Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

G- 20 ZİRVESİ ve DÜNYA EKONOMİSİ

21 Ekim 2016, 16:19 - Okunma: 1295

15 Temmuz darbesi ve ihanet şebekesi FETÖ’ye yönelik kurum ve kuruluşlardaki temizlik hareketi ile Güney ve Doğu Anadolu’da PKK’ya karşı sürdürülen amansız mücadele konularına dikkat kesilmişken TSK’ nın Suriye’nin Cerablus Kentine yaptığı Fırat Kalkanı Askeri Harekâtı, gündemimizi daha yoğunlaştırdı.

Tam bu süreçte Çin’de yapılan G–20 zirvesinde nelerin konuşulduğunu, dünya ekonomisine yön verenlerin hangi sorunlu konularda nasıl çözümler önerdiğini sizlerle paylaşmada biraz geciktik.

Türkiye’yi Sn. Cumhurbaşkanı başkanlığında bir heyet temsil etti.

Çin’de yapılan G–20 zirvesinde uluslar arası ve ulusal kamuoyu genellikle liderlerin ikili görüşmelerine yoğunlaştı.

Ülkemizin kamuoyu ise Sayın Cumhurbaşkanın yabancı devlet adamlarıyla yaptığı görüşmelere kilitlendi.

ABD Başkanı ile FETÖ darbe sonrası ilk yüz yüze görüşme siyasal anlamda çok önemliydi.

FETÖ elebaşısının Türkiye’ye verilmesi ve Fırat Kalkanı operasyonu ile YPG’ in Suriye-Irak arasında bir Kürt Koridoru kurma çabası bu görüşmenin ana merkezindeki hususlardı.

Belki de başkan olarak son kez görüştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a  söz konusu başlıklarda yarım yamalak ağızla verilmiş destekler soyutluktan somuta ne zaman dönüşecek, onu da zaman gösterecek.

Gelelim G20 zirvesindeki ana gündem olan ekonomik hayatın iyileştirilmesi ile ilgili söylenenlere, önerilere. G20 toplantısındaki ana gündem küresel ekonominin içinde olduğu iktisadi durgunluktu.

Batının devleri ve Rusya ile Asya’nın lideri Çin bir noktada uzlaştı.

“küresel ekonominin canlandırılması”

 Bu ortak hedefe sağlıklı yürümek için ise G2O ülkelerinin tamamı  küresel ekonominin durgunluğunu kapsayan tüm farklı başlıklarda topladıkları sorunlarının çözümü için yenilikçi-hareketli-daha yoğun işbirliği bağlantılı ve kapsayıcı bir büyüme strateji izleme konusunda mutabık kaldılar.

İnovatif başlıklı bu stratejinin pratiğe aktarımı için ise bu stratejiyi çözüm paketi olarak imza altına aldılar.

Sekiz yıl önce yaşanan küresel finans krizinin üzerinden hayli zaman geçti ve dünya ekonomisi hala toparlanmış değil.

Küresel ekonominin başat aktörü ABD ’de büyüme yeterince canlı değil.

AB ülkelerinde talep zayıftır, işsizlik ve borçluluk yüksektir.

Kriz sonrasında küresel ekonomiye umut olan yükselen piyasalarda da durum iyi görünmüyor.

Emtia fiyatlarında son yıllarda görülen sert düşüşler Rusya, Brezilya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin ekonomilerini zora soktu.

Para politikalarıyla talep ayarlamaları artık işe yaramıyor.

Bu koşullar altında, küresel ekonomide toparlanma yavaşladı.

Küresel ekonomi finans odaklı olarak son 20 yılda parlak bir dönem geçirmişti.

Yaşadığımız bugünlerde ise tıkanmayı aşmak adına yapısal düzeltme içindeler.

Eskisi gibi, para ve maliye politikalarında gevşemeye gitmek, bu yolla talep ayarlaması işe yaramıyor.

Dünya ekonomisi çıkmazdan kurtulamıyor. 

Çünkü küresel sorunun temeli yapısaldır.

Elbette Küresel iktisattaki sorunlar sadece yapısal değil. Yapısal sorunlara ek olarak dönemsel sorunlar da var.

Suriye iç savaşıyla başlayan mülteci sorunu, IŞİD tarzı terör saldırıları gibi sorunlar ekonomik talebin canlanmasını önlüyor.

İnovasyon çözüm modelinin Çinliler olduğu kulaktan kulağa fısıldanıyor.

Bunun nedeni ise İnovasyon-Yenilikçi stratejiyi en çok Çinlilerin savunması.

G20 zirvesine ev sahipliği yapan Çin’e göre yenilikçi/devrimci anlayış, teknik gelişme ile küresel darboğazından çıkmak için tek çözüm yolu.

Çünkü teknik ve İnovasyon, birlikte ekonomik kalkınmanın itici gücü haline gelecek akıllı teknolojiler tek başlarına ekonomide benzeri bir çığır açamadı.

Talep, yatırım ve büyüme alt düzeyde kaldı.

Büyüme eskisi gibi yalnızca yatırıma ya da dönemsel parasal ve mali genişlemelere dayalı olarak gerçekleştirilemeyecek. Ekonomik çıkmazdan çıkışı, İnovasyon sağlayacak.

Çin’de planlanan küresel ekonomideki durgunluğu aşma planları ne kadar başarıya ulaşır, bilmiyoruz.

Türkiye olarak bizde bu gezegende yaşıyoruz.

Küresel ekonominin sorunları, bu sorunların nasıl çözüleceği hepimizi yakından ilgilendiriyor ama kamuoyu olarak bu hususa ne kadar duyarlıyız oda başka bir konu.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
36 gün önce
49 gün önce
50 gün önce
67 gün önce
67 gün önce
73 gün önce
75 gün önce
161 gün önce
217 gün önce
235 gün önce
276 gün önce
280 gün önce
288 gün önce
300 gün önce
302 gün önce
320 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=