Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

DÜNYA ÂLEM KILLANDI

26 Ekim 2016, 23:16 - Okunma: 2048

Ne zaman başladı, nasıl başladı. Hatırlamıyorum ama bir sakal furyasıdır almış başını gidiyor.

Öyle eskisi gibi kirli sakal filan da değil bildiğin adam akıllı sakal. Hipster mi dersin, dağ adamı mı, kaba sakal mı artık nasıl adlandırırsanız.  

Yüzde bir kıl furyasıdır almış başını gidiyor. Duruma kıllanmadım değil.  

Bir zamanların en popüler sakal tipi top sakal, yerlerde sürünüyor.  

Kimse top sakalın da sakallının da yüzüne bakmıyor artık.  

Hani eskiden entel dantel bir imaj yapmak isteyenlerin en revaçta sakal modeli top sakaldan bahsediyorum.

Özellikle televizyonlarda hepsi bir birinin kopyası dizilerden uyarlanan, saç sakal, giyim modelleri sokakları doldurmuş adeta.

Hani bir beş on yıl geriye gidip de bugün ki gibi yüzünüzde beş kilo sakalla gezseniz, bu nedir demeyeniniz kalmaz.

Bu durumdan rahatsız mıyım?  Evet rahatsızım.

İnsanın dilediği gibi saç sakal uzatması ya da kısaltmasından, kendini istediği şekle sokmasından değil elbette.  

Medya iletişim araçlarının, dizilerin filmlerin, moda ikonlarının, yarışma programlarının, moda adı altında insanı maymuna çevirmesinden rahatsızım. ,

Eskiden namaz kılanlarımızın, tuvalete giderken paçaları kirlenmesin diye pantolonlarının paçasını kısa tutmasıyla, hacı diye dalga geçen sözüm ona modern kafanın şimdilerde sadece tabanı örten ve ayakkabının içinde saklı giydikleri çorabın iki karış üstünü açıkta bırakan pantolonlarıyla neye benzediklerini söylemeyeyim.  

Modanın, o benzettiğim ama adını zikretmediğim profilin elinde dünyayı kendine benzettiğini ve âlemi top ettiğini yazmama gerek var mı?  

 El Critico isminde bir film izledim.  Türkçeye Film Eleştirmeni adıyla çevrilmiş.  

Hernán Guerschuny’ın yönetmenliğini yaptığı Arjantin yapımı, komedi dram türünde bir film.

Filmde Victor adında karamsar bir yalnız, süreli bir yayında film eleştirileri yazmakta ve bu eleştiriler sinema çevrelerince önemsenmektedir.  

Öyle ki yeni çıkmış bir filme yazdığı olumsuz bir eleştiri o filmin yapımcı, yönetmen ya da oyuncularını bitirmeye yeter ki Victor da filmleri acımasızca ve en ağır şekilde eleştirmekten vazgeçmez. Victor için dünya filmden ibarettir.  

Tabi filmde asıl mesele bu değil. Mesele şu ki Victor hayatına ansızın giren bir kadınla, kendini en çok karşı durduğu ve yerden yere vurduğu ve dalga geçtiği romantik komedi türü filmlerden birini yaşarken bulur.

İnsan kendini merkeze alıp hayatı yorumlamaya çalıştığında hayatın gerçekliğini kendi gerçekliğinden ibaret sayar.  Yaşamadığı aşkın olmadığını düşünür.  

Bu belki de insanın savunma mekanizmalarından biridir. Aşk var ve kendi yaşamıyorsa bu insan için yıkıcı bir haldir.  

Bundan korunmak için aşkın olmadığına inanmak daha doğrudur. Ve olmayan bir şeyin romantik komedi türü de saçma olur.  

Ta ki insan o filmlerin benzeri bir halin içinde bulana dek kendini. Filmi izlerken düşünmeden edemedim.  

Filmler mi hayattan, hayat mı filmlerden esinlenir. Eskiden olsa, yani bir elli yıl öncesinde bu soru çok anlamsız olurdu.  

Çünkü o zaman medya iletişim araçları bu kadar güçlü, etkili ve yaygın değildi. Ve o zaman filmler öykülerini gerçek hayattan alıyordu. Ama bugün artık filmler, hayatı şekillendirebilecek kadar arttı, güçlendi ve yaygınlaştı. İnsanın eliyle yarattığı sinema televizyon, yeniçağın Frankenstein’ına döndü.  

Kontrol etmek, durdurmak, zapt etmek ya da yok etmek artık mümkün değil.  

O zaman teslim olmalı ve hepimiz sinema ya da tv de gördüğümüz karakterleri yaşamaya başlamalı, onlar gibi sakal uzatmalı kısa pantolonlar giymeliyiz. Yeraltı sinemasıyla dibe vurmak o kadar pazarlandı ki aklımıza, içeriği önemli değil zorla da olsa dibe vurmalıyız.  

Dibe vurmalı ve aldatmalıyız. Serkeşlikle tesadüflerde salınıp durmalı ve anlamsızlığa sığınmalıyız.

Çünkü inanmak, vefa, sadakat, çaba ve sevmek, bunların hepsi klişe ve boğuyor hepimizi.  O zaman yakmalıyız ve yanmalıyız saman alevi aşkların ateşinde…

Öyle yapın diyor filmler, yönetmenler ve moda ikonları… Siz yaşayın biz çekelim.  

Onlar sizi şekillendirip biçimlendirirken, siz de sizden esinleniyorlar aldatmacasında avunup durun. Farkında değilsiniz ama hayatımızı bir senaryo gibi yazıyorlar...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
26 gün önce
42 gün önce
45 gün önce
69 gün önce
73 gün önce
75 gün önce
77 gün önce
96 gün önce
98 gün önce
111 gün önce
121 gün önce
124 gün önce
133 gün önce
157 gün önce
159 gün önce
199 gün önce
202 gün önce
213 gün önce
213 gün önce
213 gün önce
220 gün önce
229 gün önce
238 gün önce
255 gün önce
262 gün önce
269 gün önce
271 gün önce
278 gün önce
296 gün önce
348 gün önce
390 gün önce
399 gün önce
413 gün önce
423 gün önce
425 gün önce
444 gün önce
480 gün önce
483 gün önce
488 gün önce
495 gün önce
518 gün önce
523 gün önce
532 gün önce
539 gün önce
541 gün önce
560 gün önce
639 gün önce
647 gün önce
658 gün önce
668 gün önce
726 gün önce
752 gün önce
763 gün önce
791 gün önce
801 gün önce
810 gün önce
822 gün önce
824 gün önce
830 gün önce
903 gün önce
909 gün önce
915 gün önce
957 gün önce
962 gün önce
966 gün önce
971 gün önce
1001 gün önce
1011 gün önce
1018 gün önce
1083 gün önce
1085 gün önce
1099 gün önce
1102 gün önce
1109 gün önce
1141 gün önce
1144 gün önce
1145 gün önce
1169 gün önce
1188 gün önce
1195 gün önce
1216 gün önce
1217 gün önce
1230 gün önce
1238 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=