Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

TATLICININ TATSIZ OLAYI

19 Ekim 2016, 16:40 - Okunma: 1969

Geçtiğimiz hafta birçok haber sitesi ve sosyal ağlarda bir fotoğraf ve beraberinde video kaydı yayınlanıp durdu.

Fotoğrafta yerde oturmuş kafası kanayan ve eliyle yüzünü kapatıp ağlayan bir adamın görüntüleri vardı.

Tatlıcı Ali Kitmir ya da diğer adıyla Tatlıcı Ali abi, Tatlıcı Ali usta tatsız bir olaya konu olunca elden ele, telden tele yayılıp durdu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri tarafından tatlı arabası alınmaya çalışılan Tatlıcı Ali Kitmir, arabasını teslim etmek istememiş, arabasını almak isteyen zabıta ekiplerine karşı kendini ve arabasını bıçakla savunmaya çalışmış, olay biri tarafından cep telefonuna çekilip sosyal ağlar üzerince yayınlanınca tatsız hadisenin yönü ve boyutu değişmişti.

Yayınlanan görüntülerde zabıtaya bıçak savurarak “Ya öleceğim ya da bunu vermeyeceğim” diyen beş çocuğun kendine baktığını söyleyen Ali Kitmir, zabıtalarca devrilip darp edilince başı kanamış, ardından vatandaşlar ve yine zabıtalarca yerde suyla elini yüzünü yıkamasına yardımcı olunmuştu.

Buraya kadar haberin niteliği farklı bir boyut kazanmıştı. Buraya kadar olayın özeti beş çocuğuna tatlı arabasıyla bakmaya çalışan bir tatlıcının zabıtalarca engellenmesi ve arabasının alınmaya çalışılmasıydı.

Haber değeri çok yüksek miydi değildi, haber çarpıcı mıydı yine değildi.

Aslında her birimizin her gün sokaklarda rastladığımız sıradan hadiselerden biriydi.

Zabıta seyyar satıcılarla mücadele ederken bazen kavgaya tutuşur direnen satıcı ya da zabıta darp olur yaralanır.

Olayı çarpıcı kılan neydi peki?

Olayın görüntülerle desteklenmesi, Tatlıcı Ali’nin canı pahasına ve bıçakla arabasını vermemekte direnmesi ve bu görüntülerin sosyal ağlarda hızla paylaşılması.

Aslında buraya kadar her şey normaldi.

Zabıta işini yapıyordu ama kabaca yapıyordu, Tatlıcı Ali Abi de yanlış ama doğru rızkını koruyordu ama yanlış biçimde suç olabilecek bir tarzda yapıyordu bunu.

***

Olayın yönü ne zaman değişti?

Ta ki Hürriyet Gazetesi geçmişe dönük, 15 Temmuz gecesinden bir fotoğraf paylaşıncaya kadar.

Fotoğrafta Tatlıcı Ali olduğu iddia edilen bir adam, sedyede yaralı bir biçimde taşınırken görülüyordu.

Ve haber bu detaydan yürümeye başladı.

Haber, özetle “15 Temmuz gecesi darbecilerden yediği kurşun, zabıtadan yediği darbe kadar acıtmadı” replikleriyle daha da çok dolanmaya başladı sosyal ağlarda.

15 Temmuz gazisi olup çıkmıştı Tatlıcı Ali Abi ve sanki 15 Temmuz gazisi olunca her şeyi yapmaya hakkı varmış gibi bir algı oluşturuluyordu.

Zabıtaya bıçak sallayabilir belediyenin zabıta yönetmeliğine aykırı istediği yerde istediği tablayı gezdirebilirdi sanki. Ve bu kanaati destekleyen besleyen detaylar gelmeye devam ediyordu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş telefonla arayıp özür diliyor helallik istiyor ve bu görüşmenin iki tarafta ki görüntüleri çekilerek servis ediliyordu.

Niye çünkü 15 Temmuz Gazisi’ydi.

Peki, gerçekten gazi miydi yoksa birileri yine kirli niyetleri üzerinden bir algı mı oluşturuyordu?

Meğerse Hürriyetin paylaştığı fotoğrafta ki gazi de Tatlıcı Ali değilmiş.

Çıkıp kendi konuştu “Ben 15 Temmuz gecesi evimdeydim dedi. 15 Temmuz değil Suriye Gazisiyim” dedi.

Kimse sormuyor mu?

15 Temmuz Gazisi olanın hakları sınırsız mı? Zabıtaya bıçakla saldırabilir mi?

Kadir Topbaş, zabıtanın her darp ettiğinden helallik alıyor mu?

Nasıl bir ruh halidir anlamış değilim.

15 Temmuz gecesinde yaşananları bütün kurumlar ha bire 7’den 70’e bütün halkın belleğinde canlı diri tutmaya çalışmasının anlamı nedir?

Daha ben bunları yazarken bir haber düştü önüme: Kırıkkale'nin, Çelebi İlçesindeki bazı okullarda 15 Temmuz Demokrasi Marşı okul zili yapıldı.

Kaymakamlık bir de açıklama yapmış.

Neymiş? “15 Temmuz şehitlerini anmak ve öğrencilere unutturmamak amacıyla Kaymakamlık ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kararıyla 15 Temmuz Demokrasi Marşı'nın okullarda zil sesi yapıldığı bildirildi”

Açıklamada, uygulamanın tüm Türkiye için bir örnek olması temennisinde de bulunulmuş.

Yani bu kafa, korunmamız gereken, ihanet, darbe, zillet, hain, ölüm, silah, tank kelimelerini küçücük çocuklarımızın beynine çakmaya ve sağlıksız bir nesil yaratmaya devam edecek.

Ne değişti? Bir marş kalktı yerine diğeri geldi.

Allah sizi ve çocuklarınızı bütün marşlardan korusun.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
4 gün önce
16 gün önce
40 gün önce
42 gün önce
82 gün önce
85 gün önce
96 gün önce
96 gün önce
96 gün önce
103 gün önce
112 gün önce
121 gün önce
138 gün önce
145 gün önce
152 gün önce
154 gün önce
161 gün önce
179 gün önce
231 gün önce
244 gün önce
273 gün önce
282 gün önce
296 gün önce
306 gün önce
308 gün önce
327 gün önce
363 gün önce
366 gün önce
371 gün önce
378 gün önce
401 gün önce
406 gün önce
415 gün önce
422 gün önce
424 gün önce
443 gün önce
522 gün önce
530 gün önce
541 gün önce
551 gün önce
609 gün önce
635 gün önce
646 gün önce
674 gün önce
684 gün önce
693 gün önce
705 gün önce
707 gün önce
713 gün önce
786 gün önce
792 gün önce
798 gün önce
840 gün önce
845 gün önce
849 gün önce
854 gün önce
884 gün önce
894 gün önce
901 gün önce
966 gün önce
968 gün önce
982 gün önce
985 gün önce
992 gün önce
1024 gün önce
1027 gün önce
1028 gün önce
1052 gün önce
1071 gün önce
1078 gün önce
1099 gün önce
1100 gün önce
1113 gün önce
1121 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=