliyor. Çünkü dünyada en pahallı hastalığı olan kanser üzerine dev sektörlerin yüz milyarlarca dolar yatırım yapmışlar. Bu sebeple kansere çare bulunmasıyla tüm yatırım çöpe gidecek deniyor. Dünya sağlık sektörünün devleri kansere çözüm olan buluşu inanılmaz bir biçimde engelliyor deniyor.

İnsanlık elbet bir gün bu illete çare bulacak. Çözüm bulunana kadar birçok insan bu hastalık sonucunda hayata veda edecek. Kanser hastalığına ben haberli ölüm adını verdim Kanser olacak kişi ölümü her an ölüm kapımı çalacak beklentisiyle kâbuslar yaşamaktadır. Bu duygu ve bekleyiş çok ağır bir travmadır. Uluslararası bir makalede okuduklarımı sizlerle korkarak paylaşayım Çünkü eğer bu makalede yazılanlar doğruysa kansere çözüm bulundu müjdesiyle karşılaşabiliriz. Haber şu:  Mayo Clinic de olmak üzere bazı tıp merkezlerinde kanseri yenmek yerine onu öldürmek yöntemi geliştirilmiş. Klasik kemoterapi tedavisinin çok ötesine geçen bu yeni yöntemde kanserli hastaya HIV virüsü, kızamık virüsü ya da genleriyle oynanmış grip virüsü veriliyor. Bu virüsler, hastanın vücudundaki tüm kanserli hücrelere saldırıp onları adeta yiyip bitiriyor. Ama henüz bilimsel açıdan araştırma sonuçlarının yayınlanması ve bilim insanlarınca onaylanması gibi adımlar atılmadığından bu buluş açıklanmıyor. Araştırma, inceleme ve okumalarımdan birini sizinle paylaştım. İnsanlara boş yere umut vermekten nefret ederim. Bu yüzden ben bu olaya temkinli yaklaşıyorum. Kansere elbet çözüm bulunacak ama ne kadar erken bu buluş gerçekleşse birçok hasta dünyaya erken veda etmekten kurtulacak. Kanser aşısının bulunacağı asır sağlık sektöründe bir devrimin başlangıcı olarak kabul görecektir. Kansere çözüm bulunduğu gün insanlık tarihini değiştirecek yeni bir dönem meydana gelecek ve insanlık tarihi tekrar yazılacak. Kansere çözüm bulunduktan sonra adını bilmediğimiz tekrar bir hastalık türü meydana çıkacak ve insanlık bu kez yeni bu hastalıkla uğraşmak zorunda kalacak. İnsanlık tarihinde bu hep böyle olmuştur. Bir hastalık türeyip yok olduktan sonra yeni bir illet peşimize düşmüştür. Ne güzel söyler atalarımız ‘Ölüm gelmiş cihana baş ağrısı bahane’

Not: İngilizceniz iyi ise killingcancer.vice.com sayfasında bu metot anlatılmıştı. Hala yayında ise kansere çözüm noktasında bu buluşun videosunu izleyebilirsiniz...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
36 gün önce
92 gün önce
110 gün önce
151 gün önce
155 gün önce
163 gün önce
175 gün önce
177 gün önce
195 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=