Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

TATLICININ TATSIZ OLAYI

19 Ekim 2016, 16:40 - Okunma: 2300

Geçtiğimiz hafta birçok haber sitesi ve sosyal ağlarda bir fotoğraf ve beraberinde video kaydı yayınlanıp durdu.

Fotoğrafta yerde oturmuş kafası kanayan ve eliyle yüzünü kapatıp ağlayan bir adamın görüntüleri vardı.

Tatlıcı Ali Kitmir ya da diğer adıyla Tatlıcı Ali abi, Tatlıcı Ali usta tatsız bir olaya konu olunca elden ele, telden tele yayılıp durdu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından tatlı arabası alınmaya çalışılan Tatlıcı Ali Kitmir, arabasını teslim etmek istememiş, arabasını almak isteyen zabıta ekiplerine karşı kendini ve arabasını bıçakla savunmaya çalışmış, olay biri tarafından cep telefonuna çekilip sosyal ağlar üzerince yayınlanınca tatsız hadisenin yönü ve boyutu değişmişti.

Yayınlanan görüntülerde zabıtaya bıçak savurarak “Ya öleceğim ya da bunu vermeyeceğim” diyen beş çocuğun kendine baktığını söyleyen Ali Kitmir, zabıtalarca devrilip darp edilince başı kanamış, ardından vatandaşlar ve yine zabıtalarca yerde suyla elini yüzünü yıkamasına yardımcı olunmuştu.

Buraya kadar haberin niteliği farklı bir boyut kazanmıştı. Buraya kadar olayın özeti beş çocuğuna tatlı arabasıyla bakmaya çalışan bir tatlıcının zabıtalarca engellenmesi ve arabasının alınmaya çalışılmasıydı.

Haber değeri çok yüksek miydi değildi, haber çarpıcı mıydı yine değildi.

Aslında her birimizin her gün sokaklarda rastladığımız sıradan hadiselerden biriydi.

Zabıta seyyar satıcılarla mücadele ederken bazen kavgaya tutuşur direnen satıcı ya da zabıta darp olur yaralanır.

Olayı çarpıcı kılan neydi peki?

Olayın görüntülerle desteklenmesi, Tatlıcı Ali’nin canı pahasına ve bıçakla arabasını vermemekte direnmesi ve bu görüntülerin sosyal ağlarda hızla paylaşılması.

Aslında buraya kadar her şey normaldi.

Zabıta işini yapıyordu ama kabaca yapıyordu, Tatlıcı Ali Abi de yanlış ama doğru rızkını koruyordu ama yanlış biçimde suç olabilecek bir tarzda yapıyordu bunu.

***

Olayın yönü ne zaman değişti?

Ta ki Hürriyet Gazetesi geçmişe dönük, 15 Temmuz gecesinden bir fotoğraf paylaşıncaya kadar.

Fotoğrafta Tatlıcı Ali olduğu iddia edilen bir adam, sedyede yaralı bir biçimde taşınırken görülüyordu.

Ve haber bu detaydan yürümeye başladı.

Haber, özetle “15 Temmuz gecesi darbecilerden yediği kurşun, zabıtadan yediği darbe kadar acıtmadı” replikleriyle daha da çok dolanmaya başladı sosyal ağlarda.

15 Temmuz gazisi olup çıkmıştı Tatlıcı Ali Abi ve sanki 15 Temmuz gazisi olunca her şeyi yapmaya hakkı varmış gibi bir algı oluşturuluyordu.

Zabıtaya bıçak sallayabilir belediyenin zabıta yönetmeliğine aykırı istediği yerde istediği tablayı gezdirebilirdi sanki. Ve bu kanaati destekleyen besleyen detaylar gelmeye devam ediyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş telefonla arayıp özür diliyor helallik istiyor ve bu görüşmenin iki tarafta ki görüntüleri çekilerek servis ediliyordu.

Niye çünkü 15 Temmuz Gazisi’ydi.

Peki, gerçekten gazi miydi yoksa birileri yine kirli niyetleri üzerinden bir algı mı oluşturuyordu?

Meğerse Hürriyetin paylaştığı fotoğrafta ki gazi de Tatlıcı Ali değilmiş.

Çıkıp kendi konuştu “Ben 15 Temmuz gecesi evimdeydim dedi. 15 Temmuz değil Suriye Gazisiyim” dedi.

Kimse sormuyor mu?

15 Temmuz Gazisi olanın hakları sınırsız mı? Zabıtaya bıçakla saldırabilir mi?

Kadir Topbaş, zabıtanın her darp ettiğinden helallik alıyor mu?

Nasıl bir ruh halidir anlamış değilim.

15 Temmuz gecesinde yaşananları bütün kurumlar ha bire 7’den 70’e bütün halkın belleğinde canlı diri tutmaya çalışmasının anlamı nedir?

Daha ben bunları yazarken bir haber düştü önüme: Kırıkkale'nin, Çelebi İlçesindeki bazı okullarda 15 Temmuz Demokrasi Marşı okul zili yapıldı.

Kaymakamlık bir de açıklama yapmış.

Neymiş? “15 Temmuz şehitlerini anmak ve öğrencilere unutturmamak amacıyla Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kararıyla 15 Temmuz Demokrasi Marşı'nın okullarda zil sesi yapıldığı bildirildi”

Açıklamada, uygulamanın tüm Türkiye için bir örnek olması temennisinde de bulunulmuş.

Yani bu kafa, korunmamız gereken, ihanet, darbe, zillet, hain, ölüm, silah, tank kelimelerini küçücük çocuklarımızın beynine çakmaya ve sağlıksız bir nesil yaratmaya devam edecek.

Ne değişti? Bir marş kalktı yerine diğeri geldi.

Allah sizi ve çocuklarınızı bütün marşlardan korusun.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
25 gün önce
41 gün önce
44 gün önce
68 gün önce
72 gün önce
74 gün önce
76 gün önce
95 gün önce
97 gün önce
110 gün önce
120 gün önce
123 gün önce
132 gün önce
156 gün önce
158 gün önce
198 gün önce
201 gün önce
212 gün önce
212 gün önce
212 gün önce
219 gün önce
228 gün önce
237 gün önce
254 gün önce
261 gün önce
268 gün önce
270 gün önce
277 gün önce
295 gün önce
347 gün önce
360 gün önce
389 gün önce
398 gün önce
412 gün önce
422 gün önce
424 gün önce
443 gün önce
479 gün önce
482 gün önce
487 gün önce
494 gün önce
517 gün önce
522 gün önce
531 gün önce
538 gün önce
540 gün önce
559 gün önce
638 gün önce
646 gün önce
657 gün önce
667 gün önce
725 gün önce
751 gün önce
762 gün önce
790 gün önce
800 gün önce
809 gün önce
821 gün önce
823 gün önce
829 gün önce
902 gün önce
908 gün önce
914 gün önce
956 gün önce
961 gün önce
965 gün önce
970 gün önce
1000 gün önce
1010 gün önce
1017 gün önce
1082 gün önce
1084 gün önce
1098 gün önce
1101 gün önce
1108 gün önce
1140 gün önce
1143 gün önce
1144 gün önce
1168 gün önce
1187 gün önce
1194 gün önce
1215 gün önce
1216 gün önce
1229 gün önce
1237 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=